EĞİTİM - 17 Mart 2026 Salı 13:33

KBÜ kurumsal akreditasyon almaya hak kazandı

A
A
A
KBÜ kurumsal akreditasyon almaya hak kazandı

Karabük Üniversitesi(KBÜ), Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından yürütülen program kapsamında 2 yıl süreli şartlı kurumsal akreditasyon aldı.


Değerlendirmeler sonucunda üniversite, kalite güvencesi sistemleri doğrultusunda akreditasyon almaya layık görüldü.


Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından yürütülen Kurumsal Akreditasyon Programı kapsamında yapılan değerlendirme sonuçları açıklandı.


Mart 2026 toplantısında alınan kararla Türkiye genelinde 39 üniversite kurumsal akreditasyon kapsamına alındı.


Bu kapsamda Karabük Üniversitesi, kalite yönetimi uygulamaları ve kurumsal gelişim stratejileri doğrultusunda akreditasyon statüsü elde etti. Yapılan değerlendirme sonucunda üniversiteye 2 yıl süreli şartlı kurumsal akreditasyon verildi.


Kurumsal akreditasyon süreci; eğitim-öğretim, araştırma, toplumsal katkı ve yönetsel faaliyetlerin bütüncül şekilde değerlendirilmesini kapsıyor. Süreç aynı zamanda kurumların güçlü yönlerini pekiştirmeyi ve gelişime açık alanlarını iyileştirmeyi amaçlıyor.


Karabük Üniversitesi Rektörü Fatih Kırışık, akreditasyonun üniversitenin kalite güvencesi ve uluslararası standartlardaki başarısının önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.


Kırışık, bu başarının akademik ve idari personelin ortak emeğiyle elde edildiğini ifade ederek sürece katkı sunanlara teşekkür etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Gürlek’ten Özgür Özel’e tepki: "Kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir algı operasyonudur" Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına sosyal medya üzerinden yanıt verdi. Gürlek, "Özgür Özel’in bugün şahsıma yönelik yaptığı açıklamalar, herhangi bir delile dayanmayan, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir algı operasyonudur" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, X hesabından yaptığı açıklamada, Özgür Özel’in kendisine yönelik iddialarını "herhangi bir delile dayanmayan açık bir algı operasyonu" olarak nitelendirdi. 20 yılı aşkın süredir devletin çeşitli kademelerinde görev yaptığını ifade eden Gürlek, hâkim olan eşiyle birlikte mal varlığı beyanlarını mevzuata uygun şekilde düzenli olarak sunduklarını vurguladı. Özel’in gündeme getirdiği iddiaların "tapu kayıtlarında karşılığı olmayan hayal ürünü" olduğunu savunan Gürlek, bu tür söylemlerin kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu belirtti. Gürlek açıklamasında, Özgür Özel’in daha önce de benzer iddialarda bulunduğunu ve bunların asılsız çıktığını ileri sürerek şu ifadelere yer verdi: "Yargı görevim süresince terör ve organize suç yapılarıyla yürüttüğüm mücadele nedeniyle şahsımı bu şekilde sorumsuzca hedef göstermesi, sistematik bir karalama kampanyasının parçasıdır. Elinde gerçekten bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin adresi siyasi kürsüler değil, ilgili yargı mercileridir. Bu iftiralar karşısında, başta manevi tazminat olmak üzere gerekli yasal süreçleri derhal başlatıyorum."
Bursa Maden ocağının atıkları suya ve toprağa karışmaya devam ediyor Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde yaklaşık 7 yıldır tartışmalara konu olan bir madencilik şirketine ait atık barajının bir süre önce çökmesine tepkiler sürüyor. Tüm itirazlara rağmen faaliyetini sürdüren bakır, çinko ve kurşun ocağının ayrıştırma bölümünün 1,5 ay önce patlaması sonucu akan tonlarca kimyasal ve ağır metal içerikli atık halen ocağın alt kısmında duruyor. Balçık halinde görülen atık yağmurlarla sulara ve toprağa karışmaya devam ederken tam bir çevre felaketi yaşanıyor. Bölge sakinleri maden ocağı faaliyetine devam edecekse çevreyi, toprağı, suyu koruyacak önlemlerin en üst seviyede alınmasını istese de işletmenin bu konuda ciddiyetle adım atmaması tepkilere yol açıyor. Kirazlıyayla Muhtarı Hasan Açar, 6-7 yıldır maden şirketiyle mücadele ettiklerini ancak sonuç almaktansa sorunlarının giderek büyüdüğünü söyledi. Ayrıştırma tesisinin maden ocağı sınırlarında olmaması gerektiğini yıllardır söylediklerini belirten Açar, "Köylülerle mücadele ettik ’ayrıştırma tesisini, atık havuzunu buraya yapmayın, çöker’ dedik. Ama dinlemediler" dedi. Eskiden bölgede otlayan hayvanların yağmurdan sonda toprağın yumuşaklığı nedeniyle battığını anlatan muhtar Açar, şunları kaydetti: "Bunların hepsini söyledik, anlattık ama bütün itirazlara rağmen yapıldı. Şirket inatlaştı ve atık havuzunu, ayrıştırma bölümünü buraya koydu. Çökme tehlikesinin olduğunu o zamanlarda söyledik, söylediler. Toprak kaymaları yaşandı ve atık havuzundan çıkan balçık, atık, Sarıyer Deresi’ne aktı. Bu dere Yenişehir Ovası’na gidiyor. Oradan diğer akarsulara karışarak göl ve göletlere, yer altı sularına ve hatta tarım ürünlerine gidiyor." Kurşun, çinko ve bakır çıkarılan maden ocağının atığının halen mahalle altında Sarıyer Deresi’nin yatağında bulunduğunu aktaran Açar, "Önlem alınıyor diye söyleniyor. Ayrıştırma yani atık havuzunun tekrar patlamaması için önlem alıyorlar. Olmayacak zamanla yine patlayacak. Toprak yumuşak ve kaldırmıyor. Bölgede hafriyat ağırlığını taşımadığı için toprak kaymaları oldu ve 20 kişinin tarlası patladı. Bunu bir türlü anlatamıyoruz" diye konuştu.