GENEL - 11 Eylül 2019 Çarşamba 12:57

Karamanlı çiftçiye lavantanın avantajları anlatıldı

A
A
A
Karamanlı çiftçiye lavantanın avantajları anlatıldı

Karaman Ziraat odası Başkanı Mehmet Bayram, Türkiye’nin en az yağış alan bölgelerinden birisi olan Karaman’da, alternatif ürün arayışımız kıraç arazilerin fazla olmasındandır” dedi.

Karaman Ziraat odası Başkanı Mehmet Bayram, Türkiye’nin en az yağış alan bölgelerinden birisi olan Karaman’da, alternatif ürün arayışımız kıraç arazilerin fazla olmasındandır” dedi.


Ziraat Odası’nın ev sahipliğinde Karamanlı çiftçilere lavantanın getirisi ve avantajları düzenlenen seminerle anlatıldı. Şemsi Bayraktar Toplantı Salonu’nda gerçekleşen seminere Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram’ın yanı sıra AK Parti Karaman Milletvekili Selman Oğuzhan Eser, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri ile çiftçiler katıldı.


Toplantıda konuşan Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, Karaman’ın Türkiye’nin en az yağış alan bölgelerinden birisi olduğunu söyledi. Toplantının amacı tıbbi aromatik bitki ekilişini arttırarak çiftçilere asli veya alternatif geçim kaynakları oluşturmak olduğunu ifade eden Bayram, “Özellikle son yıllarda artan girdi maliyetleri nedeniyle alternatif ürün arayışlarımız başlamıştır. Türkiye’de özellikle son yıllarda üretimi artan lavanta kozmetikten temizlik sektörüne kadar geniş bir alanda kullanılmaktadır. 2017 yılında lavanta üretimine başlanmış olup, 2018 yılında 8 bin 700 dekar alanda lavanta üretimi gerçekleştirilirken, 2019 yılında bu alan 10 bin dekarı geçmiştir. İlimizde yaklaşık olarak 238 bin hektar kıraç arazi bulunmaktadır. Can suyu haricinde su istemeyen lavantadan terk edilmiş tarlalarda, sulama imkanı olmayan ve eğimli arazilerde bile çok iyi verim alınabilmektedir. Tıbbi ve aromatik bitki yetiştiren çiftçilere Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından da ciddi destekler verilmektedir. İyi Tarım uygulamaları kapsamında dekara 50-100 lira, tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği yapanlara da dekar başına 100 lira mazot ile 15 lira gübre desteği verilmektedir” dedi.


Karaman’ın yağışı az alan ve kurak bir bölge olmasından dolayı alternatif ürünlere yönlenmesi gerektiğini de vurgulayan Bayram, “2019 yılı üreticilerimiz için zor bir yıl olmuştur. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle özellikle girdi maliyetlerinin aşırı artması üreticiyi zora sokmuştur. 2019 yılı desteklemeleri halen açıklanmadı. Geçtiğimiz yıllarda Şubat ayında açıklanan destek açıklamaları nedeniyle üreticilerimiz ürün planlaması yapamamaktadır. Bakanlık tarafından hayvancılığın koruma aşılarının paralı yapılması nedeniyle Şap, Çelerme gibi hastalıkların artmasından korkulmaktadır. Bunun dışında elektrik faturaları çiftçilerimizin canını yakmaktadır. Çiftçilerin banka ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları faizsiz olarak yapılandırılmalıdır” diye konuştu.



“Bizi en çok üzen alan tarımdır”


AK Parti Karaman Milletvekili Selman Oğuzhan Eser de seminerde yaptığı konuşmada, tarımda yaşanan sorunların sadece Karaman’ın meselesi olmadığını söyledi. "Bizleri en çok üzen alan tarımdır" diyen Eser, “Tarımda biz eğer iyi olursak, tarımda Karaman’ın meselelerini gerçekten çözüp çiftçinin sorunlarını la yıkı ile dinleyip bunun karşılığını devlet olarak hükümet olarak verebilirsek, Karaman’da ekonomik problemin kalmayacağını burada herkes biliyor. Eğer çiftçinin mevcut ekonomideki daralmadan kaynaklı sorunlarını, sıkıntılarını çözdüğümüz takdirde Karaman’da esnafın sorununu da çözeceğimizi biliyoruz. O yüzden tarım diyoruz, o yüzden tarıma destek vermemiz lazım diyoruz. Ve o yüzden tarımın meselelerini çözmeye çalışıyoruz” diye konuştu.


Yapılan konuşmaların ardından Mehmet Fatih Yavuz tarafından toplantıya katılan çiftçilere lavanta üreticiliği ve avantajları konusunda bilgiler verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arnavutköy’de bekçilerden operasyon: İşletmeyi kurşunlama girişimi engellendi İstanbul Arnavutköy’de, Yavuz Selim Polis Merkezi Amirliği’ne bağlı bekçilerin dikkati ve zamanında müdahalesi sayesinde bir işletmeye yönelik kurşunlama ve haraç girişimi engellendi. Yakalanan 3 şüpheli tutuklandı. Arnavutköy’de, 8 Nisan gece saat 03.00 sıralarında, devriye görevinde bulunan Yavuz Selim Polis Merkezi Amirliği’ne bağlı bekçiler, bir şahsın hareketlerinden şüphelendi. Şüphe üzerine durdurulan şahsın üzerinde susturuculu tabanca, susturucu, kar maskesi ve inşaat eldiveni ele geçirildi. Kimliği tespit edilen E.S. (18) isimli şahsın, Arnavutköy’de bulunan bir işletmeye yönelik kurşunlama hazırlığında olduğu ortaya çıktı. Aynı işletmeye 2’nci defa geldiler, yakalandılar Yapılan araştırmaların devamında ise şüpheli ile bağlantılı bazı şahısların söz konusu işletmeden haraç talep ettiği ve işletme sahibini mesaj yoluyla tehdit ettiği ortaya çıktı. Öte yandan, 10 Nisan gece saat 01.30 sıralarında bekçilerin devriyesi sırasında aynı işletmenin bulunduğu sokağa gelen yüzleri maskeli ve eldivenli iki şahıs fark edildi. Bekçilerin "Dur" ihtarına uymayarak kaçmaya çalışan şüpheliler, yaşanan kovalamaca sonucu yakalandı. Yakalanan şüphelilerin Y.K. (24), M.K. (23) olduğu öğrenildi. Gözaltına alınan E.S. (18) ile diğer 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Erzurum Özakalın’dan "Sektörel Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik" vurgusu Orman Yönetim Konseyi (FSC) Türkiye tarafından Ankara’da düzenlenen organizasyonda orman ürünleri sektörü temsilcileri bir araya geldi. Küresel pazarlardaki sürdürülebilirlik beklentilerinin masaya yatırıldığı programa, TOBB Yönetim Kurulunu temsilen TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın katıldı. Toplantıda sektör temsilcilerine hitap eden TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, "sürdürülebilir" kavramının artık bir tercih olmaktan çıkarak, küresel ticaretin ve rekabetçiliğin temel belirleyicilerinden biri haline geldiğine dikkat çekti. TOBB olarak iş dünyasının bu yeni döneme entegrasyonuna büyük önem verdiklerini belirten Özakalın, "Sektörlerimizin küresel dönüşüm süreçlerine uyum sağlamasını destekliyor, kamu ile özel sektör arasında etkin bir görev üstleniyoruz." ifadelerini kullandı. Sürdürülebilirlik birçok sektörü doğrudan ilgilendiriyor Orman ürünleri sektörünün; mobilya, gıda, otomotiv, kauçuk ve tarım gibi birçok stratejik alanı doğrudan etkilediğine vurgu yapan Özakalın, bu yönüyle sürdürülebilirlik dönüşümünün birbirine bağlı geniş bir üretim ağına güç katacağını kaydetti. Küresel pazarlarda beklentilerin her geçen gün arttığını belirten Özakalın, bu dönüşüm sürecinde tüm paydaşların bir araya gelerek ortak hareket etmesinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.