EĞİTİM - 01 Mart 2022 Salı 15:03

Karaman’da "Hayat Kütüphanede" projesi

A
A
A
Karaman’da "Hayat Kütüphanede" projesi

Karaman İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi işbirliğinde gerçekleştirilecek olan “Hayat Kütüphanede” projesinin tanıtımı yapıldı.

Karaman İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi işbirliğinde gerçekleştirilecek olan “Hayat Kütüphanede” projesinin tanıtımı yapıldı.


İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde gerçekleştirilen proje tanıtımına Karaman Valisi Mehmet Alpaslan Işık, İl Kültür ve Turizm Müdürü Burhan Yemiş, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Çalışkan, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ali Yener Terlemez ve öğrenciler katıldı. Yapılacak olan proje ile şehirdeki ikinci sınıf kademesindeki öğrencilerin her gün bir sınıf olmak üzere Halk Kütüphanesinde misafir edilmesi ve liselerden gelen her gün 2 ya da 3 öğrencinin kütüphaneye gelen 2. sınıf öğrencilerine masal anlatılmasının planlandığı proje ile ilgili bilgiler veren İl Milli Eğitim Müdürü Çalışkan, projeyle amaçlarının çocukların hayatlarına dair hikaye oluşturmak olduğunu belirterek, proje kapsamında gerçekleştirilecek etkinliklerin öğrenciler için güzel bir hatıra olmasının yanı sıra 2053 ve 2071 yıllarının altyapısı olacağını söyledi.


Kütüphaneleri diri mekanlar haline getirmeyi hedeflediklerini ifade eden İl Kültür ve Turizm Müdürü Burhan Yemiş, “Amacımız her çocuğumuzun yolunun kütüphaneden geçmesi, kütüphaneye uğraması ve kendilerine yepyeni ufuklar açacak olan kitaplarla tanışmasıdır. Proje ile birlikte bu yıl 2 bin civarında öğrenciyi kütüphanelerinde ağırlamayı planlıyoruz" dedi.


Mart ayında başladıkları bu etkinliği sürekli hale getirmeyi ve kütüphanenin daha etkin ve aktif olarak kullanılmasının hedeflendiğini belirten Yemiş, bu etkinliği istikrarlı bir şekilde her gün sürdürmeyi ve öğrencilere yönelik farklı aktiviteler gerçekleştirmeyi düşündüklerini söyledi. Yemiş, “Asıl gayemiz kültürel anlamda şehrimize bir altyapı kazandırmak. Çünkü her şey küçük yaşlarda başlıyor. Dünya değişti, kütüphanelerde sadece çocuklarımızın kitap alışverişini beklemiyoruz. Kütüphaneleri her anlamda diri hale getirmek istiyoruz. Bununla birlikte etkinlikler çerçevesinde aynı zamanda ilimizin tanınmış simalarını da kütüphanemizde ağırlamayı hayal ediyoruz” diye konuştu.



"Karaman Valiliği olarak bu projeyi her anlamda destekleyeceğiz"


Proje tanıtım toplantısında kütüphanelerin hayatımızdaki yeri ve önemine değinen Vali Mehmet Alpaslan Işık, “Kitap okuma oranını artırmadıkça ne yaparsanız yapın hiçbir şeyi başaramazsınız. Kendi zamanımızdan örnek verecek olursam. Kütüphaneyi ders yapıp geldiğimiz bir araç olarak kullanırdık. Şu an da bile hala aynı konumdayız. Hiçbir ilerlememiz yok maalesef. Çocukların kütüphaneyle tanışması ve kitap okuma alışkanlığının kazandırılmasına yönelik hazırlanan bu proje gerçekten çok güzel bir proje. 2. sınıftan başlayarak çocuklarımıza kitap okuma sevgisi ve kütüphane alışkanlığı kazandıracak anlamlı bir proje. 2. sınıf öğrencileriyle sınırlı kalmamalı daha sonra diğer öğrencilerimizin içinde aynı uygulamayı yürüterek onlara okuma alışkanlığını kazandırmamız lazım. Günümüzde insanların yılda okuduğu kitap sayısı onlarla ifade ediliyor ki, bu konuda ülkemizin durumu hiç iç açıcı değil maalesef. Ülkemiz adına üzücü bir durum ancak bir yerden de başlamak gerekiyor. Bu anlamda bence çok güzel ve anlamlı bir proje. Biz de Karaman Valiliği olarak bu projeyi her anlamda destekleyeceğiz. Eksiklikleri olursa da kapatmaya çalışacağız. Bu ilimiz için de çocuklarımızın geleceği açısından yepyeni bir başlangıç olacak. Bu projenin hayata geçirilmesindeki katkılarından dolayı emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bu sadece devletin yapabileceği işler değil, aynı zamanda bu projeye gönülden destek veren kurum ve kuruluşların birlikte başarabileceği işler. İnşallah hep birlikte daha güzel işler başaracağız” dedi.


Soru cevap kısmının ardından lise öğrencilerinin anlattığı masalı dikkatle dinleyen ilkokul birinci sınıf öğrencilerine çeşitli hediyeler veren Vali Işık, bir süre sohbet ederek okul hayatlarında ve derslerinde başarılar dilediği minik öğrencilere daha çok kitap okumalarını ve zamanlarının belli bir kısmını kitap okumaya ayırmaları konusunda tavsiyelerde bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Rönesans’tan DAPEK Endüstri Bölgesi için SJ Group ile stratejik ortaklık Rönesans Holding, Adana’nın Ceyhan ilçesinde hayata geçirdiği Doğu Akdeniz Petrokimya Endüstri Bölgesi ve Limanı (DAPEK) projesi kapsamında sanayi bölgelerinin geliştirilmesi ve yönetimi konusunda küresel uzmanlığa sahip Singapur merkezli SJ Group ile stratejik ortaklığa imza attı. Rönesans Holding ve SJ Group arasında imzalanan stratejik ortaklık, DAPEK’in geliştirilmesinde küresel iyi uygulamaların hayata geçirilmesine katkı sağlarken; strateji ve konumlandırma, arazi kullanım planlaması, altyapı hizmetleri ve sürdürülebilirlik çerçevelerinin oluşturulması gibi alanları kapsayacak. Söz konusu iş birliği, holdingin büyük ölçekli altyapı ve yatırım deneyimi ile grubun sanayi planlaması, enerji altyapısı ve yatırımcı ağları konusundaki uzmanlığını bir araya getirecek. Yapılan açıklamaya göre, 2 bin 750 hektarlık alana ve iki kilometrelik kıyı şeridine sahip olan DAPEK; petrokimya, yeni nesil malzemeler ve enerji dönüşümü odaklı sektörler başta olmak üzere yüksek teknoloji odaklı sanayi faaliyetlerinin yürütüleceği bir merkez olarak tasarlanıyor. Kara, deniz ve demir yolu taşımacılığıyla lojistik bir merkez olarak konumlanan bölgede; sıvı, gaz, konteyner ve kuru yük olmak üzere farklı yük türlerine yönelik depolama ve taşımacılık çözümleri sunuluyor. Ayrıca endüstri bölgesinde; güneş enerjisi santrali ve yeşil hidrojen üretim tesisini kapsayan entegre bir enerji altyapısı da bulunuyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde holding tarafından geliştirilen DAPEK Endüstri Bölgesi’ndeki altyapı yatırımları, küresel yatırımcıların ihtiyaçlarıyla uyumlu, yüksek sermayeli ve ihracat odaklı yatırımlara öncelik verecek biçimde tasarlanıyor. 2025’ten bu yana DAPEK’e danışmanlık desteği sunan SJ Group bu yeni ortaklık kapsamında; süreçlerin sadeleştirilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve proje teslim sürelerinin hızlandırılması gibi yatırımcı dostu çözümler geliştirecek. Sürdürülebilirlik, karbon azaltımı ve yeşil ekonomi odaklı çalışmalarıyla öne çıkan grup; Singapur’daki Jurong Adası’nın geliştirilmesinin yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinde hayata geçirilen çok sayıda endüstri parkında da kritik roller üstleniyor. ’’SJ Group iş birliği sürdürülebilir büyüme hedeflerimizi destekliyor’’ Rönesans Holding Onursal Başkanı Erman Ilıcak, iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Uluslararası ortaklıkların sürdürülebilir büyümenin anahtarlarından biri olduğuna inanıyoruz. Küresel bakış açısını yerel uzmanlıkla birleştiren bu iş birlikleri, sanayi gelişimi için güçlü bir model ortaya koyuyor. Teknolojik yenilik ile çevresel sorumluluğun birlikte ilerlediği bu yaklaşım, yalnızca Türkiye için değil daha geniş bölge için de uzun vadeli değer oluşturacak. Endüstriyel planlama, enerji altyapısı ve sürdürülebilirlik alanlarındaki küresel deneyimiyle öne çıkan SJ Group, DAPEK’in uzun vadeli stratejisinin güçlendirilmesine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimizin desteklenmesine önemli bir katkı sağlayacak." Ayrıca DAPEK kapsamında holding tarafından 2025 yılında inşaatına başlanarak 2027 sonunda tamamlanması planlanan Ceyhan Polipropilen Tesisi ve Sıvı Yük Terminali Projesi hakkında konuşan Ilıcak, "Rönesans olarak DAPEK’te ilk yatırımcı konumundayız. Buradaki polipropilen tesisi ve sıvı dökme yük terminalinin geliştirilmesi için toplam 2 milyar dolarlık yatırım gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin cari dengesine yıllık yaklaşık 300 milyon dolar katkı sağlamasını beklediğimiz proje ile yerli üretimi güçlendirmeyi ve tedarik güvenliğini artırmayı hedefliyoruz" dedi. ’’DAPEK, bölgede örnek bir sanayi gelişim modeli olarak konumlanacak’’ SJ Enerji Kıdemli İcra Direktörü Tan Wooi Leong ise şunları söyledi: "Holding ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, enerji dönüşümü, gelişen teknolojiler ve net sıfır üretim tesisi hedefleri doğrultusunda büyük ölçekli ve liman temelli endüstri bölgelerinin geliştirilmesinde önemli bir dönüm noktası. Sanayi bölgeleri konusundaki uzmanlığımızın, DAPEK’in bölgede örnek bir sanayi gelişim modeli olarak konumlanmasına katkı sağlamasını, aynı zamanda Türkiye’nin uzun vadeli sanayi ve altyapı hedeflerini güçlendirmesini amaçlıyoruz."
Trabzon Uzuv kaybı yerine koruyucu cerrahi: Kemik tümörlerinde yeni dönem KTÜ Farabi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Muhammet Salih Ayas, kemik tümörlerinin tedavisinde erken teşhis ve doğru cerrahi planlama sayesinde günümüzde birçok hastada uzuv kaybının önlenebildiğini söyledi. Kemik tümörü cerrahisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını belirten Ayas, bu gelişmenin hem cerrahi tekniklerdeki ilerlemeler hem de tanı yöntemlerindeki hassasiyet artışıyla mümkün hale geldiğini ifade etti. Kemik tümörlerinin tedavisinde "ekstremite koruyucu cerrahi" yöntemlerinin giderek daha fazla tercih edildiğini vurgulayan Doç. Dr. Ayas, "Günümüzde hedef sadece tümörü vücuttan uzaklaştırmak değil aynı zamanda hastanın hareket kabiliyetini, günlük yaşam fonksiyonlarını ve genel yaşam kalitesini en üst düzeyde korumaktır" dedi. Bu yaklaşımın, hastaların sosyal hayata daha hızlı ve sağlıklı şekilde dönmesine önemli katkı sağladığını belirtti. Tedavi sürecinin tümörün biyolojik yapısına, yerleşimine ve yayılım durumuna göre şekillendiğini kaydeden Doç. Dr. Ayas, iyi huylu tümörlerde genellikle daha sınırlı ve koruyucu cerrahi müdahalelerin yeterli olabildiğini söyledi. Kötü huylu tümörlerde ise tümörün yalnızca görünen kısmının değil, çevresindeki potansiyel riskli dokularla birlikte çıkarılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Bu yaklaşımın, hastalığın tekrar etme riskini azaltarak uzun dönem tedavi başarısını artırdığını dile getirdi. Cerrahi tedavinin, hastalığın türü, hastalığın evresi ve hastaya özgü klinik özelliklere göre kemoterapi ve radyoterapi ile desteklenebildiğini aktaran Doç. Dr. Muhammet Salih Ayas, tanı sürecinde ileri görüntüleme teknikleri ve biyopsi uygulamalarının büyük bir titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Doğru tanının, tedavi planlamasının en kritik aşamalarından biri olduğuna dikkat çekti. "Hasta-hekim iş birliği sürecin başarısında kritik rol oynuyor" Ameliyat sonrası oluşan kemik ve doku kayıplarının modern rekonstrüksiyon yöntemleriyle başarıyla giderilebildiğini ifade eden Ayas, "Biyolojik teknikler, hastaya özel geliştirilen protezler ve kemik transferleri sayesinde hem anatomik bütünlüğü yeniden sağlıyor hem de hastalarımızın fonksiyonlarını en iyi şekilde korumayı hedefliyoruz" diye konuştu. Ortopedi ve travmatoloji başta olmak üzere radyoloji, patoloji ve onkoloji birimlerinin koordineli şekilde çalıştığını vurgulayan Ayas, multidisipliner yaklaşımın tedavi başarısını artıran en önemli unsurlardan biri olduğunu belirtti. Her hastanın durumunun ayrı ayrı değerlendirildiğini ve kişiye özel tedavi planlarının oluşturulduğunu ifade etti. Kemik tümörlerinin hem fiziksel hem de psikolojik açıdan zorlu bir süreç olabileceğine dikkat çeken Ayas, "Erken teşhis, doğru ve bilimsel tedavi yaklaşımı ile sabırlı bir rehabilitasyon süreci sayesinde hastalarımızın yeniden sağlıklı ve aktif bir yaşama kavuşması mümkündür" dedi. Hasta-hekim iş birliğinin sürecin başarısında kritik rol oynadığını sözlerine ekledi.