KÜLTÜR SANAT - 16 Şubat 2025 Pazar 12:23

Türkiye’de eşi benzeri olmayan süslemeleriyle 239 yıllık Mektepçiler Evi dikkat çekiyor

A
A
A

239 yıllık geçmişe sahip Mektepçiler Evi, batı cephesindeki damga, motif ve figürlerle dikkat çekiyor.

Safranbolu’nun 18. ve 19. yüzyıl Türk toplumunun yaşam biçimini ve kültürünü yansıtan tarihi evlerinden biri olan Mektepçiler Evi, sgraffito, malakari ve kalem işlerinin birleşiminden oluşan özel bir cephe bezemesine sahip. Bu özelliğiyle Türkiye’de tek olan ev batı cephesinde yer alan çarkıfelek, sonsuz yıldız, su yolu, sürahi, balık, servi ağacı, hayat ağacı, kuş, davut yıldızı ve elibelinde gibi damga, motif ve figürlerle dikkat çekiyor. Kültürel mirasa ışık tutan bu motif ile figürler, Türk halkının geleneksel sembollerinin ve mitolojik anlatılarının bir yansıması olarak da ön plana çıkıyor.

Türkiye’de eşi benzeri olmayan süslemeleriyle 239 yıllık Mektepçiler Evi dikkat çekiyor

Mektepçiler Evi’nin Safranbolu’nun en eski evlerinden olduğunu belirten Tarihçi-Yazar Mehmet Kütükçüoğlu, Yaklaşık 250 yıllık bir tarihe sahiptir. Çünkü üzerinde bulunan işlemeler tıpkı yaşı gibi Türk kültürünün de en eski örneklerini bize sunmaktadır. Yaklaşık birkaç bin yıllık hem Türk kültürü hem de evrensel kültürün unsurlarını içinde barındırıyor. Davut yıldızları, çarkıfelekler sonsuz Biz yıldızlar balık figürleri, eli belinde figürleri, kuş figürleri. Bunlar aslında tek tek bize bir okul gibi bir mesaj veriyor" dedi.

Eğitim binası olarak kullanılan evin Müderris Mehmet Efendi tarafından 1786-87 yılında yaptırıldığını ifade eden Kütükçüoğlu, "Anlattıklarında şöyle kısaca değinebiliriz. Örneğin sol baştan ‘çarkıfelek’ figürü var. Çarkıfelek figürü aslında evrenin devamlılığını, o döngüselliğini ifade eden çok özel bir figürdür. Türkler tarih boyunca birçok noktada işte hanlarda, hamamlarda, çeşmelerde, bu figürü kullanmışlardır. Hemen yan tarafında ‘Davut Yıldızı’, herkesin bildiği malum eski kadim Türk sembollerinden bir tanesi. Hemen yanında başlangıcı ve bitişi belli olmayan sonsuz yıldız dediğimiz bir figür vardır. Sağa doğru geldiğinizde ‘servi ağacı’ ölümü, onun yanında ‘hayat ağacı’ cenneti ve ölümsüzlüğü sembolü etmesi açısından çok kayda değerdir" diye konuştu.

Türkiye’de eşi benzeri olmayan süslemeleriyle 239 yıllık Mektepçiler Evi dikkat çekiyor

Kütükçüoğlu, cephedeki kuş figürüne önem verdiğini aktararak şunları söyledi: "Bu figürlerin üstünde bulunan ‘kuş’ figürünü ben aslında bir Türk tarihçi olarak önemsiyorum. Çünkü bazı sözler vardır. Örneğin bir kişi öldükten sonra ‘uçtu gitti dağ gibi adam’, ‘ruhu uçmağa vardı’ diye ifadeler kullanırız. Uçmağ zaten eski Türkçe de cenneti ifade eder. Kuş da insan ruhunu ifade etmesi açısından kıymetlidir. ‘Balık’ figürü orada bereketi ve hayatın yine bu yolculuğunu, serüvenini ifade eden üst kısmındaki ‘su yolu’ da Mardin ve Safranbolu’da görebileceğimiz bir figürdür. Aynı zamanda Orta Asya’da da görebileceğimiz bir figürdür. ‘Elibelinde’ figürü gücü-kuvveti sembolize eder. Burada yaklaşık otuzdan fazla figürünü görebiliyoruz. Bu yüzden mektepçiler ve müderrisler evi dediğimiz bu ev Safranbolu’nun en eski evlerinden bir tanesi olması açısından çok önemli. Aynı zamanda Ankara tipi Türk Evi’nin Safranbolu’daki örneği olması açısından da kayda değerdir."

"Bunlar tarihin sessiz bir damgalarıdır"

Cephedeki figürlerin tarihin sessiz damgaları olduğunu söyleyen Kütükçüoğlu, "Sanat tarihi açısından ve Türk tarihi açısından aslında çok güzel bir ifade vardır. Tarihin sessiz bir damgalardır bunlar. Bu görmüş olduğunuz motifler Safranbolu evlerinde aslında bize sessizce geçmiş kuşakların mitolojik anlamı olan hikayeleri anlatmaktadır" ifadelerini kullandı.

Türkiye’de eşi benzeri olmayan süslemeleriyle 239 yıllık Mektepçiler Evi dikkat çekiyor

‘Safranbolu Düğün Evi’ne dönüştürülecek’

"İstanbul kültüründe Safranboluluların etnografya açsından çok önemli bir önemi vardır" diyen Kütükçüoğlu, "Çünkü İstanbul Etnografyasını yazan Safranbolulardır. Safranbolu aslında folklor ve konusunda tarih boyunca bir uzmanlık alanı olmuştur. Bu ev işte Safranbolu’nun geleneksel getirmiş olduğu bilgi birikimi sayesinde bir düğün ve etnografya müzesi olarak tasarlanmaktadır Safranbolu Belediyesi tarafından. Altyapı çalışma yapılıyor. Safranbolu eşrafından kadınlar sandıklarındaki kıymetli eşyaları, el dokumalarını ve çeyizlerini Safranbolu Belediyesi’nin yapacağı bu müzeye bağışlayarak da aslında kültüre sahip çıkmış olacak" şeklinde konuştu.

Rıdvan Bostancı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BTSO’nun UR-GE gücü Bursa’yı küresel pazarlara taşıyor Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) ve Hizmet Sektörü Rekabet Gücünün Artırılması (HİSER) projeleriyle Bursa iş dünyasının ihracat kapasitesini istikrarlı bir şekilde güçlendiriyor. BTSO’nun öncülüğünde hayata geçirilen projeler, firmaların küresel pazarlara daha planlı, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıyla açılmasını sağlayan güçlü bir kümelenme modeli sunuyor. BTSO, Türkiye genelinde UR-GE projeleri yürüten 98 kurum arasında, bugüne kadar hayata geçirdiği 48 UR-GE projesiyle lider konumda bulunuyor. Bu projelerin 31’i başarıyla tamamlanırken, 17 UR-GE projesi aktif olarak devam ediyor. UR-GE ve HİSER projeleri kapsamında bugüne kadar yaklaşık bin 700 firma ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelerek ihracat yetkinliklerini geliştirdi. Kümelenme yaklaşımıyla yürütülen çalışmalar sayesinde firmalar, uluslararası pazarlara bireysel çabaların ötesinde, birlikte hareket etmenin avantajlarını kullanarak açıldı. UR-GE projelerinde yer alan firmaların ihracat performanslarının Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmesi, bu modelin sahadaki başarısını da ortaya koydu. Bursa iş dünyası küresel pazarlarda Projeler kapsamında firmalara yüzde 75’e varan devlet destekleriyle yurt dışı pazarlama faaliyetleri, alım heyeti organizasyonları, uluslararası fuar katılımları ile eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunuldu. Bugüne kadar gerçekleştirilen 114 yurt dışı pazarlama faaliyetiyle Bursa’nın üretim gücü dünyanın dört bir yanındaki stratejik pazarlara taşınırken, 35 farklı ülkeye yapılan ziyaretlerle Bursa sanayisi küresel ticaret ağlarına entegre edildi. UR-GE projeleri kapsamında bugüne kadar 83 alım heyeti organizasyonuyla binlerce yabancı alıcı Bursa’da firmalarla birebir iş görüşmelerinde buluşturuldu. UR-GE projeleri yalnızca saha faaliyetleriyle sınırlı kalmadı; ihracat yetkinliklerini artırmaya yönelik 155 teknik eğitim ve kurumsallaşma odaklı 70 stratejik danışmanlık çalışmasıyla firmaların dönüşüm süreci desteklendi. BTSO’dan en iyi uygulama örnekleri BTSO’nun UR-GE ve HİSER projelerinde ortaya koyduğu proje kalitesi, ulusal ve uluslararası düzeyde de takdir gördü. Tekstil, bebe-çocuk konfeksiyonu, otomotiv yan sanayi ve sağlık sektörlerinde yürütülen projeler Ticaret Bakanlığı tarafından "Türkiye’nin En İyi Uygulama Örnekleri" arasında gösterildi. Ayrıca JUNIOKIDS kümelenmesi, Avrupa Kümelenme Mükemmelliği Bronz Marka Sertifikası’nı alarak yönetim ve organizasyon kabiliyetini uluslararası alanda tescilledi. Sanayiden hizmet sektörüne kadar geniş bir yelpazede yürütülen UR-GE ve HİSER projeleri; makine ve otomasyondan tekstil ve konfeksiyona, otomotiv ve savunma sanayisinden gıda, sağlık, turizm, mobilya ve inşaat sektörlerine kadar birçok alanda Bursa iş dünyasının küresel rekabet gücünü artıran bir yapı oluşturdu. 2025 yılında da yoğun dış ticaret trafiği BTSO, 2025 yılında da bu birikimi sahaya yansıtan yoğun bir performans sergiledi. Yıl içerisinde 21 yurt dışı pazarlama faaliyeti ve 10 alım heyeti organizasyonu gerçekleştirildi. Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Cezayir ve Gana gibi stratejik pazarlarda düzenlenen programlar kapsamında Bursalı firmalar; Tokyo, Londra, Dubai, Riyad, Chicago, Los Angeles ve Akra gibi küresel ticaret merkezlerinde yeni iş bağlantıları kurma imkânı buldu. 2025 yılı faaliyetleri, firmaların pazar çeşitliliğini artırırken ihracat ağlarını da daha güçlü ve sürdürülebilir hale getirdi. Bursa yerli ve milli üretim kapasitesiyle gücünü artıracak BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan belirsizliklerin üretim ve ihracat kapasiteleri üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, bu sürecin firmaları daha katma değerli üretime ve yeni pazarlara yönelttiğini söyledi. Dünya ticaretinde rekabetin her geçen gün daha da yoğunlaştığını ifade eden Burkay, bu ortamda güçlü bir ihracat performansının ancak doğru stratejiler ve ortak hareket kabiliyetiyle mümkün olduğunu vurguladı. UR-GE projelerinin bu dönüşüm sürecinde firmalar için önemli bir kaldıraç görevi üstlendiğini kaydeden Burkay, "Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle bugüne kadar hayata geçirdiğimiz 48 UR-GE projesi, firmalarımızın küresel pazarlara açılmasını sağlarken, yerli ve milli üretim kabiliyetimizi uluslararası arenada daha görünür hale getiriyor. Kümelenme modeliyle oluşturduğumuz bu yapı, firmalarımızın bilgi, deneyim ve ihracat vizyonunu ortak bir zeminde buluşturuyor" dedi. "Yeni UR-GE projelerimizle sektörlerimize destek vermeyi sürdüreceğiz" BTSO olarak firmaları birlikte hareket eden güçlü bir yapı içinde desteklediklerini ifade eden Burkay, bu yaklaşımın küresel rekabette kalıcı başarı sağladığını belirterek, "UR-GE projeleriyle üyelerimizin üretim gücünü, katma değerli üretim anlayışını ve ihracat potansiyelini dünya pazarlarına taşıyoruz. Bu süreçte başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Sektörlerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda yeni UR-GE projelerini hayata geçirmeye devam edeceklerini kaydeden Burkay, "Amacımız, Bursa iş dünyasının dünya pazarlarında çok daha güçlü, etkin ve sürdürülebilir bir konumda yer almasını sağlamak. BTSO olarak, üyelerimizin küresel ticarette rekabet gücünü artıracak her türlü çalışmayı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.