POLİTİKA - 29 Nisan 2021 Perşembe 17:27

Bakan Karaismailoğlu: "19 yıl önce imkansız görünen birçok hedefi gerçeğe dönüştürdük"

A
A
A
Bakan Karaismailoğlu: "19 yıl önce imkansız görünen birçok hedefi gerçeğe dönüştürdük"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 19 yıl önce imkansız görünen birçok hedefi gerçeğe dönüştürdüklerini belirterek, "Türkiye, AK Parti iktidarları ile kaderine razı bir ülke olmaktan gelişmiş bir ülke olmaya doğru ilerleyen bir konuma gelmiştir" dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 19 yıl önce imkansız görünen birçok hedefi gerçeğe dönüştürdüklerini belirterek, "Türkiye, AK Parti iktidarları ile kaderine razı bir ülke olmaktan gelişmiş bir ülke olmaya doğru ilerleyen bir konuma gelmiştir" dedi.


Konya-Karaman Yüksek Hızlı Tren projesinin test sürüşüne katılmak üzere Karaman’a gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Tren Garı’nda düzenlediği basın açıklamasının ardından bir dizi ziyaretlerde bulundu. İlk ziyaretini Karaman Valiliğine yapan Bakan Karaismailoğlu, burada Karaman Valisi Mehmet Alpaslan Işık’tan kentle ilgili bilgiler aldı. Karaman Belediye Başkanı Savaş Kalaycı’yı da makamında ziyaret eden Bakan Karaismailoğlu, ardından partisinin il başkanlığına geçerek partililerle buluştu. Burada bir konuşma yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “Hiç şüphesiz Türkiye, AK Parti iktidarları ile kaderine razı bir ülke olmaktan gelişmiş bir ülke olmaya doğru ilerleyen bir konuma gelmiştir. Milletimiz Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı ile hizmet odaklı bir siyasi anlayış ile tanışmıştır. Türkiye’nin her yerinde AK Parti il ve ilçe başkanlıkları milletin evine dönüşmüş ve son 19 yılda hayata geçen nice dev yatırım ile partimiz halkımızın gönlünde taht kurmuştur. Birincisi halkımıza hep en iyisini vermek için çalışmaktır. İkincisi de attığımız her adımda, ülkemizi dünyanın lider ülkeleri arasında görmek hedefiyle hareket etmektir. Biz bu anlayışla 19 yıl önce imkansız görünen birçok hedefi gerçeğe dönüştürdük. Sağlıktan eğitime, savunmadan ulaştırmaya pek çok alanda asırlık bir mesafe kat ettik” dedi.



"Türkiye’yi Avrupa’nın 6., dünyanın 8. Yüksek Hızlı Tren işletmecisi yaptık"


Bakan Karaismailoğlu konuşmasına şöyle devam etti:


“Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 2003 yılından bu yana Türkiye’nin ulaşım ve iletişim altyapısına 1 trilyon 86 milyar lira yatırım yaptık. Yurdun dört bir yanını bölünmüş yollarla ördük. Bölünmüş yol uzunluğumuzu 6 bin 100 kilometreden 28 bin 200 kilometreye çıkardık. Otoyollarımızla konforlu, güvenli, hızlı ulaşımı köylerimize kadar götürdük. Bin 714 kilometre olan otoyol ağımızı, bin 809 kilometre daha artırarak 3 bin 523 kilometreye çıkardık. 2003 yılında 83 adet tünelimiz varken, bugün bu sayıyı 435’e yükselttik. 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 590 kilometreye yükselttik. 2003 yılından bu yana 3 bin 469 adet köprü ve viyadük yaptık. Köprü ve viyadüklerimizin uzunluğunu ise 700 kilometreye ulaştırdık. Türkiye’yi Avrupa’nın 6., dünyanın 8. Yüksek Hızlı Tren işletmecisi yaptık. Ülkemizi yüksek hızlı trenle tanıştırdık. Dünyanın en önemli ticaret koridorlarının hakimi olduk. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı ve Marmaray’ı inşa ederek Londra’dan Pekin’e uzanan Demir İpek Yolu’nun hayata geçmesini sağladık. 26 olan havalimanı sayısını 56’ya yükselttik. Hava yolunu halkın yolu haline getirdik. İstanbul Havalimanı ile ülkemizi küresel havacılığın merkez üslerinden biri haline getirdik. Mavi vatanımız denizlerimizde limanlarımızın, tersanelerimizin sayısını artırarak güç kazandık. Gemi inşası alanında iddialı bir ülke haline geldik. Ülkemizi bilişim otobanlarıyla ördük. 2003 yılında 88 bin olan fiber hat uzunluğumuz 425 bin kilometreye ulaştı. Haberleşme ve yayıncılık uydularımızdan 5A’yı sene başında yörüngesine fırlattık. Bugün ise 5B’nin fırlatılışı için gün sayıyoruz. Eş zamanlı olarak yerli ve milli uydumuz 6A’nın entegrasyonuna devam ediyoruz. Marmaray, Avrasya Tüneli, Kuzey Marmara Otoyolu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, İstanbul İzmir Otoyolu, İstanbul Havalimanı, Ordu Giresun Havalimanı, Ankara-Niğde Akıllı Otoyolu ve Yüksek Hızlı Tren hatları gibi büyük projeleri başarıyla bitirdik ve hizmete sunduk. 2022 yılında hizmete açılacak 1915 Çanakkale Köprüsü için geri sayıma başladık. Malkara-Çanakkale Otoyolu, Aydın-Denizli Otoyolu, Rize-Artvin Havalimanı, Ankara-İzmir ve Ankara Sivas Yüksek Hızlı Tren hatları, Filyos Limanı, Kanal İstanbul gibi dev projelere de başarıyla devam ediyoruz. Saymakla bitmeyecek nice eseri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu ile hayata geçirdik."




"Konya-Adana arasındaki seyahat süresini de 5 saat 50 dakikadan 2 saat 20 dakikaya indirmiş olacağız"


Karaman’a da hizmetleriyle her şeyin en iyisini, en güzelini sunmak için çalıştıklarını kaydeden Bakan Karaismailoğlu, "Son 19 yılda ilimizin ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 4 milyar 337 milyon lira harcama gerçekleştirdik. 2003 yılında bölünmüş yol uzunluğu sadece 19 kilometre iken, bugün 167 kilometreye çıkardık. BSK kaplamalı yolu yok iken, 275 km BSK kaplama yaptık. Konya’ya bölünmüş yol ile bağladık. Karaman Çevre Yolu, Karaman-Bucakkışla-Ermenek Yolu (Taşkent - Adiller) Ayrımı-Sarıveliler- (Taşkent-Alanya) Ayrımı Yolu, Ayrancı-Erdemli Yolu çalışmalarına hızla devam ediyoruz. Karaman - Mersin Yolunun en kritik kısmı olan Sertavul Tüneli ve Medreselik Viyadüğü’nde de çalışmalarımız başarıyla sürüyor. Çift tüp olarak inşa edilen Sertavul Tüneli’nde sağ tüpte 446 metre sol tüpte de 556 metre olmak üzere bin metre kazı destek çalışmasını tamamladık. Projeyi 2022 yılı içerisinde bitirmeyi hedefliyoruz. Bunların yanında bugün Karaman’a bir de müjde getirdik. Bildiğiniz üzere Konya-Karaman arasındaki yüksek hızlı tren hattımızda sona yaklaştık. Alt ve üstyapı çalışmalarımız tamamlandı. Sinyalizasyon yapım çalışmaları ile test ve sertifikasyon işleri de bitirilen hattımızda haziran ayında hızlı tren işletmeciliğine geçmeyi planlıyoruz. Hattımız yolcu taşımacılığının yanı sıra yük taşımacılığına da hizmet verecek. Bu kesimin işletmeye açılmasıyla birlikte Konya-Karaman arasındaki seyahat süresi 1 saat 13 dakikadan 40 dakikaya inecek ve hat kapasitesi de 3 kat artacak. Tamamı 237 kilometre uzunluğundaki Konya-Karaman-Ulukışla Hızlı Tren Hattı Projemizin Karaman-Ulukışla kesiminde de çalışmalar hızla devam ediyor. Bu kesimde de yüzde 76 oranında fiziki gerçekleşme sağladık. Konya-Karaman-Adana arasındaki tüm kesimlerin yapımı tamamlandığında, bu hattımızda saatte 200 kilometre hızla seyahat edilebileceğiz. Konya-Adana arasındaki seyahat süresini de 5 saat 50 dakikadan 2 saat 20 dakikaya indirmiş olacağız. Bu şekilde Konya ve Ulukışla üzerinden gelen yüklerin Mersin ve İskenderun limanlarına daha hızlı aktarılması sağlanacak, bu bölgeler arasındaki ticaret, ekonomi, turizm ve kültürel etkileşim artacaktır" diye konuştu.



"Konuşmaktan başka marifeti olmayanlara cevap vermek bile vakit kaybıdır, bu ülkenin vaktinden çalmaktır"


Bakan Karaismailoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Karaman’ın ulaşım ağını tesis ederken iletişim ağını da güçlendirmeyi unutmadık. Fiber optik kablo uzunluğunu, 539 kilometreden 2 bin 22 kilometreye çıkardık. Daha önce hızlı internet kullanıcısı olmayan Karaman’da bugün 231 binin üstünde hızlı internet abonesi bulunmaktadır. Karamanlı çiftçimizi, sanayicimizi, turizmcimizi dünya ile yakınlaştıracağız. Yeni pazarlara ulaştıracağız. Karamanlı gençlerimizi dünyadaki akranlarıyla aynı olanaklara kavuşturacağız. Ekonomik canlılığı artırırken, yeni iş sahaları oluşturacak, istihdamı artıracağız. Ülkemizin ’gelişmekte’ olan ülke olmaktan ’gelişmiş’ ülke olmaya doğru hızla ilerlediği bu tarihi dönemeçte var gücümüzle çalışacağız. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi bundan sonra hedefimiz dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olmaktır. Biz ülkemiz ve insanımız için bu seviyede bir mücadele ve emek verirken, maalesef asılsız iddialarla, çarpıtılmış haberlerle üzerimize gelmeye devam ediyorlar. Mühendislik bakımından dünyaya örnek olan, ülkemizin zenginliğine zenginlik katan projelerimize kusur bulmaya çalışıyorlar. Kısa vadeli hesaplar yapıp, köprülerden kaç araba geçmiş, havaalanına kaç yolcu gelmiş oturup sayıyorlar. Her biri 20 yıllık, 30 yıllık, 50 yıllık ekonomik ve sosyal öngörülere göre inşa edilmiş, stratejik birer adım olan projelerimizi komik iddialarla hatta yalanlarla karalıyorlar. Konuşmaktan başka marifeti olmayanlara cevap vermek bile vakit kaybıdır, bu ülkenin vaktinden çalmaktır. Biz yüzümüzü milletimize dönerek büyük hedeflerimizi anlatmalıyız. Karamsarlığa mahal vermemeli, herkese umut aşılamalıyız. Bütün bunları yaparken her haneyi, her sofrayı kendi hanemiz, kendi soframız bilmeliyiz. Refahı her haneye ulaştırmadan bir an bile durmamalıyız. Gençlerimizle büyük Türkiye hayalimizi paylaşmalıyız. Gelecekten kaygı duymamalarını sağlamalıyız. İşsizlere iş, evsizlere ev, aşsızlara aş olduğumuzu göstermeliyiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde toplumun tüm kesimlerinde oluşan birlik ve beraberlik ortamını her daim diri tutmalıyız. Ülkemizin bugüne kadar kazandıklarını, ülkemizin yükseldiği konumu en doğru ve etkili şekilde korumalı, görmeyen gözlere göstermeli, duymayan kulaklara duyurmalıyız.”


Karaman’da ziyaretlerini tamamlayan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu daha sonra geldiği Yüksek Hızlı Tren ile Ankara’ya döndü.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Afyon Başkan Kavas, otizmli bireyler ve ailelerin yaşadığı güçlüklere dikkat çekti Ulusal Otizm Konfederasyonu Genel Başkanı Fatma Kilci Kavas, otizmin eksiklik değil, doğru destek ve erken tanı, bireyin potansiyelini ortaya koyabileceği nörogelişimsel bir farklılık olduğunu ifade ederek, "Ancak ne yazık ki ülkemizde otizmli bireyler ve aileleri; eğitimden sağlığa, sosyal hayattan istihdama, bakım hizmetlerinden bağımsız yaşam hakkına kadar birçok alanda ciddi güçlüklerle karşı karşıya kalmaktadır" dedi. Başkan Kavas, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamasında otizmli bireylerin toplumdaki yerine ve otizme karşı toplum bakış açısına dikkat çeken Kavas, "Ulusal Otizm Konfederasyonu olarak bir kez daha ifade ediyoruz ki; otizmli bireylerin yaşam hakkı, eğitim hakkı, sağlık hakkı, sosyal hayata katılım hakkı ve güvenli bir gelecek hakkı tartışmasızdır. Otizmli bireylerimizin yalnızca belirli gün ve haftalarda hatırlanması değil yılın her günü hak temelli, sürdürülebilir ve kapsayıcı politikalarla desteklenmesi gerekmektedir. Ailelerimiz büyük bir mücadele vermektedir. Pek çok aile tanı sürecinden itibaren yalnız bırakılmakta, yeterli yönlendirmeye ulaşamamakta, eğitim olanaklarına erişimde zorluk yaşamakta, ekonomik ve sosyal yükün altında yıpranmaktadır. Bu nedenle otizmli bireyin desteklenmesi kadar, ailenin güçlendirilmesi de kamusal sorumluluğun ayrılmaz bir parçasıdır. Otizmli çocuklarımızın, gençlerimizin ve yetişkin bireylerimizin görünür olması; yeteneklerinin fark edilmesi; toplumun her alanında saygıyla, anlayışla ve eşit fırsatlarla var olabilmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Unutulmamalıdır ki asıl ihtiyaç, acıma değil anlayış; dışlama değil kabul; ihmal değil güçlü bir destek sistemidir. Otizmi fark etmek yetmez; anlamak, desteklemek ve birlikte yaşamı güçlendirmek gerekir" dedi.
Yozgat Yozgat Sağlıklı Yaşam Merkezi özel çocuklara umut oluyor Yozgat Sağlıklı Hayat Merkezi, bünyesinde barındırdığı Çocuk Gelişimi birimiyle özel ihtiyaçlı çocuklara ve ailelerine umut olmaya devam ediyor. 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla kapılarını açan merkezde ücretsiz eğitim alan Ali Asaf Kılıç’ın kat ettiği mesafe otizmin nitelikli eğitimle aşama kat edilebilir olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki Sağlıklı Hayat Merkezi, otizm spektrum bozukluğu başta olmak üzere çeşitli özel ihtiyaçları olan çocuklara kapılarını açıyor. Uzman çocuk gelişimciler eşliğinde yürütülen bireysel eğitim süreçleri, çocukların sosyal becerilerini artırmayı ve günlük hayata adaptasyonlarını sağlamayı hedefliyor. Merkezde eğitim alan çocuklardan biri olan Ali Asaf Kılıç, uzman desteğiyle gelişim basamaklarını emin adımlarla tırmanıyor. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen oyun terapileri ve sosyal etkileşim çalışmaları sayesinde Ali Asaf’ın iletişim becerilerinde olumlu aşamalar kat edildiği gözlemlendi. "Otizmli bireylere oyun temelli yaklaşım uyguluyoruz" Merkezde görevli Çocuk Gelişimi Uzmanı Şeyma Örs, verilen hizmetin tamamen ücretsiz olduğunun altını çizerek, "Otizm spektrum bozukluğu çocuğun doğuştan gelen nörogelişimsel bir farklılığı olduğunu düşündüğümüz bir spektrumdur. Genel hatlarıyla göz teması kurmaması, sınırlı ilgi ve tekrarlayıcı davranışlar, yönergelere tam olarak karşılık verme, sosyal izolasyonla biz bu çocukları fark edebiliyoruz. Otizmli bireyler ve ailelerine yönelik burada oyun temelli bir yaklaşım uygulamaktayız. Bu süreçte özel eğitim süreçlerini takip ediyoruz hem de otizmli bireylere oyun temelli özel eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Bu hizmetlerimiz ücretsiz. Ailelerimiz Türkiye’nin 81 ilinde bulunan Sağlıklı Hayat Merkezlerindeki Çocuk Gelişimi birimlerine başvurarak hem özel eğitim alanlarında destek alabilirler hem bu alanda danışmanlık alabilirler hem de çocukların gelişiminin değerlendirilmesi açısından bu alanlardan faydalanabilirler" dedi. "Aileler bu durumu fark edince uzmanlara başvurmalı" Otizm fark edildiğinde yapılması gerekenler hakkında bilgi veren Örs, "Aileler çocuklarıyla ilgili farklılıkları gözlemlediğinde ne yapabilirler? Vakit kaybetmeden evlerine yakın Sağlıklı Hayat Merkezi veya hastane çocuk psikiyatrisi, çocuk doktoru gibi alanlardaki uzmanlara başvurup çocuklarıyla ilgili değerlendirme almaları ve özel eğitime başlamalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu. "6 haftadır geliyoruz ve oğlum harika gelişim sağladı" Ali Asaf Kılıç’ın babası Ali Kılıç, "Oğlum 800 gram doğdu ve 3 ay kuvözde büyüdü. 1 kilo 800 gram olarak bize verdiler. 2 buçuk yaşındayken atipik otizm tanısı konuldu. Özel eğitimlerimize devam ediyorduk ve burayı tavsiye üzerine aldık. Yaklaşık 6 haftadır geliyoruz ve harika bir gelişim sağladı. Eğitim mükemmel. Velilerin bu türlü yerlere gelmelerini tavsiye ederim ve çocukların eğitimini buralarda da sağlayabilirler" şeklinde konuştu. "Hizmetler ücretsiz, çok memnunuz" Ali Asaf konuşmadığı için doktorlara başvurduklarında atipik otizm tanısı konulduğunu söyleyen baba Kılıç, "Özel eğitim, ergoterapi ve dil konuşma eğitimlerine başladık. Özel eğitim rehabilitasyon merkezinde buranın var olduğunu öğrendik ve bir başvuralım dedik evladımız için. Denedik ve 6 hafta içerisinde özel eğitim ve ergoterapi ile birlikte çok güzel yol aldığımızı gördük. Halen devam ediyoruz. Eğer ki böyle yerlere ihtiyaç duyan veliler varsa özel çocuklar varsa buraya rahatlıkla gözü kapalı gelebilirler. Çok çok memnunuz. Özellikle hocamızdan çok çok memnunuz. Biz anne babaysak ebeveynsek hocamız da oğlumun ikinci anne ve babası olabilecek bir kişi. Hizmetler ücretsiz. Hiçbir ücret talep etmiyorlar, devlet karşılıyor. Çok memnunuz. Devletin de bu konuda böyle yerler açmasını daha fazla açmasını temenni ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
Elazığ Hemşirenin ısrarıyla gittiği taramada meme kanseri çıktı: Hayatı kurtuldu Elazığ’da hemşire arkadaşının ısrarıyla sağlıklı hayat merkezine giderek mamografi çektiren 56 yaşındaki Leyla Baydar’ın memesinde kitle tespit edildi. Ücretsiz tarama programı sayesinde kanseri erken teşhis edilen Baydar, geçirdiği ameliyat ve kemoterapi tedavisinin ardından sağlığına kavuştu. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü Şehit Mehmet Aygün Sağlıklı Hayat Merkezi’nde yürütülen ücretsiz kanser tarama programından yararlanan 3 çocuk annesi Leyla Baydar (56), hemşire arkadaşının ısrarı üzerine mamografi çektirdi. Sonuçta memesinde kitle tespit edilen Baydar, Fethi Sekin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. İlk kitle temiz çıkmasına karşın 6 ay sonra yapılan kontrolde yeni bir kitle tespit edildi ve biyopsi sonucu kötü huylu olarak değerlendirildi. Kısa süre içinde ameliyat olan Baydar, bir yıl boyunca kemoterapi gördü. Şu an kontrol sürecini sürdüren Baydar, ağrı olmasa bile taramaya gidilmesi gerektiğini vurgulayarak herkesi ücretsiz tarama hizmetlerinden yararlanmaya davet etti. Hem kanser taramalarının önemine hem de hastanın son durumu hakkında bilgi veren Dr. Hilal Türker, " Kanser taramalarını yapıyoruz. Meme kanseri taraması, rahim ağzı kanseri taraması ve bağırsak kanseri taramalarını yapıyoruz. Bunu belli yaş gruplarında yapmaktayız ve ücretsiz olarak yapılmaktadır. Beş yılda bir rahim ağzı kanseri taraması, yine yılda bir bağırsak kanseri taramalarımızı rutin olarak ücretsiz bir şekilde yapmaktayız. Leyla Hanım da bu taramalar sırasında bize başvurdu ve memesinde bir kitle tespit edildi. Fethi Sekin Şehir Hastanesi’ne sevk yapıldı. Bu şekilde tanı alarak tedavisi tamamlanmıştır. Dört yıl önce tanı alan hastamız şu an iyi durumda, rutin hayatını sürdürebilmekte. Bu sebeple meme kanseri taramaları çok önemlidir" dedi. "Ağrı olmadan yok demesinler, herkes taramaya gelsin" Hiç bir ağrı hissetmediğini, hemşire arkadaşının ısrarı üzerine yaptığı taramada kansere yakalandığını dile getiren Leyla Baydar, " Hemşire arkadaşım ‘Gel, sana mamografi çekelim’ dedi beni de ‘Yok’ dedim. Birkaç sefer tekrar etti. En sonunda, beni ikna etti, gittim ve çektirdim. Sonuç çıktı ve kitle bulundu. Beni Fethi Sekin Şehir Hastanesi’ne gönderdiler. Sağ olsunlar, orada gittiğimde, ilgilendiler. Hemen 10 sonra kitle alındı. O kitlem temiz çıktı. Doktorum bana, ‘6 ay sonra bir daha mamografi, ultrason’ çekmelisin dedi. Bu sefer Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde çektirdim. Tekrar kitle çıkmış. O kitlenin biyopsisi kötü çıktı. Ondan sonra tekrar o kitle yine alındı. Sonra yine kötü dediler ve 2 ay sonra sonuç çıktı. Bu sefer ‘Komple memen alınacak, içinde ufak ufak kitleler var’ dediler ve aldılar. Bir yıl de kemoterapi gördüm. Çok şükür, iyiyim şu anda. Halen tedavimi görüyorum. 3 ayda bir kontrole gidiyorum. Her gün bir ilacım var, kullanıyorum. 5 seneyi atlatırsam kurtulmuşumdur. Benim arkadaşım beni zorlamasaydı, hemşire arkadaşım, gitmeyecektim. Çünkü ağrı yok. Ağrı olmuyor. Ama ben herkese söylüyorum bunu; ağrı olmadan ‘yok’ demesinler. Bu, herkesin yaptırması gereken bir şey. Yaşam merkezinde ücretsiz, her şeye bakıyorlar. Gelsinler. Ne kadar erken fark ederlerse o kadar iyi. Bütün doktorlarıma teşekkür ediyorum, buradakilere, özellikle hemşire arkadaşıma çok teşekkür ediyorum, Ayşe ablamıza. Şu an iyiyim. Sadece ağır iş yapamıyorum. Hamdolsun, çok şükür iyiyim. Rabbim kimsenin başına vermesin" dedi.
Ankara Türk Kızılay’dan Oktay Kaynarca ile kan bağışı çağrısı ’Birbirimize candan bağlıyız’ sloganıyla toplumda kan bağışı farkındalığını artırmayı hedefleyen Türk Kızılay, ünlü oyuncu Oktay Kaynarca’nın gönüllü olarak yer aldığı bir kampanya filmiyle izleyicilerin karşısına çıktı. Bir süper kahraman hikayesiyle başlayan film, asıl kahramanlığın kan bağışıyla mümkün olabileceğini çarpıcı bir biçimde aktarıyor. Gönüllü kan bağışçılarının desteğiyle ülke genelinde bin 140 hastanenin günlük kan ve kan ürünleri ihtiyacını karşılayan Türk Kızılay, vatandaşları düzenli kan bağışına yönlendirmek amacıyla yeni bir kampanya filmini kamuoyuyla buluşturdu. Bir kaza sahnesiyle açılan filmde, süper güçlere sahip bir karakter olarak hızla olay yerine ulaşan Kaynarca, tehlike altındaki bir baba ve kızını kurtarıyor. Ardından kurgu yerini gerçeğe bırakıyor ve izleyici asıl mesajla buluşuyor. Gerçek kahramanlık için süper güçlere ihtiyaç olmadığını vurgulayan Oktay Kaynarca, ‘Unutma, kahraman sensin’ sözleriyle izleyicileri kan bağışçısı olmaya davet ediyor. ‘Birbirimize candan bağlıyız’ kampanyasının bir parçası olarak hazırlanan film, tek bir ünite kan bağışının üç kişinin hayatına dokunabileceğini hatırlatırken, yapılan her bağışın doğaya üç fidan olarak geri kazandırıldığına da dikkat çekiyor. "Herkesi bu iyiliğin bir parçası olmaya davet ediyorum" Kampanyaya ilişkin konuşan Oktay Kaynarca, "Kahramanlık bazen çok basit bir adımla başlar. Kan bağışı da bu adımların en değerlilerinden biri. Kan ihtiyacı her gün devam eden hayati bir gereklilik. Bugün verilen bir ünite kan, yarın bir hayat kurtarabilir. Herkesi bu iyiliğin bir parçası olmaya davet ediyorum" dedi. Türk Kızılay, kampanyaya verdiği destek için Oktay Kaynarca’nın adını memleketi Malatya’daki bir kan merkezine verecek. Usta oyuncu, merkezin açılışına da katılacak. Kan acil değil, sürekli ihtiyaçtır Türk Kızılay, ‘Kan acil değil, sürekli ihtiyaçtır’ yaklaşımıyla çalışmalarını sürdürürken, gönüllü bağışçıların desteğiyle 2025 yılında 3 milyon kan bağışına ulaştı ve ülke genelinde 300’den fazla mobil ve sabit ekiple kan bağışı çalışmalarına devam ediyor. Stoklarını belli bir seviyede koruyabilmek için günlük 9 bin ünite kan bağışına ihtiyaç duyan Kızılay’a, 18-65 yaş arası sağlıklı her birey yalnızca 15 dakikasını ayırarak destek olabiliyor. Kan bağışında bulunmak isteyen vatandaşlar, kendilerine en yakın kan bağışı noktası ve güncel hizmet saatlerine kanver.org adresi üzerinden ulaşabiliyor.