GÜNDEM - 12 Mayıs 2026 Salı 15:07

Türk Kızılay, 30 ülkede milyonlarca ihtiyaç sahibine kurban bereketi ulaştıracak

A
A
A
Türk Kızılay, 30 ülkede milyonlarca ihtiyaç sahibine kurban bereketi ulaştıracak

Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, İzmir’deki kurban eti konserve tesisini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kurban Bayramı’nın bereketini Türkiye ve Gazze dahil toplam 30 ülkede milyonlarca ihtiyaç sahibinin sofrasına ulaştırmayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, "Türkiye, yurt dışı yardımlar açısından da beklenen bir ülke. Özellikle Afrika ağırlıklı olmak üzere diğer gönül coğrafyamızı da ekleyerek bu operasyonu gerçekleştireceğiz" dedi.


Türk Kızılay, "Kurban Bereketini Yıl Boyu Yaşatıyorsan Hilal Olsun Türkiye" sloganıyla gelenekselleşen vekaletle kurban kesim kampanyasını bu yıl da sürdürüyor. Kızılay, Kurban Bayramı’nın bereketini Türkiye ve Gazze ile toplam 30 ülkede milyonlarca ihtiyaç sahibinin sofrasına ulaştırmayı hedefliyor. 2026 yılı vekalet bedelleri yurt içi ve Gazze için 17 bin 250 lira, yurt dışı için ise 6 bin 350 lira olarak belirlendi. Vekalet bedelini döviz cinsinden ödemek isteyenler Türkiye ve Gazze için 385 dolar, 330 avro veya 285 sterlin, diğer ülkeler için ise 145 dolar, 125 avro veya 105 sterlin ödeyerek vekalet verebiliyor. Vekaletle kesimi gerçekleştirilen ve tüm kontrollerden geçirilen kurban etleri, yurt içi ve yurt dışında farklı yöntemlerle dağıtılıyor. Yurt içinde kesimi gerçekleştirilen kurbanlar, Kızılay’ın 20 yıldır başarıyla uyguladığı kurban modeli kapsamında kavurma konservesine dönüştürülerek şubeler aracılığıyla yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor. Gazze için de kurbanlar, sınır kapılarından insani yardım geçişinde yaşanan düzensizlikler nedeniyle Türkiye’de kesiliyor ve kavurma konservesi haline getirildikten sonra bölgeye ulaştırılıyor. Yurt içi ve Gazze için kesimler Diyarbakır, Van, Kayseri, Konya ve Ankara’daki modern ve hijyenik kombinalarda gerçekleştiriliyor. Kesilen kurban etleri, İzmir’de bulunan anlaşmalı kombina tesisinde kavurma konservesine dönüştürülüyor. Bu model sayesinde kurban etleri, uzun raf ömürlü hale getirilerek yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine ulaştırılabiliyor. Yurt dışında ise vekaletle kesimi gerçekleştirilen kurbanlar taze et olarak doğrudan ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor. Kızılay’ın kurban modeli vekalet, bilgilendirme, kesim, konserveleme, dağıtım ve kesim sonrası bilgilendirme olmak üzere 6 aşamadan oluşuyor. Vekalet alındıktan sonra bağışçılara kısa mesaj ve e-posta yoluyla bilgilendirme yapılıyor. Kesim süreçlerinin tamamlanmasının ardından vekalet sahiplerine yine kısa mesaj ve e-posta ile bilgi veriliyor.



Konservelerin raf ömrü üç yıla çıkıyor


Kızılay’ın kurban modelinde konserve üretiminin raf ömrünü 3 yıla çıkararak etlerin oda sıcaklığında muhafaza edilmesine imkan tanıdığını belirten Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, "Bizler, kurban bereketini yıl boyunca yaşatıyoruz. Hilal Olsun Türkiye diye başlattığımız Türk Kızılay kurban modelinde konserve üretiminin çok önemli bir rolü var. Kişiler, emanetlerini Kızılay’a verdiklerine dair vekaletlerini internet sitemizden, cep telefonundan, bankacılık uygulamalarından, hızlı para transferi işlemiyle ya da şubelerden verebiliyor, bedeller üzerine taksit de uygulanabiliyor. Vekalet alındıktan sonra bağışçılarımıza bilgilendirme mesajı gönderiyoruz. Bu sene 5 ilde Diyarbakır, Van, Kayseri ve Ankara’da kesimlerimizi gerçekleştireceğiz. Kesilen etler modern ve hijyenik tesisimizde parçalandıktan sonra pişirme işlemine tabi tutuluyor ve konserve kutularına dolduruluyor. İçinde ne kadar et, su ve yağ olacağı standardize edilen konserveler, kapakları kapatıldıktan sonra pastörizasyon işlemiyle uzun ömürlü bir şekilde oda sıcaklığında saklanabilir hale getiriliyor. Vekaletleri yerine getirdikten sonra yine bir bilgilendirme mesajıyla bağışçılarımıza kurban vekaletlerinin yerine getirildiğini iletiyoruz" şeklinde konuştu.



Gazze yardımları yurt içi operasyonu gibi yürütülüyor


Kurban ibadetinin dini ve mali kurallarının veteriner kontrolünde ve noter huzurunda son derece titiz bir şekilde uygulandığını vurgulayan Yılmaz, "Aldığımız her bir kurbanlık mutlaka veteriner kontrolünden geçiriliyor. Kesimler, son derece hijyenik şartlarda, noter huzurunda isimler okunarak, kayıt altına alınıp din görevlilerinin nezaretinde gerçekleştiriliyor. Bizler bu sene 30 ülkede bu kesim ve dağıtım işlemlerini gerçekleştireceğiz. Bugün burada gördüğünüz konserve modeli yurt içi ve Gazze için geçerli. Kapıların tam olarak açık olmadığı ve açlıkla sınanan Gazze’de protein kaynağı olan et son derece önemli. Gazze bağışlarını yurt içi operasyonmuş gibi konserve haline dönüştürüyoruz ve kapılar açıldığı ölçüde içeriye girişlerini takip ediyoruz. Bugüne kadar iki senede 1 milyon 300 bin konserve Gazze’ye ulaştırıldı ve bu konserveler bölgeye en hızlı giren, en faydalı protein kaynağını oluşturdu. Türkiye, yurt dışı yardımlar açısından da beklenen bir ülke. Özellikle Afrika ağırlıklı olmak üzere diğer gönül coğrafyamızı da ekleyerek 30 ülkede bu operasyonu gerçekleştireceğiz. Yurt dışına giden ekiplerimiz bayram boyunca kesimleri gerçekleştirecek ve taze et olarak dağıtımları yapacak" ifadelerini kullandı.



Bağış kanalları


Hayırseverler Kızılay’ın resmi internet sitesi, mobil bağış uygulaması, tüm bankalarda bulunan Kızılay bağış hesapları, 7/24 hızlı para transferi sistemi ile havale, yurt içinde 168 yurt dışında 0 212 168 00 00 numaralı Kızılay ücretsiz danışma ve bağış hattı ile ülke genelindeki Kızılay şubeleri üzerinden kurban vekaleti verebiliyor. Kızılay, kurban hisse bedellerinde 2 ile 4 taksit imkanı da sunuyor.



Türk Kızılay, 30 ülkede milyonlarca ihtiyaç sahibine kurban bereketi ulaştıracak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nce (DEHUKAM) Türk deniz yetki alanlarına ilişkin hazırlanan kanun taslağıyla ilgili "Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yaptı. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı. Hazırlanan kanun taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, şunları dedi: "Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerekiyor. Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet. Ben bu noktadan sonra bu taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna kısa süre içerisinde dönüşeceğine inanıyorum. Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu kanun metnini hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş değil. Biz Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri dikkate alınarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir metinden söz ediyoruz. Başka ülkeler sanki dünyada sadece kendileri varmış gibi, Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebilir. Bu kanun çalışmaları hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadı. Zaten Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri var ve bunları da sürdürecek. ’Mavi Vatan kanunu’ Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun." "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir" DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız yalnızca Türkiye’nin etrafını çevreleyen denizler değil, bunun da ötesine geçerek Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği tüm dünya denizleridir. Bu anlayışla Türkiye yalnızca kendisini çevreleyen denizleri değil, bunun ötesinde yer alan tüm dünya denizleriyle ilgili bir gündeme sahiptir. Söz konusu gündem, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin BBNJ anlaşmasına taraf olmasıyla da kendisi göstermiştir. Türkiye, geçtiğimiz dönemde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne haklı gerekçeler ve özellikle Ege Denizi’ndeki özel koşulları dikkate almayan maddelerin nedeniyle ısrarlı itirafçı konumda bulunduğumuz üç maddesine karşı bu sözleşmenin bir uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına son dönemde taraf olmuştur. Yine Türkiye, son dönemde deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle ilgili çok ciddi mesafeler kat etmiş. Bu mesafelerin iç hukuktaki yansımalarından en önemli denilen birisi olan Türk Deniz Yetki Alanı’nın kanununa ilişkin çalışmalar da artık önemli bir aşamaya gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın yanı sıra DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular katıldı.