KÜLTÜR SANAT - 29 Ocak 2026 Perşembe 10:00

Vali Ziya Polat’tan "Veliaht" dizisi setine ziyaret

A
A
A
Vali Ziya Polat’tan "Veliaht" dizisi setine ziyaret

Kars Valisi Ziya Polat, çekimleri ilimizde devam eden "Veliaht" dizisinin setini ziyaret etti. Ercan Kesal ile bir süre sohbet etti.


Gazi Kars Tren Garı’nda gerçekleştirilen çekimleri yerinde inceleyen Vali Polat, dizi ekibiyle bir araya gelerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.


Vali Polat, oyuncu ve set çalışanlarına kolaylıklar dileyerek, projenin Kars’ın tanıtımına katkı sağlamasını temenni etti. Ziyaret, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.



Vali Ziya Polat’tan "Veliaht" dizisi setine ziyaret

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Türkiye’nin deprem haritası güncelleniyor: 600 aktif fay kapıda İzmir’de AFAD koordinasyonunda, Avrupa Birliği ve Dünya Bankası desteğiyle yürütülen "Dirençli İzmir: Afet Risklerinin Azaltımı İçin Stratejik ve Kapsayıcı Bir Yaklaşım Projesi"nin açılış programı gerçekleştirildi. Programda konuşan AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, binalarda tünel kalıp ve perde duvar kullanımının zorunlu hale getirileceği müjdesini verirken, İzmir Valisi Süleyman Elban, kentsel dönüşümde bina bazlı sürece hız verilmesi gerektiğini vurguladı. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda, Avrupa Birliği finansmanı ve Dünya Bankası- GFDRR yönetimi altındaki TAFF Teknik Destek Programı kapsamında hayata geçirilen projenin açılış lansmanı İzmir’de bir otelde düzenlendi. Programa İzmir Valisi Süleyman Elban, AFAD İzmir İl Müdürü Nazif Ekinci, Dünya Bankası Ülke Yönetim Ofisi Yetkilisi Korhan Yazgan, AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar ile kamu kurumları ve STK’ların temsilcileri katıldı. Vali Elban: "Bina bazlı dönüşüme hız vermeliyiz" Programın açılışında konuşan İzmir Valisi Süleyman Elban, kentteki dönüşüm sürecinin ivedilikle başlatılması gerektiğini söyledi. Afet farkındalığının eyleme dönüşmesi gerektiğini ifade eden Elban, "Kentimizi biz dönüştüreceğiz. Bir an evvel eylem içinde olmak zorundayız. Hem düşüncemizde hem de kentte dönüşümü başlatmak zorundayız. Bina bazlı dönüşüme çok hız vermek zorundayız. Bunun için gönüllü olan vatandaşlarımızı ruhsat nedeniyle bekletmemek zorundayız. Çünkü bir bina kurtardığımızda kaç can kurtaracağımızın hesabını yapamayız. Kamu binalarımızı da çok hızlı kontrol etmek zorundayız. İşin kolayına kaçamayız" dedi. Kaynakların verimli kullanılmasına dikkat çeken Elban, tüm afetlere karşı hızlı hareket etme mecburiyeti olduğunu sözlerine ekledi. Prof. Dr. Orhan Tatar: "Tünel kalıp ve perde duvar zorunlu oluyor" AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, İzmir’in yapı stokunun acilen iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye genelindeki diri fay haritasının güncelleneceğini açıkladı. Tatar, "Mart ayındaki lansmanla diri fay haritası güncellenecek ve fay sayısı 600’lere çıkacak. Türkiye Deprem Risk Haritası sürecine geçiş yapacağız" diye konuştu. Güvenli yapılaşma için yeni bir mevzuat hazırlığında olduklarını duyuran Tatar, "Çok yakın zamanda bir tebliğ yayımlayacağız; tünel kalıp ve perde duvar kullanımını binalarda zorunlu hale getiriyoruz. Bu sayede binalar yüzde 99 hassasiyetle yıkılmayacak" ifadelerini kullandı. Tatar ayrıca, belediyeler ve üniversitelere AFAD akreditasyon süreçlerine katılma çağrısında bulundu. Ekinci: "2026 yılı için 168 eylem planladık" İzmir AFAD İl Müdürü Nazif Ekinci ise kentsel dirençliliğin fiziksel, toplumsal ve ekonomik bir bütün olduğunu vurguladı. Ekinci, "İzmir İl Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında 2025 yılında belirlenen 88 eylemi yüzde 100 başarıyla tamamladık. 2026 yılı için ise 1 amaç, 21 hedef ve 168 eylemden oluşan yeni planımızı yürürlüğe koyduk. 30 ilçemizin tamamında afet yönetim merkezleri kurulması, geçici barınma ve lojistik alanların planlanması gibi somut adımlar atmaktayız" dedi. Programda AFAD Proje Yönetim Ofisi temsilcisi Sayın Derya Yalçın da bir sunum gerçekleştirirken, toplu fotoğrafın ardından programda panele geçildi.
Samsun Akaryakıt istasyonu faciasında keşif: Acılı anne olay yerine ilk kez geldi, gözyaşlarına boğuldu Samsun’da bir akaryakıt istasyonunda meydana gelen heyelanda eşi ve iki kızını kaybeden, kendisi ise yaralı kurtulan Çiğdem Kaya, facianın yaşandığı olay yerinde yapılan keşfe ilk kez katıldı. Keşif sırasında büyük acı yaşayan Kaya, gözyaşlarını tutamadı. Samsun’un Canik ilçesinde, Lovelet AVM yanında bulunan akaryakıt istasyonunda 27 Nisan 2025 gecesi meydana gelen olayda, oto yıkama bölümünde aracını yıkayan Adem Kaya (35) ile kızları Açelya Mina (7) ve Ayla (5), toprak kayması sonucu göçük altında kalarak hayatlarını kaybetmiş, anne Çiğdem Kaya (31) ise yaralı olarak kurtarılmıştı. Olayla ilgili olarak akaryakıt istasyonu sahibi ve müdürünün yargılandığı dava Samsun 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ederken, dosya ileri bir tarihe ertelenmişti. Tazminat davasının görüldüğü Samsun 1. Tüketici Mahkemesi, facianın meydana geldiği akaryakıt istasyonunda keşif yaptı. Akaryakıt istasyonu sahibi Gedikli Petrol ile ana distribütör firma Opet aleyhine açılan tazminat davası kapsamında gerçekleştirilen keşfe dört bilirkişi katıldı. Keşifte bir inşaat mühendisi, bir jeoloji mühendisi, bir harita mühendisi ile iki iş güvenliği uzmanı yer aldı. Ayrıca Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mahalle bilirkişisine gönderilen raporun da beklendiği öğrenildi. Olayda kusuru bulunduğu değerlendirilen Samsun Büyükşehir Belediyesi, Canik Belediyesi, Karayolları ve DSİ aleyhine de idare mahkemesinde ayrı bir tazminat davası açıldığı bildirildi. Kaya ailesinin avukatı Kartal Akcan, keşif sırasında mahkeme heyetine önemli tespitlerde bulunduklarını belirterek, "Burası yüzde 80-90 eğimli, bir binanın duvarı gibi dik bir alan. Kayaların yüksekliği 10 ila 15 metre. Buradaki en büyük eksiklik palyeli bir teknik donanımın yapılmamış olmasıdır. Palyeli sistem olsaydı büyük kütlelerin aşağı düşmesi engellenebilirdi. Her 4-5 metrede bir basamak yapılması gerekiyordu. Palyeli yapı olsaydı belki şu an bu aile hayatta olacaktı. Burada çok büyük bir kusur var. Akaryakıt istasyonu işletmecisi ve ana dağıtıcı firmanın yanı sıra Büyükşehir Belediyesi, Canik Belediyesi, Karayolları ve DSİ’nin de kusuru olduğu kanaatindeyiz. Bu nedenle idare mahkemesine de dava açtık" dedi. Keşif sırasında ilk kez olay yerine gelen Çiğdem Kaya ise gözyaşına boğuldu. Çiğdem Kaya, yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi: "İlk defa geliyorum. Burada durmak ve konuşmak benim için o kadar zor ki. 27 Nisan 2005’te burada bir kıyamet koptu. Cehennem azabı gibiydi. O cehennem ateşi benim burama girdi, sönmüyor, gitmiyor. Bir ihmalkârlık, bir sorumsuzluk yüzünden ailemi kaybettim. Ailem yok oldu. Beni mezarlıklardan, buralardan mecbur bırakıp taşınmaya zorladılar. Beni Samsun’a sığdıramadılar. Bunu da sürekli söyleyeceğim. Gördüğünüz gibi AVM kapatılacak denildi ama AVM hâlâ işliyor. Ülkemizde adalet istiyoruz. Çocuklarımız, gençlerimiz artık ölmesin. Adalet olsun."
İstanbul Avcılar Belediyesi ihale alma yetkilisi tutuklu sanık İbrahim Koçyiğit: "İddia edildiği gibi evraklara sonradan imza eklenmesi mümkün değildir" Aziz İhsan Aktaş duruşmasının 3’üncü gününde savunma yapan Avcılar Belediyesi ihale alma yetkilisi tutuklu sanık İbrahim Koçyiğit, "İddia edildiği gibi evraklara sonradan imza eklenmesi mümkün değildir. Makul ve geçerli bir gerekçe gösterilmeden tutuklandım. Utku Caner Çaykara beni görse tanımazdı ta ki iki gün önce duruşmada karşılaşana kadar" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında görevlerinden uzaklaştırılan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık ilk kez 27 Ocak’ta hakim karşısına çıkmıştı. Duruşma, 3’üncü gününde devam ederken, Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde ki yargılamada, bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmaya, çok sayıda partili ve milletvekilleri de izleyici olarak katıldı. BELTAŞ Yönetim Kurulu Üyelerinden sanık Önder Gedik savunma yaptı İddianamede Beşiktaş Belediyesi BELTAŞ A.Ş.’ye ait taşınmazın 323 milyon 544 bin liraya satışına karar verildiği, 3 firmanın ihaleye davet edildiği ve taşınmazın satışına ilişkin kararın ne zaman alındığı, evrakın ne zaman imzalandığı noktasında yönetim kurulu üyelerinden sanıklardan Önder Gedik’in ifadesinin çelişkili ve tutarsız olduğu aktarılmıştı. İddianamede, "Herhangi bir mecrada satış ilanı bulunmayan taşınmaz için en düşük bedel tespitli değerleme raporunu sözde ihalede esas alıp, örgüt lideri Aziz İhsan Aktaş’ın yakın arkadaşları Mehmet Arıca ve Ahmet Başdaş’ı ihaleye teklif vermiş gibi göstererek satışın gerçek değerinin çok üzerinde, şeffaf ve rekabetin sağlandığı ortamda yapıldığı görüntüsü vermek amaçlanmıştır" ifadelerine yer verilmişti. İddianamede yer alan iddialara ilişkin savunma yapan tutuklu BELTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Önder Gedik "BELTAŞ’a ait bir hastane binasının satış işleminden dolayı tutukluyum. Bu satış işleminden herhangi bir menfaat temin etmedim. Satış işlemi hukuka uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Ben Aziz İhsan Aktaş’ı tanımıyordum. Kamu yararına uygun olarak hareket ettim" dedi. Avcılar Belediyesi ihale alma yetkilisi: Utku Caner Çaykara beni görse tanımazdı İddianamede, ihaleye fesat karıştırma suçundan cezalandırılması istenen Avcılar Belediyesi ihale alma yetkilisi görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık İbrahim Koçyiğit savunmasında, "Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görevimin bitmesinin ardından Avcılar Belediyesinde işe başladım. Hayatım boyunca devlet terbiyesiyle yetişmiş biriyim. 16 yıldır Avcılar Belediyesi’nde hizmet veriyorum. Son bir yıldır kendimi ihale konusunda geliştirdim. 2021 yılından itibaren Avcılar Belediyesi’nde satın alma işlerini yürütüyorum. Kimseye talimat vermedim, kimseden talimat almadım. İddianamede üzerime atılı suç olan ihaleye fesat karıştırma iddialarını kabul etmiyorum. İddianamede bahsedilen ihale, açık ihaledir. İptal edilen ilk ihalede üzerime düşen ne varsa, eksiksiz yaptım. İhale ilerlerken, çıkan yasa ile beraber kurallarımız değişti. Uygulama yönetmeliğine engel olan ihaleyi iptal ettik. İddianamede bahsedildiği gibi kimseden talimat almadım" ifadelerini kullandı. Pazarlık usulü ihalesiyle ilgili savunma yapan sanık Koçyiğit, "Tüm sürecin ihale komisyonuna uygun olduğunu gördük ve ihaleyi yaptık. İki ihale yoktur, ikisi de ayni hizmete aittir. HTS kayıtlarıyla ilgili bana bir soru sorulmamıştır, savunmam alınmamıştır. Ümit Gözütok isimli şahsı tanımıyorum, kimlik tespitinde de dönüp baktım burada ama tanımadım. Ben satın alma şefiyim. Beni soru sormak için, satın alma ile ilgili ararlar. Ben de, bizi arayanların belirttiği hususları araştırırım. Görevim dışında kimseye bilgi vermedim, vermem. İddianamede 4 adet kayıt var nedense bunlar aynı güne aittir. İddianamede Mustafa Mutlu isimli şahsın soyadını bilmediğim için tanımadım. İddia edildiği gibi evraklara sonradan imza eklenmesi mümkün değildir. Makul ve geçerli bir gerekçe gösterilmeden tutuklandım. Utku Caner Çaykara beni görse tanımazdı, ta ki iki gün önce duruşmada karşılaşana kadar" şeklinde konuştu. Duruşmada, Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı savunma yapıyor