ÇEVRE - 10 Temmuz 2025 Perşembe 17:03

Çiftçilerden DSİ isyanı: "Patlayan borularımız yapılmıyor"

A
A
A
Çiftçilerden DSİ isyanı: "Patlayan borularımız yapılmıyor"

Kastamonu’nun Seydiler ve Devrekani ilçelerinde görev yapan muhtarlar ile pancar üreticileri, sulama borularının patlaması sebebiyle tarlalarını sulayamadıklarını ve ürünlerinin yandığını belirterek, Devlet Su İşleri (DSİ) önünde eylem yaptı. DSİ’ye tepki gösteren muhtarlar, her çiftçinin 500 bin TL zararı olduğunu söylediler.


Kastamonu’nun Seydiler ve Devrekani ilçelerinde pancar yetiştiriciliği yapan üreticiler ile köy muhtarları, DSİ 23. Bölge Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Kulaksızlar ve Beyler barajlarından tarlalarına ulaşan boruların patlaması sebebiyle 2 aydır mahsullerini sulayamadıklarını ve bu yüzden ürünlerinin tarlalarında yandığını belirten pancar üreticileri ve köy muhtarları, ücretini ödedikleri sulama suyunu alamadıklarını belirterek duruma tepki gösterdi. Bölge Müdürlüğü giriş kapısının önünde gerçekleşen eylemde grup adına açıklamada bulunan Seydiler Merkez Mahallesi Muhtarı Yücel Bakırcıalioğlu, 6 bin dönümlük arazideki ürünlerinin susuzluktan yandığını ifade etti.



"6 bin dönüm alanı sulayamadık, her bir çiftçinin en az 500 bin TL civarında zararı var"


Muhtarlar olarak değil, pancar ekicileri olarak haklarını aramak istediklerini ifade eden Bakırcıalioğlu, "Biz buraya muhtarlar olarak değil, pancar ekicileri olarak geldik. Şu anda büyük bir mağduriyet yaşıyoruz. Bize Mayıs ayında ‘bütün suyunuz garanti, parayı ödeyin’ denildi. Paramız olmadığı halde kredi kullandık, borç bulduk, yine de parayı ödedik. Sulama Birliği Başkanına ödemelerimizi yaptık. Ancak buna rağmen Devlet Su İşleri’ne ait hiçbir pompa çalışmıyor. Bu durumu özellikle bilmenizi istiyoruz. Bu yüzden 6 bin dönüm arazimizdeki pancar, mısır, ayçiçeği, yulaf gibi ürünler yanmakta. Gerçekten büyük bir mağduriyet içerisindeyiz. Yetkililere konuyu ilettiğimizde, ‘o bölgeden fazla gelir elde edemiyoruz, bu nedenle pek önem vermiyoruz’ gibi ifadeler kullanılıyor. Yeterli greyderimiz yok, kepçemiz yok. Bu yüzden bakım ve onarımlar yapılmıyor. Kepçe ve greyder gönderilmiyor. Bu da mağduriyetimizi daha da büyütüyor. Her çiftçimizin en az 500 bin TL civarında zararı var. Bu zararların karşılanması için buradayız. Devlet Su İşleri önüne bu yüzden geldik. Siz değerli yetkililerden yardım istiyoruz" dedi.



"Böylece hem devleti küçültmüş oldular hem de yolu yapmadılar"


Kulaksızlar ve Beyler barajlarından aldıkları sulama suyu için hiçbir kanalın yapılı olmadığını belirten Bakırcıalioğlu, "Ayrıca Devlet Su İşleri’nin yol yapımı için gönderdiği greyder, üç gün sonra ‘parçası yok, yeterli bütçemiz yok’ denilerek geri çekildi. Böylece hem devleti küçültmüş oldular hem de yolu yapmadılar. Greyderin bilyesinin olmadığını, yurt dışından geleceğini söyleyerek bizi oyalıyorlar. Hiçbir kanal yolu kullanılabilir durumda değil. İşçiler taşınamıyor. Bu duruma yetkililerin lütfen müdahale etmesini istiyoruz" diye konuştu.



"İnsanlar geçimini sağlamak için mücadele ederken, DSİ bizimle alay ediyor"


Bu sorunların yaklaşık 2 aydır devam ettiğini ve şu ana kadar hiçbir çözüm elde edemediklerini ifade eden Bakırcıalioğlu, "Yaklaşık iki aydır bu sıkıntılar devam ediyor. ‘bugün geleceğiz, yarın geleceğiz’ diyorlar ama gelen yok. Tüm çiftçiler adına konuşuyoruz. Hepsi mağdur durumda. Tarlalarımız kurumuş ve yanmış halde. Aynı yerde dört defa arıza yaşanıyor. Devlet Su İşleri gibi büyük bir kurum sadece bir traktör ve özel bir kepçe kiralayarak bu işi çözmeye çalışıyor. Bu, insanlarla adeta alay etmektir. İnsanlar geçimini sağlamak için mücadele ederken sürekli ‘contamız yok, malzeme yok, paramız yok’ gibi bahanelerle oyalanıyorlar. Mağduriyetimizin giderilmesini tüm yetkililerden bekliyoruz" şeklinde konuştu.


Nisan ayında ücretini ödeyerek satın aldıkları suyun verilmesi gerektiğini anlatan Bakırcıalioğlu, "Nisan ayında verilmesi gereken suyun bakım ve onarımı yapılmasından dolayı Temmuz ayı geldi ve hala su verilmedi. 6 bin dönüm arsaya dikilen mahsulde susuzluktan verim kaybına neden oldu. Anayol altından geçen ana hat borusunun çelik hat kısmı kısa tutulduğundan dolayı aynı yerden devamlı patlıyor. Yazın ortasına geldik borular patladığı için hala su verilmemiştir. Ana boru asfaltın sağ ve sol yol geçişi en az 25’er metre çelik boru ile geçilmelidir. Beyler Sulama Birliği hattı asfalt geçişi 5 metre tek çelik boru ile geçilmiştir. 2015 yılında ilk sulamaya başlanan barajın 10 sene geçmesine rağmen bir türlü randıman alınamaması müteahhit işçiliğinin ne kadar kötü olduğunu gösterir. Ülkemizin, devletimizin çöpe atılacak beş kuruş parası yoktur. Ödenek istenip yedek parçaların alınmasını talep ediyoruz. Sezon sonunda genel bakımların yapılmasını ve barajın sezona hazır hale getirilmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Eyleme Seydiler Muhtarlar Derneği Başkanı İzzet Sancak, Seydiler Merkez Muhtarı Yücel Bakırcıalioğlu, Seydiler Hacıkayalar Mahallesi Muhtarı Serdar Horozoğlu, Seydiler Aşağı Aslanlı Mahallesi Muhtarı Yücel Şahin, Seydiler Yolyaka Köyü Muhtarı Çetin Işık ile ilçelerden gelen pancar üreticileri destek verdi.



Çiftçilerden DSİ isyanı: "Patlayan borularımız yapılmıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla ‘Kadıncıklar’ oyunu büyük ilgi gördü Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü tarafından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen ‘Kadıncıklar’ adlı tiyatro oyunu sanatseverlerle buluştu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezinde sahnelenen oyun, farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden kadınların toplumsal hayatta karşılaştığı sorunları ve erkek egemen toplum yapısının oluşturduğu eşitsizlikleri sahneye taşıdı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği ‘Kadıncıklar’, izleyicilere hem düşündüren hem de duygulandıran güçlü bir anlatı sundu. 1983 yılında Tuncer Cücenoğlu tarafından kaleme alınan ve ‘coşku kıpırtılarıyla dolu bir oyun’ olarak nitelendirilen ‘Kadıncıklar’, oyununda imam nikâhı, berdel, töre ve namus cinayetleri, genel kadın, evlilik dışı birliktelik gibi kavramlar; farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden ele alınıyor. Eser, farklı zihniyetler nedeniyle hayatını kaybeden kadınlara adanmış güçlü bir anlatı sunuyor. Oyunun yönetmenliğini Utkan Özüpak üstlenirken, dramaturgluğunu Nazan Kıdıl yaptı. Sahne amirliğini Mehmet Telli’nin yürüttüğü oyunun ses ve ışık tasarımı ise Muzaffer Makas tarafından gerçekleştirildi. ‘Kadıncıklar’ oyunu ilk olarak Levent Kırca tarafından Ankara Devlet Tiyatrosunda sahnelenmiş olup, Türkiye’nin birçok ilinde ve yurt dışında tiyatroseverlerle buluştu. Erkek egemen toplumda kadının metalaştırılmasını konu alan eser, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra Sadri Alışık Kültür Merkezi tarafından da sahnelendi. Muğlalı sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği oyun sonunda oyuncular uzun süre ayakta alkışlandı. Başkan Aras: "Bu oyun kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen oyunun kadınların yaşadığı toplumsal sorunlara dikkat çektiğini belirterek şunları söyledi: "Sanat, toplumun aynasıdır. Kadınların yaşadığı eşitsizlikleri, acıları ve mücadeleyi anlatan bu tür eserler toplumsal farkındalığın artmasına büyük katkı sağlıyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde sahnelenen ‘Kadıncıklar’ oyunu da kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor. Kadınların yaşamın her alanında eşit, özgür ve güçlü olduğu bir toplum için çalışmaya devam edeceğiz"
Siirt Siirt’te 4 çocuk annesinden 2 yıldır haber alınamıyor Siirt’te 2 yıldır kayıp 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ait henüz bir ize rastlanmazken, olaya ilişkin yürütülen soruşturmada eşi, kayınbiraderi ve kayınbabasının tutukluluk hali devam ediyor. Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan 30 yaşındaki 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Akyel’den kaybolduktan bugüne kadar haber alınamadı. Yürütülen soruşturma kapsamında Akyel’in eşi İ.G. kayınbirader H.G. ve şüphelilerin babası İ.G. gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir, katıldığı bir televizyon programında kardeşinin tandırda yakıldığını ileri sürmüş, gizli tanıklar olduğunu, yeğenlerinin aileden alınmasını istediklerini söylemişti. Avukat Gurbet Bilbay ise Mekiye Akyel için Siirt’te olduklarını belirterek, olayın iki gün sonra unutulmasını istemediklerini, sıradan bir cinayet olmadığını söyledi. Avukat Bilbay, "Genelde de müvekkilim bununla ilgili mesajlar alıyor tandırda yakıldığına dair. Hep buna yönelik iddialar var. İnsanlar konuşmaya korkuyor bununla ilgili gizli tanık dinlettireceğiz. Çocukların onlardan alınmasını için elimizden geleni yapacağız. Lütfen buradan sesleniyorum bu cinayet unutulmasın Mekiye Akyel için elimizden geleni yapalım" dedi. Avukat Sevginur Uzunhasan ise 4 çocuk annesi Mekiye Akyel için Siirt’te olduklarını dile getirdi. Uzunhasan, "Halime hanımın bu dosyanın buralara gelmesinde büyük cabası vardır. Savcılık makamı şüphelileri tutuklamış durumdadır. Bugün çocuklarını görmeye gittik. Durumun unutulmasını istemiyoruz’’ diye konuştu. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir de savcıyla görüşüp ifade verdiklerini belirterek, "Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Avukatlarımla birlikte buradaydık. Çocukları görmek istiyorum. Oradan alınmalarını istiyorum. Gizli tanıklar var, bana mesajlar geliyor. Gizli tanık olarak dosyaya alınmasını istiyorum. Bu davanın peşini bırakmayacağım" şeklinde konuştu.
Ankara Memur-Sen Başkanı Yalçın: "Ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" Eğitim Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Uluslararası eğilimlere uyumlu olması nedeniyle ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" dedi. Memur-Sen Konfederasyonu ve Eğitim Bir-Sen Sendikası Genel Başkanı Ali Yalçın, 81 ilde 120 bin okul yöneticisi, öğretmen veli ile yaptıkları ara tatillere yönelik saha araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yalçın, İstanbul’da öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’e baş sağlığı diledi. Eğitimde çözüm odaklı araştırmalarla ve raporlarla çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yalçın, ara tatil modeline ilişkin de öğretmenlerin, öğrenciler ve velilerin görüşlerini almak amacıyla da saha çalışması yaptıklarını ifade etti. Yalçın, "Toplamda 119 bin 709 okul yöneticisi, öğretmen, öğrenci ve velinin katılımıyla araştırmayı gerçekleştirdik. Araştırma sadece devlet okullarında görev yapan öğretmen ve okul yöneticilerini ortaokul ve orta öğretim öğrencilerini ve temel eğitim ile ortaöğretimde çocuğu olan velileri kapsamaktadır. Araştırmaya 55 bin 126 öğretmen, 7 bin 792 yönetici, 20 bin 675 öğrenci, 36 bin 116 veli katılmıştır" diye konuştu. "Öğretmen, yönetici, veli mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir şekle kavuşturduğu yönündedir" Yapılan saha çalışmalarının sonuçlarını paylaşan Yalçın, sözlerine şöyle devam etti: "Olası bir kaldırma kararına yönelik katılmama oranı açısından öğretmenlerin yüzde 88,2’si, okul yöneticilerinin yüzde 72,1’i ve velilerin 70,5’i bu kaldırma kararına katılmamaktadır. Özellikle öğrencilerin lisede yüzde 85,7 ortaokulda yüzde 78,4 uygulamayı devam ettirme yönünde bir iradesi ve isteği vardır. Bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklerim diyen velilerde oran erkek velilerde yüzde 18,3 kadın velilerde yüzde 23,6. İkimiz de çalışıyoruz diyen velilerin yüzde 76,2’si, sadece ben çalışıyorum diyen velilerin yüzde 71,2’si, ikimiz de çalışmıyoruz diyen velilerin yüzde 67,9’u sadece eşim çalışıyor diyen velilerin de yüzde 64,3’ü bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklememektedir. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu öğretmen, yönetici, veli mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir şekle kavuşturduğu yönündedir." Velilerin genel olarak ara tatillerin çocuğun kişisel gelişiminde önemli rol oynadığına dikkati çektiklerini söyleyen Yalçın, öğretmenlerin de bu dönemlerin bilişsel ve duygusal tazelenme sağladığını söylediklerini ifade etti. "Ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" Yalçın, yapılan araştırmalarda ara tatilin kaldırılmasına karşı olunduğunu aktaran, "Ara tatil uygulamasının bir defa devamlılığı sağlanmalıdır. Saha araştırması; öğretmenlerin, yöneticilerin, velilerin ve öğrencilerin büyük bir çoğunluğu ara tatillerin kaldırılmasına karşı olduklarını ifade etmişlerdir. Bu güçlü toplumsal destek ve uygulamanın OECD standartları ve uluslararası eğilimlere uyumlu olması nedeniyle ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" açıklamasında bulundu. Ödev ve proje yükünün dengelenmesi gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Ara tatillerde öğrencilere akademik ağırlıklı yoğun ödevler vermek yerine kitap okuma, hobilerle ilgilenme ve sosyal etkinliklere yönlendirmek gibi bu anlamda çeşitli önermeler yapılabilir ve strese sokmayacak teşvik bu anlamda devreye alınabilir" diye konuştu. "Bölgesel okul bazı, esnek takvim modelleri üzerinde durulabilir" Ara tatillerin takvimi belirlenirken de pedagojik dengeyi bozmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine de değinen Yalçın, "Bölgelerin iklim şartları ve ihtiyaçları ile dini bayramlar tatillerini ile dikkate alınarak iki ara tatilden birinin geçici süre kaldırılarak yarı yıl tatilinin üç haftaya çıkarılması veya bu sürenin yaz tatili başlangıcına eklenmesi gibi genel bölgesel okul bazı, esnek takvim modelleri üzerinde durulabilir. Bu çok uzun bir süre olacak bir şey değil. Birkaç yıllık süre içerisinde bu söz konusu olabilir" ifadelerine yer verdi. Yalçın, Eğitim-Bir-Sen olarak çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.
Antalya Kepez’de her gün iftar, her gün bereket Kepez’de Ramazan ayının manevi iklimi, her gün kurulan iftar sofralarıyla yaşanıyor. Ramazan’ın on dokuzuncu gününde Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinleri, aynı sofrada oruçlarını açmanın mutluluğunu paylaştı. Kepez Belediyesi’nin Ramazan ayının on dokuzuncu gününde kurulan iftar sofraları Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinlerini bir araya getirdi. Duraliler Mahallesi kapalı pazar alanında düzenlenen ve yoğun katılımın olduğu iftar programında vatandaşlar aynı sofrada oruçlarını açmanın heyecanını yaşadı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, iftar yemeğinde mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Başkan Kocagöz, iftar öncesinde kurulan masaları tek tek dolaşarak vatandaşlarla sohbet etti. Vatandaşların Ramazan ayını tebrik ederek, hayırlı iftar dileklerini iletti. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çeken Başkan Kocagöz, aynı sofrada buluşmanın önemine vurgu yaparak Ramazan’ın toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Ramazan ayının sadece oruç tutmak olmadığını belirten Başkan Kocagöz, "Ramazan ayı sabırlı, adaletli olmak, paylaşmak, dayanışmak, birlik ve beraberlik içinde olmak demektir. İşte bizde tamda burada Kepez Belediyesi olarak sadece hizmet üretmiyoruz. Birlik ve beraberliği sağlıyoruz. Çocuklarımızın umutları, gençlerimizin hayalleri, büyüklerimizin huzur içerisinde yaşayabilecekleri bir ilçe için gecemizi gündüzümüze katıyoruz ve sizlere layık olmaya çalışıyoruz" dedi. "Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız" Kepez yolculuğuna çıkarken, "Kepez’de hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek" sözlerine değinen Başkan Kocagöz, " Bizim olduğumuz yerde bir çocuğumuz üşümeyecek, bir insanımız yatağa aç girmeyecek. Belediyecilik demek budur. Yol yapmak, park yapmak bizim asli görevimizdir. Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. Etrafımızda yoksul insan, çaresiz insan olmamalı Bunu hep beraber sağlayacağız" diye konuştu. Dünya’daki sıcak gelişmelere de değinerek, "Elbet bir gün bu ateşi yakanlar, o ateşte yanacaklardır" diyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ sözlerine değindi. Seçim döneminde vaat edilen 105 projenin 50’sini tamamladıklarını ve 98 projenin ise ilçede işler halde olduğunu söyledi. Duraliler ve Avni Tolunay muhtarlarına da çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Kocagöz, "Onlar bizim hizmet elçimiz Biz hizmet elçilerimiz, muhtarlarımız sayesinde mahallelerimizin ihtiyaçlarını çok daha rahat gözlemliyoruz. Elimizden geleni mahallelerimiz ve vatandaşlarımız için yapmaya çalışıyoruz" dedi. Başkan Kocagöz, Ramazan ayında Kepez’de her gün iftar sofralarının kurulduğunu, Dokumapark ve Kent Meydanı’nda da Ramazan etkinliklerinin düzenlendiğini söyledi. Kepez’in ortak gelecekleri olduğunu belirten Başkan Kocagöz, "Çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız ve engellilerimiz Kepez’de bizim baş tacımız" ifadelerini kullandı.