ÇEVRE - 04 Şubat 2026 Çarşamba 11:19

Kars’ta yaban hayatı şehre indi: Yeşilbaş ördeklerin yemek mesaisi kamerada

A
A
A
Kars’ta yaban hayatı şehre indi: Yeşilbaş ördeklerin yemek mesaisi kamerada

Kars’ta dondurucu soğuklar ve yoğun kar yağışı yaban hayatını olumsuz etkilemeye devam ederken, doğanın en zarif üyelerinden olan Yeşilbaş yaban ördekleri, yiyecek bulmakta zorlanınca soluğu Kars şehir merkezinde aldı.


Hava sıcaklığının sıfırın altında 13 derece de seyrettiği kentte, akarsuların büyük bölümünün donmasıyla birlikte yaşam alanları daralan ördekler, besin arayışlarını yerleşim yerlerine kadar taşıdı. Kars Çayı’nın buz tutmayan bölümlerinde görülen ördekler, çevredeki vatandaşların ve objektiflerin ilgi odağı oldu.


Kameralara yansıyan görüntülerde, yeşil başları ve renkleriyle göz kamaştıran ördeklerin, suda titizlikle yiyecek aradığı görüldü. Şehir merkezindeki bu davetsiz misafirler, anbean kaydedildi.


Bedesten bölgesinden geçen Kars Çayı’nda yiyecek arayan yeşilbaş yaban ördekleri, karınlarını doyurduktan sonra bölgeden ayrıldı.



Kars’ta yaban hayatı şehre indi: Yeşilbaş ördeklerin yemek mesaisi kamerada

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya YÖREX Nisan ayında kapılarını açıyor Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX, 22-26 Nisan 2026 tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde yapılacak. "Sizin Oraların Nesi Meşhur?" sloganıyla düzenlenecek YÖREX, Anadolu’nun coğrafi işaretli ve yöresel ürünlerini Antalya’da bir araya getirecek. Coğrafi işaretli ürünler Antalya’da buluşacak Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır; TOBB’un desteğiyle yerel ve yöresel ürünlere sahip çıkmak, kaybolmaya yüz tutmuş ürünleri gün yüzüne çıkarıp ekonomiye kazandırmak için 17 yıl önce Yöresel Ürünler Projesi’ni hayata geçirdiklerini hatırlatırken, proje kapsamında Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i düzenlediklerini kaydetti. Çandır, YÖREX’i bu yıl 22-26 Nisan tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenleyeceklerini belirtti. Yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasının önemli olduğunu, kırdan kente göçü engellemenin yolunun yöresel ürünlere sahip çıkmaktan geçtiğini vurgulayan Çandır, "Yöresel ürünler, yerinde istihdam sağlayan geleneksel üretim biçimleriyle hem yerel ekonomiyi ayakta tutan, hem de kültürel zenginliğimizi gelecek kuşaklara aktaran mirasımızdır. Yöresel Ürünler Projemiz ve YÖREX’in ana hedefi bu mirasa sahip çıkmaktır" diye konuştu. YÖREX, yerel üretici ile küresel alıcıyı buluşturuyor Milli ekonomi, yerel üretimin ön plana çıktığı bir dönemde YÖREX’in daha da önem kazandığını kaydeden Ali Çandır, "Anadolu’nun tüketim alışkanlıklarını yerli üretimle buluşturduğumuzda kendi değerlerimizi tüketir, istihdamı büyütür, ekonomiyi canlandırırız" dedi. Başkan Ali Çandır, YÖREX’te TOBB organizasyonuyla yapılan ikili görüşmelerde büyük market zincirleri ve -e ticaret siteleriyle yerel üreticilerin bir araya geldiğini ve iş bağlantıları sağladığını hatırlatırken, bu yıl da küresel ölçekteki büyük alıcılarla yerel üreticinin B2B görüşmeleriyle yan yana geleceğini kaydetti. Çandır, "Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da YÖREX’te çok sayıda iş bağlantısı sağlanmasını bekliyoruz" dedi. 10 bin metrekarede binlerce ürün YÖREX’in 10 bin metrekarelik alanda, 5 gün boyunca binlerce ürünü ziyaretçilerle buluşturacağını belirten Ali Çandır, fuara oda ve borsalar, kalkınma ajansları, belediyeler, kooperatifler, üretici birlikleri ve firmalardan yoğun katılım olacağını söyledi. Çandır, coğrafi işaretli ürünlerin büyük bölümünün tarım ve gıda ürünleri olduğuna dikkat çekerken, Tarım ve Orman Bakanlığı ve teşkilatının da YÖREX’e katılımını beklediklerini söyledi. Çandır, "YÖREX, bu yıl da Anadolu’nun dört bir yanından gelen değerlerin ve yöresel ürünlerin buluşma noktası olacak" dedi. Çandır, YÖREX’e girişin ücretsiz olacağını belirtti. YÖREX’ten sonra coğrafi işaretli ürün sayısı 1810 oldu Coğrafi işaretli ürünlerin önemine de değinen Çandır, YÖREX’in başladığı dönemde 109 olan coğrafi işaretli ürün sayısının bugün 1810’a ulaştığını, 873 yöresel ürünün ise tescil beklediğini kaydetti. YÖREX sayesinde coğrafi işaret farkındalığının arttığını belirten Çandır, Türkiye’nin 44 yöresel ürününün Avrupa Birliği’nde tescil edildiğini sözlerine ekledi.
Samsun Kanser tedavisinde kişiye özel yaklaşım Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İdris Yücel, kanser tedavisinde kişiye özel yaklaşımların ön plana çıktığını belirterek, "Artık aynı kansere sahip iki hastaya aynı tedaviyi uygulamıyoruz" dedi. Kanser tedavisinde geçmişte belli kalıplar üzerinden ilerlendiğini ifade eden Medicana International Samsun Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yücel, bilgi birikiminin özellikle moleküler düzeyde büyük ölçüde arttığını söyledi. Kanser hücresinin mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasıyla birlikte her kanser türü için farklı biyolojik yolların ortaya konduğunu vurgulayan Yücel, bu gelişmelerin kişiye özel tedavilerin önünü açtığını kaydetti. "Hastaya ait biyolojik özellikleri ileri moleküler düzeyde tespit ediyoruz" diyen Prof. Dr. Yücel, hastanın kanserinin hangi profilde öne çıktığının belirlendiğini ve buna uygun özgün ilaçlarla tedavi planlandığını aktardı. Bu tedaviler arasında akıllı ilaçların da yer aldığını belirten Yücel, kişiselleştirilmiş tedavi kapsamında hastaya özgü ilaçların devreye sokulduğunu ifade etti. Her kanser türü için kişiselleştirilmiş tedavi çalışmalarının yürütüldüğünü dile getiren Prof. Dr. Yücel, erken teşhisin önemine de dikkat çekerek, "İnsanlar vücutlarında en ufak bir değişiklik hissettiklerinde gecikmeden hekime başvurmalı" diye konuştu. Onkoloji uzmanlarına erişimin geçmişe göre çok daha kolay olduğunu vurgulayan Yücel, "Eskiden onkoloji uzmanı sayısı azdı ve ulaşmak zordu. Günümüzde ülkemizde yeterli sayıda onkoloji uzmanı bulunuyor. Vatandaşlarımız mutlaka onkologlara başvursun" şeklinde konuştu.
Van Van’da riskli glomus tümörü ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi Türkiye’de en çok Van ve çevre illerde görülen glomus (şah damarı tümörü), Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başarıyla gerçekleştirilen ameliyatlarla tedavi ediliyor. Van’ın İpekyolu ilçesinde yaşayan 4 çocuk babası ve Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi personeli olan Şahyeddin Şabu (66), rahatsızlığı nedeniyle görev yaptığı hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde glomus teşhisi konulan hasta, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat Sezgin ve ekibi tarafından ameliyata alındı. Riskli ve özellikli olarak değerlendirilen operasyon, uzman ekip tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Ameliyat sonrası hastanın sağlık durumunun iyi olduğu, kısa süre içinde taburcu edilmesinin planlandığı bildirildi. Öte yandan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bugüne kadar glomus tanısıyla toplam 32 hastanın başarıyla ameliyat edildiği belirtilirken, hastanenin bu alanda bölgenin önemli merkezlerinden biri haline geldiği vurgulandı. Konuya ilişkin konuşan Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, glomus tümörünün bölgede endemik olarak sık görüldüğünü belirtti. Kalp merkezine Türkiye’nin dört bir yanından hastaların operasyon için geldiğini ve bu cerrahilerin güvenli bir şekilde başarıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Başhekim Sarıkaya, "Bugün tedavi ettiğimiz hastamız aynı zamanda kurumumuzda görev yapan bir çalışma arkadaşımızdır. Bir çalışanın kendi kurumunu tercih etmesi, sağlık hizmetinin kalitesi açısından son derece kıymetlidir. Çünkü burada görev yapan bir kişi, sunulan hizmetin kalitesine birebir tanıklık etmektedir. Kendi tedavisini de bu merkezde yaptırmayı tercih etmesi bunun en somut göstergelerinden biridir. Çalışanlarımızın kendi sağlık süreçlerinde de merkezimize güven duyması, sunduğumuz hizmet kalitesinin önemli bir göstergesidir. Bu vesileyle ameliyatı gerçekleştiren ekibimize teşekkür ederiz" dedi. "Bölgemizde glomus tümörü maalesef oldukça sık görülmektedir" Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat Sezgin ise glomus tümörünün şah damarının çatal bölgesinde yerleşen iyi huylu bir tümör türü olduğunu dile getirerek, "Bu hastalıkla sıklıkla karşılaşmaktayız. Bugün ameliyatını gerçekleştirdiğimiz hastamız, aynı zamanda ameliyathanede birlikte çalıştığımız değerli bir çalışma arkadaşımızdır. Ameliyatı başarıyla tamamladık ve bugün ameliyat sonrası üçüncü gününde hastamızı taburcu ettik. Bölgemizde glomus tümörü maalesef oldukça sık görülmektedir. Bu ameliyatla birlikte merkezimizde gerçekleştirdiğimiz 32’nci glomus tümörü ameliyatıdır. Yıllık ortalama 10-12, bazı yıllarda ise 13’e kadar bu tür ameliyatları başarıyla gerçekleştirmekteyiz. Bu tümörlerde nüks oranı genellikle yüzde 1 ile 3 arasında değişmekte, nadiren yüzde 5’e kadar çıkabilmektedir. Tümör en sık sağ tarafta görülmekle birlikte hem sağ hem de sol tarafta yerleşim gösterebilmektedir. Bölgemizde sık görülmesinin; yüksek rakım, hipertansiyon ve bazı genetik faktörlerin birlikte etkili olabileceğini düşünüyoruz" diye konuştu. "32’nci ameliyatımızı da başarıyla gerçekleştirdik" Glomus tümörlerinin iyi huylu ve genellikle tek bir ameliyatla tamamen tedavi edilebildiğini ifade eden Sezgin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Herhangi bir yayılım özelliği göstermemektedir. Ancak sinir ve damar yapılarına çok yakın yerleşim göstermesi nedeniyle cerrahisi oldukça zordur. Tümör; ses telleri, ses sinirleri ve şah damarlarıyla iç içe yerleştiği için bu yapıların korunarak çıkarılması büyük önem taşımaktadır. Bu alanda edindiğimiz tecrübe sayesinde 32’nci ameliyatımızı da başarıyla gerçekleştirdik. Hastamızın genel durumu iyi, şu anda stabil ve herhangi bir komplikasyon söz konusu değildir." "Ameliyatım son derece başarılı geçti" 66 yaşındaki Şahyeddin Şabu isimli hasta da, "Bu ameliyatı nerede olmam gerektiği konusunda farklı yerlerde araştırmalar yaptım. Görüştüğüm kişiler bana, ‘Böyle bir değer varken başka bir yerde tedavi olmanın bir anlamı yok’ dediler. Dr. Murat Sezgin’i yakından tanıyan biri olarak, bu ameliyat için en doğru adresin burası olduğuna karar verdim. Doktorumuz gerçekten çok güzel bir süreç yönetti. Ameliyatım son derece başarılı geçti. Kendisine ve emeği geçen tüm ekibe teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.