ÇEVRE - 14 Ocak 2026 Çarşamba 10:11

Kahramanmaraş’ta sürücülere çorba ikramı

A
A
A
Kahramanmaraş’ta sürücülere çorba ikramı

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Edebiyat Yolu Kayseri istikametinde seyreden araç sürücülerine sıcak çorba ikramında bulundu. Büyükşehir ekipleri tarafından dağıtılan sıcak çorbalar, zorlu kış şartlarında vatandaşların hem içini hem de gönlünü ısıttı.


Büyükşehir belediyesinin şehrin kuzeyinde etkisini sürdüren yoğun kar yağışıyla mücadelesini yalnızca ulaşım güvenliğiyle sınırlı tutmadığı vatandaşların temel ihtiyaçlarını da gözeterek sahadaki varlığını hissettirdiği bildirildi. Göksun - Kayseri Karayolu’nda seyreden araç sürücülerine belediye ekipleri, sıcak çorba ikramında bulundu. Soğuk havada yolculuk yapan vatandaşlara gerçekleştirilen bu ikram, zorlu kış şartlarında hem içleri hem de gönülleri ısıttı.


Özellikle şehirler arası yolculuk yapan vatandaşlar ve uzun yol tır şoförleri, beklemedikleri bu anlamlı destekten dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi. Kar ve soğuğun hâkim olduğu bölgede dağıtılan sıcak çorbalar, yolculuğun getirdiği yorgunluğu bir nebze olsun hafifletti. Soğuk kış günlerinde uzanan bu sıcak destek eli, vatandaşlar tarafından takdirle karşılanırken, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesine teşekkür mesajları iletildi.



Kahramanmaraş’ta sürücülere çorba ikramı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Vergi ve SGK borcu için "hesaptaki tüm paraya bloke konulmasın" talebi Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borçları nedeniyle bankalar tarafından mükelleflerin hesaplarında bulunan tüm paraya bloke konulmasına tepki göstererek, vatandaşların mağdur edildiğini kaydetti. Vergi ve SGK borcu için hesaptaki tüm paraya bloke konulması uygulamasına son verilmesi çağrısında bulunan Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, borç miktarıyla sınırlı olması gereken blokelerin bankaların bu yolla vatandaşın parasını kullanmasını engellediğini ve menfaat temin ettiğini söyledi. Şahin, "Vergi daireleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu, Bakanlar Birliği ile bir anlaşma yapmaktadır. Bütçelerde alacakları olduğu zaman Bankalar Birliği’ne bir yazı yazarak, mükelleflerin bankalardaki hesaplarında alacak tutarı kadar para varsa bu tutara bloke konulmasını ve kendi hesaplarına aktarılmasını talep ediyor. Bankalar Birliği de bu bilgileri kendi üyesi olan bankalara iletmektedir. Örneğin bir mükellefin Sosyal Güvenlik Kurumu’na 30 bin TL borcu varsa, bankalarda bu tutar mevcut ise 30 bin TL’ye bloke konulup ilgili kurumun hesabına aktarılması yönünde yazı gönderilmektedir. Ancak uygulamada hiçbir banka, mükellefin hesabında para olmasına rağmen bu tutarı vergi dairesine ya da SGK’ya göndermemektedir. Sadece borç tutarına değil, hesabın tamamına bloke konulmaktadır" ifadelerini kullandı. "Bankaların suistimali söz konusu" Söz konusu uygulama nedeniyle gelen şikayetlerde meblağların çok yüksek olduğunu belirten Şahin, vadeli mevduat hesaplarına da bloke konulduğunu ifade ederek, "Bize gelen şikâyetlerden çok yüksek tutarlarda blokeler konulduğunu öğreniyoruz. Burada bankaların suistimali söz konusu. 20 bin TL borç için 7 milyon TL’lik bir hesaba, 30 bin TL borç için 20 milyon TL’lik bir hesaba bloke konulduğunu öğrendik. Hesabın tamamına bloke konulduğunda mükellef parasını kullanamamakta ve ciddi mağduriyetler yaşanmaktadır. Bankalar, borç tutarını kesip, kalan kısmı mükellefin kullanımına sunmamaktadır. Hesabın tamamına bloke koyarak buradan menfaat temin etmektedirler. Vatandaş durumu fark ettikten sonra konunun peşine düşmekte, borcunu kendisi gidip ödemekte ve Bankalar Birliği’ne yazı göndermek zorunda kalmaktadır. Hatta vadeli mevduat hesapları dahi bozdurularak bloke altına alınıyor. Oysa burada çok basit bir çözüm bulunmaktadır. Bankalar Birliği’nin tüm bankaları bu konuda bir an önce uyarması ve yalnızca borç tutarı kadar meblağın bloke edilerek, ilgili kurumun hesabına aktarılmasının sağlanması gerekmektedir. Böylece ne vatandaş mağdur olur ne de vergi dairesi ya da SGK alacağını beklemek zorunda kalır. Bu mağduriyetin sona ermesi için yetkililerden gerekli uyarıların yapılmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Muş Keçi sürüsü 4 saatlik zorlu yolculukla köye ulaştırıldı Muş’ta etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle 1 metreyi aşan karda mahsur kalan keçi sürüsü, besicilerin büyük mücadelesiyle 6 kilometrelik zorlu parkurdan geçirilerek köye getirildi. Muş’ta etkisini sürdüren yoğun kar yağışı ve tipi, özellikle yüksek rakımlı bölgelerde hayvancılıkla geçimini sağlayan üreticilerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Merkeze 56 kilometre uzaklıkta, bin 800 rakımda bulunan Yukarıyongalı köyüne bağlı Behçet mezrasındaki keçi sürüsünün, yemlerin tükenmesi üzerine köye geri getirildi. Sürü sahibi Eyüp Omur ve çobanlar, köpeklerin de eşlik ettiği yolculuk için sabah saatlerinde yoğun kar yağışı altında yola çıktı. Kar kalınlığının bazı bölgelerde 1 metreyi aştığı güzergahta ilerlemekte güçlük çeken sürü, yaklaşık 6 kilometrelik mesafeyi 4 saatlik zorlu bir yürüyüşün ardından aşabildi. Zaman zaman tipi nedeniyle görüş mesafesinin düşmesi hem hayvanlar hem de besiciler için büyük risk oluşturdu. Köye ulaştırılan keçiler önce ahırlara alınarak dinlendirildi. Daha sonra ise yoğun kar yağışına rağmen dışarı çıkarılan sürü, kar üzerinde kurulan yemliklerde ot ve samanla beslenmeye devam edildi. Yılın yaklaşık 6 ayını kar altında geçiren bölgede besiciler, dondurucu soğuk ve tipiye rağmen sırtlarında yem taşıyarak hayvanlarını ayakta tutmaya çalışıyor. Zorlu kış şartlarına rağmen üreticiler, tek geçim kaynakları olan hayvancılığı sürdürmek için büyük bir özveriyle mücadele ediyor. Şehir hayatını köy hayatıyla değiştirmeyeceğini belirten besici Eyüp Omur, "Burası Muş merkeze bağlı Yukarıyongalı köyü. Bugün hayvanlarımızı mezradan köye getirdik. Yoğun kar yağacağını bildiğimiz için güvenli şekilde köye ulaşmak adına 3-4 saat yürüdük. Çok şükür köye sağ salim ulaştık. Hayvanlarımıza yemliklerin içinde yemlerini verdik, ardından ağıla koyacağız. Burada yılın 6 ayı kar, 6 ayı da yaz olarak geçer. Bu yüzden hayvanlara 6 ay boyunca yem veriyoruz. Tabii hayvancılık zor ama biz buna alışmışız. Şehir hayatını bu yaşamla değiştirmem. Bu bambaşka bir hayat. Ne kadar kar yağarsa yağsın, biz hayatımızdan razıyız" dedi.
Sivas Belediyeler susuzluktan kıvranırken Sivas’ta 6 milyon metreküplük tasarruf sağlanacak adımlar atıldı Türkiye’de birçok belediyenin susuzluktan kıvrandığı şu günlerde Sivas Belediyesi bilgi ve teknolojiyi birleştirip, kaynaktan musluğa kadar oluşturduğu su yönetimi ile 6 milyon metre küplük tasarruf sağlanacak adımlar attı. Türkiye son 52 yılın en kurak günlerini yaşarken en büyük zorluğu şehirlerin su ihtiyacını temin etmekle yükümlü belediyeler çekiyor. Su sıkıntısı ülkenin öncelikli gündem maddelerinden birini oluşturduğu günümüzde Sivas Belediyesi bulduğu yöntemlerle dikkatleri üzerine çekti. Suda kayıp kaçağı asgari seviyelere indirmek için seferberlik başlatan Sivas Belediyesi, tespit ve onarım çalışmaları, su basıncının kontrolünün sağlandığı DMA odaları ve uzaktan kumanda sistemleriyle saniyede 77 litrelik tasarruf sağladı. Davam eden projelerin hayata geçirilmesi ile saniyede 200 litrelik tasarrufla yaklaşık 6 milyon metreküp su tasarrufu hedefleniyor. Konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamada bulunan Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, son 52 yılın en kurak günlerinin yaşandığını belirtip, "2025 yılına baktığımız zaman son 52 yılın en kurak yılını yaşadık. Sivas’ta 2022 yılı ve 2023 yılının başarı arasında hepimizin bildiği üzere 4 Eylül barajın kurması nedeniyle ilimiz günlerdir su soru yaşadı ve su kesintilerine maruz kaldı. Biz de öncelikli olarak ve şehrin en önemli sorunu olarak tabi ki alternatif su kaynakları ve aynı zamanda kayıp kaçacakta mücadeleyi birinci strateji olarak belirledik. Bununla ilgili de ilk yapmış olduğumuz çalışmaların başında özellikle yıpranmış kayıp kaçak oranının çok yüksek olduğu hatlara girmeye başladık ve bu hatlardan da biz özellikle şehir içerisinde bulunan çelik hatlarla başladık" dedi. Gece dinlemeleri ile 64 noktada kayıp kaçak tespit edildi Uzun, gece dinlemeleri ile 64 farklı noktada kayıp kaçak tespiti yaparak 42 noktanın onarımının gerçekleştirildiğini ifade ederek, "21 aylık süre içerisinde yüzde 50 civarında çelik hattı değiştirdik. Bununla birlikte çok ciddi anlamda kayıp kaçağın düştüğünü gördük. Çünkü çelik hatları açtığımızda şöyle bir manzarayla karşılaştık. Bazı bölgelerde çelik hatların delindiğini, hatta bazı bölgelerde yarıldığını, bazı bölgelerde kaynak yerlerinden patladığını gördük. Sivas’ın da arazi yapısı jipsli olduğu için altının oyduğunu, obruk oluşturduğunu ve çok ciddi anlamda da kayıp kaçağın ortaya çıktığını gördük. Aynı zamanda gece dinlemeleri yaptık. Gece dinlemeleriyle birlikte yer üstüne çıkmayan ama yer altında kalan kayıp, kaçaklarla da mücadeleye başladık. 64 tane bölgede kayıp kaçak tespit ettik. 42 civarında ki yerin onarımını yaptık. Gece dinlemelerinde tespit etmiş olduğumuz hatlardaki bu kayıplardan sadece saniyede 21 litre tasavvuf sağladık. 2025 yılında biz 11 tane DMA odası kurduk. Bu DMA odalarıyla birlikte basıncı yönetmeye başladık. Aşırı basınç yükünden dolayı hatlarda patlamalar çok oluyordu. Bunun önüne geçmiş olduk" dedi. DMA odaları ile su basıncı kontrol edilerek ciddi tasarruf sağlandı Uzun, bu basıncının kontrol edilebildiği 11 DMA odasının hayata geçirildiğini hatırlatarak, "Sivas’ta basınç yönetimi olmadığı için özellikle hatlarda basıncın yüksek olduğunu gördük. Bunun üzerine basıncı dengelediğimiz zaman musluklardaki suyun akış hızını düşürdük. Bununla birlikte el yıkarken, diş fırçalarken ya da duş alırken aşırı derecede akan suları kontrol altına alarak ciddi tasarruf sağladık. Gecenin saat üçü ya da gecenin ikisinde DM odalarını kurmuş olduğumuz bölgelerde mahallelerde ki su yoğunluklarına baktık. Özellikle bazı mahallelerde su tüketimlerinin gece çok yüksek olduğunu gördük. Hatta biz burada gece dinlemelerine yoğunlaştık ve gece dinlemelerinde bu mahallelerde aşırı derecede patlamalar olduğunu tespit ettik ve buraların da tamiratını yaptık. Böylelikle saniyede 77 litre tasarruf sağlayan bir sistemi kurmuş olduk. Bunu 11 DMA ile başardık. 2026 yıl içerisinde 25 tane daha DMA odası kuracağız. Şehirde hem basıncının yöneteceğiz, hem saniyede 200 litre su tasarrufu sağlamış olacağız" şeklinde konuştu. 200 milyonluk yatırımla 2 milyarlık kazanç sağlanacak Uzun 200 milyonluk yatırımla 6 milyon metreküplük tasarruf sağlamayı amaçladıklarını vurgulayarak şunları söyledi. "Geçmiş yıllarda 4 Eylül barajı kurduktan sonra Pusat Özen hattından 52 kilometrelik çelik hatla şehrimize su gelmişti. Bizim buradan aldığımız su 8 milyon metreküp, saniyede 200 litre su tasarrufu sağladığımızda 6 milyon metreküp tasarruf sağlamış olacağız. Bize Pusat’tan geçenlerde 2 Milyar 555 milyonluk borç geldi. Temmuz ayında suya yüzde 25 zam yapmıştık. Bizim bu borcumuz 2026 yılı içinde 3 milyar 150 milyona çıkacak. Dolayısıyla sürekli artan bir borç söz konusu. Biz 11 tane DMA ODASI için 73 milyon para yatırdık. Bizim 25 tane DMA odasını tamamladığımızda harcayacağımız para 200 milyon civarında olacak. Yani 200 milyon harcayarak 6 milyon metreküp tasarruf sağlarken 8 milyon metre küp su alarak 2.5 milyarın üzerinde bir para harcıyoruz" Uzun göreve geldikleri günden bu yana kayıp kaçak oranında yüzde 10’luk bir iyileşme sağladıklarını, hedeflerinin ise yüzde 30 olduğunu sözlerine ekledi.
Malatya TSO’nun kurumsal hafıza müzesi yoğun ilgi görüyor Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından oluşturulan müze, Oda üyelerinin yoğun ilgisini görüyor. Odanın demirbaş listesinde yer alan eski malzemelerle nostaljik fotoğraf ve belgelerin sergilendiği müze, geçmişe ışık tutarken geleceğe de güçlü bir mesaj veriyor. 1923 yılında Cumhuriyetin İlanıyla kurulan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), köklü geçmişini ve kurumsal hafızasını gelecek nesillere aktarmak amacıyla hizmet binasında bir müze oluşturdu. Ziyaretçilerin ilgisini çeken müzede TSO’nun kuruluşundan bugüne uzanan süreçte kullanılarak demirbaş listesine alınan eski daktilolar, hesap makineleri, telefonlar, kameralar, televizyon ve radyolar sergileniyor. Ayrıca müzede Odanın 1924 yılına ait Osmanlıca yazılan ilk karar defterinden, 1926 yılına ait Osmanlıca yazışmalara. 1923 yılından itibaren hizmet binalarının kronolojik dizilişinden tarihi arşiv fotoğraflara kadar birçok önemli belge ve bilgiler de yer alıyor. Hizmet binasının giriş katında hazırlanan müze, Odanın tarihsel gelişimini ve Malatya iş dünyasının dönüşümünü yansıtan önemli bir bellek alanı niteliği taşıyor. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, oluşturulan müzeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Malatya Ticaret ve Sanayi Odası olarak yalnızca bugünü değil, geçmişimizi de sahiplenmenin sorumluluğunu taşıyoruz. Müzemiz, geçmişten bugüne görev yapan başkanlarımızın, meclis üyelerimizin ve emeği geçen tüm isimlerin hatırasını yaşatan bir kurumsal hafıza alanıdır. Burada sergilenen her malzeme, Odamızın ve şehrimizin ekonomik yolculuğuna tanıklık etmiştir. Kurulduğu günden bugüne Odamızda özveriyle görev yapmış tüm başkanlarımıza, meclis üyelerimize ve personellerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. Müze, Oda üyelerinin de ilgisini görüyor. Şirketi için evrak almak için Odaya gelen Muzaffer Taçlı, nostaljik fotoğrafların ve malzemelerin kendisini geçmişe götürdüğünü belirterek, "21 yıldır ticaret ve sanayi odasının üyesiyim. Müzeyi görünce doğrusu mutlu oldum. Odaya ilk kaydımı yaptırdığım günler aklıma geldi. 100 yılı aşkındır var olan Odamızın geleceğe böyle bir alan oluşturması bizleri sevindirdi ve geçmişe götürdü. Kurumsal hafızasını koruyan kurumlar, geleceğe daha sağlam adımlarla yürür. İnşallah bizim Odamızda daha nice 100 yıllara yürüyecektir. Ben emeği geçenlere teşekkür ediyorum" diye konuştu..
Samsun ATM’de kameralar önündeki cinayette karar çıktı: Katillere 16 yıl 4’er ay hapis Samsun’da ATM’den para çekerken güvenlik kameralarının önünde silahlı saldırıyla öldürülen 22 yaşındaki gencin katil zanlıları, 16 yıl 4’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Olay, Atakum ilçesi Atakent Mahallesi Atakent Caddesi’nde 14 Kasım 2024 tarihinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ali Gültekin (22), ATM’den para çekerken silahlı saldırıya uğrayarak boynundan ve kafasından ağır yaralandı. Yaralı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldı. Silahlı saldırganlar ise kaçtı. Olay anı, saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı. Polis, olayı 6 suç kaydı bulunan K.D.’nin (17) gerçekleştirdiğini ve olay sırasında yanında 2 suç kaydı bulunan M.A. (17) ve 8 suç kaydı olan S.K.’nin (16) bulunduğunu tespit etti. 3 çocuk, Derecik Mezarlığı yanında suçta kullandıkları silahla birlikte polise teslim oldu. Gözaltına alınan K.D., M.A. ve S.K. Samsun Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. İşlemleri tamamlanan K.D., M.A. ve S.K., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Silahlı saldırıda ağır yaralanan Ali Gültekin ise tedavi gördüğü hastanede olaydan 5 gün sonra hayatını kaybetti. K.D. ve M.A. ve S.K. hakkında Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. Yargılama aşamasında suç vasfının değişme ihtimali üzerine S.K., yargılama aşamasında tutuksuz yargılanmak üzere tahliye oldu. Son duruşma Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen davanın son duruşmasında, silahı ateşlediği gösterilen K.D. ile yanında bulunan M.A., önce müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanıkların olay tarihinde 17 yaşında olmaları nedeniyle cezaları indirilerek, her biri "kasten öldürme" suçundan 15 yıl, "ruhsatsız silah bulundurma" suçundan ise 1 yıl 4 ay olmak üzere toplam 16 yıl 4’er ay hapis cezasına hükmedildi. Mahkeme, sanıklar hakkında pişmanlık ya da iyi hal indirimi uygulamadı ve tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Tutuksuz yargılanan S.K. ise beraat etti.