GENEL - 06 Nisan 2018 Cuma 13:59

Türk Standartları Enstitüsü Başkanı Korkmaz: "Döviz kazandırıcı olan her türlü hizmet yerlileştirmeyi hak ediyor"

A
A
A
Türk Standartları Enstitüsü Başkanı Korkmaz: "Döviz kazandırıcı olan her türlü hizmet yerlileştirmeyi hak ediyor"

Karabük’te düzenlenen “Demir Çelik Sektörünün Geleceği ve 2023 vizyonu” paneline katılan Türk Standartları Enstitüsü Başkanı Sebahittin Korkmaz, “TSE olarak milli bir kuruluş olarak bütün sanayici ve ticaret erbabımız ve hizmet üreticilerimizden belgelerini milli bir kuruluş olan kurumumuzdan almalarını istiyoruz.

Karabük’te düzenlenen “Demir Çelik Sektörünün Geleceği ve 2023 vizyonu” paneline katılan Türk Standartları Enstitüsü Başkanı Sebahittin Korkmaz, “TSE olarak milli bir kuruluş olarak bütün sanayici ve ticaret erbabımız ve hizmet üreticilerimizden belgelerini milli bir kuruluş olan kurumumuzdan almalarını istiyoruz. Bu anlamda dosya satan ve yabancı menşeili aplikasyon almış kurum ve kuruluşların ürünlerine lütfen itibar etmeyelim” diye konuştu.


"Sertifikasyon hizmetlerini milli bir kuruluş olan kurumumuzdan almalarını istiyoruz"


Karabük Üniversitesi ve Türk Standartları Enstitüsü işbirliği ile Karabük Üniversitesi Demir-Çelik Enstitüsü Konferans Salonu’nda “Demir-Çelik Sektörünün Geleceği ve 2023 vizyonu” konulu panel düzenlendi.


Panelde konuşan TSE Başkanı Sebahittin Korkmaz, “Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın çok güzel ve özel bir programı var. Yerlileştirme programı. Bu sanayici, ticaret erbabı ve hizmet üreticilerimiz açısından çok önemli. Döviz kazandırıcı olan her türlü hizmet yerlileştirmeyi hak ediyor. Biz de TSE olarak milli bir kuruluş olarak bütün sanayici ve ticaret erbabımız ve hizmet üreticilerimizden sertifikasyon hizmetlerini milli bir kuruluş olan kurumumuzdan almalarını istiyoruz. Bu anlamda dosya satan ve yabancı menşeili akreditasyon almış kurum ve kuruluşların ürünlerine lütfen itibar etmeyelim. Gerçek anlamda bir hizmet satın alalım. TSE hizmet satarken her türlü eğitim ve danışmanlık hizmetiyle beraber bunu vereceğini size taahhüt ediyorum. Diğer taraftan alınacak belgeleri zaten küçük ve orta ölçekli sanayicilerimiz KOSGEB desteğiyle alabiliyorlar. Oda başkanımızdan bu anlamda kendilerinden destek talep ediyoruz” diye konuştu.


“Eğer biz bu teknik şartname içerisinde bu yazım süreci içerisinde bulunmuyor isek ürünlerimizin dünya pazarına girmesi konusuyla ilgilenmiyoruz demek”


Dünya pazarına ürün satılmak istendiğinde ortaya iki önemli engel çıktığına vurgu yapan TSE Başkanı Korkmaz, “Dünya pazarında ürün satmak istiyorsanız karşınıza iki önemli engel çıkmakta. Esasında dünya ticaretinde teknik engellerin kaldırılması adı altında bu engellerle karşı karşıyayız. Ürünlerimizle ilgili bir standart oluşturulmuş, bu standarda uygun olduğuna dair bir sertifikanız olması gerekiyor ki, ürününüzü dünya pazarında satabilesiniz. Demir çelik sektörünün bütün ürünlerinde bu tamamen geçerlidir. Bazı ham madde ve özel ürünlerde veya marjinal alanlara hitap eden ürünlerde geçerli olmayabilir ama teknik olarak değerlendirmesini yaptığımızda dünyada standardizasyon ve sertifikasyonunun ticarette etkisine dair yapılan araştırmalarda gördüğümüz şu ki; dünya ticaretinin yüzde 80’ine bu konu etkindir. Değerli arkadaşlar, esasında sertifikasyon ürünün teknik şartnamesini yazma aşamasıdır. Yani dünya pazarına girecek ürünün teknik şartnamesi yazılan yerler, oluşturulduğu yerler standardizasyon süreçleri. Eğer biz bu teknik şartname içerisinde bu yazım süreci içerisinde bulunmuyor isek ürünlerimizin dünya pazarına girmesi konusuyla ilgilenmiyoruz demek. Yani ihracatla ilgilenmiyoruz demek. Diğer taraftan, örneğin standardizasyon sürecine katılmadınız, dünya pazarına girmek için belgeye yani sertifikasyona sahip olmanız gerekiyor. Dünya ticaretine girmek için iş adamlarımızın, sanayicilerimizin katkılarıyla TSE üzerinden bir süreç başladı. Bu ayna komite diye adlandırdığımız birimlerde görevli olan sanayicilerimiz veya onların elemanları standardizasyon sürecine katılıyorlar. Demir çelik sektörü bu konuda en aktif kurumlardan bir tanesidir” diye konuştu.



“Esasında biz standart hazırlamıyoruz, hazırlatıyoruz”


TSE Başkanı Sebahittin Korkmaz, “Biz TSE olarak şunu taahhüt ettik. Dedik ki üniversitelerimizin, hizmet erbabımızın, tüketicimizin, bilim alanında çalışan her kim var ise, üretim yapan her kim var ise onların emrindeyiz, onlarla bir takımız. Takım lideri de değiliz. İşbirliği kelimesini de sevmiyorum. Birlikte çalışan kurum olmak istiyoruz” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:


“Uluslararası standardizasyon süreçlerinde demir çelik sektörünü ilgilendiren alt komitelerdeki sayıya göre hangilerinde ne kadar varız diye sayıya baktığımızda çok büyük bir handikabımız var, demir çelik sektörü de dahil. Örneğin 13 çalışma grubu var biz bir tanesinde yer alıyoruz. Biz şimdi ürünümüzü satmak için teknik şartname yazacak 13 alt çalışma grupları var biz bunların bir tanesinde varız ve ürünümüzü Avrupa’ya satacağız. Biz TSE olarak şunu taahhüt ettik. Dedik ki üniversitelerimizin, hizmet erbabımızın, tüketicimizin, bilim alanında çalışan her kim var ise, üretim yapan her kim var ise onların emrindeyiz, onlarla bir takımız. Takım lideri de değiliz. İşbirliği kelimesini de sevmiyorum. Birlikte çalışan kurum olmak istiyoruz. Biz standardizasyon süreçlerindeki faaliyetlerimizde kendi üreticilerimizi, tüketicilerimizi, sanayicilerimizi, bilim insanlarımızı kullanmak istiyoruz.


Bugün Karabük’te bu panelde biz, demir çelik sektöründeki alt çalışma gruplarının tamamına hem KARDEMİR’de çalışan uzmanlarımız hem de üniversitemizde çalışan akademisyenlerimiz ekip oluşturarak bütün alt çalışma gruplarında ülkemizi temsil edeceğiz şeklinde hareket edebiliriz. Karabük bunu yapabilir. Örnek bir model çıkartabiliriz. Bu konuda her türlü desteği vermeye hazırız. Ve bunu başarırsak ise bu yaygınlaşacaktır. Diğer taraftan bunun alt yapısını toplu işbirliği protokolü yaparak hazırladık. Şöyle bir amaç kuralım. TSE kanununda standart hazırlar yada hazırlatır der. Esasında biz standart hazırlamıyoruz, hazırlatıyoruz. Biz standarttın hazırlanmasına zemin hazırlıyoruz. Uzman bilim adamlarını topluyoruz. Onları bir araya getiriyoruz. Tüketicileri de işin içine katarak yani beklentilerin de karşılanmasını sağlayarak bir kurallar bütünü oluşturmaya çalışıyoruz. Eğer bir sektör meclisleri ile birlikte çalışırsak TOBB altyapı işbirliği yaparak alt yapısının hazırladık. Sektör Meclislerini ayna komitesi yapmak istiyoruz.. O yüzden hem üniversitemiz hem sanayi ve ticaret odamız, hem de Türkiye’nin büyük sanayi kuruluşlarından olan Karabük Demir Çelik AŞ. bu zaten iç içe, hepsi birbirleriyle iç içe. Bu binayı da KARDEMİR yapmış. Ne kadar güzel bir takım oluşmuş esasında.”


Panele, KBÜ Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, TSO Başkanı Tuncay Özcan, KARDEMİR AŞ. Yönetim Kurulu üyesi Kamil Güleç, Genel Müdür Ercüment Ünal ve davetliler katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Tekin: "LGS sınavını bir gün önce yapmayı planlıyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 14 Haziran’daki Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı ile A Milli Takımın Avustralya ile yapacağı maçın aynı güne denk gelmesi nedeniyle sınavın bir gün önceye alınması için çalışma yaptıklarını söyledi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TBMM’de AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Tekin, binlerce yıllık toplumsal değerlerin geleceğe aktarılmasının temel misyonlarından biri olduğunu belirterek, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin de odağında bu var zaten. Bu mantıktan hareketle içinde 23 Nisan’ın da olduğu nisan ayının çocuklarımızın milli egemenlik, demokrasi, devlet, toplum, geleneklerimiz gibi değerlerimize sahip çıktığı bir etkinlik dönemi olarak yaşanmasını istiyoruz. Başından beri söylüyorum, biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu bahsettiğimiz değerleri hayata geçirebilecek erdem, değer, eylem modeli çerçevesinde çocuklarımızın gündelik hayatına yansıtabilecekleri bütün imkanları kullanmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Bakan Tekin, nisan ayında milli değerlerin içselleştirilmesi adına ‘Maarifin kalbinde çocuk’ temasıyla 81 ile genelge gönderdiklerini belirterek, "Tıpkı Ramazan ayında olduğu gibi bizi bir arada tutan değerleri ayrıştırmadan, kimseyi ötekileştirmeden, mahremiyet ve gönüllülük konusunda azami hassasiyet gösterilerek çocuklarımızın bu etkinliklere katıldığı bir dönemi inşallah yaşarız. Ailelerimizi, velilerimizi, sivil toplum örgütlerimizi, siyasi partilerimizi, ayrım gözetmeksizin herkesi bu değerlere sahip çıkacak etkinliklerin içerisinde bulunmaya, desteklemeye de davet ediyorum" diye konuştu. Tekin, sınav yöntemlerinde değişiklik yapılmasına ilişkin sorulan soruya, "Manipülasyon yapmak isteyen kişilerin en rahat manipülasyon yaptıkları ve en üzücü manipülasyonları yaptıkları alan burası. Sınav sistemiyle ilgili herhangi bir değişiklik yok. Lütfen çocuklarımızı bu anlamda manipüle etmesinler. Sadece Milli Eğitim Maarif Modeli kapsamında bu yıl 5 ve 6, orta öğretimde de 9 ve 10’daki öğrenciler liseye geçiş sınavlarında kendi müfredatlarından bir sınava tabi olacaklar. Sınavın sistemiyle ilgili herhangi bir değişiklik yok, soru tarzlarıyla ilgili var" cevabını verdi. Bakan Tekin, 14 Haziran’daki LGS sınavı ile A Milli Takımın Avustralya ile maçının aynı güne denk gelmesi nedeniyle LGS sınavının tarihinin değişmesi için çalışma içerisinde olduklarını da aktardı. Tekin, "Milli takımımız Dünya Kupası’na katılınca maç takvimine baktık ve 14 Haziran günü, yani LGS sınavını yapacağımız gün sabah 7’de milli takımımızın maçı var. Dolayısıyla çocuklarımızın milli takımıyla beraber olması lazım. Arkadaşlarla LGS sınavını cumartesi günü yapmak üzere bir çalışma içerisindeyiz, çocuklarımız maçı takip edebilsinler diye. Eğer hukuki anlamında bir engel yoksa, teknik anlamında bir engel yoksa, sınavı bir gün önce yapmayı planlıyoruz" şeklinde konuştu.
Kocaeli 6 yaşındaki Ela’nın öldüğü servis kazasında sürücü ’tali’, küçük kız ’asli’ kusurlu bulundu Kocaeli’nin Gebze ilçesinde 6 yaşındaki ilkokul öğrencisi Ela Tabakoğlu’nun okul servisinin altında kalarak hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen tutuklu servis sürücüsü İ.C. ’tali’ kusurlu, 6 yaşındaki küçük kız ise ’asli’ kusurlu bulundu. Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi Köroğlu Caddesi’ndeki Bilgi İlkokulu önünde 4 Şubat’ta okul çıkışı servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu, servis minibüsünün çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınan sürücü İ.C. (46) tutuklanırken, küçük kızın cenazesi memleketi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyünde toprağa verilmişti. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, küçük Ela’nın ölümüyle sonuçlanan kazaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede yer alan kaza tespit ve bilirkişi raporlarına göre, olay günü saat 12.50 sıralarında, 41 P 3597 plakalı servis aracıyla 2232. Sokak üzerinden 2230. Sokak’a sağa dönüş yapan sürücü İ.C.’nin, aracın hareket ettiğini fark edip sağ taraftan koşarak gelen küçük kıza çarptığı belirtildi. İddianamede, sağ ön kapı hizasına gelen Ela Tabakoğlu’nun sürücünün ’kör noktasında’ kaldığı ve sağ ön tekerleğin yan kısmının çarpması sonucu aracın altında kalarak vefat ettiği kaydedildi. Küçük Ela ’asli kusurlu’ bulundu Olayla ilgili hazırlanan kaza tanzim tutanağı da iddianamede yer aldı. Tutanakta, tutuklu sanık İ.C.’nin sağa dönüş kurallarını ihlal ettiği, hayatını kaybeden küçük Ela’nın ise KTK 68/1-C (Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde, taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları) kuralını ihlal ettiği belirtildi. Bilirkişi raporunda ise İ.C.’nin olayda ’tali kusurlu’ olduğu, hayatını kaybeden Ela Tabakoğlu’nun ise ’asli kusurlu’ olduğunun tespit edildiği vurgulandı. "Vatandaşlar aracıma vurunca durumu anladım" İddianamede ifadesine yer verilen tutuklu sürücü İ.C., olay günü okulda servis çektiğini ve aracı hareket ettirdikten sonra arkasından gelen küçük kızı görmediğini savundu. Yolda sağa döndüğü esnada çevredeki vatandaşların aracına vurması üzerine durumu fark ettiğini ve Ela’nın aracın altında kaldığını anladığını belirten sürücü, yaşananlardan dolayı pişman olduğunu dile getirdi. Anne Serpil (35) ve baba Fatih Tabakoğlu’nun (36) ise şüpheliden davacı ve şikayetçi oldukları iddianamede belirtildi. İddianamede, şüphelinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek taksirle ölüme sebebiyet verdiği belirtilerek, 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve ehliyetine el konulması talep edildi.
İstanbul Türk Telekom 5G ile sanatta yeni bir devrin kapısını araladı "Herkes İçin 5G" vizyonu doğrultusunda yenilikçi uygulamalar geliştiren Türk Telekom, ’Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi’ni ana destekçisi olduğu Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) sanatseverlerle buluşturdu. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in ev sahipliğinde gerçekleşen açılış, 5G teknolojisiyle gerçek ve sanal ortamın eş zamanlı deneyimlenebildiği yenilikçi bir sergi deneyimine sahne oldu. Türk Telekom, sağlıktan tarıma, sanayiden spora ve kültür-sanata kadar pek çok alanda yenilikçi çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. 5G çağının sunduğu imkânlarla uygulamalarına hız veren Türk Telekom, "Herkes İçin 5G" vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği, sanat ve teknolojiyi aynı potada buluşturarak yeni nesil bir deneyim sunan ’Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi’ni açtı. Türk Telekom’un teknoloji sponsoru ve ana destekçisi olduğu Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM), Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in ev sahipliğinde gerçekleşen açılışta ziyaretçiler, gerçek ve sanal dünyanın eş zamanlı kurgulandığı deneyimle buluştu. Proje kapsamında Devlet Sanatçısı Devrim Erbil’in, İstanbul’un simge yapılarını özgün üslubuyla yorumladığı eserleri fiziksel mekânda sanatseverlerle buluşurken, 5G teknolojisinin sağladığı yüksek hız ve düşük gecikme avantajıyla sanal gerçeklik (VR) ortamına birebir taşındı. Böylece ziyaretçiler, yalnızca izleyen değil, eserin içine dahil olan bir deneyim yaşayarak İstanbul’un büyüleyici silüeti içinde çok katmanlı bir yolculuğa çıktı. 5G teknolojisinin kültür ve sanat alanındaki potansiyelini somut bir deneyime dönüştüren sergi, şirketin gelecek vizyonunu ortaya koyuyor. "5G ile hayatın her alanında dönüşüm sağlıyoruz" Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Şirket olarak iletişimin her çağında olduğu gibi 5G çağının da öncüsü konumundayız. Uzun yıllara dayanan altyapı yatırımlarımız ve yenilikçi uygulamalarımızla 5G’yi yalnızca bir teknoloji değil; endüstriden sanata, eğitimden sağlığa kadar geniş bir ekosistemde dönüşüm sağlayan stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken toplumsal fayda üretmeye odaklanıyor, bu vizyonumuzu somut projelerle hayata geçiriyoruz. Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi de bu yaklaşımımızın güçlü bir yansıması niteliğinde. Bu projeyle, Devrim Erbil’in eserlerini 5G destekli dijital ortamla buluşturarak sanatın mekândan bağımsız hale gelmesine katkı sağlıyor, sanatçı ile sanatseverler arasında yeni nesil bir etkileşim alanı oluşturuyoruz. Gerçek ve sanal dünyanın eş zamanlı deneyimlenebildiği bu model, 5G’nin yüksek hız, düşük gecikme ve ileri bağlantı kabiliyetini somut bir deneyime dönüştürürken; kültür ve sanat alanında yeni nesil uygulamaların da önünü açıyor. Şirket olarak 5G’nin sunduğu imkânlarla geleceğin dijital dünyasını bugünden inşa etmeye devam ediyoruz" dedi. Dünyada ilk kez 5G teknolojisiyle kesintisiz ve gerçek zamanlı bir sanat deneyimi Serginin teknoloji altyapısını oluşturan 5G, ultra düşük gecikme, yüksek hız ve geniş kapasite avantajlarıyla fiziksel ve dijital dünyayı eş zamanlı olarak buluşturdu. Ziyaretçiler, İstanbul’un simge yapılarını konu alan eserlerin içinde serbestçe hareket edebilirken; istedikleri noktaya yönelip detayları çok yüksek çözünürlükte anlık olarak inceleyebildi. 5G’nin sağladığı akıcılık sayesinde deneyim, kesintisiz ve doğal bir akışta gerçekleşerek sanatla kurulan bağı daha derin ve etkileyici hale getirdi.