TEKNOLOJİ - 19 Kasım 2023 Pazar 10:44

Su kıtlığına yapay zekalı önlem

A
A
A
Su kıtlığına yapay zekalı önlem

Küresel ölçekte her geçen gün artan su tüketimi, gelecekte yaşanabilecek su kıtlığına karşı çözüm önerilerini de gündeme getiriyor. Uzmanlar, özellikle tarımda ve kentlerdeki su kullanımına yönelik yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesiyle tasarruf sağlanabileceğine dikkat çekiyor.


Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre 2025 yılında su stresi yaşayan ülkelerin oranı yüzde 34’e, su kıtlığı yaşayan ülkelerin oranı ise yüzde 15’e ulaşabilir. 2050 yılında ise 9,4 milyara ulaşması beklenen dünya nüfusunun yüzde 40’ı su sıkıntısı çekebileceği öngörülüyor. Su depolama sistemlerinin bolluk zamanlarında su kaynaklarını yakalamak, depolamak, yönetmek ve kuraklık dönemlerinde bunları serbest bırakmak üzere tasarlandığından bahseden Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Programı Dr. Öğretim Görevlisi Selen Çekinir, “Genellikle büyük ölçekli rezervuarlar nehir veya göl suyu gibi yüzey sularını depolamak ve gerektiğinde serbest bırakmak ve hidroelektrik santrallerinde enerji üretimi ya da sulama amaçlı kullanılır. Sulama, tuvalet ve çamaşır yıkama gibi çeşitli tüketimler için çatılardan ve diğer yüzeylerden yağmur suyunu toplama sistemleri de kullanılıyor. Bu sistem sayesinde; doğal su kaynakları azaldığında bile tutarlı bir su temini sağlanabilir” dedi.



Yapay zeka ile izleme ve yönetme


Yapay zekanın kuraklığı daha etkili bir şekilde izlemek, tahmin etmek ve yönetmek için kullanılabileceğini aktaran Çekinir, “Erken uyarı sistemleri, uzaktan izleme, iklim modellemeleri ve simulasyonları, kaynak yönetimi gibi pek çok alanda yapay zeka kullanılabilir. Makine öğrenimi modelleri, belirli bölgelerdeki kuraklık koşullarının olasılığını tahmin etmek için geçmiş hava durumu verilerini, toprak nem seviyelerini ve diğer ilgili bilgileri analiz edebilir. Bu sayede yetkililer ve çiftçiler proaktif önlemler alabilir. Uydu görüntüleri ve sensörler ile toprak nemi seviyeleri, sıcaklık ve bitki örtüsü sağlığı gibi çevresel göstergeleri izlemek için kullanılabilir. Bu veri kaynakları, kuraklığın ilerleyişinin izlenmesine, tarım ve ekosistemler üzerindeki etkisinin değerlendirilmesine yardımcı olur” diye konuştu.



Sensörler ile akıllı su yönetimi yapılabilir


Yapay zeka modellerinin farklı kuraklık senaryoları altında mahsul verimini tahmin edebileceğinden söz eden Çekinir, şunları söyledi:


“Yapay zeka sistemleri ile çiftçiler hava durumu, toprak koşulları ve geçmiş verim verileri gibi etmenleri analiz ederek, kuraklıkla ilgili kayıpları azaltmak için ürün seçimi ve ekim stratejileri hakkında bilinçli kararlar verebilir. Yapay zeka odaklı tarım tekniklerinin kullanımı çiftçilerin su ve kaynak kullanımını optimize etmelerini sağlar. Nesnelerin interneti (IoT) sensörleri ve yapay zeka algoritmaları, sulama sistemlerini izleyip kontrol ederek mahsullerin gerçek zamanlı koşullara göre doğru miktarda su almasını sağlayabilir ve kuraklık dönemlerinde su israfını azaltabilir. Böylece su seviyeleri, kalitesi ve kullanımı gerçek zamanlı olarak izlenebilir, su depolama ve tahliye stratejileri optimize edilerek akıllı su yönetimi yapılabilir.”


Çekinir, yapay zekanın kuraklıktan etkilenen bölgelerdeki ormanlar ve sulak alanlar gibi doğal kaynakların yönetimine ve koruma ihtiyacı duyulan alanların belirlenmesine de yardımcı olabileceğini sözlerine ekledi.



Su kıtlığına yapay zekalı önlem

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize 96 yaşındaki kadının bağışlanan karaciğeri bir hastaya umut oldu Rize’de beyin ölümü gerçekleşen 96 yaşındaki kadının karaciğeri, vasiyeti üzerine çocukları tarafından bağışlanarak Malatya’da nakil bekleyen bir hastaya umut oldu. Uzun yıllar Almanya’da yaşadıktan sonra 4 yıl önce eşini kaybetmesi üzerine memleketi Rize’ye gelen 96 yaşındaki 5 çocuk annesi Refiye Kıdal, yaşlılığa bağlı nedenlerle hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden Kıdal’ın sağlığında organlarını bağışladı ve organ bağşını vasiyet etti. Beyin kanaması nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Kıdal’ın karaciğeri Malatya’da organ bekleyen bir hastaya nakledilmek üzere Rize’den yola çıktı. Rize Devlet Hastanesi’nde gerçekleşen ameliyatın ardından alınan karaciğer karayolu ile Rize-Artvin Havalimanı’na getirildi, ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçakla Malatya’ya gönderildi. Annesinin bu kararının kendilerine de sürpriz olduğunu ifade eden Hüseyin Kıdal, "Bize sürpriz oldu. Annem babam yurt dışında yaşıyordu. Orada bu kararı vermişler. Mutlu olduk. Annemizi kaybettik ama böyle bir şey yapmasından mutlu olduk. Hiçbir hastalığı yoktu, beyin kanaması geçirdi. Aniden gelişen bir beyin kanaması. Süreç hızlı ilerledi, yoğun bir beyin kanaması yaşadık. Onun sonunda işte cenazemizi beklerken böyle bir şey yaptığını söylediler. Biz de ailece karar verdik annemizin, babamızın bu kararına. İyi bir şey yapmış, insanların da yapmasında fayda var. Biz de karar verdik evlatlar olarak ailece, hepimiz yapacağız. Organ bildiğimiz kadarıyla Malatya’da organ bekleyen bir kardeşimize gidiyor. İnşallah sağlığına kavuşur" dedi. "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz" Yaşadıkları kaybın tarifsiz bir acı olduğunu ancak organının başka bir bedende can bulacak olmasının da kendilerini mutlu ettiğini sözlerine ekleyen Kıdal, "Bu ailenin ferdi olarak mutluyuz. Bir yerde bir kaybımız var, sonsuz bir kayıp, telafisi mümkün olmayan bir kayıp. Bir kaybımız var ama annemin, babamın böyle bir karar vermesi bizi bayağı bir mutlu etti. Karşı tarafa inşallah uyum sağlar, yani ömrüne bereket katılır. Bize de dua eder, annemize dua eder" ifadelerini kullandı. "Aile üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler" Hastanın organ bağışı sürecine değinen Rize Devlet Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Uzm. Dr. Mustafa Sakın, "Hastamız 4 gün öncesinde RTEÜ Eğitim ve Araştırma Hastanemizde beyin damar tıkanıklığı tanısıyla başvurmuş. Orada yapılan işlemlerden sonrasında yoğun bakım takipleri için hastanemiz yoğun bakımına aldık. Hem hastamızın tedavisinin hem de gidişatta neler yapacağımızla ilgili tanı ve tedavi işlemlerini yaparken maalesef hastamıza beyin ölümü tanısı koyduk. Daha sonrasında aileyle görüşme yaptık. Aile görüşme esnasında bize üzücü haberden sonra organ bağışlamak istediklerini söylediler. Bunun üzerine de biz Sağlık Bakanlığımız bölge koordinasyon merkezimizle iletişime geçerek organizasyona başladık" dedi. "Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz" 96 yaşında bir insandan organ naklini ilk kez gerçekleştirdiklerine değinen Uzm. Dr. Sakın, "İtalya’da, Amerika’da 100 yaş üzeri ve 100 yaş civarında vakalar var. Türkiye’de ise özellikle Rize için söylüyorum, Rize’de ilk vakamız, ilk hastamız 96 yaşında. Bizim işimiz hastalarımızı iyileştirmek, onun için uğraşıyoruz. Onun için çaba gösteriyoruz. Küçücük bir umudumuz bile olsa sonuna kadar her şey yapmakla yükümlüyüz ve yapıyoruz da" ifadelerini kullandı. Organ bağışının önemine de değinen Sakın, "Artık organ bağışı yapmak Türkiye’de çok çok daha kolay" şeklinde konuştu.