EĞİTİM - 14 Mart 2022 Pazartesi 12:29

Türkiye’nin ve dünyanın ahşap oyuncakları bu okulda üretilecek

A
A
A
Türkiye’nin ve dünyanın ahşap oyuncakları bu okulda üretilecek

Kastamonu’da hayata geçirilen proje ile meslek lisesi öğrencileri ve öğretmenleri, 81 ildeki anaokulu öğrencileri için ahşap oyuncak üretimine başladı.

Kastamonu’da hayata geçirilen proje ile meslek lisesi öğrencileri ve öğretmenleri, 81 ildeki anaokulu öğrencileri için ahşap oyuncak üretimine başladı.


1869’da teknik okul olarak Kastamonu’da kurulan ve daha sonra Taşmektep Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak eğitime devam eden eğitim kurumunun öğretmenleri ve öğrencileri, Türkiye’de ihtiyaç duyulan ve büyük oranda ithal edilen ahşap oyuncakların tasarımı ve üretimi için kolları sıvadı. Milli Eğitim Bakanlığı için “Bir Oyuncaktan Daha Fazlası” isimli proje hazırlanan proje Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Milli Eğitim Bakanlığına sunuldu. Milli Eğitim Bakanlığınca “Mesleki Teknik Eğitimde 1000 Okul Projesi” adı altında oyuncak yapımı için alınacak makine ekipman için okula ödenek gönderildi.



Atıl vaziyetteki ahşap okul sıraları kullanılıyor


Proje kapsamında ilk olarak Türkiye ve dünya çapında kullanılan oyuncaklar araştırılarak değerlendirilmesi yapıldı ve oyuncakların yenilikçi yaklaşımlarla geliştirilmesi için çalışmalar yapıldı. Bu kapsamda özellikle okul öncesi ve özel eğitim süreçlerine katkı sağlayacak eğitim materyalleri üretmek için ihtiyaç duyulan kapasite oluşturuldu. İlk etapta 26 çeşit anonim oyuncak yenilikçi yaklaşımla ele alındı. Değerlendirmesi yapılan oyuncakların bilgisayar ortamında 3 boyutlu görselleri hazırlanarak şablonları oluşturuldu. Hazırlanan şablonların ardından üretim aşamasına geçildi. Oyuncakların yapımında ’sıfır atık’ projesi kapsamında atıl vaziyetteki ahşap okul sıraları kullanılıyor.



5 bin takım oyuncak üretilmesi hedefleniyor


Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Mesleki Teknik Eğitimde 1000 Okul Projesi” kapsamında desteklenen Kastamonu Taşmektep Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde tamamen doğal ahşaptan üretilen E1, N71-3 ve FSC standartlarına uygun oyuncaklar, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e tanıtıldı. Bakan Özer’in onayını alan oyuncakların seri üretiminin ardından ilk etapta ülke genelindeki anaokullarına gönderilecek, ardından ise yurt dışına ihracatına başlanacak. Oyuncakların seri üretimine geçilebilmesi için Kastamonu Taşmektep Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde en az 500 metrekare kapalı alana sahip oyuncak imalat atölyesinin oluşturulması gerekiyor. Oyuncakların seri üretimi için makine ve teçhizatın yeterli olduğu okulda, sadece boyama ve vernikleme kabini ile ünitesi bulunmuyor. Okul bünyesinde eksikliklerin tamamlanması ile ayda en az bin takım olmak üzere 5 bin takım oyuncak üretilmesi hedefleniyor.



“Anonim olan oyuncaklara inovasyonla kendimize özel hale getirdik”


Proje ile ilgili bilgi veren Kastamonu Taşmektep Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Mobilya ve İç Mekan Atölye Şefi ve Öğretmeni Mustafa Alibaş, “2019 yılında ahşap oyuncak yolculuğuna çıktık. Bu yolculuğa çıktığımızda hedeflerimiz vardı. Hedeflerimizden bir tanesi Türkiye’deki bütün çocuklarımızı öncelikle ahşap oyuncakla buluşturmak. İnşallah bu hedefimize yaklaştık, devam ediyoruz. Bu süreç içerisinde ekibimizi kurduk, tasarımlarımızı gerçekleştirdik. Anonim olan oyuncaklara inovasyonla kendimize özel hale getirdik. Şu anda ahşap oyuncak kataloğumuz ve internet sitemiz hazırlandı. ’www.tasmektepoyuncak.net’ isimli adresten oyuncaklarımızın tasarımlarını görebilirsiniz. Bütün oyuncaklarımızın üzerinde karekodları var. Bu karekodları okutarak web sitesinden nasıl oynandığını görebilirsiniz” dedi.



“Avrupa’da ve Dünya’da ahşap oyuncak üretiminde Taşmektep olarak kendi markamızı oluşturacağız”


Avrupa’da ve Dünya’da ahşap oyuncak üretiminde Taşmektep olarak kendi markalarını oluşturacaklarını söyleyen Alibaş, “Ahşap oyuncak ülkemizde var ama bizim standartlarımızda yok. Bizim ürettiğimiz ahşap oyuncaklar özel kontraplaklardan oluşuyor. Bunlarda kullanılan tutkal E1 standartlarında formaldehit içermeyen tutkal kullanıyoruz. Formaldehit bilindiği üzere çocukların gelişimine zararlı kimyasal bir maddedir. Oyuncakların üst yüzeyinde boya veya vernik kullanırken kullandığımız boya ve vernikler EN71 standartlarındadır. İçerisinde çinko ve buna benzer ürünler bulunmuyor. Bu da yine oyuncaklarımızın çocuk dostu olduğunu gösteriyor. Oyuncaklarımızda FSC belgesi de var. FSC belgesi için Orman Bölge Müdürlüğünün çalışmaları da tamamlanmak üzere. Bu da ağacın büyümesine yüksek seviyede böcek ilaçlarının kullanılmadığını ve genetiği değiştirilmemiş doğal ağaçlardan seçildiği, doğal ormanlardan ve doğal yaşam ortamlarından bozulmadan korunarak elde edildiğini gösteriyor. Bu belge için çalışmalarımız sürüyor, inşallah kısa sürede bu belge de bizlere ulaştırılacak. Ayrıca oyuncakların yüzeyine daha dayanıklı ve uzun ömürlü UV baskı yapıyoruz. Biz, bu üç belge ile inşallah Avrupa’da ve Dünya’da ahşap oyuncak üretiminde Taşmektep olarak kendi markamızı oluşturmuş olacağız" diye konuştu.



“Ahşabın başkenti Kastamonu’nun ahşap oyuncak markasıyla tanınması büyük katkı sağlayacak”


Okul bünyesinde kurdukları atölyelerinin ahşap oyuncakların seri üretimi için hazır hale getirildiğini belirten Alibaş, “Hazırlamış olduğumuz numune oyuncakları Kastamonu Milli Eğitim Müdürümüz Cengiz Bahçacıoğlu, Milli Eğitim Bakanımıza tanıttılar. Sayın Bakanımız, oyuncaklarımızı çok beğendiğini söyledi ve inşallah kısa süre içerisinde seri üretim bandımızda bu oyuncaklarımızı tüm Türkiye’de anaokullarında, özel okullarda, okul öncesi kurumlarda buluşturmuş olacağız. Tabii ki bunlar bizim için büyük bir mutluluk. Çünkü ahşabın başkenti olan ilimizde ahşap oyuncak markasıyla tanınmak hem ilimiz hem de ülkemiz için büyük bir katkı sağlayacaktır. Yine biz, bu oyuncaklarımızı yaparken fiyatını piyasa bazında daha uygun fiyatlar belirledik” şeklinde konuştu.



“Atık sıraları oyuncak haline getirerek kalorifer kazanlarında yanmaktan kurtarıyoruz”


Atık sıraları oyuncak haline getirerek kalorifer kazanlarında yanmaktan kurtardıklarını söyleyen Alibaş, şöyle konuştu:


“Özellikle ahşap denge oyuncağımız var. Bu ahşap denge oyuncağımızı yaparken geri dönüşüm sıralarımızı kullandık. Okullarımızda atık sıralar genellikle kalorifer kazanlarına atılıyor, kazanlarda yakılıyor fakat biz, atılan bu ahşap ürünleri de ülke ekonomisine oyuncak yaparak katma değer olarak geri kazandırmış oluyoruz. Bu süreç içerisinde öğretmenlerimiz ya da öğrencilerimiz yoğun bir mesai harcıyor. Tek başına yapılan bir iş değil bu bir ekip işi. 4 tane öğretmen, 2 tane teknisyen ile yaklaşık 50 öğrencimizle bu faaliyetleri yürütüyoruz. Çalışma saatlerimizde mesai mefhumu yok. Yoğun bir şekilde çalıştığımız günler oluyor. Çalışmalarımızın karşılığını bu çektiğimiz cefanın sonunda aldık ve alıyoruz. İnşallah kısa süre içerisinde hem ülkemizde hem Dünya’daki okullarımıza biz, Taşmektep oyuncağını buluşturmayı planlıyoruz.”



“Sadece Ocak ayında 950 bin liralık sipariş aldık”


2021 yılında ahşap oyuncak üretimi için okul bünyesine yaklaşık 1 milyon lira tutarında makine ve ekipman satın aldıklarını ifade eden Alibaş, “Taşmektep oyuncak üretim aşamalarında biz, 2021 yılında yaklaşık 1 milyon liralık makine ekipman alımı yaptık. Bu makineler bizim, seri üretime uygun makineler. Piyasada yani Kastamonu’da henüz bulunmayan makineler. Ahşap oyuncak üretimi için özel tasarlanmış makineler. Bu sayede 2021 yılında bizlerin yapmış olduğu ciroyu bu yıl kat ve kat daha fazlasını yapmayı hedefliyoruz. Özellikle Ocak ayı sonunda şu ana kadar ki yapmış olduğumuz iş protokollerinde 950 bin liralık bir sipariş almış bulunuyoruz. Bu sayede hem alanımızın öğrencileri çalışıyor, hem ailelerine katkı sağlıyor, hem kendilerini geliştirdikleri gibi para kazanıyorlar" ifadelerini kullandı.



“Oyuncak üretiminde çalışarak hem iş öğreniyorum hem de aile bütçeme katkı sağlıyorum”


Mobilya ve İç Mekan Tasarım Alanı 11. sınıf öğrencisi Erdem Hatipoğlu ise, “İlk öncelikle kendi ilimizin ve ilçelerimizin okulları başta olmak üzere başlattığımız projede ürettiğimiz oyuncakları okullara gönderiyoruz. İnşallah 81 İl’e bu üretimi başlatacağız. Oyuncaklarımız kullanılmayan okul sıralarından yapılıyor ve bu şekilde geri dönüşüme kazandırılıyor. Bunları yaparken hem kendi bütçemize hem kendi ailemize maddi katkı sağlıyoruz. İşlerimizi zevk alarak yapıyoruz. Bu mesleği hem erken yaşta öğreniyoruz hem de ilerleyen süreçte bu meslek üzerinde çalışmayı da düşünüyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın BARÜ’de otizmde tanıdan yetişkinliğe uzanan süreç uzmanlar tarafından anlatıldı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen panelde otizmli bireylerin erken tanıdan başlayarak eğitim ve sosyal yaşam süreçlerinde desteklenmesinin önemi vurgulandı. Bartın Üniversitesinde (BARÜ) 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında Bartın Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğinde "Tanıdan Yetişkinliğe: Otizmli Bireyler İçin Yol Haritası Paneli" düzenlendi. Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlik otizmli bireyler ve aileleri tarafından yoğun ilgi gördü. Açılış konuşmalarında otizme dair farkındalık ve iş birliği mesajı verildi Programın açılış konuşmasını yapan BARÜ Özel Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Tahir Mete Artar, "Otizm, yaygınlığı her geçen gün artan sosyal ve iletişim becerileri ile davranışlarda kendini gösteren nörogelişimsel bir bozukluktur. Bu süreç süreklilik, bilimsel yaklaşım ve güçlü iş birliği gerektiren bir sorumluluktur. Bu anlayışla Bartın Üniversitesi olarak ilimizdeki kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içinde otizmli bireylerin toplumsal yaşama katılımını güçlendiren onların yaşamlarına değer katan projeler geliştirmeye ve uygulamaya devam ediyoruz" dedi. Bartın Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Yavuz Korkmaz, "Bugün dünya genelinde her 36 çocuktan birinde görülen otizm spektrum bozukluğunun teşhisi ve takibi sağlık kurumlarımız ve hekimlerimiz tarafından yapılmaktadır. Ayrıca farklı kurumlarımızın iş birliğiyle hazırlanan Bartın İli Otizm Rehberi ile tüm hizmetlerin tanıtımını ve bilgilendirmesini bir çatı altında birleştirmeyi hedefliyoruz. Yine bu güçlü koordinasyon sonucunda Bartın ilimiz bakanlığımız tarafından bireysel sosyal hizmet danışmanlığı alanında pilot illerden birisi olarak belirlenmiştir. Pilot il olmanın sorumluluğu ile bu modelin ülkemiz genelinde uygulanmasına öncülük etmeyi amaçlıyoruz" diye konuştu. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Okuldan eve giden yol kimi çocuklar için sadece birkaç dakikadır ama bazı çocuklar için her adım çok daha fazlasını taşır. Bir ses, bir yağmur, bir kalabalık bizim fark etmediğimiz küçücük ayrıntılar onun için büyük bir engele dönüşebilir. Bizim sıradan dediğimiz dünya, onun için yorucu bir mücadele olabilir. Ancak bazen tek bir sarılma bütün günün yükünü hafifletir. Otizmi anlamak hayatı kolaylaştırır. Bartın, Türkiye’de özel gereksinimli bireylerin fazla olduğu bir il olarak öne çıkıyor. Bu noktada Bartın Üniversitesi olarak Engelsiz Yaşam Merkezimizde 136 bireyin eğitim-öğretim faaliyetlerine bireysel ve grup seanslarıyla destek oluyoruz" ifadelerini kullandı. Bartın Valisi Dr. Nurtaç Arslan ise "Otizmli bireyler sadece destek bekleyen değil doğru imkân verildiğinde topluma yön verebilecek üretken, güçlü ve ilham kaynağı bireylerdir. Unutmamalıyız ki mesele farkında kalabilmek ve sorumluluk alabilmektir. Eğitimden istihdama, sosyal hayattan gündelik yaşama kadar her alanda onların önündeki engelleri kaldırmak bir tercih değil bir icraat meselesidir. Bugün düzenlenen bu panelde ele alınacak tanıdan yetişkinliğe uzanan yol haritası toplum olarak bizim de yol haritamızdır. Çünkü kapsayıcı bir toplum ancak en kırılgan bireylerine gösterdiği özen kadar güçlüdür" dedi. Tanıdan Yetişkinliğe: Otizmli Bireyler İçin Yol Haritası Paneli Ardından geçilen panelde Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Berat Merih Yetim "Otizmde Tıbbi Tanılama Süreçleri ve Erken Tanının Önemi", Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Özel Eğitim Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Esra Orum Çattık "Otizmli Bireylerin Okul Döneminde Nitelikli Desteklenmesi" ve Anadolu Üniversitesi Özel Eğitim Bölümünden Prof. Dr. Yasemin Ergenekon "Otizmli Bireylerin Bağımsız Yetişkinliğe Geçişlerinin Desteklenmesi" konusunda sunum yaptı. BARÜ Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Tahir Mete Artar "Bartın Otizm Çalıştayı Bulguları ve Bartın İl Otizm Rehberi", Bartın Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Otizm Destek Ağı Koordinatörü Sunay Kara "Otizmli Bireyler İçin Sosyal Hizmet Danışmanlığı ve Bartın Otizm Destek Ağı" başlıklarında bilgilendirmelerde bulundu. BARÜ’nün Engelsiz Üniversite Program Nişanı alan programları alkışlandı Panelin ardından BARÜ’nün 2025 YÖK Engelsiz Üniversite Program Nişanı alan 7 programının ödül töreni gerçekleştirildi. Engelli Bakımı ve Rehabilitasyonu, Çocuk Gelişimi, İngilizce Öğretmenliği, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Antrenörlük Eğitimi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, Sosyal Hizmet programlarını temsilen öğretim elemanlarına teşekkür belgeleri takdim edildi. Bartın Valisi Dr. Nurtaç Arslan, Bartın Garnizon Komutanı Deniz Kıdemli Albay Serhat Sır, Bartın Belediye Başkan Yardımcısı Gülay Engin ile il protokolünün katılımıyla düzenlenen etkinlik hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu.
Bartın BARÜ’den, İsrail’e yasal düzenleme tepkisi Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından İsrail Parlamentosu’nun idam cezasına ilişkin yasa hakkında kamuoyu açıklaması yapıldı Açıklamada, "Bartın Üniversitesi (BARÜ) Rektörlüğü, İsrail tarafından Filistinlilere yönelik idam cezasını öngören yasal düzenlemeyi evrensel insan hakları ilkeleri bağlamında derin bir kaygıyla karşılamaktadır. Söz konusu tasarı, başta İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme olmak üzere, uluslararası hukukun temel metinleriyle açıkça çelişmektedir. Bu yasal düzenleme belirli bir etnik ve dini gruba yönelik özel bir infaz mekanizması tesis etmesi bakımından uluslararası hukukun eşitlik ilkesini ve ayrımcılık yasağını ihlal etmektedir. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) İsrailli üst düzey yöneticiler hakkındaki mevcut kararları ışığında değerlendirildiğinde, bölgedeki sistematik hak ihlallerini ve ayrımcı politikaları yasal bir zeminde kurumsallaştırma riski taşımaktadır. Yalnızca bölgesel güvenliği değil, uluslararası normların aşınmasına yol açarak küresel barış ve istikrarı da doğrudan tehdit etmektedir. Bartın Üniversitesi Rektörlüğü olarak insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkeleriyle bağdaşmayan bu düzenlemeyi en güçlü şekilde kınıyoruz. İlgili yasanın ivedilikle yürürlükten kaldırılması gerekliliğini vurguluyor; başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere tüm uluslararası kuruluşları ve küresel kamuoyunu, bu hukuka aykırı adımın uygulanmasını engellemek üzere gerekli uluslararası mekanizmaları işletmeye davet ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.