SAĞLIK - 24 Mayıs 2024 Cuma 15:30

VHO Başkanı Ercan Ödül, “Yasalar öldürmez, yaşatır, meslek yeminimize bağlı kalacağız, yaşatacağız”

A
A
A
VHO Başkanı Ercan Ödül, “Yasalar öldürmez, yaşatır, meslek yeminimize bağlı kalacağız, yaşatacağız”

Kars, Ardahan, Iğdır Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ödül, Hayvanları Koruma Kanunun değişikliği tasarısı hakkında değerlendirmelerde bulundu.


Başkan Ercan Ödül, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın iş birliğinde Hayvanları Koruma Kanunu’na ilişkin yasa değişiklik tasarısı hazırlandığını, teklifin önümüzdeki haftalarda TBMM’ne geleceğini öğrenmiş bulunduklarını belirtti.


Ödül, “Değişiklik taslağı hazırlanırken Türk Veteriner Hekimleri Birliği veya herhangi bir meslek odamızın görüşü alınmamıştır. Basındaki haberlerden edindiğimiz bilgilere göre; bu taslakla getirilenlerin daha önceki değişiklikler gibi sahadan ve bilimsellikten uzak, uygulanması mümkün olmayan, toplum vicdanını rahatsız eden değişiklikleri içerdiği ve ülkemize bu alanda bir 20 yıl daha kaybettireceği kaygısı taşımaktayız” dedi.


Ödül, “2004 yılında çıkan 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu öncesinde, sahipsiz hayvanlar maalesef insani olmayan yöntemlerle yok edilmekteydi. Ancak gelişen toplumsal bilinç ve itirazlar sonrası 5199 sayılı kanun çıkarılmış ve her türlü itlaf yasaklanmıştı. 5199’a göre yerel yönetimler geçici bakımevi kuracak, sahipsiz hayvanların tedavisi ve rehabilitasyonunu gerçekleştirerek, kısırlaştırıp, aşılayarak yaşadığı bölgeye geri bırakacaktı. Yani yerel yönetimler sahipsiz hayvanların sağlıklı yaşamaları ve refahlarını sağlamakla görevlendirildi. Ancak kanuna rağmen yerel yönetimler birkaçı dışında maalesef kanunda geçen yükümlülüklerini ve sorumluluklarını yerine getirmemiştir. Seçimden seçime sahipsiz hayvanları hatırlayan yerel yönetimler sahipsiz hayvanlar için kaynak ayırmak yerine tüm yükü kurumlarda çalışan veteriner hekimlerin üzerine bırakmışlardır. Sahipsiz hayvan popülasyonunun artmasının en büyük nedenlerinden biri yerel yönetimlere Hayvanları Koruma Kanununun herhangi bir cezai yaptırım getirmemesi olmuştur. Kanunun 2021 yılındaki revizyonu da cezasızlığı devam ettirmiş, “Geçici Madde 4 - (Ek:9/7/2021-7332/16 md.) Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu yetmiş beş bini aşan belediyeler 31/12/2022, diğer belediyeler ise 31/12/2024 tarihine kadar ek 1 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen hayvan bakımevlerini kurmakla yükümlüdür.” hükmüne rağmen yerel yönetimlerce gereken adım atılmamıştır” diye konuştu.


Ödül, daha sonra şunları kaydetti.


“Özet olarak; kanun çıkarılmış, sorumluluk verilmiş ama denetim yapılmamış, bütçe ayrılmamış, kanununun gereğini yapmayanlara yaptırım uygulanmamıştır.


Gelinen noktada ise sahipsiz hayvanların popülasyonu artmış, her biri mahalle sakini olan sahipsiz hayvanlarımızın hayvan refahına uygun olmayan barınak adı altındaki yerlere toplatılması, kısırlaştırmanın maliyetli olacağı gerekçe gösterilerek hayvanların dişi-erkek olarak ayrılması, barınaklara toplanan hayvanların sahiplendirilmeye çalışılması, 30 gün sonra sahiplenilmeyenlerin ise ötanazi yapılarak öldürülmesi gündeme getirilmektedir. Bu düşüncenin 2004 yılı öncesi sokaklarda yapılan itlaflardan hiçbir farkı yoktur. Sahipsiz hayvanlar ile ilgili en çok gündeme getirilenlerden ve itlafa zemin hazırlamak için kullanılan argümanlardan biri de kuduz ve diğer hayvanlardan insanlara geçen zoonotik hastalıklardır. Oysa Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bilinenin aksine Kuduz kontrolü açısından, sahipsiz köpeklerin itlaf edilmelerine geniş ölçüde karşı çıkmaktadır.”


Başkan Ercan Ödül, “Hipokrat’tan günümüze evrensel hekimliğin en önemli değerlerinden biri “önce zarar verme”, ilkesidir. “Yararlı olma” ilkesi ise hayvanların sağlık ve refahına verilecek zararın engellenmesi ve iyiliğin artırılması halidir. Ülkemiz veteriner hekimleri veteriner fakültelerinden insanlara, hayvanlara ve içinde yaşadığı doğaya duyarlı, toplumsal refah için çaba harcayan, meslek ahlakına sahip kişiler olarak yemin ederek mezun olurlar.Tasarıda olduğu söylenen ötanazi işlemi, hayvanların tıbbi yöntemler yoluyla, hızlı, ağrısız ve acısız bir şekilde yaşamının sonlandırılması anlamına gelmektedir. Ötanazi, ölümle karşı karşıya kalınması halinde, acının ve ağrının kalıcı olduğu veya hafifletilemediği durumlarda tıbbi gerekçeler ile uygulanan bir yöntemdir. Veteriner hekimler aldıkları eğitim ve ettikleri meslek yemini gereği tedavi ile ötanaziyi mümkün olduğu kadar geciktirmek, hayvan refahını sağlamak için çaba harcarlar. Ötanazi sadece veteriner hekimler tarafından uygulanabilir ve sağlıklı bir hayvana uygulandığında katliamdan başka bir anlam taşımaz. Sağlıklı hayvanların ötanazisi ve itlafı veteriner hekimler açısından da etik, insani ve vicdani değildir, evrensel hekimlik değerleri ile de bağdaşmamaktadır. Veteriner hekimler olarak bizler bu yasa çıksa da ötanazi yapmayacağız. Önerilen bu yöntem sanıldığının aksine maliyet açısından da avantajlı değildir. Hayvana ötanazi yapılmadan önce uygulanacak prosedürler ile birlikte kısırlaştırmadan daha maliyetli ve zorludur, sahipsiz hayvan popülasyonun kontrolüne yönelik aktif bir yöntem olarak da değerlendirilemez. Ayrıca iletişim çağında Türkiye Yüzyılında ülkemizin uluslararası kamuoyunda algısını olumsuz olarak etkileyecektir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak sahipsiz hayvanların itlafına sebep olacak her türlü uygulamanın karşısında olduğumuzu, bu uygulamaların hayvan refahı açısından kabul edilemez olduğunu kamuoyu ile paylaşma zorunluluğu hissediyoruz. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), evcilleştirilmiş bir tür olan köpeklerin topluma bağımlı olduğunu, sahipsiz oldukları durumlarda dahi sağlık ve refahlarını sağlamanın etik bir sorumluluk olduğunu hatırlatmaktadır.Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH) sahipsiz hayvan popülasyonun kontrolünde “yakala, kısırlaştır, aşılat ve yaşadığı bölgeye geri bırak” yaklaşımının sahipsiz hayvanların üremesinin kontrol edilmesine yönelik bir yaklaşım sağladığını ama bununla birlikte daha önce birçok kez meslek örgütü olarak vurguladığımız önlemlerin de birlikte alınması gerektiğini ifade etmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği ve meslek odaları olarak çözüm önerilerimiz; Çözüm için başta meslek örgütleri olmak üzere sivil toplum örgütleri ve diğer gönüllülerden yardım alınmalı, destekleri istismar eden kişi ve kurumlar denetlenmelidir. Son sözümüz şudur ki, bu yasa tasarısı son halini almadan önce, uygarlığın ilk zamanlarından beri birlikte yaşadığımız kedi ve köpekler ile bütünleşik bir yaşamı en iyi bilen akademik meslek olarak görüşlerimizin alınması gerektiğini kamuoyuna saygı ile duyuruyoruz” şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Metin Diyadin: "Ligde kalmamız gerekiyor" Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, Trabzonspor müsabakasının ardından, "Özellikle bu hafta 2 tane Trabzonspor maçı oynayacağız ve zorlu bir süreçteyiz. Ligde kalmamız gerekiyor. Bu anlamda da bazı oyuncularımızın, isim saymama gerek yok, sakatlık olsun, başka sebepler olsun, takımdan ayrıldılar" dedi. Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Gençlerbirliği, sahasında ağırladığı Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldu. Maç sonu düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, "Özellikle bu hafta 2 tane Trabzonspor maçı oynayacağız ve zorlu bir süreçteyiz. Ligde kalmamız gerekiyor. Bu anlamda da bazı oyuncularımızın, isim saymama gerek yok, sakatlık olsun, başka sebepler olsun, takımdan ayrıldılar. Sezonu kapattılar diyelim. 3-4 tane oyuncumuz da Kasımpaşa maçında oynayan oyuncularımız vardı. Artı hafta sonu oynayacağımız maçtan dolayı çok daraldı kadro. Rotasyonun da rotasyonu gibi oldu ama gerçekten çocuklar çok iyi oynadılar. Çok iyi mücadele ettiler. 3-4 tane genç oyuncumuz var. Yetenekliler. Gönül ister ki çok rahat ortamda bu çocuklara çok daha fazla şans verelim. Sevindiğimiz taraf da çocuklar çok iyi oynadı. Süre almayan oyuncular, az alanlar ve onlarla altyapıdan bizim çocuklarımız da gayet iyi oynadı. Ancak odaklanacağımız tek maç var. Hafta sonu Ligde kalma adına Trabzonspor maçı için çok önemli bir maça gideceğiz. İnşallah buraya ligde kalıcı olarak döneriz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Gazipaşa-Alanya’dan Almatı ve Astana’ya direkt uçuşlar başladı Kazakistan’ın Almatı kentinden Gazipapaşa-Alanya Havalimanı’na gerçekleştirilen direk uçuş törenle karşılandı. Havayolunun Gazipaşa-Alanya-Astana seferleri yaz sezonuyla birlikte yeniden başladı. TAV Havalimanları tarafından işletilen Gazipaşa-Alanya Havalimanı, FlyArystan’ın Kazakistan’ın Almatı kentinden bugün gerçekleştirdiği ilk uçuşu düzenlenen törenle karşıladı. İlk uçuşu gerçekleştiren uçak, Gazipaşa-Alanya Havalimanı’nda geleneksel su takı seremonisiyle karşılandı. Almatı’dan gelen yolcular terminalde çiçeklerle karşılandı, pasta kesimi yapıldı. Düzenlenen törene Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, TAV Gazipaşa-Alanya Havalimanı Direktörü Ali Özgür Pehlivan, Kazakistan Cumhuriyeti Antalya Başkonsolosu Kuat Kanafeyev, Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Nazmi Zavlak, Gazipaşa Belediye Başkan Yardımcısı Selçuk Özdemir, FlyArsytan Pazarlama Müdürü Sayın Aliya Bazhenova ile havalimanı ve havayolu çalışanları ile davetliler katıldı. FlyArystan’ın Almatı-Gazipaşa-Alanya hattındaki seferleri 13 Mayıs-24 Ekim 2026 tarihleri arasında çarşamba ve cumartesi günleri haftada iki frekansla gerçekleştirilecek. Havayolunun Astana-Gazipaşa-Alanya uçuşları ise 11 Mayıs-22 Ekim 2026 tarihleri arasında pazartesi ve perşembe günleri yapılacak. TAV Gazipaşa-Alanya Havalimanı Direktörü Ali Özgür Pehlivan, "FlyArystan’ın Almatı’dan başlattığı direkt uçuşu karşılamaktan dolayı memnuniyet duyuyoruz. Paydaşlarımızla birlikte Gazipaşa’yı daha fazla uluslararası destinasyona bağlamak ve bölgenin turizm potansiyelini güçlendirmek için çalışmayı sürdürüyoruz. Almatı ve Gazipaşa-Alanya havalimanlarının TAV Havalimanları portföyünde yer alan iki havalimanı olması bizim için ayrıca anlam taşıyor. Dünyanın farklı noktalarında yolcularımıza en iyi seyahat deneyimini sunmak için çalışıyoruz. Yeni hatların Kazakistan ile Türkiye arasındaki kültürel ve ekonomik ilişkilere katkı sağlayacağına inanıyoruz" dedi. FlyArystan JSC Başkanı ve CEO’su Johan Eidhagen, "Yolcuların seyahat tercihleri değişiyor; daha planlı hareket ediyor, yeni destinasyonlar keşfetmek ve yoğun noktalara alternatifler bulmak istiyorlar. Gazipaşa, sakin yapısı, kolay ulaşımı ve popüler tatil bölgelerine yakınlığıyla bu eğilimin güçlü örneklerinden biri. Astana ve Almatı’dan başlattığımız uçuşlarla hem yolcularımıza yeni seyahat seçenekleri sunuyor hem de Kazakistan ile Türkiye arasındaki ulaşım ve turizm bağlantılarını güçlendiriyoruz" diye konuştu. FlyArystan’ın Almatı ve Astana seferleriyle birlikte Gazipaşa-Alanya Havalimanı’ndan 10 ülkede 16 dış hat noktası olmak üzere toplam 18 destinasyona direkt uçuş gerçekleştiriliyor. 17 havayoluna hizmet veren Gazipaşa-Alanya Havalimanı, 2025 yılında toplam 1 milyon 4 bin 377 yolcuya hizmet verdi.