GÜNDEM - 24 Nisan 2025 Perşembe 14:42

Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı Emiralioğlu: "Bitkisel üretim varlığımız 138 milyon tona ulaştı"

A
A
A
Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı Emiralioğlu: "Bitkisel üretim varlığımız 138 milyon tona ulaştı"

Kastamonu’da düzenlenen sera örtüsü teslim töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu, "2000’li yılların başında 98 milyon ton civarında olan bitkisel üretim varlığımız, 2024 yılında 138 milyon tona ulaştı" dedi.


Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından "Alternatif Üretim Yöntemlerinin Geliştirilmesi Projesi" altında hazırlanan "Sera Örtüsü ile Sebzeler Her Dem Yeşil Projesi" çerçevesinde üreticilere sera örtüleri teslim edildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yerleşkesinde düzenlenen programda konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu, Türkiye’deki tarımsal üretimle ilgili bilgiler verdi.



"Avrupa’nın en büyük tarımsal üretimini gerçekleştiriyoruz"


Avrupa’nın en büyük tarımsal üretimini gerçekleştirdiklerini ve dünyada da ilk 10 ülke içerisinde yer aldıklarını söyleyen Emiralioğlu, "Ülkemizde tarımsal üretimin her aşamasında nakış gibi işleyerek desteklemek istiyoruz. Bu anlamda, Bakanımızın öncülüğünde 1 Eylül 2024 tarihi itibariyle tarımsal üretim planlama süreci başlamış oldu. Bu, ülkemizin yaklaşık 40-50 yıldır konuştuğu ama bir türlü hayata geçiremediği çok önemli bir proje. Biz, Sayın Bakanımızın liderliğinde bu süreci başlatmış olduk. İnşallah, önümüzdeki süreçte ülkemizin tarımsal üretimi artarak devam edecek. 2000’li yılların başında 98 milyon ton civarında olan bitkisel üretim varlığımız, 2024 yılında 138 milyon tona ulaştı. Bu, bizim üreticilerimizin, çiftçilerimizin aynı topraklardan daha fazla verim alarak elde ettiği bir sonuç. Burada sulama alanlarının arttırılmasının önemli bir payı var. Bunun yanında, verimlilik, uygun ekipman kullanımı, modern tarım tekniklerinin kullanımı, üreticilerimizin daha bilinçli tarım yapmaları bizi bu noktaya getirmiş oldu. Ülkemiz tarımsal üretim anlamında net olarak ihracatçı bir ülkedir. Avrupa’nın en büyük tarımsal üretimini gerçekleştiriyoruz ve dünyada da ilk 10 ülke içerisinde yer alıyoruz. Bu anlamda bakılacak olursa ülkemiz topraklarında verimli bir üretim gerçekleştiriliyor ve çiftçilerimizde iyi bir üretim yapıyor. Ama bu üretim tekniklerini, gıda güvenirliğinin bu kadar önemli olduğu bir dönemde daha da geliştirmek ve çeşitlendirme durumundayız. Bizler de Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü olarak verdiğimiz tarımsal desteklerin yanında planlı destekler, temel desteklemeler, diğer desteklerin de yanında yine çiftçilerimizin girdi teminlerini kolaylaştırmak için şu anda uyguladığımız alternatif üretim geliştirme projesi gibi, tarım arazilerinin verimli geliştirilmesi projesi gibi, doğrudan çiftçilerimize kaynak sağladığımız tohum, fide, sera örtüsü verdiğimiz bir takım katkılarda bulunduğumuz ayni projelerimizde bulunuyor. Kastamonu ilimizden gelen projelere elimizden geldiğince pozitif yaklaşıyoruz" dedi.



"Şu an Kastamonu’da zirai don nedeniyle kiraz kalmamış durumda"


Yaşanan zirai don sonrasında Kastamonu’da kiraz ağaçlarının büyük zarar gördüğünü kaydeden Vali Meftun Dallı ise "Kastamonumuzda da özellikle geçen yıl ve bu ilkbaharda yaşadığımız zirai don olayı hepimize gösterdi ki artık geleneksel yöntemleri yavaş yavaş bir tarafa bırakıp gıda arz güvenliğini sağlayabilmek, üretimimizi koruyabilmek için bir takım modern, yeni, gelişen yöntemlerden faydalanmak elzem hale gelmiştir. Geçen sene cevizler tamamen donmuştu. İşte bu sene tam kirazlar çiçek açmışken bir gecede bir zirai don olayı meydana geldi. Şu an Kastamonu’da kiraz, herhalde az bir kısım dışında kalmamış durumda. Diğer meyvelerden de etkilenenler var. Yine aynı şekilde haberlerden takip etmişsinizdir. Malatya’da Kayısı tamamen ortadan kalktı, yok oldu gibi bir şey. Bunlar son derece üzücü şeyler. Demek ki bir takım iklim değişikliğinin etkisiyle mücadele edebilmek için bir takım yeni yöntemler, metotlar bulup onları bir an önce hayata geçirmek lazım. Örtü altı üreticiliği zaten her dönemde önemliydi. Ürün alabileceğiniz dönemi uzatması açısından, ürününüzün güvenliği açısından fevkalade önemli bir şey. Onun için bugün burada dağıtılacak bu naylonların inşallah bu anlamda çiftçimize, ilimize önemli katkıları olacağını düşünüyorum" diye konuştu.



"Herkes bir şeyler yetiştirmeyi öğrenmeli"


Herkesin kendi ürününü yetiştirmesi gerektiğini söyleyen Vali Dallı, "Köylerimizde artık hiç kimse bir şey üretmiyor. Evinin önündeki bostanla domates, salatalık, biber bile dikmiyor. İşte 2 tane tavuk besleyip yumurtasını bile almıyor. Ne yapıyor, emekli maaşı var, herkesin bir şekilde. Çarşıya iniyor, ilçeye. Oradan marketten alıyor götürüyor. Veya birileri kamyona yükleyip köye götürüyor. Orada ondan alıyorlar. Bunları hep şikayet ediyoruz. Bu tür yöntemlerle herkes, şimdi artık inşallah İstanbul’dan ilimize dönüşler de var. Vatandaşlarımız, değerli hemşerilerimiz yavaş yavaş geliyorlar. Herkes bir şeyler yetiştirmeyi öğrenmeli. Bu gıda arzı açısından bu da son derece önemli. İlla da gidip çarşıdan, pazardan, marketten almak gibi bir şeye mecbur değiliz. Yani herkes evi var, orada dededen babadan kalma iyi kötü bahçesi, bostanı var. Bir şeyler yetiştirmeli mutlaka. Yani 4-5 tane tavuk beslemek o kadar da zor bir şey değil. Bu hem ekonomik açıdan kendilerine katkıda bulunacaktır hem de son derece doğal gıdalarla beslenmelerini sağlayacaktır. Onun için inşallah bunlar da yavaş yavaş gerçekleşir. Sizi bir kere daha üretim yaptığınız için, ektiğiniz için tebrik ediyorum" şeklinde konuştu.



"870 kişiye örtü altı sera naylonu dağıtacağız"


Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, "Proje kapsamında yaklaşık 5 milyon lira bütçeli 2.5 milyon lirası Bakanlığımız tarafından karşılanan sera örtüsü dağıtımı yapıyoruz. Kastamonu’da örtü altı kayıt sistemine kayıtlı yaklaşık 370 dekar bir seramız bulunuyor. Amacımız mevcut seraların iyileştirilmesi, geliştirilmesi ve arttırılması yönünde olacak. Bu noktada özellikle Sayın Bakanımız İbrahim Yumaklı Beye ve bakanlığımızın çalışanlarına teşekkür etmek istiyorum. Bu kaynakların ayrılması ve Kastamonu halkının refahının geliştirilmesi ve örtü altı kayıt sistemi ile örtü altının geliştirilmesi noktasında bizlere büyük destekleri oldu. Bu tabii ki bitmeyecek, bundan sonrada yine fide, tohum gibi projelerimizle bu tür dağıtımlara devam edeceğiz. 2025 yılında Bakanlığımız tarafından yaklaşık 10 milyon liranın üzerinde bizlere bir kaynak ayrıldı" ifadelerini kullandı.



"Bakanımızın Kastamonulu olması bizim için çok büyük bir değer"


Tarım ve Orman Hayvancılık Bakan Danışmanı Ali Bayraktaroğlu ise, "Sayın Bakanımızın bütün hemşerilerimize selamı var. Bu organizasyonlar inşallah devam edecek. Yarın İnebolu’da önümüzdeki günlerde Tosya’da, Hanönü’nde ve diğer ilçelerde hem tarımın yapmış olduğu bu katkılar Tarım bakanlığımızın diğer taraftan orman Bakanlığımızın da yine benzer orman ve köylere yönelik destekleri var. Bugünde Pınarbaşı’ndan traktör vb. araçlar dağıtılacak. Sayın bakanımızın Kastamonulu ve hemşerimiz olması bizim için çok büyük bir değer" dedi.


Konuşmaların ardından çiftçilere, sera örtüleri dağıtıldı.



Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı Emiralioğlu: "Bitkisel üretim varlığımız 138 milyon tona ulaştı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."