EKONOMİ - 17 Nisan 2025 Perşembe 19:09

TZOB Genel Başkanı Bayraktar’dan ‘zirai don’ açıklaması: "İzmir’de bütün ürünlerde hasar var"

A
A
A
TZOB Genel Başkanı Bayraktar’dan ‘zirai don’ açıklaması: "İzmir’de bütün ürünlerde hasar var"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, don afetinin İzmir’de yüksek kesimlerdeki ilçelerde, bütün ürünlerde hasara neden olduğunu belirterek, "Kirazda, üzümde, şeftalide, nektarinde, kayısıda ve kivide hasarlar oluştu" dedi.


TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ve beraberindeki heyet, İzmir’in Kemalpaşa ilçesindeki 75. Yıl ve Cumhuriyet mahallelerinde zirai dondan zarar gören bahçelerde incelemelerde bulundu. Burada açıklama yapan Bayraktar, "Yaşadığımız iklim değişikliği hem dünyada birçok ülkeyi hem de ülkemizi olumsuz bir şekilde etkiledi. Doğal afetler ülkemizde en çok tarım sektörünü etkiliyor. Son yıllarda çok ciddi bir artış göstermekte. Artışın yanında bize zarar veren tarafı, doğal afetlerin şiddetini artırarak devam ediyor olması. Don olayı 3-4 gün arka arkaya devam etti. Mevsimsel kaymalar var. Ocak ayında yağış bekledik, alamadık. Şubat ayında da yağış alamadığımız gibi bazı bölgelerde don olaylarıyla karşı karşıya kaldık. Çukurova bölgesinde narenciye kalmadı. Mart ayında 35 dereceyi gördük. Nisan ayında yağışları bekledik. Nisan yağışları başta hububat olmak üzere birçok ürünümüzün ihtiyaç duyduğu yağışlardır. Yağışlar başlayınca sevindik. Hem yeraltı sularının hem barajların beslenmesi açısından nisan yağışları önemliydi. Hububat açısından çok önemliydi. Türkiye’nin yüzde 80’inde, hububat üretiliyor ve stratejik ürünlerden bir tanesidir" diye konuştu.



"65 ilimizde hasar var"


Kar yağışının sürpriz olduğunu ve kar yağışıyla beraber don olaylarının yaşandığını aktaran Bayraktar, şunları kaydetti:


"Şu ana kadar 65 ilimizde hasar görünüyor. Bazı bölgelerde kar var ve bazı bölgelerde don riski devam ediyor. O bölgelerden elimize ulaşmayan sonuçlar var. Bunlar da önümüzdeki günlerde elimizde olacak. Biz ilkbahar ayındayız, kışı yaşadık. Sonbaharda da yazı yaşamıştık. Kışın da sonbaharı yaşıyoruz. Bu çok ciddi bir mevsim kaymasıdır. Bitki üretiminde de ileriki yıllarda büyük bir değişim gerektirecek. Bölgede ektiğimiz bazı ürünlerden vazgeçmek zorunda kalabiliriz."



"İzmir’de kiraz zarar gördü"


İzmir’de kirazda zararın görüldüğünü vurgulayan Şemsi Bayraktar, "Kiraz, bu bölgede ihracatta lider olduğumuz bir ürün. Bu durum bizi çok üzdü. Türkiye’de yaşadığımız bu afet olayı birçok ürünün arzını yavaşlatacak. Bazı ürünler yüzde 100 zarar gördü. Bu ürünleri hiç bulamayacağız. Bundan en başta yoksullar etkilenecek. Sadece kiraz değil, diğer ürünlerde de zarar var. Tedbirlerimizi çok sağlıklı bir şekilde alamazsak, çiftçimizi bu süreçte iyi destekleyemezsek, bu bölgeler göç verir. Artık 25-30 yaşında gençlerimizi tarımda göremiyoruz. Bu insanları maddi yönden destekleyemezsek, bazı gençlerimiz tekrar büyükşehirlere göç edecekler" açıklamalarında bulundu.



"Çiftçiler borçların yapılandırılmasını istiyor"


Don olayı sebebiyle prim ödeyen üreticinin sayısının çok az olduğunun altını çizen Bayraktar, tespitler yapılırken üreticinin düşünülmesi ve adil olunması gerektiğini belirtti. Bayraktar, "Buradan TARSİM’e sesleniyorum. Eğer üreticilerimiz TARSİM’den gelen eksperlerden memnun değillerse, bunu bize bildirsinler. Bu eksperleri değiştirme imkanımız var. Üreticimizin bankalara olan borçları var. Çiftçilerimiz ısrarla bu borçların yapılandırılmasını istiyor" şeklinde konuştu.



"Kuruyan ağaçlar ve dallar meyve tutmaz"


Bazı ağaçların ve dalların kuruduğunu söyleyen Bayraktar, "Önümüzdeki yıllarda bu ağaçlarda meyve tutumu olmaz. Bu ağaçların bir kısmına iyi bakarsak belki bir kısmından meyve alabiliriz. Fakat üretici bahçelerden çekilirse, önümüzdeki yıllarda meyve vermeyecek ağaçlar var. Çiftçimizin nakit paraya ihtiyacı var. ‘Bir fon oluşturulsun ve bu fondan nakit desteği sağlayalım’ dedik. Çünkü çiftçimize doğrudan desteği vermek lazım" dedi.



"Bir gecede emek yok oldu"


Don sebebiyle bir gecede emeğin yok olduğunu aktaran Bayraktar, "Açık fabrikada üretim yapıyoruz. Buralar her türlü doğal afetlere açık. Çiftçinin 1 yıl içinde görmediği afet kalmadı. Tüm çiftçilerimize geçmiş olsun diyorum" diye konuştu.



"İzmir’de yüksek kesimler hasar gördü"


Sözlerini sürdüren Bayrakta, şöyle konuştu:


"İzmir’de bütün ürünlerde hasar var. Fakat her ilçede yok. Üzümde, şeftalide, nektarinde, kayısıda, kivide hasarlar oluştu. Özellikle yüksek kesimler hasar gördü. Bayındır, Bergama, Kemalpaşa ilçelerinde hasar var."


Şemsi Bayraktar’a Kemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Bülent Oray da eşlik etti. Heyet, buradaki incelemelerin ardından Manisa’ya geçerek çiftçilerle buluştu.



TZOB Genel Başkanı Bayraktar’dan ‘zirai don’ açıklaması: "İzmir’de bütün ürünlerde hasar var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Genel Sekreteri İnan: "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız" AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, 27 Mayıs 1960 darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz" dedi. İnan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün, Türkiye’nin demokrasi hafızasında derin bir yara olan 27 Mayıs 1960’ın yıl dönümündeyiz. Yıllarca bu kara günü ’bayram’ diye kutsayarak millete dayatan, o utanç verici darbe zihniyetini bir zafer gibi sunan herkesi ve bugün hala aynı çarpık zihniyeti taşıyan siyasi anlayışı bir kez daha şiddetle lanetliyoruz. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de, eğer bir siyasi partinin vesayetle ve yargı kollarının gölgesiyle nasıl hareket ettiğini, iradesini nasıl teslim ettiğini görmek istiyorsa; dönsün 27 Mayıs 1960’a baksın! O gün kurulan darağaçlarına, hukuk adı altında verilen tiyatro kararlara ve milli iradeyi boğmak için kullanılan yargı kılıflarına baksın. O günün karanlığı, bugün hala bazı zihinlerde pusuda bekleyen demokrasi düşmanlığının yegane aynasıdır" dedi. İnan, "Bizim tarihimizde ‘bayram’ bellidir; o da milletin kendi iradesiyle yazdığı destanlardır. 14 Mayıs 1950 tarihinde, Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes’in öncülüğünde milletin oylarıyla gerçekleşen, tek parti baskısını ve o karanlık ‘CHP faşizmini’ sandığa gömen ‘Beyaz İhtilal’ gerçek bayramımızdır. O gün, millet kendi kaderine el koymuş, vesayetin zincirlerini kırmıştır. 27 Mayıs 1960’ta darbeyi yapanlar, işte bu 1950’deki ’Beyaz İhtilal’in kazanımlarını geri almak için milletin özgürlüğüne kastetmişlerdir. O karanlık günlerde, sadece bir hükümet değil; milletin onuru ve iradesi hedef alınmıştır. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanımız Hasan Polatkan. Onlar, dar ağacına yürürken bile milletin emanetini yere düşürmeyen birer şeref abidesiydiler. İnançlarından, milletine olan bağlılıklarından ve demokrasiden bir an olsun ödün vermeden, vakarla şehadete yürüdüler. Onlar, milletin kalbinde ebediyen yaşayacak olan birer demokrasi kahramanıdır" ifadelerini kullandı. Menderes ve arkadaşlarının vasiyetinin AK Parti çatısı altında vücut bulduğunu ifade eden İnan, şunları kaydetti: "Bugün tarihe baktığımızda, çok net bir hakikati görüyoruz: ‘Beyaz İhtilal’in ruhu, Merhum Başvekilimiz Menderes ve arkadaşlarının vasiyeti, bugün AK Parti çatısı altında vücut bulmuştur. 1950’de başlayan o onurlu yürüyüşün bayraktarlığı, 2002 yılında AK Parti’nin gerçekleştirdiği ’Anadolu İhtilali’ ile devralınmıştır. Tam 24 yıl oldu. Çeyrek asra yaklaşan bu süreçte, bu anlayışla, bu inançla ve milletin iradesinden aldığımız güçle; gece gündüz demeden, dur durak bilmeden ülkemize hizmet ediyoruz. Nasıl ki 1950’de Adnan Menderes, milleti devletin asli unsuru kıldıysa; biz de 2002’den bu yana Anadolu’nun sessiz çoğunluğunu bu ülkenin gerçek sahibi yapmış, vesayeti kökünden söküp atmış, milletin iradesini her şeyin üzerinde tutmuş bir hizmet destanı yazdık. 27 Mayıs 1960, açılan bir parantezdi; 15 Temmuz 2016 ise bu parantezin sonsuza dek kapatıldığı yerdir. Milletimiz, 15 Temmuz 2016 gecesi sadece bir darbeyi püskürtmedi; aynı zamanda 1960’tan beri süregelen o vesayetçi ‘darbe tezini’ de sonsuza dek tarihin çöplüğüne gömdü." 15 Temmuz’un gerçek demokrasi bayramı olduğuna dikkati çeken İnan, "Çünkü o gece, darbelerin artık bu topraklarda asla yeşeremeyeceğinin, milletin efendisinin sadece yine millet olduğunun kesin tescilidir. Bizler, Menderes’in 1950 ’Beyaz İhtilali’nden 2002’nin ’Anadolu İhtilali’ne uzanan o sarsılmaz iradenin takipçileriyiz. 27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz. O günün ’Yeter Söz Milletindir’ nidası, bugün ’Söz de Karar da Milletindir’ diyerek yankılanmaya devam ediyor. Yaşa, var ol Menderes! Yaşa, var ol demokrasi şehitleri! Yaşa, var ol 24 yıldır millete hizmeti şeref bilen Anadolu İhtilali’nin sarsılmaz iradesi! Yaşa, var ol milli irade" dedi.