TEKNOLOJİ - 25 Ekim 2023 Çarşamba 12:30

Uluslararası Bilişim Hukuku Kurultayı’nın ana gündemi ‘haberleşme altyapısı’ oldu

A
A
A
Uluslararası Bilişim Hukuku Kurultayı’nın ana gündemi ‘haberleşme altyapısı’ oldu

Türkiye Bilişim Derneği tarafından 7’ncisi düzenlenen Uluslararası Bilişim Hukuku Kurultayı’nda ‘Akıllı Platformlar: Bir Araçtan Ötesi’ ana teması ile gerçekleştirildi.



Türkiye Bilişim Derneği tarafından 7’ncisi düzenlenen Uluslararası Bilişim Hukuku Kurultayı tamamlandı. “Akıllı Platformlar: Bir Araçtan Ötesi” ana teması ile 19-21 Ekim tarihleri arasında İzmir Ticaret Odası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen kurultayda; blockchain’den dijital paraya, yapay zekâdan otonom sistemlere, e-ticaretten adli bilişime kadar pek çok konu ele alındı. ‘Geleceği tasarlamak için geleceğin ihtiyaçlarına uygun altyapı’ ihtiyacı, kurultayın öne çıkan başlıkları arasındaydı.



‘Haberleşme altyapısı’ en önemli parametre


Kurultayın açılışında konuşan Turkcell Hukuk ve Regülasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Serhat Demir, yenilikçi teknolojilerin günlük yaşamı dönüştüren çok katmanlı etkilerine dair yaptığı tespitleri ifade ederek, iletişim teknolojilerindeki gelişimin en önemli parametresinin ‘haberleşme altyapısı’ olduğunu belirtti. “Geleceği tasarlamak için geleceğin ihtiyaçlarına uygun altyapılar inşa etmeliyiz” diyen Demir, “Günümüz elektronik haberleşmesinde her geçen gün artan hız, kapasite ve düşük gecikme ihtiyaçları ancak güçlü ve yaygın fiber altyapıyla karşılanabiliyor. Ülkemizin geniş bant internet erişim altyapısı ihtiyaçlarını on yıllar boyunca karşılayabilecek olan teknoloji; binalara, evlere ve hatta odalara kadar fiberle erişim teknolojisidir. Bu nedenle, hiç zaman kaybetmeden fiber altyapı seferberliğinin başlatılmasının yanı sıra mevcut mevzuattaki altyapı kurulumlarını yavaşlatan veya engelleyen unsurların güncellemesi gerekiyor” açıklamasında bulundu.



“Fiber yatırımlarla dönüşüm ivme kazanacak”


Konuyu bir memleket meselesi olarak gördüklerini belirten Demir, gerekli yapısal ve düzenleyici değişikliklerin bir an önce yapılması ve ilgili tüm paydaşların bir seferberlik hali içinde fiber yatırımların hızlandırılmasına odaklanılması halinde fibere dönüşümde büyük bir ivme yakalanacağını kaydetti. Konuşmasında fiber yatırımlarının 5G ve ötesi için de önemine vurgu yapan Demir, gelişmiş 5G standartlarının önümüzdeki yıl içinde tamamlanması ve böylelikle ülkemizin 4G yerine 4.5G’ye geçişinde olduğu gibi 5G yerine de 5.5G olarak tanımlanan gelişmiş 5G seviyesine önümüzdeki 2-3 yıllık süreçte geçişinin beklendiğini aktardı. Demir, bu süre zarfında da halihazırda İstanbul Havalimanı’nda olduğu gibi deneme izinleri verilmek suretiyle 5.5G’nin organize sanayi bölgeleri, teknoparklar, havalimanları ve limanlar başta olmak üzere endüstriyel alanlarda kullanımının yaygınlaşması gerektiğini de sözlerine ekledi.



“Düşük yörüngeli uydu teknolojilerini yakından takip ediyoruz”


Uzay teknolojilerinin de haberleşme altyapısının önemli bir parçası haline gelmeye başladığını ifade eden Serhat Demir, düşük yörüngeli uydu teknolojilerini yakından takip ettiklerini ve bu konudaki Ar-Ge çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Demir, “Cep telefonları üzerinden doğrudan hizmet sunabilecek teknik imkanlara sahip olması nedeniyle sadece uydu ve genişbant internet hizmeti olarak değerlendirilemez. Bu konunun; ülkemizin veri güvenliği ve haberleşmenin gizliliği gibi pek çok boyutu var” diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Şiddetin tek kaynağı dijital araçlar değil Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Kanak, çocukluk döneminde şiddet eğiliminin erken belirtileri ve bu eğilimin önlenmesine yönelik ailelere ve eğitimcilere düşen sorumluluklar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kanak, şiddetin ani ve tek nedenli bir olgu olmadığını; biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir süreç olduğunu ifade etti. Özellikle 0-6 yaş aralığının, çocukların beyin gelişimi ve kişilik inşasının en yoğun yaşandığı dönem olduğuna dikkat çekerek, bu dönemde çocukların çevrelerinden gözlem yoluyla öğrendiklerini vurguladı. İhmal, istismar, aile içi şiddet ve şiddete dayalı iletişim biçimlerine maruz kalan çocukların, zamanla bu durumu normalleştirebildiğini ve şiddeti bir yaşam tarzı hâline getirebildiğini belirtti. "Şiddet eğilimli çocuk kendini ifade etmede zorluk yaşıyor" Şiddet eğilimi gösteren çocukların çoğunlukla duygularını düzenleme ve ifade etme konusunda zorluk yaşadığını dile getiren Prof. Dr. Kanak, bu çocuklarda empati yoksunluğu ve dürtü kontrolünde güçlüklerin sıklıkla gözlemlendiğini ifade etti. Hayvanlara ve bitkilere zarar verme gibi davranışların bu çocuklar için sıradan hâle gelebildiğini belirten Kanak, bu belirtilerin erken fark edilmesinin müdahale açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Aile içindeki sevgi ve güvene dayalı ilişkilerin, sağlıklı çocuk gelişiminin temelini oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kanak, çocukların duygularını ifade etmelerine fırsat verilmesi gerektiğini kaydetti. Üzüntü, öfke ve mutluluk gibi temel duyguların tanınması ve doğru şekilde yaşanmasının desteklenmesinin, şiddetin bir iletişim dili olarak benimsenmesinin önüne geçebileceğini ifade etti. Bu kapsamda yapılandırılmış ve kurallı oyunların, çocuklara beklemeyi, duygularını kontrol etmeyi, empati kurmayı ve kazanma kadar kaybetmenin de doğal bir süreç olduğunu öğretmede önemli bir araç olduğunun altını çizdi. Eğitimcilerin de sınıf ortamında hoşgörüye dayalı sosyal becerileri kazandırmaya yönelik yapılandırılmış programlar uygulamasının önemine değinen Prof. Dr. Kanak, çocukları yakından tanımanın, onların duygularını anlamanın ve bu duygulara eğilmenin sosyal beceri kazandırmanın temel adımı olduğunu belirtti. Yardımlaşma, paylaşma, sağlıklı iletişim, teşekkür etme ve özür dileme gibi davranışların çocuklara kazandırılması gerektiğini ifade eden Kanak, tüm bunların temelinde merhametli olmayı öğretmenin yer aldığını vurguladı. Son dönemde sıkça tartışılan dijital medya ve çocuklarda şiddet eğilimi ilişkisine de değinen Prof. Dr. Kanak, yapılan araştırmaların şiddet içerikli dijital oyunların çocukların şiddete yönelmesinde etkili olabildiğini ortaya koyduğunu belirtti. Ancak şiddetin tek kaynağının dijital araçlar olarak görülmesinin doğru olmadığını ifade eden Kanak, dijital araçların kontrollü kullanımının sağlanması, süre sınırlarının yanı sıra içeriklerin de denetlenmesinin ebeveynlerin sorumluluğunda olduğunu söyledi. Bu noktada ebeveynlerin, çağın gereklerine uygun şekilde dijital ebeveynlik becerilerini geliştirmesinin önemine dikkat çekti.
Bursa Mudanya Çayönü Mahallesi’nde yağlık ay çiçek tohumu dağıtımı yapıldı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Tarım Alanlarının Kullanımını Etkinleştirilmesi (TAKE) Proje çalışmaları sürerken, Bursa’da toplamda 369 üreticiye 9 bin 262 dekar alanda uygulanmak üzere 3 ton 720 kilogram ayçiçeği tohumu dağıtıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen işlenmeyen veya işlemeli tarıma uygun olmayan alanlarda uygun tarımsal üretim yöntemleri kullanılarak bitkisel üretimin arttırılmasına yönelik projeler Bursa’da uygulanmaya devam ediyor. Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Yasemin Yiğit Bozkurt’un verdiği bilgilerde, Proje Kapsamında Mudanya İlçesi Çayönü Mahallesinde gerçekleşen tohum dağıtım programına katılan Bursa İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mehmet Sülün, dağıtılan yağlık ayçiçek tohum çeşidinin ürün verimi olarak üstün bir çeşit olduğunu belirtti. Ayçiçek tohumunun yetiştirilme süreci hakkında İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinde bilgi alınabileceğini vurgulayan Sülün, dağıtılan tohumların tüm üreticilere ve ülkemize hayırlı olmasını temenni etti. 2026 yılında Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında Müdürlüğümüzce teklif edilen projelerden Ayçiçeği Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi (Bakanlık Katkısı 1 milyon 593 bin TL) kabul edilmiştir. Bu yıl İlimizde yürütülecek olan Yağlık Ayçiçeği projemiz Kestel, Karacabey ve Mudanya İlçelerimizde gerçekleşecektir. Dağıtım törenine Bursa İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mehmet Sülün, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Yasemin Yiğit Bozkurt, Mudanya İlçe Tarım Müdürü Ergün Karadağ, İlçe Emniyet Müdürü Serdar Makineci, İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Ercan Yavuz, AK Parti Mudanya İlçe Başkanı Arif Bayrak katılım gösterdiler.
Bursa Öğretmen ve öğrenciler çiçeklerle karşılandı Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan üzücü olayların ardından, Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden bir gurup öğrenci, arkadaşlarını ve öğretmenlerini çiçeklerle karşıladı. Bursa Osmangazi Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul baskınlarından sonra farkındalık oluşturmak adına anlamlı bir etkinliğe imza attı. Sabah okula gelen öğretmenlerini çiçeklerle ve pankartlarla karşıladı. Öğrenciler, ‘öğretmene silah değil, çiçek uzatılır’ ve ‘Vatanı korumak çocukları korumaktan başlar’ pankartlarıyla arkadaşlarını karışlayan öğrenciler, ayrıca tüm öğretmen ve öğrencilere karanfil dağıttı. Öğrencilerinin bu duyarlılığının kendilerini çok duygulandırdığını ifade eden Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Mehmet Niyazi Köse, "Eğitimci olarak bizler on iki günde meslek hayatlarının en zor dönemini yaşadık. Bu süreç öğrencilerimiz için çok daha zordu. Ancak onlar kendi zorluklarını unutarak arkadaşlarına ve bizlere büyük bir sürpriz yaptı. Kendileri küçük de olsa kalplerinin ne kadar büyük olduğunu bize gösterdiler. Bizim tahayyül ettiğimiz Türk Gençliği işte tam olarak budur. Öğrencilerimiz kutluyor ve onların öğretmenleri olmaktan gurur duyuyoruz" dedi.