ÇEVRE - 01 Mart 2026 Pazar 08:59

Sarıkamış’ta "beyaz mesai": 600 kamyon kar şehir dışına taşındı

A
A
A
Sarıkamış’ta "beyaz mesai": 600 kamyon kar şehir dışına taşındı

Türkiye’nin en önemli kış turizm merkezlerinden birisi olan Sarıkamış’ta, belediye ekiplerince 600 kamyon kar kamyonlarla ilçe dışına taşındı.


Kars’ın Sarıkamış ilçesinde Belediye Başkanlığı’na bağlı Temizlik İşleri Müdürlüğü’nce karla mücadele çalışmaları aralıksız devam ediyor. İlçe merkezinde hayatı olumsuz etkileyen kar kütleleri, belediye ekiplerince yürütülen hummalı çalışma ile şehir dışına naklediliyor.


Sarıkamış Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, ilçeyi etkisi altına alan yoğun kar yağışının ardından seferberlik başlattı. Vatandaşların mağdur olmaması ve ulaşımın aksamaması adına başlatılan çalışmalarda, ana caddelerden ara sokaklara, kaldırımlardan kamu binası girişlerine kadar her nokta titizlikle temizleniyor.



"Şehir merkezinden 600 kamyon kar tahliye edildi"


Çalışmalar kapsamında iş makineleriyle bir noktaya toplanan kar yığınları, kamyonlara yüklenerek ilçe dışındaki boş alanlara taşınıyor. Belediye ekiplerince 2 günde yaklaşık 600 kamyon kar ilçe merkezinden uzaklaştırıldı. Kar taşıma işlemlerinin, yolların genişletilmesi ve buzlanma riskine karşı kritik önem taşıdığı belirtildi.



Vatandaşlar yürütülen çalışmalardan memnun"


Sarıkamış Belediye Başkanı Serdar Kılıç’ında bizzat eşlik ettiği karla mücadele çalışmaları vatandaşlar arasında memnuniyetle karşılanıyor.


Cadde ve kaldırımların karının temizlendiğini ifade eden esnaf Emre Uzgaş, "İşyerimizin önü ve caddeler komple kar ile kaplandı. Belediye ekipleri tarafından temizleniyor. Ekiplerin yoğun bir mesaisi oldu. Kış çok çetin geçti bu sene" dedi.


Yoğun bir şekilde kar ile mücadele başlattıklarını belirten belediye çalışanı Sefa Genç, "Kar yağışı nedeniyle belediye ekibi olarak ekipman ve arkadaşlarımızla karla mücadeleye devam ediyoruz" diye konuştu.


Öte yandan Sarıkamış Belediye Başkanlığı’nca yapılan yazılı açıklamada, karla mücadelenin sadece yol açmak olmadığı, aynı zamanda biriken karın tahliyesinin de büyük önem arz ettiğini vurguladı. Ekipler, bir yandan iş makineleriyle caddeleri temizlerken, diğer yandan yaya güvenliği için kaldırımlarda küreklerle kar temizleme ve tuzlama çalışmaları yürütüyor. Sarıkamış Belediyesi’nin karla mücadelesi sürüyor.



Sarıkamış’ta "beyaz mesai": 600 kamyon kar şehir dışına taşındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Üsküdar Vapuru faciasından sağ kurtulan annesinin sarsıcı hikayesini anlattı İzmit Körfezi’nde 1 Mart 1958 tarihinde sulara gömülen ve 392 kişinin hayatını kaybettiği Üsküdar Vapuru faciasının üzerinden 68 yıl geçti. Cumhuriyet tarihinin en büyük deniz kazalarından biri olan faciada babasını ve ablasını kaybeden, annesi ise hayatta kalan Nuray Dinçer Büyükarman, 11 yaşındayken yaşadığı o kara günü unutamıyor. Olay günü sağlık sorunları nedeniyle evde kalan ve vapura binmeyen Nuray Dinçer Büyükarman, İzmit Tekel Başmüdürü olan babası, 13 yaşındaki ablası ve annesinin o vapurda yaşadığı can pazarını anlattı. Kazaya karışan vapurun 1927 yapımı olduğunu ve sonradan revizyona uğrayarak dengesiz bir hale getirildiğini belirten Büyükarman, "Faciada maalesef benim ailemle birlikte yaklaşık 400 kişi hayatını kaybetti. Vapur ahşap, eski ve her tarafından sesler gelen bir araçtı. Denize elverişsiz bu vapurun körfezde işletilmesi büyük bir hataydı" dedi. "Halk ’Vapur batmış’ diye haykırıyordu" Olay günü havanın aniden bozduğunu ve şiddetli bir fırtına çıktığını anlatan Büyükarman, şöyle devam etti: "İzmit’te Tekel Başmüdürlüğü’nün üzerindeki lojmanda oturuyorduk ve aradan da deniz görünüyordu. Fırtına yoktu, hava çok sıcaktı. Aniden rüzgar çıktı. Bizi de ürkütmedi değil çünkü lojman ahşap olduğu için çatısından sesler geldi, çatısı saç kaplıymış. Halkın denize doğru koştuklarını, uğultuları, konuşmaları, bağırışları duyduk. Mühim bir durum olduğunu anladık. Zaten balkondan duyuluyordu, halk ’Vapur batmış’ diye halk haykırıyordu. Çıkan fırtına dolayısıyla ısı düştü. 20 derecelik bir bahar havası varken kaba dalgalar, lodos çıktı. Sonradan hortum şekline geçince vapuru da içeri alıyor. Vapur eğer sağlam olsaydı, bu fırtınayı atlatabilirdi diye düşünüyorum. Çünkü annemin anlattığına göre dümen kopuyor. Yani ’Suyun üzeri can pazarı’ ve ’Hiçbir kimseye Allah böyle bir felaketi yaşatmasın’ derdi. Çünkü sarılanlar, suyun üzerinde bağıranlar, haykıranlar, aklını oynatmış gibi hareketleri olanlar... Yani bunları da görmüş oluyor tabii annem. Annemin kurtulması kendi çabasıyladır." "Ceyhan Hanım hazırlığını yap, dümen koptu" Annesi Ceyhan Dinçer’in vapurun içindeki hayatta kalma mücadelesini annesinin anlatımlarından aktaran Nuray Dinçer Büyükarman, şunları kaydetti: "Babam ve ablam dışarı bakmak için yanından ayrılmış. Kaptan anneme, ’Ceyhan Hanım hazırlığını yap, dümen koptu’ demiş. Ayrıca kaptan annemi tanırdı, kendileri ile görüştüğümüz bir aileydi. Vapur sağa sola yatmaya başlayınca annem üzerindeki ağır mantoyu çıkarıp camı kırmaya çalışmış. Ancak en son yere uzanıp ayaklarıyla vurarak camı kırabilmiş. Vapur ters döndüğünde sular annemi dışarı çekmiş fakat vapur üstte, annem altta kalıyor; yani vapur ters dönüyor." Gözleri cam gibi donan abla ve babanın son vedası Annesinin suyun üzerinde babası ve ablasıyla son karşılaşmasını anlatan Büyükarman, "Annemin önüne küçük bir tahta parçası gelmiş. Fakat anneme sarılanlar da var, onlarla da mücadele ediyor, ’Kurtar beni’ diyenler var. Sonra babamla ablamı bir can simidi üzerinde buluyor. O tarafa doğru yüzüyor ama su o kadar soğuk ki ablamın dayanamadığını, o güzel yeşil gözlerinin cam gibi donduğunu anlıyor. Sonra babam ’Sen gayretlisin, kurtar kendini, yüzmeye devam et’ diyor. Sonra zaten bir dalga geliyor, ayırıyor onları ve annem yüzmeye başlıyor. Fakat başka yöne, başka tarafa doğru gidiyor. O arada da bir uçak geçmiş. Hatta ’Uçak bizi kontrol ediyor sandım, yardım gelecek diye sevindim’ derdi. Arkasına dönüp bakıyor, kazanın olduğu yerden çok uzaklaşmış. Fakat ayaklarını hissetmemeye başlıyor. Allah yardım ediyor, tesadüfen önüne vapurdan kopmuş bir kapı geliyor. Annem kapının üzerine çıkmaya gayret ediyor. Kulaç atamıyor artık, kendini bırakıyor. Bir silüet, bir gemi silüeti görüyor, ondan sonrasını annem hatırlamıyor" dedi. Donanma gemisi "Kurtaran" ile hayata dönüş Annesinin kopan bir kapı parçasının üzerine çıkarak hayatta kaldığını belirten Büyükarman, "O sırada Derince açıklarında demirleyen Donanmaya ait ’Kurtaran’ gemisindeki gözcü asker annemi fark ediyor. Hemen filika indirip alıyorlar. Annem askerlere sadece, ’Çok acele edin, kocam ve kızım arkada, kaza oldu’ diyebiliyor ve bayılıyor. Uyandığında kendini bir oksijen çadırında buluyor." "Senin içi yaşamak istedim" Ailesinden gelen haberleri beklerken yaşadığı travmayı anlatan Nuray Dinçer Büyükarman, babası ve ablasının vefatını okul arkadaşlarından öğrendiğini dile getirdi. Büyükarman, annesiyle hastanede kavuştuğu o duygu dolu anı hayatı boyunca unutamadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: "Annemin hayatta kalması bize büyük bir lütuftur. Ben hep evdeydim ama abim ve arkadaşları sürekli sahildeydi. Hatta abim, babamla ablamın haberi geldikten sonra diğer ablamızın akıbetini bilmediği için arkadaşlarıyla hastanelerde onu kendi aramış, sonra bulmuş. Abimin o çabası da bayağı bir uzun sürmüş. Ailemden hepsi bulundu ama o heyecan, üzüntü, korku... Bunların hepsini yaşadık. Benden babamla ablamın vefatını gizlemişlerdi ama ilkokula gidiyorum, okul arkadaşlarım vardı. Onlar kendi ailelerinden duyunca, ben babamla ablamın o kazada ölmüş olduğunu arkadaşlarımdan öğrendim ve tabii çok kötü oldum. Annemin merdivenlerden çıkışı, bana sarılışı ve ’Senin için yaşamak istedim’ demesi benim için unutamayacağım bir anı."
Ankara TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 50,3 ile marul oldu" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Şubat ayında markette 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13’ünde ise fiyat azalışı görüldü. Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün ise yüzde 50,3 ile marul oldu" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şubat ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 229,7 ile karnabaharda görüldüğünü ifade eden Şemsi Bayraktar, "Karnabahardaki fiyat farkını yüzde 226,7 ile marul, yüzde 223 ile kuru soğan, yüzde 218,7 ile pırasa takip etti. Karnabahar ve marul 3,3 kat, kuru soğan ve pırasa 3,2 kat fazlaya satıldı. Üreticide 12 lira 36 kuruş olan karnabahar markette 40 lira 75 kuruşa, 16 lira 29 kuruş olan marul 53 lira 20 kuruşa, 4 lira olan kuru soğan 12 lira 92 kuruşa, 16 lira 18 kuruş olan pırasa 51 lira 58 kuruşa satıldı. Şubat ayında fiyatı en fazla artan ürün hem üretici hem de markette marul olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette yeşil soğan, üreticide ise karnabahar oldu" açıklamalarında bulundu. "Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 50,3 ile marul oldu" Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürünün maruldan sonra yüzde 34,2 ile sivri biber olduğunu belirten Bayraktar, "Şubat ayında markette 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13’ünde ise fiyat azalışı görüldü. Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde ise 50,3 ile marul oldu. Maruldaki fiyat artışını yüzde 34,2 ile sivri biber, yüzde 29,9 ile salatalık, yüzde 18,4 ile kabak ve yüzde 16,3 ile limon takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 14,2 ile yeşil soğan oldu. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 11,9 ile domates, yüzde 11,7 ile kuru üzüm, yüzde 10,4 ile yeşil mercimek ve yüzde 9,8 ile zeytinyağı izledi" diye konuştu. "Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 27,3 ile kuru soğan ve yüzde 12,8 ile domates izledi" Bayraktar, üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 29 ile karnabaharda görüldüğünü söyleyerek, "Şubat ayında üreticide 33 ürünün 18’inde fiyat artışı olurken 7’sinde fiyat düşüşü görüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 29 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 27,3 ile kuru soğan, yüzde 12,8 ile domates, yüzde 9,1 ile fındık ve yüzde 8,2 ile patates izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 49,9 ile marulda görüldü. Maruldaki fiyat artışını yüzde 39,5 ile sivribiber, yüzde 37,8 ile patlıcan, yüzde 36,3 ile salatalık ve yüzde 31,9 ile maydanoz izledi" şeklinde konuştu. "Üreticilerimiz, ürün kaybını önlemek amacıyla soğanı düşük fiyatla piyasaya sunmak zorunda kaldı" Domatesteki arz artışı üretici fiyatlarının düşmesine neden olduğunu vurgulayan Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "Güzlük dönemde seralarda; salatalık, patlıcan ve sivri biber üretimine yönelen üreticilerimiz, baharlık sezonda domates üretimine yöneldiler. Domatesteki arz artışı üretici fiyatlarının düşmesine neden olurken salatalık, patlıcan ve sivri biberdeki arz düşüşü fiyatların artmasına yol açtı. Talepteki azalma, karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. Kuru soğandaki fiyat düşüşünün nedeni, yüksek rekolteye bağlı oluşan arz fazlası ile artan sıcaklıkların depolarda bozulmalara yol açmasıdır. Üreticilerimiz, ürün kaybını önlemek amacıyla soğanı düşük fiyatla piyasaya sunmak zorunda kaldı. Bazı bölgelerde aşırı yağışlar nedeniyle hasadın yapılamaması, marulda arz azalmasına neden oldu ve bu durum üreticide marul fiyatlarını yükseltti." "Son bir yılda besi yemi yüzde 34,3, süt yemi yüzde 30,1 oranında arttı" Tarım ilacı fiyatlarının son bir yılda yüzde 27,8 oranında arttığını aktaran Bayraktar, "Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Şubat ayında, Ocak ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,6, amonyum nitrat gübresi yüzde 1,3, DAP gübresi yüzde 0,5 oranında artış gösterdi. Buna rağmen ÜRE gübresi yüzde 0,2 oranında düştü. Geçen yılın Şubat ayına göre son bir yılda 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 38,5, üre gübresi yüzde 38,3, DAP gübresi yüzde 35,4, amonyum sülfat gübresi yüzde 33,3, amonyum nitrat gübresi yüzde 29,3 oranında arttı. Şubat ayında Ocak ayına göre besi yemi yüzde 2,8, süt yemi yüzde 2,7, son bir yılda besi yemi yüzde 34,3, süt yemi yüzde 30,1 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Şubat ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 5,1 oranında artarken, yıllık yüzde 26,1 oranında arttı" ifadelerine yer verdi.
Bursa Nilüfer Belediyesi’nden Kurtuluş Müzesi için ’ortak hafıza’ çağrısı Nilüfer Belediyesi, Yaylacık Mahallesi’nde hazırlıkları süren Kurtuluş Müzesi’nin koleksiyonunu oluşturmak için vatandaşlara çağrıda bulundu. Milli Mücadele ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait tarihi değere sahip materyaller, ortak hafızayı yaşatmak adına bu müzede sergilenecek. Kültürel mirası korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Nilüfer Belediyesi, kente yeni bir müze daha kazandırıyor. Yaylacık Mahallesi’nde kuruluş çalışmaları hızla devam eden Kurtuluş Müzesi, Milli Mücadele’den Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına uzanan tarihi hafızayı görünür kılmayı hedefliyor. Müzenin en önemli özelliği ise kent belleğini vatandaşların katkılarıyla, kolektif bir dayanışmayla inşa edecek olması. Nilüfer Belediyesi bu vizyonla, müze koleksiyonunun zenginleşmesine destek olmak isteyen herkes için geniş çaplı bir açık çağrı başlattı. Kampanya kapsamında, başta Bursa’nın kurtuluş süreci olmak üzere; Kurtuluş Savaşı, Mübadele dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını belgeleyen her türlü materyal titizlikle değerlendirilecek. O dönemin sosyal, kültürel ve gündelik yaşamına ışık tutan, tarihe veya toplumsal bir değer taşıyan obje, belge ve görsel materyallerin Kurtuluş Müzesi çatısı altında toplanması amaçlanıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, müzenin kentin hafızası için taşıdığı öneme dikkat çekti. Kurtuluş mücadelesinin ve Cumhuriyet’in kuruluş hikayesinin hep birlikte geleceğe taşınacağını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı o destansı mücadeleyi gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Evlerinizde, sandıklarınızda sakladığınız, o dönemin ruhunu taşıyan her bir obje, her bir belge bu müzede gerçek anlamını bulacak. Tüm hemşehrilerimizi bu kolektif hafıza inşasına omuz vermeye ve şanlı tarihimize hep birlikte sahip çıkmaya davet ediyorum" dedi. Tarihi tanıklık eden aile yadigarı eserlerini bu anlamlı müzede gelecek nesillerle buluşturmak isteyenler, 0224 486 62 74 numaralı telefondan detaylı bilgi alabiliyor. Ayrıca koleksiyona katkı sunmak isteyen vatandaşlar, başvurularını Nilüfer Belediyesi’nin internet sitesinde yer alan (https://form.nilufer.bel.tr/form/kurtulus-mucadelesi-bursada-muzesine-kavusuyor-acik-cagri-/) adresi üzerinden çevrimiçi kolayca gerçekleştirebiliyor.