POLİTİKA - 01 Aralık 2025 Pazartesi 18:14

TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Kasapoğlu: "Bölge toplantılarımızın temel amacı, geniş çerçeveden bakarak yerelin ayrıntısını tespit etmek"

A
A
A
TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Kasapoğlu: "Bölge toplantılarımızın temel amacı, geniş çerçeveden bakarak yerelin ayrıntısını tespit etmek"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, engellilerle ilgili çalışmanın 86 milyonun konusu olduğunu belirterek, "Ege Bölgesi bize ayrı bir fotoğraf sunuyor. Şehirlerin sosyoekonomik yapısı birbirine benziyor gibi görünse de engelli bireylerin karşılaştığı sorunlar il bazında farklılık arz edebiliyor. Bölge toplantılarımızın temel amacı, geniş çerçeveden bakarak yerelin ayrıntısını tespit etmek" dedi.


TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu’nun Ege Bölgesi İstişare Toplantısı İzmir’de gerçekleştirildi. Komisyon üyeleri, toplantı öncesi tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda engelli esnafları ziyaret ederek, taleplerini dinledi. Toplantıda konuşan Komisyon Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, "Bölge toplantılarına Karadeniz’de başladık, 11 il bir araya geldi. Kahramanmaraş’ta deprem bölgesinde 11 il bazlı bir toplantı gerçekleştirdik. Şimdi İzmir’de Ege Bölgemizi 8 ilimizden katılımla bir araya getiriyoruz. Bu toplantılar komisyonumuz için son derece kıymetli, aydınlatıcı. Bölge istişare toplantılarını, komisyon çalışmalarımızın omurgasını oluşturan yerinden dinleme mekanizmasının en önemli aşamalarından biri olarak görüyoruz. Çünkü inanıyoruz ki engelli bireylerimizin hayatını etkileyen isabetli kararlar sadece toplantı masalarında değil, sokakta, okulda, çarşıda, iş yerinde, evde karşılığı olan tecrübelerden doğar" dedi.



"Engelli bireylerin karşılaştığı sorunlar il bazında farklılık arz edebiliyor"


TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu olarak bugüne kadar 200’e yakın sivil toplum kuruluşu ile doğrudan temas kurduklarını aktaran Kasapoğlu, "Raporlar topladık, düşünce ve öneriler aldık. Odak grup görüşmeleri yaptık. Gayriresmi ve resmi buluşmalar düzenledik. Aileleri, akademiyi, kamu kurumlarını, öğretmenleri, uzmanları dinledik. Gerçekleştirdiğimiz buluşmalarda engelli bireylerimize ilişkin kurulan her bir cümleyi çok değerli, her birini veri olarak not ediyoruz. Ege Bölgesi ise bize ayrı bir fotoğraf sunuyor. Şehirlerin sosyoekonomik yapısı birbirine benziyor gibi görünse de, engelli bireylerin karşılaştığı sorunlar il bazında farklılık arz edebiliyor. Bölge toplantılarımızın temel amacı, geniş çerçeveden bakarak yerelin ayrıntısını tespit etmek. Bir ilde çok iyi işleyen bir uygulamanın başka bir ilde hiç karşılanamamış bir ihtiyaç olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Toplantıda dört ana başlık üzerinde duracağız. Her biri engelli bireylerimizin hayatına direkt dokunan alanlar. İlk başlığımız erişilebilirlik. Ege Bölgesi’nde şehir merkezleriyle ilçeler arasında büyük mesafeler var. Kaldırımların niteliği, toplu taşıma, kamu binaları, sosyal yaşam alanları, belediye hizmetlerine erişim. Bunların her biri bir engelli birey için var olabilmek ile dışarıda kalmak arasındaki çizgiyi ifade ediyor. Biz o çizginin ortadan kalkması için sizlerle bir aradayız. Çünkü erişilebilirlik bir hak meselesi. Bu hakka dair tespitlerinizi dinleyeceğiz" diye konuştu.



"Ege Bölgesi yoğun bir istihdam barındırıyor"


İkinci başlığın eğitim olduğunu ifade eden Kasapoğlu, "Özel eğitimden kaynaştırma süreçlerine kadar geniş bir alanda sahadan gelen verileri değerlendirmek istiyoruz. Ege Bölgesi’nde ciddi bir nüfus hareketliliği var. Yazlık bölgelerde nüfus bir anda artıyor, bazı ilçeler kışın çok sakin. Bu durumun özel eğitim hizmetlerinin sürekliliğini nasıl etkilediğini, ailelerin hangi alanlarda sıkıntılar yaşadığını sizden duymak istiyoruz. Üçüncü başlığımız ise istihdam. Komisyonun kurulduğu günden bu yana en fazla veri aldığımız alanlardan biri. Doğru yerleştirme, makul düzenlemeler, kota uygulamalarının sahadaki karşılığı, geçiş süreçleri gibi konular çalışma alanımız içerisinde. Ege Bölgesi, tarım, sanayi, turizm ve hizmet sektöründe yoğun bir istihdam barındırıyor. Bu sektörlerde engelli istihdamını konuşacağız. Ayrıca evden çalışma, dijital iş modelleri gibi yeni imkanların bölgeye nasıl uyarlanabileceğini de değerlendireceğiz" dedi.



"Komisyon raporumuzun arşivde tozlanmasına asla izin vermeyeceğiz"


Dördüncü başlığın sosyal destek ve bağımsız yaşam olduğunu belirten Kasapoğlu, "Temel amacımız bağımsız yaşamı en güçlü şekilde var etmek. Bireylerimizin her türlü imkana bağımsız şekilde erişimini mümkün kılmak. Yaşam, pek çok parametreyi içinde barındıran bütünleşik bir alan. Engelli bireyler için de bunun böyle olduğunu bilerek hareket etmek zorundayız. Ulaşım, barınma, sosyal hayat, psikososyal destek, sağlık, bütün bu alanlar birbirine bağlıdır. Bu toplantıda özellikle bağımsız yaşam becerilerinin desteklenmesine yönelik önerilerinizi dinlemek istiyoruz. Çünkü bir bireyin kendi hayatının öznesi olabilmesi, bizim engellilik politikalarının en temel amacıdır. Komisyon raporumuzun sadece bir dosya olmasına ve arşivde tozlanmasına asla izin vermeyeceğiz. Bu rapor, sahadan doğacak. Odak grup görüşmelerinden, bölge istişare toplantılarından, sivil toplum kuruluşlarından, ailelerden ve uzmanlardan gelen tüm öneriler raporda bir araya getirilecek. Yöntemimiz net; dinlemek, konuşmak, anlamak, sınıflandırmak ve hep birlikte çözüme odaklanmak. Bölgesel toplantıların bize kazandırdığı en önemli şey çeşitliliktir. Karadeniz’de coğrafi şartlar kaynaklı bir sorun ağı vardı. Kahramanmaraş’ta deprem sonrası engellilik ağırlıklıydı. Ege’de ise özellikle erişilebilirlik, istihdam ve eğitim süreçlerinin detaylarını görmeye çalışacağız. Bu çeşitlilik raporumuzu güçlendirecek. Çünkü Türkiye’nin her bölgesindeki tabloyu gerçek haliyle görmemizi sağlıyor" şeklinde konuştu.


Bu çalışmanın 86 milyonun konusu ve partiler üstü bir konu olduğunu kaydeden Kasapoğlu, sözlerini şöyle noktaladı:


"Engelli bireylerin hayatına dokunan hiçbir konuyu polemik malzemesi yapmayız ve buna da izin vermeyiz. Tüm komisyon üyeleri olarak bu bilinçteyiz. Buradaki hedefimiz bu ülkenin her bir vatandaşının fırsat eşitliği içinde yaşamına devam etmesi. Engelli bireylere yönelik toplumuzda var olan farkındalığı artırmaktır. Kapsayıcı bir Türkiye vizyonunu güçlendirmektir. Bugün burada konuşacağınız her cümle, hazırlayacağımız çalışmamızın bir parçası olacak."



İzmir nüfusunun yaklaşık yüzde 6’sı engelli


İzmir Valisi Süleyman Elban ise, "İlimiz 4 milyon 479 bin nüfusa sahip, bunun yüzde 5.88’i yani 260 bin vatandaşımız engelli. Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı okullarımızda da 30 bin 627 yavrumuz özel eğitimden yararlanıyor. Aile Sosyal Politikalar kurumumuz bünyesinde engellilerimizle ilgili, barınmayla ilgili iki tesisimiz yüzde 100’e yakın dolulukla hizmet veriyor. Engellilik bir kader değil. Herkes doğuştan da engelli doğmayabilir. Dolayısıyla engel olmadığını düşünen herkes de bir gün engelli olabilir. Ben de dahil herkes engelli adayı. Bunun için de engellilere yapılan yardımı sadece şu anda mevcut engellilere yapılmış bir yatırım ya da çalışma değil, toplumun tamamına potansiyel olarak yapılmış bir çalışma olarak görüyor ve bu bilinçle hareket ediyoruz" diye konuştu.


Toplantıda katılımcıların talep ve önerileri tek tek dinlendi. Programın ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Komisyon Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, "Ege illeri bugün İzmir’in ev sahipliğinde bir araya gelirken, dün Manisa’daydık ve organize sanayi bölgesindeki örnek uygulamalardan biri olan Zeki Yaşam Merkezi’ni inceledik. Özel sektörün dayanışma içinde elini taşın altına koyarak ortaya koyduğu başarılı çalışmayı yerinde gördük ve kendilerine tebriklerimizi iletiyoruz. Amacımız iyi uygulamaları çoğaltmak olduğu için yerel yönetimlerle, sivil toplumla ve özel sektörle bu iletişimi en güçlü şekilde kurduğumuzu görüyoruz. Bu toplantılar, erişilebilirliği sağlama ve iletişimi güçlendirme açısından bize çok özel imkanlar sunuyor. İzmir’e sıcak ve güçlü ev sahipliği için teşekkür ediyor, komisyonumuzun sahadaki ve parlamentodaki çalışmalarıyla kamu, özel sektör ve sivil toplum işbirliği sayesinde mevcut sorunların çözümüne, geliştirilebilecek konulara ve engelsiz vizyona büyük katkılar sağlayacağına inanıyoruz" dedi.


İzmir İktisat Kongresi binasında düzenlenen toplantıya İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Komisyon Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve üyeler; Jülide Sarıeroğlu, Ayşe Keşir, Erol Keleş, Elif Esen, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Latif Selvi, Mehmet Ali Cevheri ve Ali Karaoba katıldı. Aydın, Afyonkarahisar, Denizli, Kütahya, Manisa, Muğla ve Uşak illerinden ilgili kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve vatandaşlar da toplantıda yer aldı.



TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Kasapoğlu: "Bölge toplantılarımızın temel amacı, geniş çerçeveden bakarak yerelin ayrıntısını tespit etmek"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Hayallere giden yolda Engelsiz Taksi köprü oldu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin "Engelsiz Taksi" projesi, Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı’na tekerlekli sandalye ile ulaşmak durumunda olan adaylara destek sağladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen "Engelsiz Taksi" projesi kapsamında, 19 Nisan’da gerçekleştirilen Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (E-KPSS) tekerlekli sandalye kullanan adaylara ulaşım desteği sağlandı. Engelsiz Taksi hizmetiyle adaylar sınav merkezlerine güvenli ve konforlu şekilde ulaştırılarak, sınav günü yaşanabilecek ulaşım sorunlarının önüne geçildi. Sınav günü ulaşım kaygısı giderildi Engelsiz Taksi hizmeti sayesinde tekerlekli sandalye kullanan adaylar, erişilebilir donanıma sahip araçlarla sınav merkezlerine güvenle ulaştırıldı. Böylece ulaşım süreci daha planlı ve erişilebilir hale getirildi. Türkiye genelinde 115 bini aşkın adayın katıldığı E-KPSS öncesinde, Kocaeli’de 153 Çağrı Merkezi üzerinden alınan başvurular doğrultusunda ulaşım planlaması yapıldı. 15 adet asansörlü araçla başvuru sahipleri sınav merkezlerine zamanında ulaştırılarak, adayların ulaşım kaygısı ortadan kaldırıldı. Güvenli, zamanında ve konforlu ulaşım Tek oturum halinde 60 dakika süren sınavda adaylar memurluk hayaliyle ter dökerken, Engelsiz Taksi hizmeti sayesinde güvenli, zamanında ve konforlu bir ulaşım deneyimi yaşadı. Araçların erişilebilir yapısı, refakatçi ihtiyacını azaltırken bireylerin bağımsız hareket edebilmesine de imkân sağladı. Engelsiz Taksi’yi uzun süredir kullandığını belirten Muharrem Kahraman, "Daha önce sınava ailemle gitmiştim. Bu yıl Engelsiz Taksi ile ulaştım. Talebimi karşılayan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum" dedi.
Bursa Osmangazi’den iki şehri birleştiren dokunuş Osmangazi Kent Konseyi’nin öncülüğünde Ankara Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen "Başkentler Buluşuyor" programı, anlam yüklü bir birlikteliğe sahne oldu. Anadolu’nun kurucu başkenti Bursa ile Cumhuriyetin ebedi başkenti Ankara’yı aynı çatı altında buluşturan etkinlik, tarihi miras ile kültürel zenginliği bir araya getirdi. Ankara Kent Konseyi Binası’nda gerçekleştirilen programa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ile Ankara Kent Konseyi Başkan Vekili Dr. Süleyman Basa katılım gösterdi. Bursa’nın 700 yıllık tarihine ışık tutan özel video gösterimi ile başlayan etkinliğin açılış konuşmasını yapan Başkan Erkan Aydın, şehirlerarası kültürel bağların güçlendirilmesinin önemine değindi. "Tarihi bir dostluğumuz var" Bursa ile Ankara arasındaki tarihi ve manevi bağlara dikkat çeken Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Bursaspor’umuz şampiyon oldu. Bursaspor ile Ankaragücü kardeş kulüplerdir; biz altıncı, onlar ise on altıncı dakikada birbirimizi alkışlarız. Aramızda tarihi bir dostluğumuz var. Programın başında izlediğimiz videolar da Bursa ile Ankara’nın tarihimizdeki önemini ortaya koyarak bizleri 700 yıl öncesinden 100 yıl öncesine uzanan anlamlı bir yolculuğa çıkardı. Bizler, Bursa’da 700. yıl fetih etkinlikleri kapsamında geniş katılımlı programlar düzenledik. Yüzlerce vatandaşımızın ve kardeş şehirlerimizin katılımıyla önemli buluşmalar gerçekleştirdik. Ancak yaşanan elim olaylar nedeniyle bazı programlarımızı ertelemek zorunda kaldık. Bu vesileyle hayatını kaybeden öğrencilerimize ve öğretmenimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Kent konseylerinin en önemli işlevi; ortak projeler üretmek, fikir alışverişinde bulunmak ve deneyimleri paylaşmaktır. Bu bizim için de son derece kıymetli. Ankara Kent Konseyi, yaklaşık 3 bin 500 paydaşıyla Türkiye’nin en geniş katılımlı ve üretken kent konseylerinden biri. Adeta bir proje fabrikası gibi çalışıyor. Bu iş birliğimizi geliştirmek istiyoruz. Emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum." "Bursa ve Ankara arasındaki bağ düşündüğümüzden daha derindir" Program kapsamında yalnızca iki şehri değil; iki ruhu, iki başkenti ve ortak bir geçmişi buluşturmanın heyecanını yaşadıklarını söyleyen Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı da, "Afişimize baktığımızda bizleri ilk karşılayan, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vakur duruşudur. Bu duruş, aslında bugün neden burada olduğumuzun en güçlü cevabıdır. Atatürk için Bursa, kurtuluşun manevi ruhunu temsil ederken; Ankara, bu ruhun sarsılmaz iradesidir. Bizler bugün, bu iki büyük değeri aynı çatı altında buluşturmanın anlamını ve sorumluluğunu taşıyoruz. Bursa ile Ankara arasındaki bağ, düşündüğümüzden çok daha derindir. Bursa işgal edildiğinde, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsüne örtülen o kara örtü, bu iki şehrin geçmişte ve gelecekte nasıl tek yürek olduğunun ve olacağının en somut nişanesidir. O kara örtü nasıl ki milletimizin azmiyle kaldırıldıysa, bizler de bugün o bağı kültürel bir şölene, bir vefa yolculuğuna dönüştürüyoruz. Bizler, Tanpınar’ın Bursa’sı sergimizle fotoğrafların diliyle konuşmaya, Tanpınar’ın üslubuyla hissetmeye geldik. Amacımız; Cumhuriyet’in modern değerlerini, kadim medeniyet mirasımızla harmanlayarak geleceğe taşımaktır" diye konuştu. "Bu anlamlı yolculukta sizlerle birlikte olmak büyük bir onurdur" Ankara Kent Konseyi Başkan Vekili Dr. Süleyman Basa ise yaptığı konuşmada, "Bursa; Osmanlı’nın doğuşunu, köklerimizi ve estetik medeniyet anlayışını temsil eder. Sessizliğiyle konuşan bir tarihtir. Camilerinde, türbelerinde ve asırlık çınarlarında geçmişin zarafetini saklar. Ankara ise Atatürk’ün emaneti olarak Cumhuriyet’in kalbi, modern Türkiye’nin aklı ve iradesidir. Yapısıyla geleceğe yön verir, devlet aklının ve millet iradesinin merkezidir. Tanpınar’ın bakışıyla bu iki şehir aslında bir bütünün iki parçasıdır: Biri köklerimizi hatırlatır, diğeri ufkumuzu çizer. Bizler, bu iki başkent arasında kurulan köprüde yürüyen bir medeniyetin taşıyıcılarıyız. Bu vesileyle, Bursa’nın fethinin 700. yılını ve Tanpınar’ın 125. doğum yılını andığımız bu anlamlı yolculukta sizlerle birlikte olmak bizim için büyük bir onurdur" açıklamalarında bulundu. Konuşmaların ardından program, "Anadolu’da 700. Yıl Sahne Gösterimi" ile devam etti. Bursa’nın fethinin 700. yılına özel olarak hazırlanan gösteride, kuruluşundan günümüze uzanan tarihi süreç sanatın diliyle sahneye taşındı. İzleyicilerden büyük beğeni toplayan performans, katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Gösterimin ardından "Tanpınar’ın Bursa’sı" fotoğraf sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserlerinden ilham alınarak hazırlanan sergi, Bursa’nın kültürel ve estetik mirasını fotoğraflar aracılığıyla yansıttı. Davetliler sergiyi inceleyip eserler hakkında bilgi alırken, sanatçıların yorumlarıyla Bursa’nın geçmişine farklı bir perspektiften tanıklık etti. Programın son bölümünde ise programa katkı sunan protokol üyelerine ve emeği geçen isimlere günün anısına çeşitli hediyeler takdim edildi. Karşılıklı teşekkür ve iyi dileklerin iletildiği bu bölümde, iki başkent arasındaki dostluk ile iş birliği vurgusu bir kez daha gözler önüne serildi.
Manisa Öğrenciler ve iş dünyası MCBÜ’KAF’26’da buluşacak Manisa Celal Bayar Üniversitesi, öğrencileri ve mezunlarını iş dünyasıyla buluşturacak önemli bir organizasyona daha imza atıyor. "Gelecek Burada Başlıyor" mottosuyla düzenlenecek olan MCBÜ Kariyer Fuarı 2026 (MCBÜ’KAF’26), gençlerin kariyer yolculuğuna yön vermeyi hedefliyor. 12-13 Mayıs 2026 tarihlerinde Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesinde gerçekleştirilecek fuarda, üniversite öğrencileri ve mezunlar özel sektör temsilcileriyle bir araya gelerek kariyer planlamalarına katkı sağlayacak. Fuar kapsamında, sürdürülebilirlik ve yeşil kariyer, akıllı şehirler ve yapay zeka, dijital geleceğe hazırlık ile endüstri ve dijital dönüşüm temaları çerçevesinde paneller, söyleşiler ve atölye çalışmaları düzenlenecek. Katılımcılar, alanında uzman isimlerle doğrudan temas kurarak sektörlere dair güncel gelişmeleri yakından takip etme fırsatı bulacak. Üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan MCBÜ’KAF’26, öğrencilerin iş dünyasıyla doğrudan iletişim kurmasını sağlarken, işverenlere de nitelikli insan kaynağına ulaşma imkanı sunacak. Geniş katılımla düzenlenmesi planlanan fuar, üniversite ile sektör temsilcileri arasında sürdürülebilir bir köprü oluşturmayı hedefliyor. MCBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, fuara ilişkin yaptığı değerlendirmede, öğrencileri yalnızca akademik bilgiyle değil, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle donatmayı öncelik olarak gördüklerini belirtti. Kibar, "MCBÜ Kariyer Fuarı, gençlerimizin kariyer yolculuklarında önemli bir dönüm noktası. Bu organizasyonla öğrencilerimizi ve mezunlarımızı sektör temsilcileriyle buluşturarak kariyer hedeflerine ulaşmalarına katkı sağlamayı amaçlıyoruz" dedi. Kibar ayrıca, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirerek ülkenin kalkınmasına katkı sunmaya devam edeceklerini vurgulayarak tüm öğrencileri, mezunları ve paydaşları fuara davet etti.
Antalya CW Enerji’den lityum tabanlı batarya depolama sistemleriyle entegre enerji çözümleri CW Enerji, geliştirdiği lityum tabanlı batarya enerji depolama sistemleriyle entegre enerji çözümleri alanındaki etkisini güçlendiriyor. Lityum batarya sistemleri hakkında değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, enerji depolama teknolojilerinin yenilenebilir enerji yatırımlarının en kritik tamamlayıcı unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Geliştirdikleri lityum tabanlı batarya enerji depolama sistemleri ile enerji sektöründe sürdürülebilir çözümler sunmaya devam ettiklerini ifade eden Sarvan, "Lityum batarya alanındaki çalışmalarımızı da bu çerçevede hayata geçirdik" dedi. Kullanıcılar için ciddi maliyet avantajları sunuyor Geliştirdikleri lityum batarya çözümleri sayesinde üretilen enerjinin kayıpsız şekilde depolanmasını ve ihtiyaç duyulan her an kullanılmasını sağladıklarını dile getiren Sarvan, bu sistemlerin enerjinin daha verimli kullanımını sağlarken kullanıcılar için de ciddi maliyet avantajları sunduğuna dikkat çekti. CW Enerji’nin lityum batarya sistemlerinin yüksek çevrim ömrü, hızlı şarj-deşarj kabiliyeti ve gelişmiş güvenlik altyapısı ile öne çıktığını belirten Sarvan, "Lityum bataryalar, geleneksel enerji depolama çözümlerine kıyasla daha uzun ömürlü, daha kompakt ve daha yüksek verimlidir. Bu özellikleri sayesinde hem endüstriyel araçlarda hem de ticari ve konut projelerinde güvenle kullanılabiliyor. Bu çözümler yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bakım ve işletme maliyetlerini de azaltıyor" şeklinde konuştu. Uzaktan izleme ve akıllı enerji yönetimi imkanı CW Enerji’nin enerji depolama sistemlerinin gelişmiş yazılım altyapısı sayesinde uzaktan izleme ve akıllı enerji yönetimi imkanı sunduğunu belirten Sarvan, kullanıcıların batarya performansını anlık olarak takip edebildiğini, enerji tüketimini analiz edebildiğini ve gerektiğinde uzaktan müdahale edebildiğini kaydetti. Sarvan, bu durumun hem operasyonel kolaylık hem de maksimum verimlilik sağladığını ifade ederek, "Dijital altyapımız sayesinde enerji süreçleri daha şeffaf ve kontrol edilebilir hale geliyor. Kullanıcılarımız, sistemlerini tek bir platform üzerinden yöneterek muhtemel riskleri önceden tespit edebiliyor ve performansı en üst seviyede tutabiliyor" diye konuştu. İş süreçlerinde yaşanabilecek zaman kayıplarının önüne geçiliyor Enerji depolama sistemlerinin yanı sıra forklift, manlift ve golf araçları gibi elektrikli endüstriyel ve hizmet araçlarına yönelik geliştirdikleri lityum batarya çözümleri ile de işletmelerin operasyonel süreçlerine değer kattıklarını dile getiren Sarvan, bu araçlara özel tasarlanan batarya sistemlerinin uzun çalışma süresi, hızlı şarj imkanı ve yüksek performans özellikleriyle öne çıktığını söyledi. Geleneksel kurşun-asit bataryalara kıyasla daha hafif ve bakım ihtiyacı düşük olan lityum bataryaların, işletmelerin bakım ve işletme maliyetlerini azaltırken araç performansını da artırdığını belirten Sarvan, gelişmiş batarya yönetim sistemi (BMS) ile donatılan bu çözümlerin güvenli ve stabil bir kullanım sunarak lojistik merkezlerinden üretim tesislerine, turizm alanlarından sanayi sahalarına kadar geniş bir kullanım alanına hitap ettiğine dikkat çekti. Enerji sektöründe sürdürülebilirliğin ve verimli depolama çözümlerinin önemine değinen Sarvan, "İklim değişikliğiyle mücadelede yenilenebilir enerji kadar enerji depolama teknolojileri de kritik bir rol oynuyor. Lityum batarya çözümlerimizle, temiz enerjinin daha etkin kullanılmasını sağlıyor ve enerji dönüşümüne katkıda bulunuyoruz. Amacımız, kullanıcılarımızı daha düşük maliyetli, çevre dostu ve sürdürülebilir enerji çözümleriyle buluşturmak. Enerji arz güvenliğinin sağlanmasında depolama sistemlerinin stratejik bir unsur haline geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda, ölçeklenebilir ve uzun ömürlü batarya teknolojileri geliştirerek farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel çözümler sunmaya devam edeceğiz. Sürdürülebilir büyümeyi odağımıza alarak, enerji ekosisteminin dönüşümünde aktif bir rol üstlenmeyi sürdüreceğiz" dedi.