SAĞLIK - 15 Nisan 2025 Salı 12:44

Yaz tatilinizi ’göz’den kaçırmayın

A
A
A
Yaz tatilinizi ’göz’den kaçırmayın

Yazları özellikle tatilde yüzerken, güneş gözlüğü kullanırken ve dalış gibi etkinliklerde sorun oluşturabilen miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi görme kusurları, gündelik yaşamı olumsuz etkileyebiliyor. Yaz mevsiminin habercisi ilkbahar, bu gibi görme bozukluklarını gidermek için uygun bir dönem olarak görülüyor. Medicana Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Sinan Bilgin, görme bozukluklarına karşı uygulanan lazerle tedaviler hakkında bilgi verdi.


Görme bozukluklarının tedavisinde kullanılan lazer cerrahisi, son yıllarda görme kusurlarında kullanılıyor. No Touch (T-PRK), LASIK ve SMILE gibi lazer refraktif cerrahi yöntemleri; miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kırma kusurlarını düzeltmek amacıyla kornea dokusunu yeniden şekillendiren excimer lazer teknolojisi ile uygulanıyor. Medicana International İzmir Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Sinan Bilgin, bahar aylarının göz hastalıklarının tedavisi için uygun bir zaman dilimi olduğunu söyleyerek, "Excimer lazerler, lazer göz cerrahisi alanında önemli bir teknolojidir. Bu lazerler, korneadan mikroskobik miktarda dokuyu, sağlıklı kornea dokusuna zarar vermeden yok etme kapasitesine sahiptir. Böylece gözlük kullanımı gerektiren görme bozuklukları kolayca tedavi edilerek yazın yüzerken ya da dalış, sörf gibi aktiviteler yapılırken kişinin görme sorunu yaşamaması sağlanabilir" dedi.



Yöntem hastanın ihtiyacına göre değişiyor


Excimer lazerin nasıl çalıştığını anlatan Doç. Dr. Sinan Bilgin, "Excimer lazer, kornea dokusunu hassas bir şekilde çıkarmak için belirli bir dalga boyunda ultraviyole ışık yayar. Bu yüksek enerjili ışık darbeleri, korneanın yalnızca küçük bir miktarına nüfuz eder ve bir seferde 0,25 mikron kadar az dokuyu yok edebilir. Lazer sistemi, hastanın kırma kusurunu düzeltmek üzere bilgisayar tarafından programlanır. Cerrah olarak biz, hastanın ihtiyaçlarına göre yöntem değişiyor" diye konuştu.



Göz izleme sistemlerinin tedavi sürecini desteklediğini vurgulayan Doç. Dr. Sinan Bilgin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeni nesil excimer lazerlerin büyük çoğu, göz hareketlerini izleyen ve lazer ışınını sürekli olarak hedefte tutan otomatik göz takip sistemlerine sahiptir. Bu sayede lazer işlemi sırasında hastanın gözü istemsiz olarak hareket etse bile cihaz, lazeri doğru noktaya yönlendirmeye devam edebilir. Gerekirse işlemi kısa süreliğine durdurur ve göze yeniden pozisyon verilmesini sağlar."



Göz bebeği boyutu önem taşıyor


Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmaların, göz bebeği boyutunun lazer görme düzeltme sonuçlarını etkileyebileceğini gösterdiğini kaydeden Doç. Dr. Sinan Bilgin, "Karanlıkta göz bebeğinizin büyüklüğü, lazer tedavi bölgesinden büyük olursa, işlem sonrasında geceleri parlama ve ışık etrafında hale görme gibi görsel rahatsızlıklar yaşanabilir. Bu nedenle lazer tedavisinin planlanmasında göz bebeği boyutu mutlaka dikkate alınmalıdır" dedi. Lazer işleminin süresiyle ilgili de bilgi veren Doç. Dr. Sinan Bilgin, "Tedavi süresi, hastanın kırma kusurunun derecesine bağlı olarak yaklaşık 20 ila 60 saniye arasında değişmektedir" ifadelerini kullandı.



No Touch yöntemi cerrahi temas gerektirmiyor


Doç. Dr. Sinan Bilgin, ‘No Touch’ yöntemiyle ilgili de şu bilgileri verdi: "Halk arasında ‘No Touch’ olarak bilinen T-PRK yöntemi yaygın olarak uygulanmaktadır. Bu yöntemin en önemli özelliği, cerrahi bir aletle göz yüzeyine fiziksel temas gerektirmemesidir. Lazer işlemi öncesinde hastanın en iyi gördüğü numaralar tespit edilir. Bununla birlikte kornea kalınlığı, keratokonus hastalığı varlığı, gözyaşı miktarı, lazer uygulanacak kornea bölgesinin topografik analizi, göz bebeğinin ışıklı ve karanlık ortamlarda ne kadar büyüdüğü, epitel kalınlığı ve göz bebeklerini genişleterek numara değişiminin belirlenmesi gibi birçok kriter titizlikle incelenir. Bu değerlendirmeler sonucunda tüm ölçümler uygunsa tedavi süreci ve sonrasında dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirme yapılır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kavurmanın sırrı: Kaliteli et, sabır ve doğru pişirme Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde sürdürülen kavurma geleneği bayram sofralarına taşınıyor. Kurban Bayramı’nda Kızılcahamam ilçesinde kuşaktan kuşağa aktarılan ve etiyle öne çıkan meşhur kavurma sofralara taşınmaya başladı. İlçede yaklaşık 75 yıldır faaliyet gösteren kasap işletmesinin 4’üncü kuşak temsilcisi Veteriner Hekim Doğanay Vural, Kızılcahamam kavurmasının yapım süreci, et seçimi ve püf noktalarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. "Kızılcahamam’ın kavurması, sucuğu, et kalitesi gerçekten tartışmaya kapalı bir konudur" Kızılcahamam’ın, insanların güvenle et yiyebileceği bir yer olduğunu belirten Doğanay Vural, "Kızılcahamam tüm dünyada insanların güvenle eti yiyebilecekleri bir adres. Ete güvenilir bir şekilde ulaşma, insan sağlığını kontrol etme konusunda gerçekten burası tavsiye edebileceğim ve insanların da tercih edebileceği bir adres. O yüzden Kızılcahamam’ın kavurması, sucuğu, et kalitesi gerçekten tartışmaya kapalı bir konudur" diye konuştu. "Kavurma birçok hayvanın bölümünden tercih edebiliyorlar" Kızılcahamam yöresindeki hayvanların, doğal yollarla yayılım sağladığı için çiftlikten7 sofraya kaliteli ve lezzetli bir şekilde ulaştığını vurgulayan Vural, "Kavurma birçok hayvanın bölümünden tercih edebiliyorlar. Kimisi buttan yapıyor, kimisi güngörmez dediğimiz kol kısmından da yapabiliyor ama başlıca sebebi etin doğal beslenmesidir. Çiftlikten sofraya insan sağlığını tehdit etmeyecek şekilde ulaşmasıdır" ifadelerini kullandı. "Çiftlikten sofraya gelene kadar ki aşamada insanları güvenilir ete ulaştırmaya çalışıyoruz" Doğanay Vural, Kızılcahamam’da kavurma etinin küp şeklinde doğrandığını ve o şekilde pişirilip sofraya sunulduğunu belirterek, "Çiftlikten sofraya gelene kadar ki aşamada insanları güvenilir ete ulaştırmaya çalışıyoruz. Burası 1951’de kurulmuş bir işletme. 75 yıldır hayvanı en kaliteli şekilde misafirlerimize sunuyoruz. İnsanların ailesiyle vakit geçirmek, mangal yapmak, sucuk yemek için tercih edebilecekleri tek nokta Kızılcahamam’dır" şeklinde konuştu. "Fazla baharat atılarak, terbiye edilerek sofralara sunulan bir yemek değildir" Kızılcahamam kavurmasının hikayesi olan bir yemek olduğunu söyleyen Vural, "Kimi zaman bayram sofralarında, kimi zaman toplu yemeklerde, kimi zaman da cenazelerde pişirilen bir yemektir. Fazla baharat atılarak, terbiye edilerek sofralara sunulan bir yemek değildir. İşin en önemli püf noktası da doğru, fazla baharat olmadan pişirme ve sabır" ifadelerine yer verdi. Süt danası eti püf nokta Kavurmanın bir diğer püf noktasının ise süt danası eti olduğunu belirten Vural, kaliteli et kullanıldığında kavurmanın ağızda dağılan yumuşak kıvama ulaştığını ifade etti. Öte yandan Vural, kavurmanın özellikle bayram dönemlerinde sabahın erken saatlerinde hazırlanıp uzun süre pişirilerek sofralara ulaştırılan özel bir lezzet olduğunu dile getirdi. "Et, serinlikte 12-24 saat bekletilip dinlendirilmelidir" Özellikle bayramlarda kesim sonrası sık yapılan hatalara değinen Doğanay Vural, "Kurban kesilir kesilmez etin tavaya veya mangala atılması birçok insanın da aslında travmasının oluşmasına sebep olmuştur. Eti sevmeyen insanları dinlediğinizde hep kurbanda yediği o eti söylerler. Bunun sebebi rigor mortis olayının gerçekleşmemesi. Etin o sertliğini kaybetmesi için serinlikte 12-24 saat bekletilip etin dinlendirilmiş olması gerekiyor. Bu süre zarfında et yumuşar, dinlendikten sonra lezzetinde de kalitesinde de artış gözlemlenir" dedi. "Dana etinde pembe rengi tercih ederiz" Vural, kaliteli etin renginin pembe olduğunu dile getirerek, "Kuzu da ya da bir dana etinde sararma görürseniz, daha koyu bir görüntü görürseniz bu o etin kalitesi hakkında yorum yapmanıza bir etkendir. Dolayısıyla dana etinde o pembe rengi tercih ederiz. Kuzu etinde de dışarıdan bakıldığında pembemsi, beyazımsı bir renk tercih edilir. Bu etin dış yapısında, özellikle kuzularda görülen o sararmalar farklı belirtilere sebep olabiliyor. Dolayısıyla bu tip etleri bir kez daha gözden geçirmekte fayda vardır" diye konuştu.
Antalya Futbolcu Furkan Perker bayram tatili yolunda ailesiyle kaza geçirdi: 5 yaralı Ankara’dan Kurban Bayramı tatili için Antalya’nın Manavgat ilçesine gelen ailenin bulunduğu otomobil, beton bloğa çarparak takla attı. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan kazada yaralananların Ankaragücü’nde oynayan futbolcu Furkan Perker ve ailesi olduğu bildirildi. Kaza, dün Akseki-Manavgat D-695 kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Akseki istikametinden Manavgat istikametine giden Vatan Perker’in kullandığı 06 FVM 59 plakalı otomobil, Manavgat Dereağzı mevkiinde kontrolden çıkarak şarampoldeki beton bloğa çarpıp takla attı. Hurdaya dönen otomobilde bulunan 5 kişi yaralanırken, araçta sıkışan 2 kişi itfaiye erleri ve sağlık ekipleri tarafından araçtan çıkarıldı. Kazada yaralanan Ferşat Perker, eşi Elif İrem Perker, oğulları Vatan ve Furkan Perker ile 11 yaşındaki kızları M.P., sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Manavgat’ta bulunan hastanelere kaldırıldı. Kaza anı güvenlik kamerasında Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, otomobilin çarptığı beton bloğu metrekarelerce ileriye fırlattığı görüldü. Perker ailesinin arkadaşlarıyla 2 araçla Ankara’dan Kurban Bayramı tatili için Manavgat’a geldikleri, yaralılardan Furkan Perker’in ise Ankaragücü kulübünde profesyonel futbolcu olduğu bildirildi. Ankaragücü ve başkandan geçmiş olsun mesajı Öte yandan kaza sonrası MKE Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan ve kulübün resmi web sitesi ile sosyal medya hesaplarından Furkan Perker ve ailesi için geçmiş olsun mesajı yayımlandı. Kulüpten yayınlanan mesajda, "Trafik kazası geçiren futbolcumuz Furkan Perker ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kazada yaralanan aile bireylerine acil şifalar diliyoruz. Kulübümüz tarafından futbolcumuzun ve ailesinin tüm hastane süreçleri yakından takip edilmektedir. En kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz" ifadelerine yer verildi. İlhami Alparslan ise mesajında şu ifadelere yer verdi: "Antalya-Manavgat yolunda trafik kazası geçiren futbolcumuz Furkan Perker ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Futbolcumuz Furkan Perker ve ailesinin Antalya Şehir Hastanesi’nde tedavileri devam etmekte olup, ailemizin durumunu yakından takip ediyoruz. Rabbimden ailemize acil şifalar diliyorum. Tüm camiamızdan dualarını eksik etmemelerini rica ediyorum."