GÜNDEM - 06 Mart 2026 Cuma 11:29

Karabük Üniversitesinde Türkiye Yüzyılı ve Özbekistan iftarı

A
A
A
Karabük Üniversitesinde Türkiye Yüzyılı ve Özbekistan iftarı

Karabük Üniversitesi tarafından Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında "Türkiye Yüzyılı ve Özbekistan İftarı" programı düzenlendi.


Üniversitenin Sosyal Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, Türkiye ile Özbekistan arasındaki tarihî ve kültürel bağların ekonomi, eğitim ve bilim alanlarındaki iş birlikleriyle daha da güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.


Programda konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, üniversitede eğitim gören Özbek öğrencilerin iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarının önemli bir temsilcisi olduğunu belirtti.


Karabük Üniversitesinde yaklaşık 350 Özbek öğrencinin eğitim gördüğünü ifade eden Kırışık, Özbek öğrencilerin kendileri için yabancı olmadığını dile getirerek, "Sizler bizim kardeşlerimizsiniz, bizim soydaşlarımızsınız. Aynı milletin hepimiz parçasıyız." dedi.


İki ülke arasındaki iş birliğinin artırılmasının önemine değinen Kırışık, ekonomik, eğitim ve bilim alanlarında daha güçlü ortaklıkların kurulması gerektiğini kaydetti.


Ramazan ayı boyunca farklı ülke ve kültürleri kapsayan iftar programları düzenlediklerini aktaran Kırışık, daha önce Kazakistan ve Ahmet Yesevi iftarlarının gerçekleştirildiğini, hafta sonunda ise Türkistan iftarının yapılacağını söyledi.


Özbekistan’dan daha fazla öğrencinin Karabük Üniversitesinde eğitim görmesini istediklerini belirten Kırışık, "İstiyoruz ki Özbekistan’dan 350 değil, 1000 hatta 2000 öğrencimiz olsun. Her biri Türkiye ile Özbekistan arasındaki dostluğu ve kardeşliği güçlendirsin." ifadelerini kullandı.


Türkiye ile Orta Asya coğrafyası arasındaki tarihî bağlara da dikkati çeken Kırışık, Anadolu’ya gerçekleşen göçlerle iki coğrafya arasında güçlü bir akrabalık ve gönül bağı bulunduğunu ifade etti.


Programa, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Solmaz ve Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği Siyaset Müşaviri Odil Gaffarov, Fergana İl Müftüsü Ubaydullah Abdullayev ile Ankara Konsolosu ve Yardımcısı Jahongir Mirzaev katıldı.


Progam, yapılan duaların ardından sona erdi.



Karabük Üniversitesinde Türkiye Yüzyılı ve Özbekistan iftarı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Çarşamba’da ‘app plaka’ paniği: Şoförler odası doldu taştı ‘App plaka’ kullananlara ağır yaptırımlar gelmesi üzerine, Samsun’un Çarşamba ilçesinde plakalarını değiştirmek isteyen sürücüler, şoförler odası önünde kuyruğa girdi. Trafik düzenlemelerine yönelik kapsamlı bir değişiklik geçen hafta Resmi Gazete’de yürürlüğe girdi. Drift atma, app plaka kullanımı ve hız limitlerine varana kadar birçok maddeye ağır yaptırımlar uygulanacak. Çarşamba’da bulunan şoförler, yaptırımlara maruz kalmamak ve denetimlerde sıkıntı çekmemek için Çarşamba Şoförler Odası’nda yoğun kalabalık oluşturdu. 140 bin TL ödememek için kuyruk oluşturdular Normal plakadan daha kalın yazı karakteri ile basılan ve sıkıntı oluşturan app plakalar, denetimlerde güvenlik güçlerine sorun çıkarıyor. Yeni gelen düzenlemeler ile birlikte app plaka kullanan araç sürücüleri, trafik kontrollerinde denetime takılmaları durumunda 140 bin TL para cezasına çarptırılacak. Araç sürücülerinin ikinci kez denetime yakalanmaları durumunda ise bu kez 280 bin TL ceza uygulanacak. Ceza yememek isteyen Çarşambalı sürücüler ise plakalarını değiştirmek için Çarşamba Şoförler Odası’nın önünde kuyruk oluşturdu. "Kurallara uyacağız" Yeni gelen düzenlemelere şoförlerden de destek geldi. Şoförler odasında plaka değiştirmek için bekleyen bir vatandaş, "Kural neyse uyacağız. Bizim can güvenliğimiz için kurallar var. Herkes üstüne düşeni yapsın. Uymayanlara da yaptırımlar uygulansın" ifadelerini kullandı. Plaka değişimi APP plaka kullanan araç sahiplerinin ceza almamak için plakalarını standart hale getirmesi gerekiyor. Bunun için sürücülerin öncelikle notere başvurarak "Plaka Basım Talep Belgesi" alması gerekiyor. Daha sonra bu belge ile şoförler odasına gidilerek eski APP plakalar teslim ediliyor ve yerine standart plaka bastırılıyor. Yetkililer, sürücülerin denetimlerde sorun yaşamaması için plakalarını en kısa sürede yasal standartlara uygun hale getirmeleri gerektiği konusunda uyarıda bulundu.
Tokat Öldürülmeden önce yaptığı yardım işaretiyle gündeme gelmişti Tokat’ta girdiği büfede yaptığı uluslararası yardım işaretiyle yadım isteyen kadın, büfe çalışanı işareti anlamayınca 2 saat sonra öldürülmüştü, bugün görülen karar duruşmasında cinayet zanlısına ömür boyu ağırlaştırılmış hapis cezası verildi Tokat kent merkezinde 29 Mart 2025 tarihinde Topçam Mahallesi Akşemsettin Caddesi’nde meydana gelen olayda; motosiklet kazası ihbarı üzerine bölgeye giden ekipler Hatice Yalman ile Mustafa Koç’u yaralı olarak bulmuş. Tokat Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yalman yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Yapılan incelemelerde Yalman’ın vücudunda kazaya bağlı olmayan darp izleri tespit edilmiş, 400 metre mesafede bulunan kanlı taşlardaki kan örneklerinin Yalman’a ait olduğu anlaşılmıştı. Kaza soruşturması cinayet davasına dönüşürken, öldürülen kadının olaydan dakikalar önce girdiği bir büfede uluslararası yardım işareti yaptığı anlaşılmıştı. Büfe çalışanı yardım işaretini anlamadı Yalman’ın hayatını kaybetmesinden yaklaşık 2 saat önce Tokat merkezde bir büfede, uluslararası literatürde "yardım çağrısı" olarak bilinen el işaretini yaptığı görüntüleri ortaya çıktı. Ağırlaştırılmış müebbet verildi Tokat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen "Kadına karşı kasten öldürme" davasının bugün görülen dördüncü duruşmasında karar çıktı. Duruşmaya sanık Mustafa Koç ile birlikte tutuksuz yargılanan Ö. S., N. K., F. S., M. S., K. T., H.S. ve M. S., taraf avukatları ve Hatice Yalman’ın yakınları katıldı. Hatice Yalman’ın ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan Mustafa Koç, "Kadına karşı kasten öldürme" suçundan hiçbir indirim uygulanmayarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Diğer 7 sanık hakkında beraat kararı verildi.
Niğde 800 yıllık Selçuklu camisi meraklılarını bekliyor ’Niğde Seni Çağırıyor’ sloganıyla kentin tarihi ve kültürel mirasını tanıtmaya yönelik çalışmalar yürüten Niğde Valiliği, paylaştığı videoda kentin önemli tarihi yapılarından biri olan Alaeddin Camii’nin tarihi ve mimari özelliklerine yer verdi. Niğde’nin kültürel ve turistik potansiyelinin etkili bir şekilde tanıtılmasının amaçlandığı proje kapsamında paylaşılan Niğde’nin Değerleri videosunda kentin önemli tarihi yapılarından biri olan Alâeddin Camiinin tarihi ve mimari özelliklerine yer verildi. Yapılan açıklamada; "Taş işçiliğindeki asırlık zarafet, Aladağlar’ın zirvelerindeki vakur heybet Anadolu’nun kadim geçmişine tanıklık eden, her köşesinde bir medeniyet mirası saklayan bu topraklar; tarihi, kültürü ve kendine has doğasıyla keşfedilmeyi bekleyen bir zenginlik sunuyor. Bu köklü mirasın izinde, tarih ve doğayla buluşmaya davetlisiniz" ifadeleri kullanılarak Niğde’nin tarihi ve doğal güzelliklerine dikkat çekildi. Anadolu Selçuklu Dönemi’nin önemli eserlerinden biri olan Alaeddin Cami’nin mimari özellikleri ve asırlık taş işçiliği, tarihi ve mimari özelliklerine hazırlanan tanıtım filminde yer verildi. 1223 yılında Sultan I. Alaeddin Keykubad döneminde Niğde Sancak Beyi Zeyneddin Beşare tarafından yaptırılan caminin mimarları Gazi ve Sıddık’ın isimleri de kitabede yer alıyor. Yapının mimari kurgusuna da dikkat çekilen tanıtım filminde kıble duvarı önünde çap ve yükseklikleri farklı üç kubbeli örtü sistemi üzerine kurulan caminin, iç mekanında yer alan ’aydınlık feneri’ sistemi sayesinde kubbelerdeki açıklıklardan süzülen ışığın mekana görsel derinlik kazandırdığı anlatılıyor. Cami kapısındaki taşa işlenmiş taçlı kadın başı silüeti ilgi görüyor Özellikle sabah 09.00 ile 11.00 saatleri arasında oluşan ’taçlı kadın başı’ silüetinin, Selçuklu ustalarının astronomi ve fizik bilgisine hakimiyetini gösterdiğinin ifade edildiği filmde, Selçuklu sanatında düzen, sonsuzluk ve ilahi ahengi temsil eden desenlerin önemi, yapıda bulunan yüzlerin işlenmemiş insan başı figürlerinin ise farklı anlamlarda yorumlandığı aktarılıyor. Yaklaşık 8 asırdır ayakta duran Niğde Alaeddin Camii’nin üç kubbeli mimarisi, anıtsal taçkapısı ve zengin taş süslemeleriyle 13. yüzyılın teknik bilgisini ve estetik anlayışını günümüze taşıyan önemli bir Selçuklu mirası olduğu vurgulanıyor. Hazırlanan tanıtım filmleriyle Niğde’nin kültürel mirasının ve turizm potansiyelinin daha geniş kitlelere tanıtılması hedefleniyor.