GÜNDEM - 10 Aralık 2024 Salı 13:04

Anadolu’nun işgaline karşı tek yürek olan kadınların milli mücadele ruhu 105 yıl sonra yaşatıldı

A
A
A
Anadolu’nun işgaline karşı tek yürek olan kadınların milli mücadele ruhu 105 yıl sonra yaşatıldı

Anadolu’nun işgaline karşı Kastamonu’da bir araya gelen kadınların 10 Aralık 1919 yılında düzenlediği ilk kadın mitingi, 105 yıl sonra düzenlenen yürüyüşle hatırlatıldı.


Anadolu’nun işgaline karşı Kastamonu’da 10 Aralık 1919 tarihinde gerçekleştirilen ilk kadın mitinginin 105’inci yıl dönümü, düzenlenen törenlerle kutlandı. İl merkezinde bulunan Kışla Parkı önünde bir araya gelen kadın dernekleri üyeleri ile vatandaşlar, önlerinde kağnı, ellerindeki bayraklarla Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Kadın dernekleri üyeleri, siyasi partilerin kadın kolları temsilcileri, mitingin 105’inci yıl dönümü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda çelenk bıraktı. Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte kadınlar, 105 yıl önceki birlik ruhunu yeniden yaşattı. Kastamonu’nun ilçelerinde yaşayan kadınlar da yöresel kıyafetleri ile yürüyüşe yoğun katılım gösterdi.


Yürüyüşe katılan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci, Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç, protokol üyeleri ve STK temsilcileri de kadınlarla birlikte yürüdü.



“Gençlerimize güveniyorum, başarılar diliyorum”


Yürüyüşün sonunda şehitler için saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu. Günün anlam ve önemine binaen bir konuşma yapan 90 yaşındaki Sabiha İzbeli, “Türk milleti dünya durdukça duracaktır. Gençlerimize güveniyorum, onların başarısına inanıyorum. Hepinize başarılar dilerim” dedi.



“3 binden fazla Kastamonulu kadın bir araya gelerek, yapılan vahşetleri kınamışlardır”


Törende konuşan Kastamonu 10 Aralık Kadın Platformu Derneği Başkanı Ayten Kızıltan da, “Bundan tam 105 yıl önce 10 Aralık 1919 günü yurdumuzun işgalini protesto etmek amacıyla Kastamonu Kız Öğretmen Okulu bahçesinde 3 binden fazla Kastamonulu kadın bir araya gelerek, yapılan vahşetleri kınamışlardır. Bu cesur kadınlar, ABD başkanının, Fransa başkanının eşlerine, İtalya ve İngiltere kraliçelerinin dikkatine çektikleri telgraflarla ve Zekiye hanımın konuşmasıyla ‘Eğer onlarda hakkımızı teslim etmezlerse evlatlarımızın kanlarına kendi kanımızı karıştırarak erkeklerimizle bir safta dinimiz ve İstiklalimiz için ölecek haksızlara zalimlere, tarihin lanetlerini terk ederek şehametle öleceğiz’ diye haykırmışlardır. Gözleri kin ve çıkar bulutlarıyla kaplanmış işgalcilere seslerini duyurmuşlardır. 105 yıl önceki bu zorlu şartları düşündüğümüzde, Türk kadınının gösterdiği özveri ve kararlılığın bugün bizlere çok daha büyük bir çizdiği yolda onun ortaya koyduğu ilkelere bağlı kalarak, sağlam ve kararlı adımlarla ilerlemek zorundayız” diye konuştu.



“Aynı coşku, aynı heyecan, aynı azim ve kararlılıkla tüm dünyaya bölünmezliğimizi, bütünlüğümüzü ve bu uğurdaki sarsılmaz irademizi tekrar vurguluyoruz”


Kızıltan, “10 Aralık 1919’da olduğu gibi bugünde önceliğimiz, önce kutsal vatanımızın, ardından üzerinde yaşadığımız dünyanın daha medeni, daha eşit, kardeşçe ve her türlü şiddetten uzak bir yaşam anlayışına kavuşmasını sağlamaktır. Toplumsal cinsiyet eşitliliğinin her alanda gerçekleştiği, kadınların dezavantajlı bir gurup olarak görülmediği şartların oluşturulması da bu amacımızın bir parçasıdır. Kastamonu kadınının bu gurur gününde, Mustafa Kemal Atatürk’ün de işaret ettiği gibi Anadolu’nun İstiklaline her açıdan katkı sunan ve bugün 101. yılını kutladığımız Cumhuriyetimizin yüce değerlerini yaşatan 10 Aralık Kastamonu Kadın Mitingi tertip komitesi üyelerini, o günün konuşmacılarını ve 3 bini aşkın katılımcı kadını, mitingin 105. yıl dönümünde saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Onların haklı duruşlarını biz Kastamonulu kadınlar asla unutmayacağız. Aynı coşku, aynı heyecan, aynı azim ve kararlılıkla tüm dünyaya buradan bir kez daha sesleniyor, bölünmezliğimizi, bütünlüğümüzü ve bu uğurdaki sarsılmaz irademizi tekrar vurguluyoruz" şeklinde konuştu.


Konuşmaların ardından Halime Çavuş Kadın Bando Takımı marşlarını çalarken, Kastamonu Üniversitesi Halk Oyunları ekibi de Sepetçioğlu oyununu sahneledi.



Anadolu’nun işgaline karşı tek yürek olan kadınların milli mücadele ruhu 105 yıl sonra yaşatıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Bilişim uzmanı uyardı: E-Devlet’in kopyalarıyla dolandırıcılığa dikkat Van’da bilişim uzmanı Bilgin Berge, dolandırıcıların e-Devlet’in birebir kopyalarını oluşturarak vatandaşları tuzağa düşürdüğünü belirterek uyarılarda bulundu. Dolandırıcıların özellikle sosyal medya üzerinden güvenilir ya da onaylı görünen sayfalar aracılığıyla link paylaştığını ifade eden bilişim uzmanları, vatandaşların bu tür bağlantılara doğrudan tıklamaması gerektiği konusunda uyarıyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile emin olunmadan işlem yapılmaması gerektiğini belirten uzmanlar, güvenli yöntemin arama motoru üzerinden e-Devlet yazarak ya da doğrudan "turkiye.gov.tr" adresine girerek işlem yapmak olduğunu dile getiriyor. "Kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz" İHA muhabirine konuşan bilişim uzmanı Bilgin Berge, bu tür girişimlerin ilk kez yaşanmadığını ve benzer dolandırıcılık yöntemlerinin devam edeceğini belirtti. Dolandırıcıların genellikle insanların zaaflarını hedef aldığını ifade eden uzman Berge, "Bu nedenle öncelikle halkımızın bilinçli olması gerekiyor. Sosyal medyada güvenilir görünen, hatta onaylı bir sayfa dahi bir paylaşım yapıyorsa, doğrudan tıklamamak gerekiyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile bundan emin olmadan işlem yapılmamalı. Zaten basit ve güvenli yöntemler var. Arama motoruna "e-Devlet" yazarak ya da doğrudan turkiye.gov.tr adresine girip ilgili başlığı aratarak o başvuru formuna ulaşabiliriz. Dolandırıcılar genellikle insanların zaaflarından faydalanır. Örneğin, ‘Daha önce kredi mi çektiniz? Kredinizin iadesi için tıklayın’ gibi ifadeler kullanırlar. Oysa yapılması gereken şey basittir: e-Devlet’e giriş yapar, ‘kredi iadesi’ diye aratırsınız. Eğer böyle bir hizmet varsa zaten resmi olarak karşınıza çıkar. Aynı şekilde para iadesi, sigorta iadesi ya da devletin ücretsiz bir şey dağıttığı yönündeki paylaşımlar da sıkça kullanılır. Açıkça söylemek gerekir ki, kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz. Eğer bir yerde paranın ya da iadenin reklamı yapılıyorsa, orada büyük ihtimalle bir dolandırıcılık vardır. Tıklamamak gerekir" dedi. "tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir" İnternette veya sosyal medyada gezinirken dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın ‘alan adı’ olduğunu dile getiren Berge, "Önce site ismine, ardından uzantısına bakılmalıdır. Resmi kurumlar genellikle ‘gov’ uzantısını kullanır diye bir algı var. Ancak asıl önemli olan ‘gov’dan sonra gelen uzantıdır. Bu uzantı ‘.tr’ midir, yoksa başka bir ülkeye mi aittir? Dolandırıcılar farklı ülkelerden alan adı alarak bu güven algısını bilinçli şekilde oluşturur. Örneğin ‘.tc’ uzantısı sıkça kullanılır. Oysa ‘.tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir. Ancak birçok kişi bunu Türkiye’ye ait sanır. Dolandırıcının amacı da zaten bu güveni sağlamaktır. Vatandaş bu siteye tıkladığında ‘Bu güvenli bir site’ düşüncesiyle devlet bilgilerini girer ve bu bilgiler doğrudan dolandırıcının eline geçer" diye konuştu. "Bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır" Müfredatta bilgisayar operatörlüğünün olduğunu, ancak bilgisayar okuryazarlığının olmadığını ifade eden Berge, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa bilgisayar okuryazarlığı, teknik detaylara boğulmadan herkesin anlayabileceği temel bilgileri kapsar. Operatörlük kadar kapsamlı değildir; 7’den 70’e herkesin anlayabileceği bir içerik sunar. Bu nedenle okullarda en az haftada bir saat bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır. Bunun yanında web okuryazarlığı ve temel siber güvenlik dersleri de müfredata eklenmelidir. Ayrıca bu eğitimler sadece okullarla sınırlı kalmamalıdır. Örneğin bir vatandaş telefon almadan önce kısa bir bilgilendirme eğitiminden geçebilir. Ya da evine internet bağlatmadan önce temel siber güvenlik konusunda zorunlu bir eğitim alması sağlanabilir. Belki 60 saatlik bir temel siber güvenlik eğitimi gibi uygulamalarla bu sorunların önüne geçilebilir. Bu tür önlemlerle hem bireysel farkındalık artar hem de dolandırıcılık girişimlerinin etkisi ciddi şekilde azaltılabilir."
Aydın Bozdoğan’da 2025 yılında 161 çift "Evet" dedi Bozdoğan Belediyesi Evlendirme Memurluğu 2025 yılı boyunca toplam 161 çiftin nikah akdini gerçekleştirdi. İlçede aile kurma heyecanı yaşayan çiftlerin en mutlu anlarının büyük bölümü Bozdoğan Belediyesi Nikah Salonu’nda gerçekleştirildi. Bozdoğan’da, 2025 yılı birlikteliklerin yılı olurken Belediye bünyesinde hizmet veren Evlendirme Memurluğu, yıl boyunca başvuruda bulunan 161 çiftin işlemlerini titizlikle tamamlayarak nikahlarını kıydı. Başkan Mustafa Galip Özel: "En büyük yatırım mutlu ailelerdir" Nikah istatistiklerini değerlendiren Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, sağlıklı bir toplumun temelinin güçlü aile bağlarından geçtiğini vurgulayayıp "Vatandaşlarımızın en özel, en anlamlı günlerinde de yanlarında olarak, 2025 yılında 161 çiftimizin yeni bir hayata adım atmasına vesile olmanın gururunu yaşıyoruz. Gençlerimizin kurduğu bu yuvalar, ilçemizin geleceğine atılan en kıymetli imzalardır. Her bir çiftimize ömür boyu huzur ve mutluluk diliyorum" dedi. Başkan Özel, belediye olarak nikah işlemlerinde sürecin hızlı işlendiğini belirterek, "Çiftlerimizin bu tatlı telaşlarında yanlarında olmaya, işlemlerini en hızlı ve düzenli şekilde sonuçlandırmaya özen gösteriyoruz. Bozdoğan Belediyesi olarak aile kurumuna değer vermeye ve vatandaşlarımızın mutluluğu için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.