ASAYİŞ - 21 Ocak 2026 Çarşamba 15:53

Jandarmadan 1 haftada kapsamlı operasyon: 297 şüpheli yakalandı, 94’ü tutuklandı

A
A
A
Jandarmadan 1 haftada kapsamlı operasyon: 297 şüpheli yakalandı, 94’ü tutuklandı

Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince il genelinde gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda silah ele geçirilirken, aranan şahıslara yönelik çalışmalarda yüzlerce kişi yakalandı.


Kahramanmaraş’ta il genelindeki cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde yürütülen faaliyetlerde; Andırın ilçesinde 2 av tüfeği, Onikişubat ilçesinde 2 tabanca, Ekinözü ilçesinde ise 1 tabanca ele geçirildi. Aranan şahıslara yönelik yapılan operasyonlarda ise toplam 297 kişi yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Yakalanan şahıslardan çeşitli suçlardan aranan 94’ü tutuklanırken, 5 yıl ve üzeri kesinleşmiş hapis cezası bulunan 4 kişi de işlemlerinin ardından ceza infaz kurumuna teslim edildi.


Onikişubat ilçesinde, "Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan 5 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan Ö.A. (27) yakalanarak tutuklandı. Türkoğlu ilçesinde ise, "Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması suretiyle dolandırıcılık" suçundan 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan E.P. (26), "Kişinin, binanın eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık" suçundan 20 yıl 23 ay 32 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan A.İ. (25), "Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması ve bulundurulması" suçundan 6 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan C.B. (60) yakalanarak tutuklandı.



Jandarmadan 1 haftada kapsamlı operasyon: 297 şüpheli yakalandı, 94’ü tutuklandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Hatay’da enkazdan taşları tek tek toplanan tarihi meclis binası 200 fore kazık üzerine yeniden inşa edildi Hatay’da asrın felaketinde yerle bir olan tarihi meclis binası, Hatay Valiliği koordinesinde orijinal taşlarıyla 200 fore kazık üzerine aslına uygun şekilde yeniden inşa edildi. Vali Mustafa Masatlı, tarihi meclis binasının Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne tahsis edildiğini belirtti. Türkiye Cumhuriyeti’ne son katılan şehir olan Hatay’da 1927 yılında Fransız mimar Leon Benju tarafından Köprübaşı meydanında inşa edilen bina, 1938’den Hatay Devleti’nin Türkiye’ye katıldığı 29 Haziran 1939’a kadar meclis binası olarak hizmet verdi. Tarihi meclis binası, 6 Şubat 2023 tarihinde ve devamında yaşanan depremlerde yerle bir olarak kullanılamaz hale geldi. Bölgenin tarihine ışık tutan meclis binasının yeniden inşası için Hatay Valiliği harekete geçti. Enkaz kaldırma çalışmalarında taşları tek tek toplanan meclis binası, aslına uygun şekilde 200 fore kazık üzerine rekonstrüksiyon çalışmalarıyla yeniden inşa edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 27 Aralık 2025 tarihinde hizmete açılan meclis binası, yeni görünümüyle mest etti. "Tarihi meclis binası zemin ıslahıyla birlikte 200 fore kazık temele çakılmış ve zemin güçlendirilmiştir" Hatay Valisi Mustafa Masatlı, inşası tamamlanıp hizmete açılan meclis binasının Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’ne tahsis edildiğini söyledi. Vali Masatlı, tarihi meclis binasının 200 fore kazık üzerine yeniden inşa edildiğine dikkat çekerek, "Milli kararlığın kurumsal hafızası niteliğindeki bu yapılar bugün de Hatay’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne gönülden bağlılığının temsil eder. Maalesef 6 Şubat ve devamındaki asırların felaketi depremlerde bu tarihi yapılar tam göçme şeklinde yıkıma uğramışlardır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin liderliğinde yürütülen dünyanın afet sonrası en büyük ihya, inşa ve imar çalışmaları kapsamında tarihi yapılarımızın kültür molozu, ayrıştırma ve tespit çalışmalarında bir arkeolojik kazı hassasiyetiyle çalışmalar yürütülmüştür. Devamında zemin ıslahıyla birlikte 200 fore kazık temele çakılmış ve zemin güçlendirilmiştir. Bu iki yapının da kaba inşaatları perde beton sistemiyle yapılmıştır. Bunun da özellikle altını çizmek isterim" dedi. "Burada şehrimizin kültürüne ve sanatına katkı sunacak olan tiyatro gösterimleri yapılacak" Vali Masatlı, "6 Şubat 2023 ve devamındaki depremlerde yıkılan kentimizin sembol değerlerinden olan bu yapılar valiliğimizin koordinasyonunda özel bir firmanın katkılarıyla rekonstrüksiyon çalışmaları gerçekleştirildi. Medeniyetler şehri Hatay’ımıza 27 Aralık 2025 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifiyle yeniden kazandırılmıştır. Yapılar aslına sadık kalınarak eskisinden daha güçlü zeminlerde ve eskisinden daha sağlam olarak inşa edilme süreçleri projenin tüm paydaşlarınca büyük bir titizlikle takip edilmiştir. Şahsım da bu yapıların ilk taşlarının sökümünden orijinal taşlarının bulunmasına, ilk taş örmesine ve yeniden hizmete alınması süreçlerine kadar olan tüm süreci bizzat takip ettim. Şimdi bu yapılar medeniyetler şehri Hatay’ımızın kültür ve sanat faaliyetlerine inşallah ev sahipliği yapacak. Kısmet olursa burayı Tiyatro Genel Müdürlüğüne tahsis ettik. Burada şehrimizin kültürüne ve sanatına katkı sunacak olan tiyatro gösterimleri yapılacak. Tarihi Hatay Meclisi binamız ve Adalı Konağımız yeni Hatay’ımıza hayırlı ve uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.
Kayseri Saç dökülmesine yeni umut Saç dökülmesiyle mücadelede yeni bir dönemin kapılarını aralayan URAW Kozmetik; geliştirdiği yeni nesil ürünle dikkat çekiyor. URAW Kozmetik Yönetim Kurulu Başkanı Servet Şerifoğlu, Tayvan’da yürütülen klinik çalışmalar ve kullanıcı geri dönüşleriyle ilgili umut verici sonuçları kamuoyuyla paylaştı. Servet Şerifoğlu, bin 500’ün üzerinde kişiyle yapılan testlerde kullanıcıların büyük kısmından olumlu geri dönüş alındığını belirterek, ürünün saç bakımında güçlü bir alternatif olarak öne çıktığını ifade etti. Yapılan çalışmalar sonucunda saç yoğunluğunda belirgin artışlar gözlemlendiğini söyleyen Şerifoğlu, elde edilen sonuçların kendileri açısından son derece memnuniyet verici olduğunu dile getirdi. "Kısa sürede fark edilen bir etki söz konusu" Ürünün Ar-Ge sürecinin Tayvan merkezli yürütüldüğünü belirten Şerifoğlu, çalışmaların titizlikle ve uzun bir hazırlık sürecinin ardından tamamlandığını vurguladı. Şerifoğlu, kullanıcı deneyimlerine ilişkin şu bilgileri paylaştı; "Ürünü kullanan kişiler, ilk haftalardan itibaren saç diplerinde hareketlenme hissettiklerini ifade ediyor. Üçüncü ve dördüncü haftadan sonra saç köklerinde tüylenme, ikinci aydan itibaren ise gözle görülür bir dolgunluk ve yoğunluk artışı fark ediliyor." Kadınlarda daha hızlı sonuç Saç dökülmesinin kadınlar ve erkekler için farklı dinamikler taşıdığına dikkat çeken Servet Şerifoğlu; özellikle kadın kullanıcıların üründen daha kısa sürede geri dönüş aldığını söyledi. Şerifoğlu; "Kadınlarda ortalama 45 gün içerisinde gözle görülür bir değişim fark edilebiliyor. Erkeklerde ise düzenli kullanımda yaklaşık üç ay içerisinde olumlu sonuçlar alınabiliyor" dedi. Ürüne yönelik ilginin beklentilerinin üzerinde olduğunu belirten Şerifoğlu, kullanıcı geri dönüşlerinin düzenli olarak takip edildiğini ve memnuniyet oranının yüksek olduğunu kaydetti. Şerifoğlu; "40-50’nci günden sonra ‘saçlarım çıkmaya başladı’ diyen kullanıcı sayısı oldukça fazla. Bu geri dönüşler bizi daha da motive ediyor" ifadelerini kullandı. URAW Kozmetik’in müşteri memnuniyetini ön planda tuttuğunu vurgulayan Servet Şerifoğlu, ürünü kullanan ve üç ay içerisinde beklenen sonucu alamayan kullanıcılara para iade garantisi sunduklarını açıkladı. Şerifoğlu, markanın hedefinin ürünü Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere uluslararası pazarlarda da daha geniş kitlelerle buluşturmak olduğunu söyledi. 18 yaş üzerindeki bireylerin ürünü kullanabileceğini ifade eden Şerifoğlu; kronik rahatsızlığı veya hormonal sorunları bulunan kişilerin ise kullanım öncesinde doktora danışmalarını önerdi.
Diyarbakır Hekimler, meme kanserine dikkat çekmek için yola çıktı "Meme Kanserinde Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri" Projesinin ikinci eğitimi Diyarbakır’da gerçekleşti. Meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekmek ve toplumsal bilinci artırmak amacıyla Roche İlaç Türkiye’nin katkılarıyla hayata geçirilen ‘Meme Kanseri Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri Projesinin’ ikinci halk eğitimi, Türk Cerrahi Derneği, Europa Donna Türkiye ve Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle 16 Ocak’ta Diyarbakır’da düzenlendi. Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda, meme kanseri hakkında temel bilgiler, erken tanı yöntemleri, risk azaltma stratejileri ve bölgesel tarama programlarına katılımın artırılmasına yönelik çözüm önerileri ele alındı. Etkinliğe Türk Cerrahi Derneği Başkanı, Başkent Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Serdar Karaca, Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Diyarbakır Gazi Yaşargil Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurettin Ay, Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Bahri Çakabay, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Prof. Dr. Sadullah Girgin ve Europa Donna Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Derya Subaşı Sezgin katıldı. "Meme Kanserinde Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri ile meme kanseri tanısının daha erken evrede konulmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz" Açılış konuşmasını yapan Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, meme kanserinin dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türlerinin başında geldiğini söyledi. Çakmak, Türk Cerrahi Derneği’nin, Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinde ileri evre meme kanserin önüne geçebilmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla oluşturdukları "Meme Kanserinde Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri" projesinin ikinci durağı olarak Şanlıurfa’dan sonra Diyarbakır’da olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Meme kanserinde erken tanının, kadınların hem yaşam sürelerinin hem de hayat kalitelerinin artması adına büyük bir öneme sahip olduğunu aktaran Çakmak, "Bunun için elimizdeki en önemli güç, mamografik tarama programları. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nca mamografik tarama programları ücretsiz olarak 40 yaşın üzerindeki kadınlarda yapılıyor. Ancak kadınların bu tarama programlarına düzenli olarak katılması çok değerli. Bu proje, özellikle lokal ileri ya da ileri evre meme kanseri vakalarının daha sık görüldüğü bölgelerde, derneğimiz tarafından kadınların tarama programlarına katılımını artırmak amacıyla hayata geçirildi" dedi. Diyarbakır’da çok sayıda kadının katılımıyla gerçekleştirilen interaktif toplantıda, kadınların mamografiye erişimde ve taramaya katılımda karşılaştıkları engellerin ele alındığını belirten Çakmak, erken tanı konusunda katılımcıların bilgilendirildiğini ifade etti. Kadınların meme kanserine ilişkin sorularının açık ve anlaşılır biçimde yanıtlandığını vurgulayan Çakmak, bu sayede ülkenin her bölgesinde meme kanseri tanısının daha erken evrede konulmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Toplantının son derece yol gösterici geçtiğini dile getiren Çakmak, 200’ün üzerinde katılımcının yer aldığı etkinlikte yöneltilen soruların, bölgesel düzeyde erken tanının güçlendirilmesine yönelik atılabilecek adımlar açısından önemli bir rehber sunduğunu kaydetti. Bu toplantılardan elde edilen geri bildirimler doğrultusunda hazırlanacak raporların, bölgedeki erken tanı ve tarama programlarına katılımın artırılmasına yönelik atılacak adımlar açısından daha etkili bir yol haritası sunacağını belirten Çakmak, elde edilen verilerin Bakanlık ile paylaşılacağını ifade etti. Şanlıurfa ile başlattıkları saha çalışmalarının ikinci durağının Diyarbakır olduğunu aktaran Çakmak, farkındalık toplantılarının Gaziantep, Kahramanmaraş ve Van’da devam edeceğini söyledi. Bu illerden alınacak geri bildirimler doğrultusunda, farkındalık düzeyindeki eksikliklerin ve kadınların mamografik taramalara katılım nedenlerinin analiz edilerek rapor haline getirileceğini ve Sağlık Bakanlığı’na sunulacağını kaydetti. "Meme kanserinde doğru bilgiye erişim, kendi kendine meme muayenesi ve düzenli mamografi çok önemli" Şimdiye kadar ziyaret edilen iki ilden elde edilen izlenimlere de değinen Çakmak, kadınların özellikle sosyal medyada karşılaştıkları yanlış bilgilerin taramalara katılımı olumsuz etkilediğini belirterek, bu yanlış bilgilendirmelerin giderilmesine yönelik çalışmaların önemine dikkat çekti. "Bilgi güçtür, ama doğru bilgi özellikle meme kanserinde kadınların yaşamasını sağlıyor" diyen Çakmak, konuşmasını şöyle tamamladı: ’’Bu nedenle basında gerçek, doğru ve kanıta dayalı bilgilere yer verilmesi konusunda bazı önlemlerin alınması gerektiği sonucuna vardık. Bir diğer önemli nokta ise mamografiye erişimde yaşanan ulaşım ve erişim zorluklarıydı. Kadınların yaşadıkları yerlere bağlı olarak tarama merkezlerine ulaşmakta sorun yaşadıklarını tespit ettik. Bu noktada Sağlık Bakanlığımızın gezici mamografi üniteleri bulunuyor. Bunların yeniden devreye alınmasının mümkün olabileceğini düşünüyoruz ve bu önerimizi Bakanlığımıza ileteceğiz. Bunun dışında, mamografi sırasında hissedilen ağrı da kadınların mamografiden korkmasında önemli bir faktör. Bu konudaki soru işaretlerini de toplantılarımızda ortadan kaldırdık. Esas amacımız; kadınların kendi kendine meme muayenesini rutin olarak yapmayı öğrenmesi, taramanın ne kadar değerli ve önemli olduğunu bilmesi ve her yıl düzenli olarak mamografi çektirmesi. Bunun yanı sıra, burada edindikleri doğru bilgileri çevrelerindeki kadınlarla paylaşarak her birinin birer meme kanseri konusunda doğru bilgi elçisi olmasını ve bir mum yakarak birçok kadını aydınlanmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz." Toplantı sonrasında katılımcılara kendi kendine muayene yöntemleri de uygulamalı olarak anlatıldı.
Bursa Altın yüklü zırhlı araç takla attı: 11 kilo altın sırra kadem bastı Bursa’nın Karacabey ilçesi yakınlarında kuyumcudan alınan altınları taşımak üzere yola çıkan zırhlı araç, lastiğinin patlaması sonucu kontrolden çıkarak takla attı. Kazada araçta bulunan 3 görevli hafif şekilde yaralanırken, yapılan kontrolde 11 kilo altının kayıp olduğu belirlendi. Kaza, İzmir İstanbul otobanı Karacabey yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, altın sevkiyatı yapan zırhlı araç seyir halindeyken lastiğinin patlaması sonucu kontrolden çıktı. Yol kenarına savrulan araç yaklaşık 4 takla attıktan sonra durabildi. Kazada araçta bulunan sürücü E.Ö. (21) ve yolcu konumundaki R.T. (30) ile V.T.(48) isimli görevli hafif şekilde yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Kazanın ardından zırhlı araçta yapılan incelemede, sevkiyatı yapılan 11 kilo altının kayıp olduğu tespit edildi. Bunun üzerine jandarma ekipleri bölgede geniş çaplı çalışma başlattı. Yol kenarı ve çevrede dedektörle arama yapılırken, kayıp altınlara ilişkin herhangi bir bulguya ulaşılamadı. Firma yetkililerinin, kaybolan altınlara ait seri numaralarını paylaşarak kuyumcu esnafından da yardım talep ettiği öğrenildi. Olayla ilgili jandarma ekipleri tarafından geniş kapsamlı soruşturma başlatıldı.
Hatay Enkazdan taşları toplanan tarihi meclis binası, 200 fore kazık üzerine yeniden inşa edildi Hatay’da asrın felaketinde yerle bir olan tarihi meclis binası, Hatay Valiliği koordinesinde orijinal taşlarıyla 200 fore kazık üzerine aslına uygun bir şekilde yeniden inşa edildi. Vali Mustafa Masatlı, tarihi meclis binasının Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne tahsis edildiği ifade ederek tiyatro gösterimlerinin gerçekleştirileceğini söyledi. Türkiye Cumhuriyeti’ne son katılan şehir olan Hatay’da 1927 yılında Fransız mimar Leon Benju tarafından Köprübaşı olarak anılan meydanda inşa edilen bina, 1938’den Hatay Devleti’nin Türkiye’ye katıldığı 29 Haziran 1939’a kadar meclis binası olarak hizmet verdi. Tarihi meclis binası, 6 Şubat 2023 tarihinde ve devamında yaşanan depremlerde yerle bir olarak kullanılmaz hale geldi. Bölgenin tarihine ışık tutan meclis binasının yeniden inşası için Hatay Valiliği harekete geçti. Enkaz kaldırma çalışmalarında taşları tek tek toplanan meclise binası, aslına uygun şekilde 200 fore kazık üzerine rekonstrüksiyon çalışmalarıyla yeniden inşa edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla 27 Aralık 2025 tarihinde hizmete açılan meclis binası, yeni görünümüyle mest etti. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, valilik koordinasyonunda inşası tamamlanıp hizmete açılan meclis binası, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’ne tahsis edildiğini söyledi. "Tarihi meclis binası zemin ıslahı birlikte 200 fore kazık temele çakılmış ve zemin güçlendirilmiştir" Hatay Valisi Mustafa Masatlı, tarihi meclis binasının 200 fore kazık üzerine yeniden inşa edildiğine dikkat çekerek "Milli kararlığın kurumsal hafızası niteliğindeki bu yapılar bugünde, Hatay’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne gönülden bağlılığının temsil eder. Maalesef 6 Şubat ve devamındaki asırların felaketi depremlerde bu tarihi yapılar tam göçme şeklinde yıkıma uğramışlardır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin liderliğinde yürütülen dünyanın afet sonrası en büyük ihya, inşa ve imar çalışmaları kapsamında; tarihi yapılarımızın kültür molozu, ayrıştırma ve tespit çalışmalarında bir arkeolojik kazı hassasiyetiyle çalışmalar yürütülmüştür. Devamında zemin ıslahı birlikte 200 fore kazık temele çakılmış ve zemin güçlendirilmiştir. Bu iki yapının da kaba inşaatları perde beton sistemiyle yapılmıştır. Bunun da özellikle altını çizmek isterim" dedi. "Tarihi meclis binası tiyatro genel müdürlüğüne tahsis ettik ve burada şehrimizin kültürüne ve sanatına katkı sunacak olan tiyatro gösterimleri yapılacak" Tarihi meclis binasının aslına uygun şekilde titizlikle yeniden inşa edildiğini ifade eden Hatay Valisi Mustafa Masatlı, "6 Şubat 2023 ve devamındaki depremlerde yıkılan; kentimizin sembol değerlerinden olan bu yapılar valiliğimizin koordinasyonunda, özel bir firmanın katkılarıyla rekonstrüksiyon çalışmaları gerçekleştirildi. Medeniyetler şehri Hatay’ımıza 27 Aralık 2025 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifiyle yeniden kazandırılmıştır. Yapılar aslına sadık kalınarak eskisinden daha güçlü zeminlerde ve eskisinden daha sağlam olarak inşa edilme süreçleri projenin tüm paydaşlarınca büyük bir titizlikle takip edilmiştir. Şahsım da bu yapıların ilk taşlarının sökümünden orijinal taşlarının bulunmasına, ilk taş örmesine ve yeniden hizmete alınması süreçlerine kadar olan tüm süreci bizzat takip ettim. Şimdi bu yapılar medeniyetler şehri, Hatay’ımızın kültür ve sanat faaliyetlerine inşallah ev sahipliği yapacak. Kısmet olursa burayı tiyatro genel müdürlüğüne tahsis ettik. Burada şehrimizin kültürüne ve sanatına katkı sunacak olan tiyatro gösterimleri yapılacak. Tarihi Hatay Meclisi binamız ve Adalı Konağımız yeni Hatay’ımıza hayırlı ve uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. (RMZ-VK-