EKONOMİ - 02 Haziran 2023 Cuma 12:00

Deprem sonrası yedek parça ihtiyacını 3D yazıcı ile çözdüler

A
A
A
Deprem sonrası yedek parça ihtiyacını 3D yazıcı ile çözdüler

Kahramanmaraş’ta genç girişimciler, evlerinin altına açtıkları 3D yazıcı ofisi ile deprem sonrası yaşanan yedek parça tedarikini çözmek için gece gündüz mesai harcıyor.

Kahramanmaraş’ta genç girişimciler, evlerinin altına açtıkları 3D yazıcı ofisi ile deprem sonrası yaşanan yedek parça tedarikini çözmek için gece gündüz mesai harcıyor.


Kahramanmaraş’ta 2 genç girişimci Devlet Destek Programından aldıkları maddi destek ile müstakil evlerinin giriş katına açtıkları 3D yazıcı ofisi ile sanayide depremden sonra yaşanan yedek parça tedarik sorununa çözüm üretiyorlar. Başta sanayi ve KOBİ’ler olmak üzere birçok işletme depremin ardından yaşadıkları yedek parça sorununa çözüm üretmek için sabah akşam mesai harcayan genç girişimciler, gelen siparişleri ilk başta bilgisayar ortamında tasarlıyor ve daha sonra 3D yazıcıda ortaya çıkartıyor. 3D yazıcılar ile yedek parça bulmakta zorlananların ihtiyacını daha hızlı ve uygun maliyetle üreten girişimci gençler, kolay çözüm üretiyor.



“Bulmakta zorluk çekilen parçaların üretimini yapıyoruz”


Devletten aldıkları hibe ve faizsiz kredi desteği ile bu yola çıktıklarını ifade eden Mustafa Zorkun, “Yedek parça üretimi yapılıyor, bizim en çok büyük etkenimiz olmayan plastik bazdaki parçaları burada tasarlanıp üretimi yapılıyor. Endüstriyel olsun, kimyasal olsun ve daha birçok faktörde ham maddemiz mevcut. Tekstil bazlı olan şirketlerimiz birçok makinesi depremde zarar gördüğü için yedek parça bulmakta zorluk çekiyor. Biz bunun önüne geçebilmek için o yedek parçaların üretimini yapıyoruz” dedi.



“Bulunmayan araç yedek parça üretimini yapıyoruz”


3D yazıcılar ile yedek parçayı çok daha da ucuz maliyetine üretmenin mümkün olduğunu ifade eden Zorkun, “Birçok araba enkaz altında kalması ve moloz düşmesi sebebi ile hasar aldı. Düşük veya yüksek model olsun birçok parça ve aksamlar bulunmayabiliyor. Birçok dişli, ara bölümlerdeki parçalar bulunmuyor ve bulunmadığı için de takılmıyor ya da araba yatmak zorunda kalıyor. Ta ki biz burada devreye girince insanlara dişli bazında üretim yapıyoruz hem de araçların olmayan parçalarını numune olarak alıp aynı şekilde üretimini yapıyoruz” diye konuştu.



“Depremzede çocuklara oyuncak üretip dağıttık”


6 Şubat’ta yaşanan depremler sonrasında zarar görmeyen 3D yazıcılar ile depremzede çocuklara ücretsiz olarak oyuncak üretip dağıttıklarını aktaran Zorkun, “Çocuklarımıza önem vererek oyuncak eşyalar ürettik. Dünya kupası olsun, fil figürleri olsun, ufak bazlı oyuncaklar olsun üretimi yapıldı. Çocukları maddi ve manevi olarak motive etmeye çalıştık” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar Ege Üniversitesini ziyaret etti Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) arasında üniversite-sanayi iş birliği protokolü imza töreni dolayısıyla İzmir’de bulunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Ege Üniversitesini ziyaret etti. YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar’ı Rektörlük Bahçesinde EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı ve üniversite üst yönetimi karşıladı. Rektörlük makamında yapılan görüşmede Prof. Dr. Alcı, Ege Üniversitesinde yürütülen faaliyetler ve sürdürülen projelerle ilgili bilgi verdi. Ziyarette; YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan ve YÖK Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Mahmut Ak, Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Karaman da yer aldı. Ege Üniversitesinin köklü geçmişiyle "Ege’nin İncisi" olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Erol Özvar, üniversitenin gelecek vizyonuna ilişkin sürdürülen çalışmalar hakkında ayrıntılı bilgi aldı. Prof. Dr. Özvar, uluslararasılaşma hedefleri kapsamında sürdürülen çalışmalar, Tıp Fakültesine sunulan kaliteli sağlık hizmetinin sürdürülmesi, bölge üniversiteleri ile proje odaklı iş birliklerinin geliştirilmesi yönünde tavsiyelerde bulundu. Rektör Prof. Dr. Alcı, "YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’ı Ege Üniversitesinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Prof. Dr. Alcı, "Bölgemizin ilk, ülkemizin köklü üniversitelerinden birisi olarak, stratejik hedeflerimiz doğrultusunda, mensuplarımız ve paydaşlarımızla kenetlenerek başarılarımızı daha ileriye taşıyoruz. Eğitim-öğretimden Ar-Ge ve inovasyona, sosyal sorumluluktan toplumsal katkıya, üniversite-sanayi iş birliklerinden bilim ve teknolojiye her alanda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Meslek Yüksekokullarımızdaki öğrencilerimizi sanayi ile buluşturmak adına azami çaba sarf ediyoruz. Yükseköğretim Kurulunun, ‘2030’a Doğru Türk Yükseköğretim Vizyonu’ ve Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda nitelikli projeleri hayata geçirerek yükseköğretim alanındaki küresel gelişmeleri yakından takip ediyoruz. YÖK Başkanımızın öncülüğünde ülkemiz bilimine değer katmaya devam edeceğiz. Kıymetli ziyaretleri için kendilerine şahsım ve üniversitem adına şükranlarımı sunuyorum" dedi.
Denizli Denizli’nin unutulan türküleri yeniden hayat buldu Denizli Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencileri, 15 özgün Denizli türküsünü derleyerek kültürel mirası sahneye taşıdı. Program 14 Nisan’da sanatseverlerle buluşacak. Denizli’de anlamlı bir kültürel çalışmaya imza atıldı. Denizli Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencileri, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadolu’nun Özü Güzel Sanatlar Liselerinin Sözü" derleme projesi kapsamında önemli bir projeyi başarıyla tamamladı. Gerçekleştirilen saha çalışmalarıyla Denizli’nin Tavas ilçesi, Acıpayam ilçesi, Çameli ilçesi, Tavas’ın Nikfer Mahallesi ve Burdur’un Gölhisar ilçesi dolaşılarak unutulmaya yüz tutmuş ya da bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış 15 özgün Denizli türküsü derlenerek kayıt altına alındı. Sadece müzikle sınırlı kalmayan çalışma, görsel ve sahne sanatlarıyla da zenginleştirildi. Resim bölümü öğrencileri türkülere özel imgesel eserler üretirken, diğer öğrenciler bu eserleri tiyatral gösterimlerle sahneye taşıdı. Böylece üç farklı sanat disiplininin bir araya geldiği bütüncül bir çalışma ortaya konuldu. Derlenen türküler, Denizli’nin kültürel hafızasını yansıtan önemli değerler olarak dikkat çekiyor. Proje, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda "köklerden geleceğe" anlayışının somut bir örneği olarak değerlendiriliyor. Öğrencilerin hem akademik hem de kültürel anlamda donanımlı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlayan çalışma, kültürel mirasın korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasını hedefliyor. Hazırlanan eserler, 14 Nisan Salı günü saat 20.00’de Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi Mehmet Gazi Salonu’nda düzenlenecek programla sanatseverlerle buluşacak. Gerçekleştirilen çalışmlar sonucunda Denizli kültür hazinelerinin gün yüzüne çıktığını ifade eden Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi Okul Müdürü Sinan Demircan, "Denizli Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencileri olarak Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen Anadolu’nun Özü Güzel Sanatlar Liselerinin Sözü projesini önemli kültürel bir başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Proje kapsamda yürüttüğümüz saha çalışmalarında Denizli’yi ilçe ilçe köy köy dolaşarak unutulmaya yüz tutmuş ve bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış 15 özgün Denizli türküsünü derleyip kayıt altına aldık. Türkülerin hikayelerini de görsel sanatlar dersi ile beraber zenginleştirildi. Resim bölümü öğrencilerimiz bu hikayeleri türküleri imgesel resimler çizerek türkülere özel sergi hazırlandı. Tiyatro bölümü öğrencilerimiz tarafından ise bu eserlerin hikayeleri tiyatro oyunu olarak hazırlanarak gösterime sunulacak. Kültürel mirasımızı koruyarak geleceğe taşmayı hedefleyen bu proje, geçmiş değerlerimizi günümüz gençleriyle buluşturuyor. 14 Nisan Salı günü Büyükşehir Kongre Merkezinde akşam saat 20.00’da programımızı gerçekleştirmiş olacağız. Denizi’nin sesi olan bu kıymetli eserleri hep birlikte keşfetmek üzere konser programımıza Denizli halkını bekliyoruz" dedi. Araştırmalar sonucunda gün yüzüne çıkartılan 15 eserin Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi adına tescillendiğini belirten Proje Koordinatörü Hüseyin Kabakçı, "Bize proje kapsamında ilk yazı geldiğinde çok heyecanlandık. Sanki bu olacakları görmüşüz gibi hissettik. Çünkü benim de böyle hayallerim vardı ama böyle bir proje gelince biz nasıl genişletebiliriz diye arkadaşlarımızla komisyon kurduk ve çalışma planı hazırladık. Hafta sonları cumartesi günleri eğitim öğretime sarkmayacak şekilde çocuklarımızla sahada ilçe ilçe köy köy gezip yerinde kaynak kişilerden bu kültürleri ulaştık. Araştırmalar sonucu elde ettiğimiz eserler derleme ekibi yani öğrencilerimiz adına ve okulumuz Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi adına tescil ettik. Yani biz bu eserleri Okulumuz adına kazandırdık bu türküler artık Denizli’nin" şeklinde konuştu. Unutulmaya yüz tutmuş 15 Denizli türküsünü tekrardan gün yüzüne çıkartmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyleyen Güzel Sanatlar Lisesi öğrencisi Ömer Şükrü Gökçe, "Bu besteleri toplarken çok heyecanlıydık. Teyzelerimizle, amcalarımızla sohbetler ettik türküleri öğrendik türkülerin hikayelerini dinledi. 50 yıllık 100 yıllık eserleri gün güzüne çıkarttık. Türkiye’ye ve Denizli’ye yeni türküler kazandırdık. Unutulmaya yüz tutmuş 15 eseri yeniden seslendirmek ve tanınmasını sağlamak bizleri çok mutlu ediyor. Çok önemli bir projeydi bizim için sıkı çalışmayla başarıya ulaştık" ifadelerini kullandı.
Denizli Çallı kadınlar Büyükşehir ile tarihi topraklarda Çamelili kadınların Ankara’da Anıtkabir hayalini gerçeğe dönüştüren Denizli Büyükşehir Belediyesi, bu kez Çallı kadınları milli mücadelenin en büyük destanlarından birinin yazıldığı Çanakkale ile buluşturdu. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun talimatıyla Denizlili kadınların tarihe yolculuk serisine bir yenisi daha eklendi. Geçtiğimiz 10 Kasım’da Çamelili kadınlar için Atatürk’ün ebedi istirahatgâhı Anıtkabir’e ziyaret programı düzenleyen Denizli Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, bu kez Çallı kadınların Çanakkale hayalini gerçeğe dönüştürdü. Çal ilçesinin Selcen Mahallesi’nde yaşayan ve daha önce tarihi yarımadayı ziyaret etme imkanı bulamayan kadınlar, milli mücadelenin en büyük destanlarından birinin yazıldığı Çanakkale’yi ziyaret etti. Tarih bilinci ve milli ruh bir arada Kadınların sosyal hayata katılımını destekleyen program, Çanakkale’de milli mücadele ruhuna yerinde tanıklık edilmesini sağlayarak hafızalarında derin bir iz bıraktı. Profesyonel rehberler eşliğinde gerçekleştirilen gezide, Çanakkale Savaşları’nın dönüm noktaları ve kahramanlık hikayeleri yerinde anlatıldı. Ziyaret kapsamında Çallı kadınlar, Çanakkale’nin sembolleşmiş noktalarını gezdi. Program dahilinde Mecidiye Tabyası ve Seyit Onbaşı Anıtı, Şahindere Hastane Şehitliği ve Şehitler Abidesi, Seddülbahir, Ertuğrul Koyu, 57. Alay Şehitliği ve Conkbayırı, Alçıtepe Köyü, Çanakkale Merkez Kordon, Troya Atı ve tarihi Aynalı Çarşı ziyaret edildi. Başkan Çavuşoğlu’ndan tam destek Kadınların taleplerine kayıtsız kalmayan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, bu tür organizasyonların toplumsal bağları güçlendirdiğini vurguladı. Organizasyon katılımcılardan tam not alırken, geziden duydukları memnuniyeti dile getiren kadınlar, ilk kez Çanakkale’yi görmenin heyecanını yaşadıklarını belirterek kendilerine bu imkanı tanıyan Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Çavuşoğlu’na teşekkürlerini iletti.
Balıkesir AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur: "Tüm dünya İsrail’i bir katil devlet olarak nitelendiriyor" Balıkesir’de Filistin’e destek vermek ve İsrail’e tepki göstermek için sivil toplum kuruluşları cuma namazı çıkışında Zağnospaşa Camii’nde bir araya geldi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur’un da destek verdiği gösteride İsrail’e lanet okundu. Genel Başkan Yardımcısı Uygur, İHA’ya özel verdiği röportajda tüm dünyanın İsrail’i katil bir devlet olarak nitelendirdiğini ifade etti. Balıkesir’de STK temsilcileri Zağnospşa Camii’nde cuma namazı sonrasında bir araya geldi. Filistin’e destek açıklamaları yapılan ve İsrail’e lanet okunan etkinlik, Filistinliler için okunan dua ile sona erdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur’un da destek verdiği gösteride İHA’ya özel konuşan Uygur, "İsrail’e artık devlet diyemiyoruz. Bir terör devleti, katil devlet olma yolunda çok uzun zamandan beri Filistin’de kardeşlerimize yaptığı zulümlerle tüm dünya İsrail’i bir katil devlet olarak nitelendiriyor. Kadın, çocuk, sivil büyük bir katliamı dünyanın gözü önünde uluslararası hukuka ve tüm insani kuralların dışında gerçekleştirdi. Son alınan karar (idam kararı) insanlığın vicdanını bir kez daha sızlattı. Bir ırkçılık ve bir ayrım söz konusu. Hukuk tanımazlık söz konusu. Şimdi de Filistin’e destek için Zağnospaşa Camii’ne geldik. Filistin’e destek platformumuz 2 buçuk yıldan bu yana olduğu gibi yine bu zulme dur diyecek" dedi. Gösteri olaysız şekilde sona erdi.