GÜNDEM - 09 Eylül 2025 Salı 14:08

Düğünde gelin ve damada ilginç takı: Buzağı hediye ettiler

A
A
A
Düğünde gelin ve damada ilginç takı: Buzağı hediye ettiler

Kastamonu’da bir düğün merasiminde gelin ve damada buzağı hediye edildi. Hayvancılıkla uğraşan çift düğünde buzağıyı biberonla besledi.


Kent merkezinde ikamet eden Saliha Yaman ve Musa Yaman çifti, düzenlenen düğün töreniyle dünyaevine girdi. Damat Musa Yaman’ın dayısı Gazi Salih Dıkkıloğlu ile kuzeni Emrah Dıkkıloğlu, takı töreninde çifte 3 aylık simental ırkı buzağı hediye etti. Gelin Saliha ve Damat Musa Yaman, kendilerine düğün hediyesi olarak verilen buzağıyı biberonla besleyerek süt içirdi.



"Buzağı bize büyük bir sürpriz oldu"


Geçimini hayvancılık yaparak sağlayan damat Musa Yaman, "Hafta sonu düğünümüz vardı. Nasip oldu, düğünümüzü yaptık, takı törenimiz geldi. Dayım Salih Dıkkıloğlu ile kuzenim Emrah Dıkkıloğlu, kendilerinden Allah razı olsun bize buzağı hediye ettiler. Çok duygulandık, gururlandık. Arkadaşlarımız ve biz, çok eğlenceli bir şekilde vakit geçirdik. Düğünümüze yoğun bir ilgi vardı. Herkesten Allah razı olsun" dedi.


Hediye edilen buzağıyı merkez Elyakut köyündeki evlerine getirdiklerine söyleyen Musa Yaman, "Ben, hayvancılık işiyle uğraşıyorum. Bu da bize düğünde büyük bir sürpriz oldu. Nasip olursa köyümüze buzağıyı getirdik. Ahırımıza koyduk, besleyeceğiz, büyüteceğiz" diye konuştu.



"Buzağıyı köye getirdik, gözümüz gibi bakacağız"


Hediye edilen buzağıya yoğun bir ilgi olduğunu belirten Musa Yaman, "Düğünümüzde çok gururlandığım, duygulandığım, çok güzel bir andı. Dostlarımızdan, herkesten Allah razı olsun. Galiba Kastamonu’da da bir ilk oldu. Daha önce hiç buzağı hediye edilen gelin ya da damat olmamıştı. Herkes beğendi. Bende de unutulmaz bir anı bıraktı. Çok güzeldi. Buzağıyı da köye getirdik. Köyde nasip olursa besleyeceğiz, büyüteceğiz, gözümüz gibi bakacağız" şeklinde konuştu.



"Buzağıyı görünce şaşırdık"


Gelin Saliha Yaman ise, "Düğünde çok heyecanlıydım. Bir de o hediyeyi yani buzağıyı görünce daha bir şaşırdım. Ama bize güzel bir anı oldu. Köyümüzde buzağıyı besleyeceğiz. Hep altın ya da para takılmasına alışmışız, biz de buzağıyı görünce tabii ki şaşırdık. Hoşumuza gitti aslında bir yandan da şaşırdık, teşekkür ederiz ikisini de" ifadelerini kullandı.



"Değişiklik olsun diye altın ya da para yerine buzağı hediye ettik"


Yeğenine düğün hediye olarak 3 aylık buzağı veren Gazi Salih Dıkkıloğlu da, "Yeğenimin düğünü olduğu için bir ilk yapalım istedik. Bu işi düşünmüş olduk. Oğlum Emrah ile birlikte, damada buzağı hediye ettik. Kastamonu’da bir ilk oldu herhalde. Ben de Musa da aynı iş ile uğraşıyoruz, hayvancılık yapıyoruz. Dedik ki takı merasiminde bir değişiklik olsun. Altın ya da para olarak değil de tabii ki ne altına, ne de bizim hediye ettiğimiz buzağıyla bunun değeri ölçülmez. Bu bir ilk olsun dedik, değişiklik olsun diye biz, bunu oğlumla beraber karar verip yeğenime düğünde buzağı verdik. Ben çok duygulandım. Benim oğlumun da 3 ay önce düğünü oldu. İkinci bir düğünümüz de yeğenim için oldu. Bu duygu anlatılmaz. Rabbim tüm evlatlarımıza mutluluklar versin. Bu his gerçekten çok güzel. Gelenlerimizden, bütün komşularımızdan, akrabalarımızdan Allah razı olsun" dedi.


Buzağının 3 aylık simental ırkı buzağı olduğunu söyleyen Salih Dıkkıloğlu, "Süt buzağısı. Daha süt içiriyoruz, damat da düğünde buzağının sütünü içirdi. Yeğenime bir ömür boyu mutlular diyorum. Allah bir yastıkta kocatsın inşallah" diye konuştu.



Düğünde gelin ve damada ilginç takı: Buzağı hediye ettiler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Uğur Uçar: "Hedefimiz kupayı Çorum halkına armağan etmek" Çorum FK Teknik Direktörü Uğur Uçar, takımın kısa sürede önemli bir çıkış yakaladığını belirterek sezon sonunda kupayı Çorum halkına armağan etmeyi hedeflediklerini söyledi. Trendyol 1. Lig’de üst sıraları hedefleyen Çorum FK, ligin kritik haftalarından birinde karşılaşacağı Hatayspor maçı öncesinde çalışmalarına devam ediyor. Kırmızı-siyahlı ekip, Çorum FK Tesisleri’nde Teknik Direktör Uğur Uçar yönetiminde gerçekleştirilen antrenmana ısınma hareketleriyle başladı. Antrenman daha sonra taktiksel çalışmalarla sürdü. Teknik Direktör Uçar, kısa sürede oynanan üç maçtan da galibiyetle ayrıldıklarını belirterek takımın performansından memnun olduğunu söyledi. Uçar, "Gerçekten zorlu bir periyotla geldik. Kısa bir dönemde üç maç oynadık ve üç maçta da galip geldik. Bu bizim için sevindirici. Zaten takımın kalitesini buraya gelmeden önce de biliyorduk. Gerekli opsiyonları verdiğimiz zaman zaten takımın fark oluşturacağını biliyorduk. Çok fazla gol pozisyonuna giriyoruz. Sadece biraz sonuçlandırmada, son vuruşlarda sıkıntımız var. Onu da düzeltirsek daha rahat maçlar oynayacağımızı düşünüyorum" dedi. "Zaten önemli olan forma adaleti" Takım içinde saygı ve adaletin önemli olduğunu vurgulayan Uçar, "Futbolcudan saygı ve sevgi görmek istiyorsanız aynı sevgi ve saygıyı onlara göstermeniz gerekiyor. Zaten önemli olan forma adaleti. Formayı adaletli dağıttığınız sürece takım için mücadele eden oyuncularla beraber inşallah Çorumspor’a kupayı getiririz, Çorum halkına armağan ederiz" diye konuştu. Uçar, "Geldiğimizde altıncı sıradaydık, bugün dördüncü sıradayız. Yedi puan fark vardı, beş puana indi. Daha önümüzde on maç var. Ama bizim hedefimiz maç maç gidip her maçı kazanmak. Ama ben takım halinde sezon sonunda mutlu sona ulaşacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu. Fredy: "Üç maçın üçünü de kazandık" Fredy ise yeni teknik direktörle birlikte takımın güçlü bir mantalite kazandığını belirterek, "Üç maçın üçünü de kazandık. Ancak bireysel performanstan çok takım performansına odaklanmamız gerekiyor. Daha çok maç kazanıp üst sıralara çıkmak istiyoruz" ifadesini kullandı. Burak Çoban: "Takım içinde çok güzel bir atmosfer var" Takımın tecrübeli isimlerinden Burak Çoban da sezonun kalan bölümünde tüm maçları kazanmak istediklerini belirterek taraftara destek çağrısında bulundu. Çoban, "Önümüzde on maç var ve hepsini kazanmak istiyoruz. Takım içinde çok güzel bir atmosfer var. Taraftarlarımızın desteği bizim için çok önemli. Hatay maçında herkesi stada bekliyoruz" dedi.
Eskişehir 21 aylık İkra’nın acılı ailesi adli süreci başlattı Eskişehir’de yaşayan Umut ve Burcu Öter çifti, geçtiğimiz yıl diş çıkarmasından dolayı götürdükleri Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybeden 21 aylık kızları İkra Beliz Öter için adli süreç başlattı. Öter çifti, geçtiğimiz yıl kızlarını diş çıkarma döneminde Seyitgazi ilçesinde bulunan aile sağlık merkezine götürdü. Burada kendilerine bebeklerinin bir probleminin olmadığı söylenen Öter çifti, evlerine döndüklerinde İkra Beliz Öter’in kustuğunu gördü. Bunun üzerine çocuklarını Eskişehir Şehir Hastanesi’ne 18 Şubat 2025 tarihinde götüren ailenin bebekleri burada muayene edilip, tedavi altına alındı. Bir gece boyunca hastanede kalan bebek, 19 Şubat 2025 günü sabah, erken saatlerinde fenalaştı. Hemşirenin ‘Mavi kod’ uyarısıyla İkra Beliz Öter’e, müdahale edilmeye başlandı. Doktorların yaklaşık 50 dakikalık müdahalesinden sonra bebeğin hayatını kaybettiğini Burcu Öter’e bildirildi. Acılı anneye, minik İkra’nın bütün organlar iflas ettiği ve çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği bildirildi. Muhtemel ihmale karşı dava açan Öter çifti, hastanede kendileriyle yeterince ilgilenmediğini belirtti. Sorumlu var ise cezalandırılmasını isteyen aile, adli sürecin peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. "Doktor, ’Kanda şüpheli bir durum görüyorum’ dedi" Konuyla alakalı konuşan anne Burcu Öter, "Kızım, İkra Beliz Öter 21 aylıktı. Basit bir ateş şikayetiyle, diş çıkartma dönemindeydi. Seyitgazi Sağlık Ocağı’na götürüldü. Ateşinin 37 derece olduğu ve hiçbir şeyinin olmadığı söylendi, eve gönderildi. İlk kusmasında Şehir Hastanesi’ne getirdim. Röntgeni çektirdik. Bana ’Burnu tıkalı çocuğunuzun, temizleyelim’ dediler. Öksürük vesaire hiçbir şeyi yoktu. ‘Boşuna getirmişsin, bu çocuğun bir şeyi yok, yapabileceğim bir şey de yok’ denince eve geldik. Çocuğum akşama doğru tekrar kustu. Kustuktan sonra morarma, böyle bembeyaz oldu, su gibi terlemeye başladı. Sonra ben hemen ambulans aradım. Hastanede doktor ‘Tamam, ben size bir serum yaptırayım’ dedi. Bizi sarı alana gönderdi. Serum takılması gerekiyormuş. Oradaki hemşireler, ‘Bizim sistemde serum gözükmüyor’ dedi. Çocuğum tekrar kustu, yine morardı. Tekrar ben hekimin yanına gittim ve ‘Doktor hanım çocuğun kusması durmuyor, tekrar morardı’ dedim. Görevli sağlık çalışanı, ‘serum yapılmadı mı?’ dedi. ‘Yazmamışsınız’ dedim, hemşireler sarı alana bizi geri gönderdi. O sıra benim çocuğum konuşuyor, gayet iyi. Kan testleri çıktı ama idrarı veremedik, çünkü hala çocuk idrar yapmıyordu. Doktor, ‘Kanda şüpheli bir durum görüyorum. İdrar çıkmadan ben çocuk doktoru arayamam’ dedi. O sıra zarfında çok güzel uyuyor diye çocuğumun resmini çektim" dedi. "’Bütün organlar iflas etmiş’ denildi" Çocuğunun ölümü anlatan acılı anne Burcu Öter şöyle devam etti: "Sabah işte 06.00 sıralarında tekrar kan alındı. Çocuğumun göz bebekleri birden büyüdü. ‘İkra’ diye seslendim, dişleri kitlendi, hemen ağzını açtım. Doktor, ‘Atak geçirmiş, nöbet geçiriyor’ dedi. ‘Mavi kod’ diye bağırmaya başladılar orada. Beni apar topar dışarı attılar. Bir yarım saat boyunca orada müdahale edildi ama hiçbir bilgi verilmedi. Sonra yoğun bakıma indirdiler benim çocuğumu. 50 dakika sonra bizi içeri aldılar, ‘Bize geldiğinde karaciğer enzimleri zaten yüksekti. Bütün organlar iflas etmiş, çoklu organ yetmezliğine gitmiş çocuğun’ dedi. Sonrası zaten bende yok. Bir gecede ne olduysa oldu." "Yine kızım oldu korkuyorum hastaneye götüremiyorum" Adaletin yerini bulması gerektiğini belirten anne Öter, "Hasta kayıt dosyaları yok şu an. İstanbul’dan gelecek sonucu bekliyoruz. Hala çıkmadı, hala bir sonuç yok. Duysun herkes duysun sesimizi. Sadece bir İkra değil, bir Ali, bir Veli değil. Bizim toprağa koyduklarımız bir isimden ibaret değil. Biz anneler onları ne şartlarda büyütüyoruz, ne şartlarda doğuruyoruz. Benim şu an tekrar bir kızım oldu. Ben onda da korkuyorum. Hastaneye götüremiyorum. En ufak bir kusması yani içtiği sütü kusuyor diyerekten korkuyorum ben artık. Başkalarının canı yanmasın yani ne yapılması gerekiyorsa yapılsın, Sağlık Bakanlığı duysun bizim sesimizi" dedi. "Sonuna kadar hakkımızı arayacağız" Adaletin yerini bulmasını isteyen baba Umut Öter ise, "Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz yani. Çocuğumuzun hakkını arayacağız yani. Zaten çocuğumuz sağlam gitti hastaneye, bir şeyi yok dediler. Ondan sonra sabah kalkıp vefat etti dediler. Yani çocuğumuzun fotoğrafları filan her şey var yani gülerken oynarken. Yani sonuna kadar hakkımızı arayacağız. Ben yani başka da bir şey söylemek istemiyorum Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.