GENEL - 23 Mart 2021 Salı 01:35

Yazıcıoğlu duruşması ertelendi

A
A
A
Yazıcıoğlu duruşması ertelendi

Büyük Birlik Partisi merhum lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmalara FETÖ müdahalesiyle ilgili davanın ilk duruşması Kahramanmaraş’ta görüldü.

Büyük Birlik Partisi merhum lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmalara FETÖ müdahalesiyle ilgili davanın ilk duruşması Kahramanmaraş’ta görüldü.


BBP’nin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmalara FETÖ’nün talimatıyla müdahale ettikleri iddiasıyla dava açılan 19 sanığın yargılanması Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya tamamı tutuksuz sanıklardan bazıları katıldı, farklı suçlardan tutuklu bulunan sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.


Göksun Asliye Ceza Mahkemesi’nde helikopterdeki GPS cihazlarının sökülmesiyle ilgili görülen davanın birleştirilmesiyle sanık sayısı 20’ye çıkan ve bu sanıklardan Muharrem Tunç’un ölmesiyle 19’a düşen davanın ilk duruşması yapıldı.


Duruşmaya Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, oğlu Furkan Yazıcıoğlu, kızı Firuze Yazıcıoğlu, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, ablası Maviş Ocak ile kardeşi Naziye Sosyal, avukatlar ve sanıklar katıldı.


Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 13 bölüm ve 96 sayfadan oluşan iddianamede “şüphelilerin BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma sırasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen’in ve örgüt yöneticilerinin talimatları doğrultusunda örgüt üyelerinin ve örgüte üye olmamakla birlikte örgütle aynı amaç doğrultusunda soruşturmaya müdahale ederek örgütün amaçları doğrultusunda yönlendirmede bulunarak yardım eden kişilere dair faaliyetlerin tespiti ve şüphelilerin cezalandırılması talebinden ibaret olduğu belirtiliyor.


Mahkeme heyeti, savunmalarını yapmaları için sanıklara söz verdi.


Sanıklar kendileri hakkındaki tüm suçlamaları reddederek beratlarını istediler.


Sanık Abdulvahap G’ye "Erzincan" kod adıyla gizli tanık olarak ifade verdiği ve bu nedenle "yalan tanıklık", "suç uydurma" ve "silahlı terör örgütüne (FETÖ) üye olma" suçundan dava açıldığı hatırlatıldı.


Abdulvahap G, “2008 yılında üniversiteyi kazandığını ve örgüt evinde kaldığını, ancak bir süre sonra örgütün olumsuzluklarını gördüğünü ve adaletsizlikleri açığa çıkarmayı düşünmeye başladığı ifade eden sanık, İstihbarat birimlerine bilgi aktardığını, hatta dönemin başsavcısı İlhan Cihaner ile de görüştüğünü öne süren Abdulvahap G, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.


Mehmet Yaşar D. ise hakkındaki FETÖ soruşturmasında takipsizlik kararı verildiğini ifade ederek, Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşinin kardeşini tanıdığını, helikopterin düşmesinden sonra ailenin nasıl üzüldüğünü bildiğini ve bu nedenle dönemin Başbakanı ve Genelkurmay Başkanı hakkındaki suçlayıcı tarzda dilekçe verdiğini öne sürdü.


Mahkeme başkanının, FETÖ’nün 3 tepe yöneticisiyle telefon görüşmesinin tespitine ilişkin sorusu üzerine sanık Mehmet Yaşar D, "Ben (FETÖ’nün) gazetede çalışırken onları görüyorum ama görüşmem mümkün değildi, çünkü onlar üst düzey yöneticilerdi." dedi.


Sanık Erkin Ç. de hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.


Ünal K. ise mübaşir olduğunu, Adana’dan Ceyhan’a giderken aracında uyuşturucu bulunduğunu ancak kendisinin uyuşturucuyla bir ilgisinin olmadığını öne sürerek, kendisine soruşturmanın genişletilmesi talebinin sorulması üzerine kabul ettiğini söyledi.


Soruşturmanın genişletilmesi kapsamında Adana’da savcılığa ifade verdiğini, eli kelepçeliyken imza attığını aktaran sanık Ünal K, Yazıcıoğlu soruşturmasında gizli tanık yapıldığından haberinin olmadığını ve suçlamaya konu ifadeyi kendisinin vermediğini öne sürdü.


"Bilgi notuyla otopsi raporları aynı çıkıyor"


FETÖ hükümlüsü dönemin Kayseri Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü tutuksuz sanık Ali Orhan Dinç ise hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, olay günü gelen bilgi notunu emniyet müdürüne verdiğini ve bunun kendisinin görevi olduğunu söyledi.


Sanık Dinç, "Dursun Özmen ile daha önce bir tanışıklığın var mı" şeklinde soru üzerine "İstihbarat Daire Başkanın özel kalemiydi, o nedenle bir irtibatımız oldu. Kahramanmaraş’a geçtikten sonra bir daha görüşmedik" iddiasında bulundu.


"Bilgi notu geldiğinde görüştünüz mü" sorusuna da sanık, görüşmedikleri şeklinde cevap verdi.


Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Kemal Yavuz’un sorusu üzerine sanık, Dursun Özmen’in dairede özel kalem olduğunda başkanın Ramazan Akyürek olduğunu söyledi.


Avukat Yavuz, "Bilgi notuyla otopsi raporları aynı çıkıyor. Biraz daha ileri giderek düşünürsek bilgi notunu hazırlayanların dağdan da haberi var. Çünkü ayağın kırık olması gibi bilgi notu ile otopsi raporunun birebir örtüştüğünü görüyoruz." dedi.


Sanık Dinç, bilgisinin olmadığını öne sürdü.


Helikopterin düşmesi sonrası "Yazıcıoğlu’nun bacağı kırık, ambulansla hastaneye götürülüyor" şeklindeki bilgi notunu hazırladığı iddiasıyla "görevi kötüye kullanma" suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırılan FETÖ hükümlüsü eski emniyet amiri sanık Dursun Özmen ise Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesince FETÖ üyeliğine yönelik mahkumiyet kararının Yargıtay tarafından onandığını belirterek, bu davanın kendisi açısından mükerrer olduğunu ve reddedilmesi gerektiğini iddia etti.


Dava, tanıkların dinlenmesi ve eksik hususların giderilmesi amacıyla 28 hazirana ertelendi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta "Kaymakamlar Toplantısı" gerçekleştirildi Kars Valisi Ziya Polat başkanlığında düzenlenen "Kaymakamlar Toplantısı" düzenlendi. Toplantıya vali yardımcıları ile ilçe kaymakamları katıldı. Toplantıda, Kars genelinde yürütülen kamu yatırımları, altyapı çalışmaları, eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal hizmetler başta olmak üzere birçok alandaki mevcut durum değerlendirildi. İlçelerde devam eden projelerin son aşamaları gözden geçirilirken, önümüzdeki süreçte hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar hakkında da istişarelerde bulunuldu. Vali Ziya Polat, kamu hizmetlerinin etkin ve hızlı şekilde vatandaşlara ulaştırılmasının önemine dikkat çekerek, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İlçelerde vatandaşların ihtiyaç ve taleplerinin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Polat, sahada yürütülen çalışmaların titizlikle sürdürülmesini istedi. Toplantıda ayrıca, kamu kurumları arasındaki iş birliğinin artırılması, yatırımların planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesi ve hizmet kalitesinin yükseltilmesine yönelik konular ele alındı. Kaymakamlar, ilçelerinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek karşılaşılan ihtiyaç ve talepleri paylaştı. İlçelerin gelişimine katkı sağlayacak yeni projeler ve planlanan yatırımların da değerlendirildiği toplantının, kamu hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi ve vatandaş memnuniyetinin artırılması açısından önemli olduğu kaydedildi.
Tekirdağ Tekirdağ’da doğurganlık hızı düşüyor Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Tekirdağ’da 2025 yılında 11 bin 859 bebek dünyaya gelirken, ilin toplam doğurganlık hızı 1,37 çocuk olarak açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan "Tekirdağ İli Doğum İstatistikleri" bültenine göre, 2025 yılında Tekirdağ’da canlı doğan bebek sayısı 11 bin 859 oldu. Doğan bebeklerin 6 bin 30’unu erkek, 5 bin 829’unu ise kız bebekler oluşturdu. Türkiye genelinde ise 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak gerçekleşti. Doğan bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız oldu. Tekirdağ’ın toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,37 çocuk olarak kayıtlara geçti. Bu oranla Tekirdağ, doğurganlık hızının en düşük olduğu 48’inci il oldu. Türkiye genelinde toplam doğurganlık hızı ise 1,42 çocuk olarak açıklandı. Uzmanlar, nüfusun kendini yenileme seviyesi olarak kabul edilen 2,10’un altında kalınmasının dikkat çekici olduğuna işaret ediyor. Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa olurken, onu 2,53 çocuk ile Şırnak ve 2,23 çocuk ile Mardin takip etti. En düşük doğurganlık hızına sahip il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Tekirdağ’da kaba doğum hızı ise binde 9,9 olarak açıklandı. Türkiye genelinde kaba doğum hızı binde 10,4 olurken, Tekirdağ bu oranla Türkiye sıralamasında 53’üncü sırada yer aldı. İlk doğumdaki ortalama anne yaşı da Tekirdağ’da 27,6 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,4 yaş ile Tunceli olurken, en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Tekirdağ ise bu alanda 29’uncu sırada yer aldı.
Bayburt Bayburt’ta öğrenciler ruh sağlığı konusunda bilgilendirildi Bayburt’ta lise öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitimde ruh sağlığı sorunları, erken destek almanın önemi ve psikiyatrik hastalıklarda damgalamayla mücadele konularında bilgilendirme yapıldı. Bayburt Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) tarafından Kop Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrencilere ’Psikiyatrik Hastalıklarda Damgalama ile Mücadele’ konulu eğitim verildi. Psikolog Zeynep Ayan Deligöz ve Sosyal Çalışmacı Esra Demir Gül tarafından verilen eğitimlerde, gençlik döneminde ruh sağlığının önemi, ruhsal hastalıklarda erken destek almanın gerekliliği ve toplumda damgalama kaygısının tedavi sürecine etkileri anlatıldı. Eğitimde, ruh sağlığı sorunlarının yalnızca bireyi değil, aile ve sosyal çevreyi de etkileyebildiğine dikkat çekilerek, öğrencilerin psikiyatrik hastalıklara karşı doğru bilgiyle hareket etmeleri gerektiği vurgulandı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre gençlerin karşılaştığı önemli sağlık sorunları arasında ruh sağlığı problemlerinin de yer aldığı belirtilen programda, 10-19 yaş grubundaki bireylerde ruhsal bozuklukların görülebildiği, bu sorunların erken dönemde ele alınmasının yaşam kalitesi açısından önem taşıdığı ifade edildi. Program kapsamında öğrenci ve öğretmenlere, ruhsal hastalıklara karşı önyargıların azaltılması, destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sağlıklı iletişim kurulması konularında bilgilendirme yapıldı.