TEKNOLOJİ - 02 Kasım 2023 Perşembe 11:02

KBÜ’lü akademisyenlerden savunma sanayisi ve askeri alanlara özel yüksek çözünürlüklü milli ekran hamlesi

A
A
A
KBÜ’lü akademisyenlerden savunma sanayisi ve askeri alanlara özel yüksek çözünürlüklü milli ekran hamlesi

Karabük Üniversitesi ve ASELSAN iş birliğiyle yapılan çalışma ile özellikle savunma sanayisi ve askeri alanlarda, yüksek çözünürlüğe ve yüksek kontrast oranına sahip ekranların ihtiyaca yönelik ve tamamen bağımsız olarak tasarlanıp üretilmesi hedefleniyor.


Yapılan çalışma kapsamında ilk etapta düşük çözünürlükte bir prototip hazırlayan akademisyenler şimdiki aşamada yüksek çözünürlüğe sahip olan, özellikle askeri alanlarda arazi, sıcaklık, toz, su koşulları gibi belli özelliklere sahip yüksek çözünürlüğe sahip olacak şekilde milli ekran çalışmasını sürdürüyor.


“İnce Film Transistor Dizinlerinin Geliştirilmesi” çalışmasıyla OLED teknolojisinin hareketli görüntüler oluşturabilir özellikte ve renkli piksel yapılarını destekleyecek şekilde ASELSAN tarafından kazanılması sonucunda yüksek çözünürlüklü özgün ekranlar askeri amaçlarla istenen ebatlarda özel olarak tasarlanabilecek ve özellikle aviyonik uygulamalarda kullanılabilecek.


ASELSAN ile birlikte yürüttükleri proje ile yerli üretim olacak şekilde yüksek çözünürlüklü ekran yapımı gerçekleştirebileceklerini ifade eden Mühendislik Fakültesi Tıp Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamila Anutgan, “Biz AMOLED ekran için İnce Film Transistörlerimizi cam üzerinden kendi imkanlarımızla Karabük Üniversitesinde üretmekteydik. ASELSAN ile yapılan görüşmeler ve verilen destek neticesinde İnce Film Transistörü Dizin üretiminin sanayide de uygulanması mümkün olacak. Hem yarı iletken hem yalıtkan hem de metal özelliklerini taşıyan çeşitli ince filmleri üretebilmekteyiz. Bunların hepsini kullanarak bir aygıt ortaya çıkarmaktayız. Aygıtı kullanarak bir ekranın devresini oluşturabilirsiniz. Bizim de amacımız İnce Film Transistörü dizini ve organik ışık yayan diyotu kullanarak ve bunların ikisini birleştirerek bir ekran prototipi ortaya koymaktır. Düşük çözünürlükte bir prototipimiz mevcuttur. Şimdiki aşamada biz yüksek çözünürlüğe geçmekteyiz. Bu araştırmalarımızı biz sürdürürken aslında amacımız sadece uluslararası literatüre katkıda bulunmaktaydı. ASELSAN ile birlikte yürüttüğümüz bu proje sayesinde artık bir millileştirme söz konusu ve savunma sanayimizde de İnce Film Transistörü ile dizin üretiminin mümkün olması sağlanacaktır” dedi.



“Aygıt kalitesinde İnce Film Transistör üreten ilk ve tek grup”


Aygıt kalitesinde İnce Film Transistör üreten ilk ve tek grup olduklarını söyleyen Teknoloji Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Prof. Dr. Mustafa Anutgan, “İlk başta basit malzemelerle başladık üretime. O malzemeleri geliştirerek ve farklı malzemeleri bir arada art arda üreterek, daha sonrasında onların desenlenmesi gibi süreçlere tabi tutarak aygıt üretimini başardık. Ürettiğimiz aygıtlar ekran teknolojisinin temelini oluşturan İnce Film Transistörler. Bu transistörler ekranda bulunan piksel dediğimiz ışık veya noktaların hangi zamanda hangi şiddette yanacağına karar veriyor. Bunu biz Türkiye’de ilk defa yapan grubuz. Bu tür çalışmalar yapan gruplar var ancak daha çok onlar araştırma alanında yer alıyor. Biz direkt ürüne yönelik bir çalışma yapmaya çalışıyoruz. Bu alanda da aygıt kalitesinde İnce Film Transistör üreten ilk ve şimdilik tek grubuz. Bunu duyan ve öğrenen ASELSAN bu alanda bir ilerleme misyonları olduğu için bizimle iletişime geçtiler ve bir proje başlattık. Bu projede şu anda ilk başta düşük çözünürlükte bir ekran prototipi ürettik. Şimdi de yüksek çözünürlüğe geçiş yaptık. Yüksek çözünürlükte de matris içinden yani ekranın içerisindeki her bir pikselden ayrı ayrı ölçümler ve sonuçlar almaya başladık” diye konuştu.



“Uzak Doğu’dan Avrupa’ya kadar bu alanda çalışan ve ürün üreten herhangi bir ülke yok”


Ekran teknolojisinin günümüzün temel parçalarından biri olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Mustafa Anutgan, “Cep telefonlarından, televizyonlara birçok alanda kullanılıyor. Ancak bu sivil dediğimiz pazar belli büyük şirketlerin tekelinde gibi düşünebilirsiniz. Bizim ürettiğimiz ekranlar daha çok özel kullanıma ve ASELSAN ile çalıştığımız için daha çok askeri alandaki ekranlara uygulanacak. Bu ekranların sivil ekranlardan farkı, belli koşulları sağlaması. Arazi, sıcaklık, toz, su koşulları, bunları sağlayacak şekilde belli özelliklere sahip olması gerekiyor. Bu alanda geliştirmeleri yapıyoruz” şeklinde sözlerini sürdürdü.


Prof. Dr. Mustafa Anutgan, ekran teknolojisine sahip belli sayıda ülke olduğunu ifade ederek, “Özellikle Uzak Doğu’da belli ülkeleri biliyoruz ve Avrupa’da birkaç ülke bu alanda yetkin. Ancak Uzak Doğu’dan Avrupa’ya kadar bu alanda çalışan ve ürün üreten herhangi bir ülke yok. Biz burada kendi başımıza ve herhangi bir yere bağlı olmadan sıfırdan başlayarak ekran oluşturabilecek yetkinliğe sahip oluyoruz” diye konuştu.



“Kendi ürünümüzü kendi tasarımıyla üretebilir hale geleceğiz”


“Askeri uygulamalarda herhangi bir yerde bir ekran ihtiyacı olduğunda dışarıdan herhangi bir sipariş beklemek zorunda kalmadan kendi ürünümüzü kendi tasarımıyla üretebilir hale geleceğiz” diyen Prof. Dr. Mustafa Anutgan, şu anda prototip üretim aşamasında olduklarını, dile getirdi.


Bu kapsamda testler yaptıklarını da söyleyen Prof. Dr. Anutgan, şunları söyledi:


“Düşük çözünürlükte prototipini ürettik, yüksek çözünürlükte işler daha karmaşıklaşıyor ve daha zorlaşıyor. Burada da belli bir yol katettik, matris içinden belirli pikselleri adresleme yaparak ölçümleri alabiliyoruz. Bunun topyekun olarak bir ekrana dönüşmesi yine birkaç yıl sürecektir. Birkaç yıl içerisinde ekranlarımızı çalışır vaziyette ve prototip şeklinde görmüş olmayı umuyoruz.”


“Minyatür OLED Ekran Birimi Geliştirilmesi Projesi” kapsamında Karabük Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Anutgan ve Mühendislik Fakültesi Tıp Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamila Anutgan, Demir Çelik Enstitüsü Malzeme Araştırma ve Geliştirme Merkezinde (MARGEM) yaptıkları “İnce Film Transistör Dizinlerinin Geliştirilmesi” çalışmasıyla ekran arkapanel geliştirilmesi ve prototip üretimi çalışmalarını yürütüyor.



KBÜ’lü akademisyenlerden savunma sanayisi ve askeri alanlara özel yüksek çözünürlüklü milli ekran hamlesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "Okul polisi uygulaması istisnasız her eğitim kurumunda hayata geçirilmeli" Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda gerçekleşen silahlı saldırılar hakkında, "Okul polisi uygulaması, istisnasız her eğitim kurumunda hayata geçirilmeli. Hastanelerimizde olduğu gibi acil kod uygulamasının okullarımız için de hayata geçirilmesini ısrarla talip ediyoruz" dedi. Türk Eğitim-Sen, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarında hayatını kaybeden öğrenciler için Ankara’da anma programı düzenledi. Ulus Atatürk Heykeli önünde gerçekleştirilen programda, Atatürk Anıtı’na karanfil bırakıldı. Burada açıklamalarda bulunan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, saldırılarda hayatını kaybeden öğrenciler ve Ayla öğretmenin acısını ömür boyu yaşayacaklarını belirtti. Geylan, eğitimde şiddet konusu hakkında acil güvenlik zirvesinin toplanmasını, bunun yanı sıra her okula ’okul polisi’ uygulamasının getirilmesi gerektiğini dile getirdi. Bunun yanı sıra Geylan, hastanelerde var olan acil kod uygulamasının eğitim kurumlarına da getirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. "Türk Eğitim-Sen olarak yıllardır okullarımızdaki şiddetin bir güvenlik meselesi olduğunu bağırıyoruz" Şanlıurfa’daki ve Kahramanmaraş’taki okul saldırıları hakkında açıklamalarda bulunan Geylan, ileri tedbirlerin ivedilikle alınması gerektiğini belirterek, "Çok üzüntülüyüz, acılıyız. Büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kaldık. Dün Kahramanmaraş’taydık. Cenazelerimizi dualarla, tekbirlerle uğurladık. Rabbim hepsini rahmetiyle kuşatsın. O yavrularımız, evlatlarımız cennette yerini buldu. Rabbim ailelerine sabır versin. Evlat acısını Allah başa vermesin. Büyük acı. Bir öğretmenimiz şehit oldu. Ayla öğretmenimiz, sınıfta öğrencilerin üzerine kapandı hayatını kaybetti. Biz inanıyoruz ki o şehittir, mekanı cennettir. Ruhu şad olsun. Ayla öğretmenimizin şehit statüsünde kabul edilmesi noktasında bir karar alınmasını özellikle istihdam ediyorum. Biz Türk Eğitim-Sen olarak yıllardır okullarımızdaki şiddetin, öğretmenlerimize, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin bir güvenlik meselesi olduğunu, hatta bir beka meselesi olduğunu bağırıyoruz. Kahramanmaraş’ta yaşanan olay, sanırım bunu herkesin gözüne soktu diye düşünüyorum. Artık ileri tedbirlerin hayata geçirilmesi lazım. Burada herkese görev düşüyor. Öğretmene şiddet ve eğitim çalışanına şiddet meselesi sadece bizim meselemiz değil. Aslında toplumun meselesi. Çünkü okullarımız, eğitim yuvalarımız bu ülkenin geleceğini inşa edecek nesillerimizi, çocuklarımızı, öğrencilerimizi yetiştiriyor. Herkes sahip çıkmalı" diye konuştu. "Okul polisi uygulaması istisnasız her eğitim kurumunda hayata geçirilmeli" Her okula bir güvenlik görevlisi ve polis tahsis edilmesi gerektiğini savunan Geylan, "Herkesin yapması gerekenler var. En başta kamu yönetiminin yapması gerekenler var. Birincisi acilen güvenlik zirvesi toplanmalı. Okullarımızdaki şiddet hadiselerini, bir güvenlik meselesi olarak görmeliyiz. Her okulumuza mutlaka güvenlik görevlileri tahsis edilmeli. Okul polisi uygulaması, istisnasız her eğitim kurumunda hayata geçirilmeli. Hastanelerimizde olduğu gibi acil kod uygulamasının okullarımız için de hayata geçirilmesini ısrarla talip ediyoruz. Bir diğer önemli husus ise okullarımızdaki rehberlik hizmetlerinin daha da etkinleştirilmesi. Türk Eğitim-Sen yıllardır söylüyor. Her 100 öğrenci başına 1 rehber öğretmen normu verilmeli. Şu an maalesef 400 öğrenciye 1 norm veriliyor. Bu yetersiz" ifadelerini kullandı. Program kapsamında daha sonra Hacı Bayram Veli Camii’ne geçen Türk Eğitim-Sen üyeleri, okul saldırılarında hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kıldı.
Mersin Mezitli’de Taş Mektep Kent Müzesi açılışa hazırlanıyor Mersin Mezitli Belediyesinin kentin tarihi mirasını yaşatmak amacıyla hayata geçirdiği Taş Mektep Kent Müzesi Projesinde sona yaklaşılırken, yapı kısa süre içinde ziyaretçilere açılmaya hazırlanıyor. Mezitli Belediyesinin kentin tarihine ve kültürel mirasına değer katacak önemli projelerinden biri olan Taş Mektep Kent Müzesi Projesinde sona yaklaşılıyor. Tarihi Kentler Birliği tarafından düzenlenen proje yarışmasında, 109 belediyenin 129 projeyle yer aldığı süreçte Mezitli Belediyesinin ‘Mezitli Taş Mektep Kent Müzesi Oluyor’ projesi finansal destek almaya hak kazanarak önemli bir başarı elde etti. Proje kapsamında gerçekleştirilen çevrim içi toplantıda, Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Oktay Özel ve proje mimarlarının katılımıyla tüm detaylar kapsamlı şekilde ele alındı. Yapılan değerlendirmelerin ardından proje tam anlamıyla şekillendi. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Taş Mektep Projesinin kentin kimliği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Taş Mektep, yalnızca bir yapı değil, Mezitli’nin geçmişini, kültürünü ve ortak hafızasını yansıtan çok kıymetli bir mirastır. Bu projeyle birlikte tarihimize sahip çıkarken, aynı zamanda kentimizin kültürel zenginliğini gelecek nesillere aktaracak kalıcı bir eser kazandırıyoruz. Tüm süreçleri titizlikle yürütüyor, en ince ayrıntısına kadar değerlendiriyoruz. Çok kısa süre içerisinde ’Taş Mektep’i vatandaşlarımızın ziyaretine açacak olmanın heyecanını yaşıyoruz" dedi.
Eskişehir Çobanları hamama götürüp oyaladılar, 36 büyükbaş hayvanı çaldılar Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde, hamama götürdükleri çobanları oyalayıp yaklaşık 5 milyon TL değerindeki 36 büyükbaş hayvanı çalan zanlılar yakalandı. Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde sattıkları hayvanlar bulunup sahibine teslim edilirken, yakalanan 8 zanlıdan 4’ü tutuklandı. 15 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen büyükbaş hayvan hırsızlığı olayı ile ilgili Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı JASAT Dedektif Timleri ve Sivrihisar İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından araştırma başlatıldı. Ekipler, şüphelilerin, çalınan hayvanların çobanlarını oyalamak maksadıyla Ankara’da bir hamama götürdükleri ve ağılda kimsenin kalmadığı esnada diğer 3 şüphelinin kamyon ile ağıla gelip hayvanları çalarak Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde sattıkları tespit etti. Eskişehir ve Afyonkarahisar’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda olaya karışan 8 şüpheli yakalandı ve yapılan aramada piyasa değeri yaklaşık 5 milyon TL olan 36 büyükbaş hayvan ele geçirildi. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 4’ü tutuklandı. Konuyla ilgili açıklamada, "Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı halkımızın huzur ve güven içerisinde hayatlarına devam etmeleri amacıyla hırsızlık olaylarının kısa sürede aydınlatılması, faillerinin yakalanması ve çalınan malzemelerin ele geçirilmesi için her türlü tedbiri almaya kararlılıkla devam edecektir" denildi.
Rize Türkiye’de engelli yakınlarını ilgilendiren emsal karar Rize’de kendisine ait engelli aracını taahhüt verdiği oğlunun oğlu kullanınca kendisine vergi borcu çıkan vatandaş açtığı davayı kazandı. Engelli yakınlarını ilgilendiren emsal kararda mahkeme engelli aracını 2. ve 3. derece akrabaların da kullanabileceğine hükmetti. Rize’de engelli bir vatandaş kendisine ait aracını taahhüt verdiği oğlunun oğlu, yani torunu kullandığı sırada polis tarafından işlem başlatıldı. Tutulan tutanak doğrultusunda engelli vatandaştan aracı alınırken, muaf tutulduğu ÖTV ve KDV ödemeleri istendi. Bunun üzerine yargıya başvuran vatandaş Trabzon Vergi Mahkemesi’nde açılan dava sonucunda vergi dairesinin aracı en fazla 2 kişinin kullanabileceğine dair aldığı taahhütnamenin hükümsüz olduğuna karar verdi. Gerekçe olarak ise aracın engellinin istifadesine sunulmak şartıyla 3. dereceye kadar akrabalarının kullanabileceği gerekçesiyle, vergi dairesinin aksi görüşle yapmış olduğu cezalı tarhiyatları kaldırdı. Müvekkilinin açtığı dava sonucunda haklı bulunduğunu bu nedenle cezanın kaldırıldığını ifade eden Avukat Remzi Kutanoğlu "Rize’de bir müvekkilimiz, engelli, kendine tahsis edilmiş bir aracı vardı. Bunu taahhütname ile iki kişi kullanabilirdi ve birinci derece akrabalarıydı bu. Burada sadece ailede birinci derece akrabası olan bir oğlu vardı, o kullanabiliyordu. Hayatın içerisinde aynı zamanda bazen hem hastanın hastalık işleri dışında kendisinin de özel işleri olduğundan, hastanın kullanımına özgülenmiş bu aracı, hastaya hizmet etmek amacıyla bazen kendi kullanamıyordu. Yani dolayısıyla bir başkasının ona hizmet etmek amacıyla, onun hastalık işlerinde özgülenmesi amacıyla kullanması gerekiyordu. Engelli kişinin torunu, yani yasal kullanacak kişinin oğlu ehliyeti vardı. Hastanın yani dedesinin aracını ona hastalığına refakaten hastaneden alıp evine bırakma noktasında bir sürüş yaparken polisler durduruyor. Orada tutanak tutuyorlar. Bakıyorlar ki vermiş oldukları taahhütnamede o babasının adı yazıyor, kendi adı yazmıyor. Dolayısıyla buna bir tutanak düzenliyor. Biliyorsunuz engelli araçları ÖTV ve KDV indirimiyle alınıyor. Vergi Dairesi bu tutanağa göre ÖTV indiriminin geri alınması ve KDV ile ilgili bir tarhiyat düzenliyor. Tabii bu karar, bu tarhiyat bize gelince inceledik bunun hukuksuz olduğunu düşünerek Trabzon Vergi Mahkemesi’ne bir dava açtık. Açtığımız davayı haklı buldular ve bu karar aslında bir emsal oldu. Türkiye’de de bu konuda birçok insanı ilgilendirecek bir karar oldu" dedi. "Deyim yerindeyse bir anahtar olduk" Türkiye’de engellileri ve yakınlarını doğrudan ilgilendiren bu kararın emsal dikkat çeken Kutanoğlu "Bu davaların çoğalması, bu emsallerin artmasıyla Türkiye’de aynı zamanda hastanın 1. derece yakınları dışında 3. derece yakınlarının da araçlarını o hastanın işleriyle ilgili kullanabileceğine bir emsal olmuş oldu. Yani bu konuda müvekkilimizin sorununu çözmede bir deyim yerindeyse bir anahtar olduk. Türkiye’de de bu konunun emsal olacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.