GÜNDEM - 17 Ekim 2023 Salı 09:05

Depremzedelerin sucuk ve pestil telaşı

A
A
A

Kahramanmaraş’ta depremzede çiftçilerin bağ bozumu sonrası elde ettikleri üzümlerin şırasından sucuk, samsa ve bastık gibi ürünler elde ediyor.

Depremin merkez üssü Kahramanmaraş’ta Dulkadiroğlu ve Çağlayancerit ilçesinde bağ bozumunun başlaması ile birlikte kış hazırlıklarına da hız verildi.

Köylüler, topladıkları üzümlerle uzun ve meşakkatli çalışma sonucu şıra ve pekmez, bastık ile cevizli, fıstıklı ve bademli sucuklar ile samsa üretimine başladı.

Depremzedelerin sucuk ve pestil telaşı

İl genelinde 129 bin 677 dekarlık alanda üretimi yapılan üzümden bu yıl 80 bin ton rekolte bekleniyor. Toplanan üzüm salkımları, bağdaki sal diye adlandırılan havuzlarda ezilerek suyu çıkarılıyor.

Dev kazanlara konulan üzüm suyu, yakılan ateşlerde saatlerce kaynatılarak şıra haline getiriliyor. Bir defa kaynatıldıktan sonra ayrı kazanlara konulup tekrar kaynatılan şıra, bezlere serilerek güneşte kurutuluyor. Yapılan işlemle şıra, yörede bastık diye bilinen pekmez haline dönüştürülüyor.

Depremzedelerin sucuk ve pestil telaşı

Kocası ile beraber üretim yaptıklarını ifade eden çiftçi Sıdıka Şanlıdal, “Gece 3’te kalkılıyor üzümler tepelendikten sonra kazanlara konulup demlenmeye bırakılıyor. Daha sonra pişirilip ürünler elde ediliyor. Doğal şıra ve yılda bir kez üzüm çıkar ve sonrasında bu ürünler elde edilir” dedi.

Üretici Ahmet Şanlıdal ise, “Yapılan şıraların esas özelliği Bertiz üzümünden gelmektedir ve yöreye mahsus bir üzümdür. Bir gram katkı maddesi yok. Bizim yıllardır müşterilerimiz var onlar alır. Cevizli, bademli ve fıstıklı ürünler vardır. Pekmez, pestil, bastık gibi ürünler çıkarıyoruz. 100 yıl önce nasıl yapılıyorsa şuanda aynı şekilde üretiyoruz” diye konuştu.

Depremzedelerin sucuk ve pestil telaşı

Bölgede üretilen cevizli beyaz ve kara pekmez sucuğun kilogramı 400, fıstıklı beyaz ve siyah pekmez sucuğunun kilogramı 500, bademli beyaz un sucuğu 400, cevizli samsa 550, bastık 350 ve pestilin kilosu ise 200 liradan satışa sunuluyor.

Halil Ulubey

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.