EKONOMİ - 05 Ocak 2026 Pazartesi 00:17

Seraların çökme anı kamerada: Kar altında kaldı, komşularının yardımıyla kurtarıldı

A
A
A
Seraların çökme anı kamerada: Kar altında kaldı, komşularının yardımıyla kurtarıldı

Karabük’ün Eskipazar ilçesi Köyceğiz köyünde yağan karın ağırlığıyla seralar çöktü. Kar yığını altında kalan bir çiftçinin komşularının yardımıyla kurtarıldığı anlar ise saniye saniye kaydedildi.


Eskipazar ilçesinde yoğun kar yağışının kısa sürede oluşturduğu ağır yük nedeniyle yaklaşık 50 dönümlük sera alanı çöktü. Güvenlik kamerası görüntülerinde, karın ağırlığına daha fazla dayanamayan seraların bir anda çöktüğü anlar net bir şekilde görülüyor.



Kar yığını altında can pazarı


Afetin en dramatik anları ise Hıfsı Çelik’in serasında yaşandı. Karın ağırlığına dayanamayan seranın çöktüğü sırada içeride bulunan Çelik, demir yığınları ve karın altında kaldı. O anlara ait görüntülerde, komşuların büyük bir panik ve telaşla yardıma koştuğu, kar ve demir yığınlarını elleriyle kaldırarak Çelik’i enkaz altından çıkardığı görülüyor. Komşularının zamanla yarışan müdahalesiyle kurtarılan Çelik, olaydan yara almadan kurtulurken, yaşananlar köyde büyük korkuya neden oldu.



Bölgede seraları zarar gören üreticiler, enkaz altında kalan mahsullerini kurtarmaya çalıştı. Köy sakinlerinden çiftçi İsmail Örenbaşı (65), maddi zararının çok büyük olduğunu belirterek, "Ömrümde bu kadar ani ve yoğun bir karın seraları bu hale getirdiğini görmedim. Hazırlıksız yakalandık. Tek gelirimiz burasıydı. Devletimizden destek bekliyoruz" dedi.


Köyde hem hayvancılık hem de seracılıkla geçimini sağlayan Emrah Çelik ise seralarını 2025 yılının Ekim ayında devlet desteğiyle (ORKÖY) yaptırdığı belirterek, "Bu sera sıfırdı, içinde mahsul bile yoktu. Geçim kaynağımız bu" dedi.


Köyceğiz Köyü Muhtarı Kemal Aydın, "En az 50 dönüm sera mahvoldu. Bu köylü pazarlara giderek rızkını kazanıyordu. Gerede, Çerkeş ve Karabük pazarları bu seralardan besleniyordu. Şu an üretim sıfıra indi. İl ve İlçe Tarım Müdürlüğümüz, Kaymakamımız sağ olsunlar geldiler, inceleme yaptılar" diyerek yardım eli uzatılması talebinde bulundu.



Seraların çökme anı kamerada: Kar altında kaldı, komşularının yardımıyla kurtarıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Prof. Dr. Yıldız "Erken tanı hayat kurtarır, bulaşmayı önler" DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Pınar Yıldız, Dünyada en fazla ölüme yol açan ilk 10 enfeksiyon hastalığından biri olduğunu söyledi. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Pınar Yıldız, "Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası" dolayısıyla bilgilendirmede bulundu. Veremin (tüberküloz) bir bakteriden kaynaklı olduğunu bildiren Pınar Yıldız, bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığı olduğunu ifade etti. Hastalığın en sık akciğerleri tuttuğunu ve bu forma akciğer tüberkülozu denildiğini dile getiren Yıldız, "Ancak sadece akciğerlerle sınırlı değildir; lenf bezleri, beyin zarı, kemikler, böbrekler gibi pek çok organda da hastalık yapabilir. Hastalık, özellikle bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde daha kolay ortaya çıkar ve tedavi edilmediğinde ağır sonuçlara yol açabilir. Erken tanı ve düzenli tedavi ile tamamen iyileşebilen bir hastalıktır" şeklinde konuştu. "Dünyada en fazla ölüme yol açan ilk 10 enfeksiyon hastalığından biri" Veremin, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada hala en fazla ölüme yol açan ilk 10 enfeksiyon hastalığından biri olduğuna dikkat çeken Yıldız "Her yıl milyonlarca yeni vaka bildirilmektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde daha yaygındır. Türkiye’de ise çok güçlü bir verem savaş disiplini bulunmaktadır. Düzenli taramalar, ücretsiz ilaç temini ve takip sayesinde vaka sayıları yıllar içinde belirgin şekilde azalmıştır. Ancak tüberküloz tamamen yok olmuş değildir; kontrol altında tutulması için farkındalığın sürmesi gereklidir" ifadelerine yer verdi. "Erken tanı hastanın iyileşmesi ve bulaşmanın engellenmesi için kritik önemdedir" Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Pınar Yıldız, veremin en sık görülen belirtilerini şu şekilde sıraladı; "2 haftadan uzun süren öksürük, balgam çıkarma, bazen kanlı balgam, göğüs ağrısı, ateş, gece terlemesi, iştahsızlık ve kilo kaybı, halsizlik ve çabuk yorulma. Bu belirtilerden özellikle öksürük ve gece terlemesi uzun sürüyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Erken tanı hem hastanın iyileşmesi hem de bulaşmanın engellenmesi için kritik önemdedir." Veremin, hava yolu ile bulaştığını belirten Pınar Yıldız, "Akciğer tüberkülozu olan kişi öksürdüğünde, konuştuğunda veya hapşırdığında havaya saçılan damlacıklar solunduğunda bulaşma meydana gelebilir. Bulaş riskini azaltmak için; aktif tüberküloz hastaları tedavinin ilk döneminde maske takmalıdır. Yaşanılan ortam sık sık havalandırılmalıdır. Kalabalık ve kapalı ortamlarda uzun süre bulunmaktan kaçınılmalıdır. Hastaların tedavisi düzenli şekilde sürdürülmelidir. Öksürürken ağız ve burun mendil ya da dirsek içi ile kapatılmalıdır" dedi. "Tedavinin yarım bırakılması çok ciddi sonuçlar doğurabilir" Veremin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Yıldız, "Tedavi genellikle en az 6 ay süreyle verilen birden fazla ilacın birlikte kullanılmasıyla yapılır. İlaçlar ücretsizdir ve hastalar düzenli olarak takip edilir. Tedaviye başlandıktan kısa süre sonra bulaştırıcılık büyük ölçüde azalır. Ancak bakterinin tamamen yok edilmesi zaman aldığı için ilaçların kesintisiz ve düzenli kullanılması son derece önemlidir" şeklinde konuştu. Tedavinin yarım bırakılmasının çok ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret eden Prof. Dr. Pınar Yıldız, "Hastalık tekrarlar. Daha ağır ve uzun süren bir seyir kazanır. İlaçlara direnç gelişebilir. Bu durumda tedavi çok daha zor, uzun ve pahalı olur. Toplumda bulaşma riski artar. Bu nedenle hasta kendini iyi hissetse bile ilaçlar doktor kontrolü olmadan asla bırakılmamalıdır" ifadelerine yer verdi. "Verem hakkındaki yanlış bilgiler toplum sağlığını tehdit ediyor" Veremden korunmada BCG aşısının, özellikle çocuklarda görülen menenjit ve yaygın tüberküloz gibi ağır hastalık formlarına karşı koruyucu olduğunu belirten Yıldız, aşının Türkiye’de uzun yıllardır çocukluk çağında rutin olarak uygulandığını kaydetti. Aşının erişkinlerde akciğer tüberkülozunu tamamen engellemese de hastalığın ağır seyretmesini belirgin şekilde azalttığını da sözlerine ekleyen Yıldız, toplumda veremle ilgili doğru bilinen yanlışları değinerek, veremin artık yalnızca geçmişte kalan bir hastalık olmadığını, günümüzde hâlâ görülebildiğini ancak kontrol altına alınabildiğini ifade etti. Veremin yalnızca kötü beslenen kişilerde görüldüğü düşüncesinin de yanlış olduğuna dikkat çeken Pınar Yıldız, bağışıklık sistemini zayıflatan her durumun riski artırabileceğini, ancak herkesin bu hastalığa yakalanabileceğini belirtti. Tedavi sürecinin kısa tutulmasının yeterli olduğu yönündeki algının da doğru olmadığını dile getiren Yıldız, verem tedavisinin mutlaka en az altı ay ve hekim tarafından belirlenen süre boyunca kesintisiz sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca veremin bulaşıcı olmadığı yönündeki yaygın kanaatin de gerçeği yansıtmadığını söyleyen Yıldız, özellikle akciğer tüberkülozunun bulaşıcı olduğunu, diğer bazı verem türlerinin ise bulaşıcı olmayabileceğini sözlerine ekledi. "Erken başvuru hayat kurtarır, bulaşmayı önler" Verem Eğitim ve Propaganda Haftasının toplumun tüberküloz konusunda bilinçlendirilmesini, erken tanı ve tedavinin öneminin vurgulanmasını hedefleyen bir farkındalık haftası olduğunu belirten Pınar Yıldız, "Amaç; hastalığı saklamak yerine fark edip tedavi etmek, bulaşmayı önlemek ve sağlığı korumaktır. Uzun süren öksürüğü asla ihmal etmeyin. Erken başvuru hayat kurtarır, bulaşmayı önler. Tüberküloz tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlarınızı düzenli kullanın, yarım bırakmayın. Sağlıklı yaşam, temiz hava ve düzenli kontroller çok önemlidir. Ve en önemlisi: Veremden korkmayalım, geç kalmaktan korkalım" şeklinde açıklamasını sonlandırdı.
Malatya Malatya’da konut, rezerv alan ve sanayi için yoğun mesai AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya Valisi Seddar Yavuz’u ziyaret ederek deprem sonrası yürütülen konut ve rezerv alan çalışmalarını değerlendirdi. Ölmeztoprak ayrıca Altay Kışlası’nda inşa edilen Yeşilyurt Sanayi Sitesi alanında incelemelerde bulundu. Rezerv alanlarda hiçbir hak sahibinin mağdur edilmeyeceğini vurgulayan Ölmzetoprak, Altay Kışlası’ndaki Sanayi Sitesi için 195 yeni sanayi dükkanının ihalesinin tamamlandığı, 604 ilave dükkânın daha yapılmasının planlandığını ifade etti. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya Valisi Sayın Seddar Yavuz’u makamında ziyaret etti. Ziyarette, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank’ın da katılımı ile deprem sonrası Malatya genelinde yürütülen kamu yatırımları, konut üretimi ve rezerv alanlardaki çalışmalar kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmede, 2025 yılı itibarıyla toparlanma sürecinde önemli ilerlemeler kaydedildiği vurgulanırken, hak sahipliği süreci devam eden vatandaşlar için 2026 yılının ilk çeyreğine kadar kura çekimlerinin süreceği ifade edildi. "Rezerv alanlarda hak kaybı olmayacak" Ziyarette rezerv alanlarda yürütülen projeler de gündeme geldi. Milletvekili Ölmeztoprak, mevcut yapı durumları, sosyal donatılar, ulaşım düzenlemeleri ve yeni şehircilik anlayışı doğrultusunda hazırlanan projelerin bütüncül şekilde ele alındığını belirtti. Aynı rezerv alan içinde konut tahsisi yapılamayan hak sahipleri için rayiç bedel üzerinden mağduriyet oluşturmayacak alternatiflerin sunulacağını kaydetti. Ölmeztoprak, sürecin kura usulü ve mevzuat çerçevesinde şeffaflık ilkesiyle yürütüldüğünü, muhtarlar ve vatandaşların düzenli olarak bilgilendirileceğini ifade etti. Deprem sonrası yeniden inşa sürecinde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü liderlik ve kararlı irade sayesinde çalışmaların kesintisiz şekilde sürdürüldüğünü ifade den Milletvekili Ölmeztoprak, sahada atılan her adımda bu desteğin net biçimde hissedildiğini vurguladı. Milletvekili Ölmeztoprak, deprem sonrası Malatya’da yürütülen çalışmaların, Malatya Valisi Sayın Seddar Yavuz’un etkin koordinasyonu, sahaya hâkim yönetim anlayışı ve kurumlar arası uyumu güçlendiren yaklaşımıyla planlı ve hızlı bir şekilde ilerlediğini kaydetti. Altay Kışlası’ndaki sanayi sitesi yerinde incelendi Milletvekili Ölmeztoprak, Malatya Valisi Sayın Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Sami Er, il protokolü ve sanayi esnafıyla birlikte Altay Kışlası’nda inşa edilen Yeşilyurt Sanayi Sitesi alanında da incelemelerde bulundular. Depremde ağır hasar alan sanayi sitesinin taşınma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milletvekili Ölmeztoprak inşa edilen 714 dükkândan 708’inin teslim edildiğini, 160 dükkânda taşınmanın başladığı, 30 dükkânda ise üretimin aktif olarak sürdüğünü bildirdi. Yeni sanayi dükkanları yolda Sanayi alanının kapasitesini artırmak amacıyla 195 yeni dükkân için ihale sürecinin tamamlandığını vurgulayan Milletvekili Ölmeztoprak, ayrıca 604 ilave dükkânın daha yapılmasının planlandığını açıkladı. Esnafın taleplerinin dikkate alındığı, sürecin mağduriyet oluşturmadan ve ortak akılla ilerletileceği kaydetti. Yeşilyurt Kaymakamlığı’na ziyaret Milletvekili Ölmeztoprak, beraberindeki parti yöneticileriyle birlikte Yeşilyurt Kaymakamı Sayın Hasan Hüseyin Uzan’ı da ziyaret etti. Görüşmede, Yeşilyurt ilçesinde yürütülen kamu hizmetleri, devam eden yatırımlar ve sahadaki uygulamaların mevcut durumu değerlendirildi. "Malatya’mız için süreci yakından takip ediyoruz" Sanayi ve konut projelerinin Malatya’nın ekonomik ve sosyal toparlanması açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Ölmeztoprak, hem konutuna hem iş yerine kavuşan son hak sahibi anahtarını alana kadar sürecin aynı titizlikle sürdürüleceğini vurguladı.
Siirt Siirt ‘Yüzyılın Konut Projesi’nde bin 627 konutun hak sahibi belirlendi Siirt’te "Yüzyılın Konut Projesi" kapsamında bin 627 hak sahibi kura sonucu belirlendi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda hayata geçirilen Yüzyılın Konut Projesi kapsamında Siirt’te kura çekim töreni gerçekleştirildi. İl Milli Eğitim Konferans Salonunda yapılan kura çekimine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, Vali ve Belediye Başkan Vekili Dr. Kemal Kızılkaya, kurum müdürleri ve başvuru sahibi vatandaşlar katıldı. Burada konuşma yapan Bakan Yardımcı Suver, depremin hemen ikinci haftasında deprem konutlarının temelini attıklarını söyledi. Suver, "Çok acelemiz vardı. Reisi cumhurumuz diyordu ki; ‘son depremzede vatandaşımız konutuna ulaşmadıkça bize rahat yüzü yok.’ Dolayısıyla biran evvel konutları bitirmek zorundaydık. Çünkü hükümet olarak bir hedefimiz var. Yeni Türkiye Yüzyılı. Yeni Türkiye Yüzyılında yeni bir ülke inşa ediyoruz. Cumhurbaşkanımız; ülkesini, milletini, Siirt’i çok seviyor" dedi. "Deprem sonrasında 2 yılda Bulgaristan gibi bir ülkenin tamamını kapsayan, ülkedeki konut sayısı kadar konut ürettik" diyen Suver, "Dile kolay. Günde 550 konut. Bunu ancak millete olan sevda ile aşk ile yaparsınız. Cumhurbaşkanımızın hizmet aşkı, bu millete olan sevdası, inancı onun ekibine de sirayet etmiştir. Biz, bu deprem tehlikesine karşı dayanıklı, dirençli şehirler kurmamız lazım. Bu amaçla 6,5 milyon binanın dönüşümü ve değişimi başlatıldı, devam ediyor. Bu daha başlangıç, devamı da gelecek. Bugün 81 ilde yapılacak olan konutların tespit çalışmaları başlatılmıştır. Bugün burada çekilişi yapacağız. Kazananlar sevinsin, kazanamayanlarda üzülmesin. İnşallah tekrarında onlarda konut sahibi olacak" diye konuştu. Vali Kemal Kızılkaya da, kurası çekilecek konutların ile, konut sahiplerine ve memlekete hayırlara vesile olması dileğinde bulundu. Kızılkaya, "Heyecanla bu çekilişi bekleyen birçok hemşehrimizin olduğunu biliyorum. Her zaman ilimizin altyapı, üstyapı, konut, millet bahçeleri, daha birçok hizmetlerine her zaman milletimizin, Siirtlilerin yanında olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımızı arz ediyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum Bey’e şükranlarımızı arz ediyorum. Bakan yardımcılarımıza, TOKİ yetkilerimize şükranlarımızı arz ediyorum. Kentsel dönüşümle birlikte ilimizde kalıcı, daha güzel konutlara ve gelişen konut kapasitesine kavuşma anlamında çok güzel yarınlar bizi bekliyor." Şeklinde konuştu.