GÜNDEM - 19 Ekim 2023 Perşembe 12:14

Muhtarlar özel günlerine deprem şehitlerini anarak girdi

A
A
A
Muhtarlar özel günlerine deprem şehitlerini anarak girdi

Kahramanmaraş’ta görev yapan muhtarlar, 6 Şubat’ta yaşanan depremde şehit olan meslektaşlarını mezarı başında andı.


Kahramanmaraş’ta 19 Ekim Muhtarlar Günü çerçevesindeki etkinlikler bu yıl mezarlıkta gerçekleştirildi. Onikişubat Muhtarlar Derneği üyeleri, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde hayatını kaybeden meslektaşlarını ve vatandaşları anmak için mezarlıkta toplandı. Muhtarlar tarafından, depremlerde hayatını kaybeden 2 muhtar ve vatandaşlar için Kur’an-ı Kerim okutuldu.



"Bu 19 Ekim Muhtarlar Günü’müz buruk geçiyor"


Onikişubat Muhtarlar Derneği Başkanı Ramazan Gürbak, 8 ay önce meydana gelen depremlerde yaşanan acıların halen taze olduğunu dile getirerek, “6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden aziz vatandaşlarımızın ruhuna birer Fatiha göndermek üzere mezarı başında anmaya geldik. 19 Ekim Muhtarlar Günü yıllar önce Bakanlar Kurulunun almış olduğu kararla Muhtarlar Günü ilan edilmişti. Her yıl biz 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü bir sevinçle yad eder, o günü anlam ve önemine binaen çeşitli etkinlikler yapardık. Fakat hepimizce malum olan 6 Şubat’ta yaşadığımız deprem nedeniyle maalesef acılarımız var, hayatını kaybetmiş binlerce vatandaşlarımız var. Bu vesileyle 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden aziz vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz, yakınlarına da başsağlığı diliyoruz. 2023’te kutladığımız bu 19 Ekim Muhtarlar Günü’müz maalesef bizim için buruk geçiyor. Biz daha önce birkaç gün önce aldığımız komite kararıyla biz resmi bir kutlama yapmama kararı aldık. Çünkü biz 6 Şubat’ta yaşadığımız mahşeri hala biz üzerimizden atmış değiliz. Çok büyük bir travma yaşıyoruz, maalesef evlerimizi kaybettik, canlarımızı kaybettik. Bu vesileyle biz de muhtar arkadaşlarımızla Onikişubat muhtarları olarak biz dedik ki, biz depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımız mezarı başında analım, onlara birer Fatiha gönderelim. Muhtarlar Günü’müzü de sadece mezar başında anmakla bitirelim dedik. Bizim Onikişubat ilçemizde 2 tane muhtarımız maalesef deprem şehidiydi. Biz bu vesileyle de vefat eden muhtarlarımıza yine sizlerin aracılığıyla Allah’tan rahmet diliyoruz, yakınlarına yine başsağlığı diliyoruz” dedi.



Muhtarlar özel günlerine deprem şehitlerini anarak girdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.