EĞİTİM - 29 Mart 2021 Pazartesi 15:34

KMÜ’de kompozisyon yarışmasının ödülleri sahiplerini buldu

A
A
A
KMÜ’de kompozisyon yarışmasının ödülleri sahiplerini buldu

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinde (KMÜ) düzenlenen 2.

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinde (KMÜ) düzenlenen 2. Kompozisyon Yarışmasının ödül töreni yapıldı. Törende konuşan KMÜ Rektörü Prof. Dr. Namık Ak, "Piri Reis’in, Karamanoğlu Mehmet Bey’in ve Yunus Emre’nin yurdu olan, Türkçemizin başkenti Karaman’da düzenlediğimiz bu kompozisyon yarışması; dilimizi akıcı, güzel ve etkili kullanmak adına önemli bir girişimdir" dedi.


Piri Reis anısına Başarı Eğitim Kurumları iş birliği ile düzenlenen yarışmanın ödül törenine KMÜ Rektörü Prof. Dr. Namık Ak, Başarı Eğitim Kurumları Müdürü Mehmet Coşar, dekan ve müdürler, öğretmenler, öğrenciler ve üniversite personeli katıldı.



“Dilimizi akıcı, güzel ve etkili kullanmak adına önemli bir girişim”


Düzenlenen törende bir konuşma yapan KMÜ Rektörü Prof. Dr. Namık Ak ise, "Piri Reis’in, Karamanoğlu Mehmet Bey’in ve Yunus Emre’nin yurdu olan, Türkçemizin başkenti Karaman’da düzenlediğimiz bu kompozisyon yarışması; dilimizi akıcı, güzel ve etkili kullanmak adına önemli bir girişimdir. Daha da önemlisi gençlerimizi israf gibi mühim bir konuda okuma yapmaya, düşünmeye, kafa yormaya ve söz söylemeye teşvik etmesidir. Dünyamızda yaşanan binlerce sorun, etkili cümlelerle dile gelmediği ve insanların zihninde bir aydınlanmaya yol açmadığı sürece bir çözüm ihtimali doğmayacak, hatta sorunlar katmerlenerek daha da vahim bir hal almaya başlayacaktır. İnsanın çözüm üretmesi ise her şeyden önce sorunlar hakkında ciddi bir araştırma yapma ve düşünme sürecini gerektirir" dedi.


Rektör Namık Ak, çözüm üretme sürecinde insan zihninin sürekli olarak kavramsallaştırmalara gittiğine değinerek, "Çünkü kavramlara dökemediğimiz hiçbir şeyi anlamlandırma ve bu anlamı başkalarına aktarma gücümüz yoktur. Bu durum, hem edebi metin yazımında hem de bilimsel bilgi üretiminde ortaktır; ikisi de ciddi bir dil becerisi gerektirir" şeklinde konuştu.


Rektör Namık Ak, konuşmasının devamında yarışma ile ilgili bilgiler paylaşarak ülkemizdeki lise öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen yarışmada 224 başvurudan 161’inin değerlendirilmeye alındığını ifade etti. Yarışmanın Türkçemizin üstün ifade gücünü ortaya koyduğu gibi, dilimizi etkin kullanarak olay ve durumlara yeni ve özgün bir bakış açısı geliştirebilecekleri hususunda gençleri de özendirdiğini söyleyen Rektör Ak, 2021 yılının Yunus Emre ve Türkçe Yılı olarak ilan edildiğini hatırlatarak, Yunus Emre’nin "Sözü bilen kişinin, yüzünü ak ede bir söz" şeklinde başlayan dizeleri ile katılımcılara seslendi. Rektör Namık Ak, yarışmaya katılan öğrenciler, jüri üyeleri ve emeği geçenleri tebrik ederek konuşmasına son verdi. Konuşmaların ardından dereceye giren öğrencilere ödülleri ve hediyeleri verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.