GENEL - 10 Kasım 2019 Pazar 10:38

Önce bandırdılar, sonra oynadılar

A
A
A
Önce bandırdılar, sonra oynadılar

Karaman’ın Ermenek ilçesine bağlı Güneyyurt beldesinde yıllar boyu süregelen ve gelenek halini almış bir lezzet olan bandırma (cevizli sucuk) 6 saat süren işlem sonrası kurutulmaya bırakılıyor.

Karaman’ın Ermenek ilçesine bağlı Güneyyurt beldesinde yıllar boyu süregelen ve gelenek halini almış bir lezzet olan bandırma (cevizli sucuk) 6 saat süren işlem sonrası kurutulmaya bırakılıyor. Bandırma üreticileri, yorgunluklarını ise oyun oynayarak gideriyor.


Ermenek ilçesine bağlı Güneyyurt beldesinde yöre halkının vazgeçilmez lezzeti cevizli sucuk olarak da bilinen bandırma yapımı gelenek haline geldi. Nesilden nesile aktarılan bir lezzet olan bandırma, hummalı bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkıyor. Önce ceviz daha sonra da üzüm hasadını yapan üreticiler, cevizleri kuruttuktan sonra iplere diziyor. Üzümler ise saplarından ayrıldıktan sonra sabahın erken saatlerinde yakılan ateşin üzerine kazanlar konulup üzüm pekmezi hazırlanıyor. Pekmez, nişasta ve un ile karıştırılıp kaynatıldıktan sonra ipe dizilen ceviz veya bademler kazanın içine bandırılıp çıkarılıyor. Hazır hale gelen bandırmalar daha sonra kurutulmak üzere iplere seriliyor ve 10 gün boyunca bekletiliyor. Yaklaşık 6 saati bulan çalışmanın ardından çalışanlar, yorgunluklarını karşılıklı oynayarak atıyor.



“Sevgimizi katıyoruz, çok lezzetli olduğu için oynamaya başlıyoruz"


Bandırma üretimi yapan ev hanımı Safiye Sevimlier, çalışmaya saban 8’den itibaren başladıklarını anlatarak, "İlk önce malzemesini koyuyoruz. Ondan sonra kazanın altını yakıyoruz. Sonra o kaynarken hamurunu yapıyoruz. Hamurunu pekmez suyu ile karıyoruz. Hamurun içinde kepekli sarı buğday unu var çok az nişastası var. Bir dizgi bandırmaya 350-400 gram ceviz gidiyor. Sipariş geliyor İstanbul’a Ankara’ya, Konya’ya siparişler gidiyor. İçine sevgimizi katıyoruz. Sonra oyunumuzu koyuyoruz. Çok lezzetli olduğu için hepsini içine bırakıyoruz. Ondan sonra oynamaya başlıyoruz" dedi.


Yaklaşık 6 saat süren işlem sonrası hazırlanan bandırmalar kurutma yerlerine dizilerek 10 gün boyunca kurutmaya bırakılıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Çobanları hamama götürüp oyaladılar, 36 büyükbaş hayvanı çaldılar Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde, hamama götürdükleri çobanları oyalayıp yaklaşık 5 milyon TL değerindeki 36 büyükbaş hayvanı çalan zanlılar yakalandı. Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde sattıkları hayvanlar bulunup sahibine teslim edilirken, yakalanan 8 zanlıdan 4’ü tutuklandı. 15 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen büyükbaş hayvan hırsızlığı olayı ile ilgili Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı JASAT Dedektif Timleri ve Sivrihisar İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından araştırma başlatıldı. Ekipler, şüphelilerin, çalınan hayvanların çobanlarını oyalamak maksadıyla Ankara’da bir hamama götürdükleri ve ağılda kimsenin kalmadığı esnada diğer 3 şüphelinin kamyon ile ağıla gelip hayvanları çalarak Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde sattıkları tespit etti. Eskişehir ve Afyonkarahisar’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda olaya karışan 8 şüpheli yakalandı ve yapılan aramada piyasa değeri yaklaşık 5 milyon TL olan 36 büyükbaş hayvan ele geçirildi. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 4’ü tutuklandı. Konuyla ilgili açıklamada, "Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı halkımızın huzur ve güven içerisinde hayatlarına devam etmeleri amacıyla hırsızlık olaylarının kısa sürede aydınlatılması, faillerinin yakalanması ve çalınan malzemelerin ele geçirilmesi için her türlü tedbiri almaya kararlılıkla devam edecektir" denildi.
Rize Türkiye’de engelli yakınlarını ilgilendiren emsal karar Rize’de kendisine ait engelli aracını taahhüt verdiği oğlunun oğlu kullanınca kendisine vergi borcu çıkan vatandaş açtığı davayı kazandı. Engelli yakınlarını ilgilendiren emsal kararda mahkeme engelli aracını 2. ve 3. derece akrabaların da kullanabileceğine hükmetti. Rize’de engelli bir vatandaş kendisine ait aracını taahhüt verdiği oğlunun oğlu, yani torunu kullandığı sırada polis tarafından işlem başlatıldı. Tutulan tutanak doğrultusunda engelli vatandaştan aracı alınırken, muaf tutulduğu ÖTV ve KDV ödemeleri istendi. Bunun üzerine yargıya başvuran vatandaş Trabzon Vergi Mahkemesi’nde açılan dava sonucunda vergi dairesinin aracı en fazla 2 kişinin kullanabileceğine dair aldığı taahhütnamenin hükümsüz olduğuna karar verdi. Gerekçe olarak ise aracın engellinin istifadesine sunulmak şartıyla 3. dereceye kadar akrabalarının kullanabileceği gerekçesiyle, vergi dairesinin aksi görüşle yapmış olduğu cezalı tarhiyatları kaldırdı. Müvekkilinin açtığı dava sonucunda haklı bulunduğunu bu nedenle cezanın kaldırıldığını ifade eden Avukat Remzi Kutanoğlu "Rize’de bir müvekkilimiz, engelli, kendine tahsis edilmiş bir aracı vardı. Bunu taahhütname ile iki kişi kullanabilirdi ve birinci derece akrabalarıydı bu. Burada sadece ailede birinci derece akrabası olan bir oğlu vardı, o kullanabiliyordu. Hayatın içerisinde aynı zamanda bazen hem hastanın hastalık işleri dışında kendisinin de özel işleri olduğundan, hastanın kullanımına özgülenmiş bu aracı, hastaya hizmet etmek amacıyla bazen kendi kullanamıyordu. Yani dolayısıyla bir başkasının ona hizmet etmek amacıyla, onun hastalık işlerinde özgülenmesi amacıyla kullanması gerekiyordu. Engelli kişinin torunu, yani yasal kullanacak kişinin oğlu ehliyeti vardı. Hastanın yani dedesinin aracını ona hastalığına refakaten hastaneden alıp evine bırakma noktasında bir sürüş yaparken polisler durduruyor. Orada tutanak tutuyorlar. Bakıyorlar ki vermiş oldukları taahhütnamede o babasının adı yazıyor, kendi adı yazmıyor. Dolayısıyla buna bir tutanak düzenliyor. Biliyorsunuz engelli araçları ÖTV ve KDV indirimiyle alınıyor. Vergi Dairesi bu tutanağa göre ÖTV indiriminin geri alınması ve KDV ile ilgili bir tarhiyat düzenliyor. Tabii bu karar, bu tarhiyat bize gelince inceledik bunun hukuksuz olduğunu düşünerek Trabzon Vergi Mahkemesi’ne bir dava açtık. Açtığımız davayı haklı buldular ve bu karar aslında bir emsal oldu. Türkiye’de de bu konuda birçok insanı ilgilendirecek bir karar oldu" dedi. "Deyim yerindeyse bir anahtar olduk" Türkiye’de engellileri ve yakınlarını doğrudan ilgilendiren bu kararın emsal dikkat çeken Kutanoğlu "Bu davaların çoğalması, bu emsallerin artmasıyla Türkiye’de aynı zamanda hastanın 1. derece yakınları dışında 3. derece yakınlarının da araçlarını o hastanın işleriyle ilgili kullanabileceğine bir emsal olmuş oldu. Yani bu konuda müvekkilimizin sorununu çözmede bir deyim yerindeyse bir anahtar olduk. Türkiye’de de bu konunun emsal olacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.