GÜNDEM - 18 Şubat 2026 Çarşamba 22:25

Kahramanmaraş’ta ilk teravih namazı kılındı

A
A
A
Kahramanmaraş’ta ilk teravih namazı kılındı

Kahramanmaraş’ta on bir ayın sultanı Ramazan ayının ilk teravih namazı büyük bir coşku ve manevi atmosfer içerisinde eda edildi.


Kahramanmaraş’ta vatandaşlar, Ramazan ayının ilk teravih namazını kılmak için Abdülhamid Han Camii’nde yoğunluk oluşturdu. Camiye gelen vatandaşlar, namaz öncesinde imam Ali Sarıkaya’nın Ramazan ayının önemi ve faziletlerine ilişkin verdiği vaazı dinledi. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından yüzlerce vatandaş saf tutarak ilk teravih namazını eda etti.


Abdulhamithan Camisi’nde namaz kılan vatandaşlardan Mustafa Gül ise, "Bugün ilk teravih namazını kıldık. Abdulhamithan Camisi’ndeyiz. Herkesin Ramazan-ı Şerif’i hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.



Kahramanmaraş’ta ilk teravih namazı kılındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Başkan Şadi Özdemir gençlerle buluştu Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Üniversitesi tarafından düzenlenen "Tecrübe Konuşuyor" etkinliğinde gençlerle bir araya geldi. Hayat hikayesini, iş yaşamını ve cumhuriyetin sağladığı fırsat eşitliğini samimi bir dille anlatan Başkan Şadi Özdemir, öğrencilere önemli mesajlar verdi. Mudanya Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Mollasalih’in moderatörlüğünü yaptığı etkinlikte soruları cevaplayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, gençlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. 1961 yılında Artvin’in Ardanuç ilçesinde dünyaya geldiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, eğitim ve meslek hayatına ilişkin süreci paylaştı. İlkokulun ilk yıllarını köyünde tamamladıktan sonra Bursa’ya geldiğini, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduğunu ve çalışma hayatına yazılım sektöründe devam ettiğini ifade etti. Toplumsal meselelerde her zaman sorumluluk almaya gayret ettiğini vurgulayan Özdemir, Artvin’in bir köyünden Türkiye’nin en gelişmiş ilçelerinden birine belediye başkanı olmasının Cumhuriyetin sunduğu fırsat eşitliğinin bir göstergesi olduğunu dile getirerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve rahmetle andı. Anadolu’nun boşalması gerçek beka sorunudur Bursa’nın son yıllarda çok hızlı büyüdüğüne dikkat çeken Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kent nüfusunun Bursa’ya geldiğinde 300 bin seviyesindeyken bugün 3,5 milyona ulaştığını belirtti. Nilüfer’in nüfus artış hızının diğer ilçelerin çok üzerinde olduğunu da açıklayan Başkan Şadi Özdemir şöyle konuştu: "Son bir yıldaki nüfus artış hızımız yüzde 2,9 ve Nilüfer 16 binin üzerinde göç aldı. Diğer 16 ilçeden daha fazla artışa sahibiz. Bursa için en önemli konulardan biri de elbette sanayi. Fakat Bursa’nın artık yüksek teknolojiye geçmesi ve bunu yaparken de buradaki orta teknolojinin başka illere kaydırılması gerekiyor. Bunun için insan kaynağı da sermaye kaynağı da burada var. Bir önemli konu da ülkemizle birlikte şehirleri de doğru ve dengeli yönetmek lazım. Yaşamı, istihdamı ve eğitimi belirli bölgelere yığarsanız herkes oraya yönelir. Anadolu’daki insan kaynağı batıya geldikçe Anadolu boşalır. Kimse aslında toprağını terk etmek istemez ama gelecek görmediği için, kendisini kurtaramadıysa bile ailesi ve çocukları için batıya gelir. Hepimizin aileleri de böyle gelmiştir. Oysa Anadolu’yu boşaltmak esas beka sorunudur." Erken teşhis hayat kurtarır Söyleşinin en dikkat çekici kısımlarından biri de Başkan’ın pankreas kanseriyle olan mücadelesi oldu. Yoğun çalışma temposu içinde yapılan kontroller sonucu hastalığını öğrendiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, erken teşhisin hayatını kurtardığını vurgulayarak gençlere düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri yönünde tavsiyede bulundu. Gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım öncelikli Konuşmasında Nilüfer Belediyesi’nin temel hassasiyet alanlarını da paylaşan Başkan Şadi Özdemir, gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım alanlarının öncelikli çalışma başlıkları olduğunu söyledi. "Bu dört konuda hassasız. Elimizden gelen her şeyi yaparız. Sizler için çalışmaya, üretmeye ve yeni projeler geliştirmeye devam edeceğiz" diyen Başkan Şadi Özdemir, gençlere yönelik projelerin artarak süreceğini ifade etti. Gençleri yerel yönetime aktif katılmaya da davet ederek "Nilüfer Her Yerde" uygulaması üzerinden sorun ve taleplerin iletilebileceğini, mahalle komitesi seçimleri ve anketlere katılım sağlanabildiğini belirtti. Soru-cevap kısmında öğrenciler başkana çeşitli taleplerini de iletirken, Başkan Şadi Özdemir kurallar ve mevzuat çerçevesinde tüm talepleri dikkate alarak inceleyeceklerini anlattı. Programın sonunda Nilüfer Belediyesi ile Mudanya Üniversitesi arasında öğrencilerin staj yapabilmesine imkan sağlayan iş birliği protokolü imzalandı.
Malatya Ramazan’da sahur uyarısı Malatya’da görev yapan Uzman Doktor Sedanur Uzunpolat Yayla, Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek, sahurun mutlaka yapılması gerektiğini söyledi. Ramazan ayının bireyler için hem ruhen hem de bedenen özel bir süreç olduğunu belirten Uzman Doktor Sedanur Uzunpolat Yayla, yapılan bilimsel çalışmaların sahurun önemini ortaya koyduğunu ifade etti. Yayla, sahur yapan kişilerde gün içindeki halsizlik oranlarının daha düşük görüldüğünü kaydetti. Sahurda hafif ve besleyici öğünlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Yayla, "Yumurta, süt, peynir gibi protein kaynakları ve tam buğday ekmeğinden oluşan kahvaltı tarzı bir öğün tercih edilebilir. Alternatif olarak çorba, zeytinyağlı yemekler, salata ve yoğurttan oluşan hafif bir menü de uygun olacaktır" dedi. Aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdalardan kaçınılması gerektiğini aktaran Uzman Doktor Sedanur Uzunpolat Yayla, bu tür besinlerin susuzluk hissini artırabileceğini belirtti. İftarda orucun su ve çorba ile açılmasını öneren Uzunpolat Yayla, "Ana yemeğe geçmeden önce 10-15 dakika ara verilmesi sindirim açısından faydalıdır. Kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırınlama yöntemleri tercih edilmeli. Şerbetli ve ağır tatlılar yerine sütlü tatlılar ya da meyve tüketilmelidir" ifadelerini kullandı. Besinlerin küçük porsiyonlar halinde ve yavaş tüketilmesi gerektiğini ifade eden Yayla, iftar ile sahur arasında yeterli sıvı alımının ihmal edilmemesi gerektiğini söyleyerek, "Bol su içilmeli, ayran, süt ve maden suyu gibi içecekler de tercih edilebilir" dedi. Ramazan ayında değişen beslenme düzenine bağlı olarak kabızlık gibi sindirim sorunlarının görülebileceğini belirten Uzunpolat Yayla, bu tür problemlerin önüne geçebilmek için lifli gıdaların ve sebze tüketiminin artırılması gerektiğini ifade etti. Kronik hastalığı bulunan kişilere de uyarılarda bulunan Uzunpolat Yayla, "Diyabet, kalp hastalığı gibi rahatsızlıkları olanlar oruç tutmadan önce mutlaka hekimine danışmalıdır. Diyetisyen desteği almak isteyenler Sağlıklı Hayat Merkezleri’ne başvurabilir" diye konuştu.
Eskişehir Azmetti, 40 yıl içtiği sigarayı 1 haftada bıraktı Eskişehir’de günde 3 paket içtiği sigarayı 1 haftada bırakan 58 yaşındaki adam, "Sigara sağlığa zararlı, hiçbir getirisi yok. Ben 40 yıl üzeri içtim, hiçbir faydasını görmedim" dedi. Dünya genelinde oldukça yaygın bir sorun olan sigara bağımlılığı, insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Sigara her yıl milyonlarca ölüme sebep olurken, yaklaşık 40 yıllık tiryaki olan 2 çocuk babası Nevzat Karaca, kendi sağlığı için önemli bir karar aldı. Karaca, kızı ve eşinin vesilesiyle sigara bırakma polikliniğine giderek sağlıklı yaşam için ilk adımı attı. Neredeyse her gün 3 paket sigara bitiren Karaca, doktorlar tarafından kendisine yazılan ilaçları kullanmaya başladıktan yaklaşık 1 hafta sonra bağımlılığından kurtulmayı başardı. Bu kararı sonrası 4 akrabasının da sigarayı bıraktığını söyleyen Karaca, bazı arkadaşlarının kendisine inanmadığını ve ona paket uzatarak şaka yaptıklarını ifade etti. "Hanımı bırakırım sigarayı bırakmam diyordum" Sigara bırakma polikliniğine giderken ilk hedefinin günde sigarayı günde 1 pakete düşürmek olduğunu belirten Nevzat Karaca, "Ben ilk başta oraya giderken hanıma, ’Kaçalım, gitmeyelim’ dedim. Bir şekilde gittik. Sağlık ocağındaki doktor hanım, kaç paket içtiğimi sordu. 3 paket içtiğimi anlattım. Doktor hanım, ’Sen bu 3 paketi nasıl içiyorsun? Seninki artık içme değil, bağımlılık’ dedi. İlk amacımı, ’1 pakete düşürebilir miyiz?’ oldu. Bana verilen ilacı aldığım ilk gün 17 adet sigara içtim. Yani 60 adet içerken 17 adet düştü. İkinci gün 10 adete, 5 gün içerisinde bu sayı 3-4 adete düştü. Ondan sonra artık istek bitince ve destek de alınca, hiç içmemeye başladım. 1 hafta ile 10 gün içerisinde olayı bitirdim. 2026’ya girdiğim 1 Ocak itibariyle ne aldım, ne içtim, ne de aklıma geliyor" dedi. "Sigara sağlığa zararlı, hiçbir getirisi yok" Bağımlı olan diğer vatandaşlara da tavsiyede bulunan Karaca, şöyle devam etti: "Her ilaç herkese uygun olmayabilir, doktor tavsiyesinde ve bilinçli şekilde kullanılmasında faydası var. Herkesin bırakmasını isterim. Sigara sağlığa zararlı, hiçbir getirisi yok. Ben 40 yıl üzeri içtim, hiçbir faydasını görmedim. Yediğin ekmeğin, uyuduğun uykunun, suyun bile tadı var. Erken bırakmada yarar var. Doktor, ’Bırak’ demeden kendin bırak." Bazı arkadaşlarının kendisine şaka amaçlı sigara ikram ettiğini söyleyen Nevzat Karaca, gıcıklığına, ’Seni sigaraya geri başlatacağız’ diyenler olduğunu söyledi. Ancak hiçbirinden etkilenmediğini dile getiren Karaca, "Sigara uzatılsa da, yanımda içilse de artık benimle bir alakası yok" ifadelerini kullanarak kararlılığını vurguladı.
Burdur Sadece direksiyon değil, aynı zamanda aracın bakımları da ona emanet Burdur’da yaşayan 4 çocuk annesi olan ve aynı zamanda 3 yıldır otobüs şoförü olarak çalışan Gülnur Yarar (40), hem otobüsünü sürüyor hem de aracının tüm bakımlarını kendi yapıyor. Engelli bir çocuk sahibi olan Yarar, uzun yollarda birlikte gittiklerini ifade ederek seferleri tatile çevirdiklerini söyledi. Burdur’da yaşan Gülnur Yarar (40), çok sevdiği otobüs şoförlüğü için ehliyetini alarak iş aramaya başladı. Bu sırada belediyedeki iş ilanını gören Yarar, başvurarak işe girmeye hak kazandı. Ardından geçen 3 yılda her gün otobüsü ile yollarda olan Yarar, işini severek yaptığını ifade etti. İlk başlarda kendisini gören yolcuları çok fazla şaşırdığını belirten Yarar, zamanla bu şaşırma azalarak yolcuların kendisini tebrik ettiğini söyledi. Aynı zamanda 4 çocuk annesi olan Yarar, her gün hem annelik hem de otobüs şoförü olarak hayatına devam ediyor. Sadece otobüs sürmekle yetinmeyen Yarar, aracının tüm bakımları ve elinden geldiğinde tüm tamirlerini kendisi yapıyor. Belediyenin düzenlediği gezilerde de uzun yol kaptanlığı yapan Yarar, engelli çocuğu ile birlikte bu seferleri tatile çevirdiğini söyledi. "Engelli çocuğum olduğu için çalışmak zordu" Otobüs şoförlüğünü kendi seçtiğini belirten Gülnur Yarar, "Mesleğimi çok seviyorum. Otobüsleri ve büyük araçları da çok seviyorum. Ben büyük araç sevdalısı olduğum için araçlara uygun ehliyetimi aldım. Daha sonrasında da belediyede iş ilanlarını gördüm. Bu şekilde de işe başvurarak çalışmaya başladım. Engelli çocuğum olduğu için çalışmak zordu ama beni destekleyen çevremde insanlar olduğu için çok mutluyum" dedi. "Yoldan geçerken el sallayan çoktu, tebrik eden çok" İlk işe başladığında yolcuların çok şaşırdığını söyleyen Yarar, "Otobüsü erkek mesleği olarak düşündükleri için şaşırıyorlardı. Aralarında çok da mutlu olanlar vardı. Yoldan geçerken el sallayan çoktu, tebrik eden çoktu. Özellikle kadınlar ve çocukların beni gördüğünde mutlu oluyorlardı. Şimdilerde ise ilgim olduğu için hem aracın bakımlarını yapıyorum hem de elimden geldiğince tamir işlerini halletmeye çalışıyorum" şeklinde konuştu. "Uzun yola gittiğimde de özel çocuğum ile birlikte gitmeme izin veriyorlar" Kadın olarak mesleğinin zorlukların da olduğu ifade eden Yarar, "Bir anne olarak bir kadın olarak mesleğim zor oluyor ama gerçekten çevrem beni desteklediği için bir zorluğum kalmıyor. Beni çok fazlasıyla destekliyorlar, sağ olsunlar yardımcı oluyorlar. Her sabah kalkıyorum, çocuklarıma kahvaltılarını hazırlayıp öyle çıkıyorum evden. Daha sonrasında otobüsüm ile çalışmaya başlıyorum. Evde diğer çocuklarım var, onlar bakıyor özel çocuğuma. Bazı günlerde de okulda oluyor çocuğum. Rahatlıkla işimi yapabiliyorum. Uzun yola gittiğimde de özel çocuğum ile birlikte gitmeme izin veriyorlar. Bizler için de bu durum tatil gibi oluyor" diye konuştu.