GENEL - 20 Eylül 2017 Çarşamba 11:36

Konya Ovası’na 1 milyar metreküp su getirilecek

A
A
A
Konya Ovası’na 1 milyar metreküp su getirilecek

DSİ 4.

DSİ 4. Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen Karadağ Sulama Projeleri Bilgilendirme Toplantısı’nda konuşan AK Parti Karaman Milletvekili, TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Recep Konuk, üzerinde çalışılan ve hazırlanan alternatif projelerle Karaman ve Konya Ovası’nın 650 milyon metreküp suya daha kavuşacağını ve toplamda 1 milyar metreküpü aşkın su ile ovanın su ihtiyacının büyük ölçüde giderileceğini söyledi.


DSİ 4. Bölge Müdürlüğü tarafından Karaman TKDK Toplantı Salonu’nda Karadağ Sulama Projeleri Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. DSİ’nin Karaman’da gerçekleştirdiği yatırımların da değerlendirildiği toplantıda konuşan AK Parti Karaman Milletvekili, TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Recep Konuk, Ova’nın ve Bölge’nin su sorununun halen devam ettiğine dikkat çekerek, “Su, ülkemiz tarımı ve üretimi için hayati öneme sahiptir. Su demek üretimin artması demektir. Ova’nın suya ne kadar ihtiyacının olduğunu biliyoruz ve bu ihtiyacı karşılamak adına alternatif projeler geliştiriyoruz. Sulama konusunda Ayrancı Barajı’ndaki kapalı devre sulama projesiyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Yine göletlerle ilgili çalışmalar da devam ediyor ve bunları yakından takip ediyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde bu çalışmaların bir kısmını ihale edeceğiz, tamamlananları da devreye alarak açacağız. Bizler bugünün meselelerine çare bulmak kadar Karaman’ın geleceğini de kurtaracak işler yapmak ve o işlerin yapılması için gayret göstermekteyiz” dedi.


Ovaya havza dışı kaynaklardan su getirilmesi için projeler hazırlandığını ifade eden Recep Konuk, “Bizim ırmaklarımız, nehirlerimiz denizleri sulamaya devam etmesin, denizdeki tuzlu suları tatlı sularla sulamak yerine o tatlı sularla Karaman’ın, Konya’nın, Niğde’nin, Aksaray’ın, tüm Türkiye’nin topraklarını sulayalım istiyoruz. Karaman’ın topraklarına daha çok su getirelim ki Karaman çiftçisi ne ekerse eksin çok kazansın. Bunun için havza dışı su kaynaklarından Karaman’a su getirmek için çalışıyoruz. Karaman, Konya ve Aksaray’ı da kapsayan ve Ermenek Çayı’nın, Manavgat suyunun, Akçay’ın suyunun bölgeyle buluşması bizim Karaman tarımı için birinci önceliğimizdir. Bununla ilgili önemli projeler yürütülüyor. Daha önce başlatılan projeler kapsamında Mavi Tünel’den yaklaşık 414 milyon metreküp su ova ile buluşacak. Bize daha çok su lazımdı ve üzerinde çalıştığımız alternatif projelerle ovaya 650 milyon metreküp su daha getirilmesi için çalışmalar başlatıldı. İşte bu projelerin hayata geçmesi ile toplamda 1 milyar metreküpü aşkın su ova ile buluşturulmuş olacak. Bu suyun ovaya getirilmesi ile ovanın daha çok sulanması sağlanacak ve tarımsal üretimin de emniyetinin sağlanacağı ciddi bir rahatlama olacaktır. İşte üzerinde çalıştığımız sulama projelerinden biri de Karadağ 1,2,3,4 Sulama Projeleridir. Bu proje kapsamında 27 yerleşim yeri sulamadan yararlandırılırken 43 bin 540 hektar alan da sulanmış olacak. Biz Orman ve Su İşleri Bakanlığımızla birlikte yürüttüğümüz bu çalışmaları hemşehrilerimizin görüşlerine bakılmaksızın hiçbir ayrım gözetmeden Anadolu’nun, ovanın su ihtiyacının karşılanması için yapıyoruz. Çünkü suyun siyaseti olmaz, su ekmektir, hayattır” dedi.


AK Parti Karaman Milletvekili Recep Şeker ise, “Ovanın suyla buluşması konusunda hep birlikte çaba sarf ediyoruz. Su olmadan tarım yapılamıyor. Biz milletvekili seçildiğimiz günden beri ovaya suyu nasıl getiririz diye çalışmalar yapıyor, bu çalışmaları bakanlık nezdinde de sıkı bir şekilde takip ediyoruz. Karadağ Sulama Projeleri’ni bölgemiz için önemli bir adım olarak görüyoruz ve bu projelerin devamının yapılması için de çaba sarf etmeye devam edeceğiz. Bu projeler belki biraz zaman alacak ama gayretlerimizin meyvelerini almaya başladık diyebilirim. Bu çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu projelerin tamamlanarak hayata geçmesi ile inşallah çiftçimiz daha çok kazanacak, Karaman kazanacak, ülkemiz kazanacak” diye konuştu.


Konuşmaların ardından Karadağ Sulama Projeleri hakkında toplantıya katılan muhtarları ve Sulama Kooperatifi Başkanlarını bilgilendiren DSİ 4. Bölge Müdürü Birol Çınar, projelerin hazırlanması ve bir an evvel bitirilmesi için gerek Bölge Müdürlüğü olarak gerekse Bakanlık olarak gece gündüz çalıştıklarını ifade ederek, “Ülke ekonomimiz ve üreticilerimiz için suyun önemini biliyoruz. Ova’nın ihtiyaç duyduğu suyun alternatif kaynaklarla ova ile buluşturulması için birden fazla proje yürütülüyor. Bu projelerin hayata geçmesi ile 1 milyar metreküp su Ova ile buluşacak. Suyun Ova ile buluşmasıyla sulanacak alanlar için de projeler hazırlanıyor. Devam eden projeler kapsamında özelde Karaman için önemli bir proje olan Karadağ Sulama Projeleri de bunlardan biri. Bu projenin başlatılmasında da Karaman Milletvekillerimizin önemli gayretleri oldu. Birlikte çalıştık istişarelerde bulunduk ve şuan projelerin hazırlanmasında da bir hayli yol kat ettik” dedi.


Çınar, Karadağ Sulama Projeleri kapsamında 27 yerleşim yerinin sulamadan faydalanacağını belirterek bu yerleşim yerlerinin de Kisecik, İslihisar, Demiryurt, Karalgazi, Eminler, Mesudiye, Mecidiye, Hamidiye, Yuvatepe, Dinek, Osmaniye, Beydili, Çoğlu, Salur, Ekinözü, Burunoba, Kameni, Ortaoba, Kılbasan, Çiğdemli, Sinci, Kazımkarabekir, Sudurağı, Akçaşehir, Karakışla, Yenikuyu, Çiğil olduğunu söyledi. DSİ Bölge Müdürlüğü’nün Karaman yatırımları hakkında da bilgiler veren Birol Çınar, yaptığı sunumun ardından katılımcıların sorularını da cevapladı.


Toplantıya, AK Parti Karaman Milletvekili, TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Recep Konuk, AK Parti Karaman Milletvekili Recep Şeker, Karaman Belediye Başkanı Ertuğrul Çalışkan, İl Genel Meclis Başkanı Celalettin Güngörer, İl Özel İdare Genel Sekreter Vekili Sezer Işıktaş, AK Parti Karaman İl Başkanı Mehmet Er, DSİ Bölge Müdürü Birol Çınar, projeler kapsamında sulamadan yararlanacak yerleşim yerlerinin muhtarları ve sulama kooperatifleri başkanları da katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya TBB’de kriz oluşturan ‘mektup’ gerginliği sonrasında Alemdar’dan sert eleştiri Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerinde yaşanan ve arbedeye dönüşen ’mektup’ gerginliğinin ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" dedi. TBB Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu. Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü. Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi. "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" Kamuoyunun gündemine oturan olaylı oturumun ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, konuya ilişkin sosyal medyasından açıklamada bulundu. Alemdar, "Türkiye Belediyeler Birliği, kamu yararına çalışan, her görüşten belediye başkanının üye olduğu bir çatı kuruluşudur. Bu yapının tarafsızlığı ve kurumsal itibarı hepimiz için esastır. Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır. Kurumların teamüllerine ve ciddiyetine gölge düşüren bu tür uygulamalar kabul edilemez. Her zemini siyasi ikbal için istismar etmeye kalkmak, en başta kurumlara zarar verir. TBB bir partinin arka bahçesi değildir, olmaz. Bu tavır, yerel yönetimlerin birlik ruhunu yaralar. Tekrar soruyoruz, ‘Bu yapılan doğru bir şey mi?" dedi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Buluşması programı düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel ve çok sayıda milletvekili katıldı. Programda, Doğu ve Güneydoğu’ya yapılan yatırımlar ve bölgede yürütülen çalışmalar ele alındı. "Üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine vurgu yaparak, "Dayanışma, hemşerilik bağının nasıl canlı tutulduğunu gösteren güçlü bir tabloyu ortaya koymaktadır. Aynı şehirde yaşayan, benzer birikimleri paylaşan ve kökleri aynı yörelere uzanan insanlarımızın kurduğu bu ilişki, toplumsal dayanışmamızın en sağlam zeminlerinden birini oluşturmaktadır. Doğu ve Güneydoğu medeniyetlerin harmanlandığı, bu toprakların tarihi hafızasını ve kültürel birikimini ruhunda taşıyan müstesna bir coğrafyadır. Kadim şehirleri ve köklü mirasıyla bu bölgelerimiz, Türkiye’nin sarsılmaz gücünü ve zenginliğini de temsil etmektedir. Aynı zamanda bereketli toprakları, stratejik su kaynakları ve üretim kabiliyetiyle tarımın, ticaretin ve zanaatın can damarlarından biri konumundadır. Nesiller boyu aktarılan bu üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur. Ülkemizin gücüne güç katan kalkınma potansiyeline büyük destek olan bölgelerimizdir. Maalesef bu bölgelerimiz, uzun yıllar boyunca terörün gölgesinde baskılanmış, bu durum şehirlerimizin kalkınmasını, ekonomik büyümesini, sahip olduğu büyük potansiyeli tam anlamıyla kullanmasını engellemiştir. Ancak Türkiye, bu makus tarihi bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömme iradesini kararlılıkla sergilemektedir" şeklinde konuştu. "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Sağlanan huzur ortamıyla birlikte bölgede ekonomik hareketliliğin arttığını belirten Yılmaz, "Değerli hemşehrilerim, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da son yıllarda ortaya çıkan tempo, atılan adımların sahada nasıl bir karşılık bulduğunu açık bir şekilde gösteriyor. Bölgeler arası gelir farkının belirgin bir şekilde gerilemesi, GAP ve DAP bölgelerimizin milli gelirden aldığım payın artması ve ihracatı 2002 yılında sadece 800 milyon dolar olan ihracatın, geçtiğimiz yıl 13 milyar doları bulması bu değişimin bazı göstergelerinden olarak ifade edilebilir. Bu dönüşüm tabii ki kendiliğinden olmadı. Bu ekonomik gelişme kendiliğinden olmadı. Bunun arkasında bir zihniyet var. O zihniyeti de Sayın Cumhurbaşkanımız şöyle ifade ediyor, batıda ne varsa doğuda da o olacak. Kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak. Bütün ülkemize, 86 milyona belli hizmetleri aynı standartta götüreceğiz. Bu zihniyetin bir neticesidir ki, Doğu ve Güneydoğu’ya bu dönemde muazzam kamu yatırımları yapılmış. 2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. "Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" Sadece kamu yatırımlarıyla bir bölgenin, bir ülkenin gelişmesinin mümkün olmayacağına da değinen Yılmaz, "Kamu yatırımlarının yanı sıra, özel sektör yatırımlarının da artması lazım. Burada, Doğu’dan, Güneydoğu’dan gelmiş, İstanbul’a, metropollere yatırım yapmış, birçok iş insanımız da var. Huzur, güven ortamı zamanında olsaydı, belki hiç gelmeyecekti bu insanlar, orada yatırım yapacaklardı. Sadece Doğu’da, Güneydoğu’da değil, tüm ülkemizden, iş dünyasının çok daha fazla özel sektör yatırımı yapabileceği bir ortamı da tesis etmiş durumdayız. Gerek, huzur güven ortamıyla, gerek altyapıya yaptığımız yatırımlarla, gerek insan kaynağına, eğitime yaptığımız yatırımlarla ve bunları tamamlayıcı sunduğumuz teşviklerle, Doğu Güneydoğu’da özel sektör yatırımlarına da ayrı bir güç veriyoruz. Bunun sonuçlarını önümüzdeki dönemde daha fazla göreceğiz. Sulama projelerimizle yüz binlerce hektar arazi sulanabilir hale gelmiş, organize sanayi bölgelerimiz genişletilmiş ve yüzbinlerce insanımıza iş imkanı sağlanmıştır. Tarımdan, sanayiye, ulaştırmadan, lojistiğe ulaşan bu yatırımlar, bölgenin üretim kapasitesini kalıcı bir şekilde güçlendiren bir değişim sürecinin kapısını açmıştır. Sloganlarla, içi boş tartışmalarla ne bir şehrin, ne de bir bölgenin bir yere ulaşması mümkün değil. Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" diye konuştu.