GÜNDEM - 16 Nisan 2026 Perşembe 18:08

Coşkun : "Çocuklarımızı kendi ellerimizle kurduğumuz dijital hapishanelerden çıkarmalıyız"

A
A
A
Coşkun :  "Çocuklarımızı kendi ellerimizle kurduğumuz dijital hapishanelerden çıkarmalıyız"

Türkiye’de son günlerde okullarda yaşanan şiddet olayları kamuoyunda infial oluştururken, Sporda Şiddet, Alkol ve Uyuşturucu ile Mücadele Derneği Başkanı ve Çocuk Tribünü Proje Lideri Hakan Coşkun’dan dikkat çeken bir uyarı geldi. Coşkun, yaşanan olayların bir sonuç olduğunu belirterek, asıl sorunun aile içinde başladığını vurguladı.


Yaşanan şiddet vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Coşkun, 15 yıldır akademik temellerle yürüttükleri "Çocuk Tribünü" projesinin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini ifade etti.


"Kendi ellerimizle dijital hapishaneler inşa ettik"


Ailelerin çocuklarını koruma amacıyla evde tuttuklarını ancak bu durumun farklı riskleri beraberinde getirdiğini belirten Coşkun, "Anne ve babalar dikkat. Çocuklarımızı koruduğumuzu sanarak onların eline verdiğimiz kontrolsüz ekranlar, aslında onları içine hapsettiğimiz birer dijital hapishanedir. Çocuklarımız bu ortamlarda şiddet içerikli oyunlar ve zararlı içeriklerle baş başa kalıyor. Okullarda gördüğümüz şiddetin temelinde de bu durum yatıyor" dedi.


"Faturayı anne ve babalar ödüyor"


Şiddet olaylarına karışan çocukların ailelerinin de büyük bir yıkım yaşadığını dile getiren Coşkun, ebeveynlere önemli uyarılarda bulundu. Coşkun, "Bu mesele statü değil, farkındalık meselesidir. Çocuğunuz dijital dünyada hata yaptığında, bunun bedelini gerçek hayatta siz de ödersiniz. Ailelere sesleniyorum; çocuklarınızı ekranlardan uzaklaştırın" ifadelerini kullandı.


"Tek çıkış kapısı: Çocuk Tribünü"


Çözüm önerilerini de paylaşan Coşkun, sporun çocuklar üzerindeki olumlu etkisine dikkat çekerek, "Çocuklarımızı ekran başından alıp sporun disiplinine, takım ruhuna ve sosyal ortamlara yönlendirmeliyiz. ‘Çocuk Tribünü’ projesi, şiddet sarmalından çıkış için somut ve akademik bir modeldir. Tüm Türkiye’yi bu projeye destek vermeye davet ediyoruz" şeklinde konuştu.


Coşkun, projenin uluslararası alanda da tanıtılacağını belirterek, çocukların sağlıklı gelişimi için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini sözlerine ekledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Gazze’ye yardım götüren Sakaryalı aktivistin kızından İsrail’e tepki Gazze Şeridi’ne yardım ulaştırmak üzere teknelerle yola çıkan ve uluslararası sularda İsrail tarafından saldırıya uğrayarak alıkonulan Küresel Sumud Filosu’ndaki Sakaryalı Özkan Özer’in kızı, İsrail’i kınayarak babasını özlemle beklediğini söyledi. Gazze Şeridi’ne insani yardım ulaştırmak için teknelerle 44 ülkeden yola çıkan aktivistler, İsrail ordusu tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayarak alıkonulmuştu. İçinde Sakarya’nın Hendek ilçesinde ikamet eden Özkan Özer’inde olduğu 78 Türk katılımcı bulunan aktivistleri taşıyan uçak, Ramon Havalimanı’ndan yola çıkarak, saat 17.30 sıralarında İstanbul Havalimanı’na indi. İsrail’in saldırısı sonrasında alıkonulan babasından haber alamayan Özer’in kızı Zeynep Özer, Adapazarı ilçesi 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda Filistin destekçileriyle bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Özer, babasının yaşadığı zorluklardan bahsederek İsrail’i kınadı. "Silahsız insanlara silah doğrulttular, onları zorla alıkoydular" İsrail güçleri tarafından alıkonulan Özkan Özer’in kızı Zeynep Özer, "Bugün burada Gazze için denizlere açılan Sumud filosunun yalnız olmadığını göstermek için toplandık. ‘İnsanlığın vicdanı kurudu mu’ dediğimiz bir zamanda 44 ülkeden 428 cesur insan Gazze’ye doğru yelken açtı. Türkiye’den 78 kişinin bulunduğu bu güzel insanlar sivil bir inisiyatif aldılar. Devletlerin İsrail’e karşı adım atmadığı bir dünyada, küçücük tekneler denizlere açıldı. Savaş gemilerine karşı 50 yelkenli İsrail’e meydan okudular. Ben, acımasız bir soykırıma tabi tutulan Gazze halkı ile dayanışmak için Sumud filosu ile yola çıkan işgalci İsrail’in uluslararası sularda hukuksuz bir şekilde alıkoyduğu ve arkadan elleri kelepçelenen bir babanın kızıyım. Ben, herkesin sustuğu bir zamanda mazlumlar için Gazze’ye doğru denize açılan Özkan Özer’in kızıyım. Babamla gurur duyuyorum. Her türlü riski bilerek evden onu büyük bir gururla gönderdik. Her gün onun Gazze’ye yaklaşmasını heyecanla takip ettik. Hep Gazze sahillerine ayak basıp oradan onları bekleyenlerle kucaklaşmasını hayal ettik ama olmadı. Soykırımcı, hukuk tanımaz katil İsrail babamın da bulunduğu tekneye müdahale etti. İnsani gayelerle yola çıkan, silahsız insanlara silah doğrulttular, onları zorla alıkoydular" dedi.