KÜLTÜR SANAT - 03 Ekim 2025 Cuma 19:18

Eski Kastamonu fotoğraflarından oluşan sergiye büyük ilgi

A
A
A
Eski Kastamonu fotoğraflarından oluşan sergiye büyük ilgi

Kastamonu’nun eski çekilmiş fotoğraflarından hazırlanan sergi, vatandaşların büyük beğenisini topladı.


Kastamonu Kalkındırma Derneği (KAL-DER) tarafından hazırlanarak Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen "Kadim Şehir Kastamonu" temalı fotoğraf sergisi yoğun ilgi gördü. Kastamonu’nun plakası olan 37’den esinlenerek 37 eski fotoğrafın sergilendiği programda, şehrin geçmişine ışık tutan kareler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.


Serginin açılışına, Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, eski Devleti Bakanı Murat Başesgioğlu, Baro Başkanı Avukat Özgür Demir, önceki dönem Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Ticaret Borsası Başkanı Serdar İzbeli, KAL-DER Yönetim Kurulu Başkanı Tugay Civelekoğlu ile siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, STK yöneticileri ve çok sayıda davetli katıldı.



"Eski Kastamonu fotoğraflarından bir müze oluşturmayı planlıyoruz"


Programın açılışında konuşan KAL-DER Başkanı Tugay Civelekoğlu, "Kadim şehir Kastamonu için bu düşünceyi gerçekleştirdik. İnşallah bu farkındalık sergisine hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bunun vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum. Bu sergiyi Kastamonu Kalkınma Derneği olarak biz tertip ettik. Amacımız şudur; ‘kadim şehir Kastamonu’ diyoruz. Bu söylemin sadece bir söz olarak kalmaması için görsellerle de desteklemek istedik. Fotoğraflarla bu söylemi daha anlamlı hale getirelim diye böyle bir düşünce ortaya çıktı. Çok şükür bugün de hep beraber açılışını yapıyoruz. Devamını da eğer bu fotoğraflarla Kastamonu’nun eski hallerini yansıtan bir müze oluşturabilirsek bunun çok güzel bir çalışma olacağına inanıyorum. Artık sayın valimiz ve tüm kurumlarımızın desteğiyle, 19 ilçemize dair eski Kastamonu fotoğraflarını kurumların duvarlarında sergilersek, hem ziyaretçilerin Kastamonu’yu tanımasına katkı sağlayacağını hem de anıların tazelenmesine vesile olacağına inanıyorum" dedi.



"Kastamonu tarihi, keşfedildikçe daha fazla


Bir kentin gelişmesinde kültür ve sanatın öneminden bahseden Vali Yardımcısı Hakan Kubalı ise, "Bir ülkenin kalkınmasında kültür ve sanat başlıca unsurlardır. Kültür ve sanat geliştikçe turizm faaliyetleri de canlanır. Kastamonu, tarih açısından Türkiye’nin belki de en zengin şehirlerinden biridir. Kastamonu tarihi, keşfedildikçe daha fazla keşfedilmesi gereken bir zenginliktir. Son iki yılda 83 kültür ve sanat etkinliğine tanıklık ettik. Bunların içinde paneller, sergiler, köye gezici programlar ve sanat atölyeleri yer aldı. Bu çalışmalarla büyük bir rakama ulaştık. Biz diyoruz ki; kültür ve sanatta Kastamonu merkezdir. Türkiye’nin geleceğinde Kastamonu, kültür ve sanatla da anılacaktır. Kültür ve sanat faaliyetlerine kararlılıkla destek vermeliyiz. Esnafımız dükkanına Kastamonu tarihi bir fotoğrafını asabilir. Gençlerimiz anne, baba veya dedelerinin bulunduğu eski fotoğrafları paylaşabilir. Bu toplumun ortak yapacağı bir iştir. Kastamonu Valiliği tarafından yürütülen ‘Kastamonu Görsel Hafıza Programı’ kapsamında 12 bin 480 fotoğraf tarandı. Bunların 7000’den fazlası, izin alınarak internet ortamında halkın erişimine açıldı. Gelecekte karanlık oda ve diğer ekipmanlarla birlikte belki bir ‘Kastamonu Fotoğraf Merkezi’ kurulacaktır. Biz diyoruz ki kültür, bütün vatandaşların ulaşması gereken bir haktır. Kültürde köy ile kent ayrımını ortadan kaldırmak istiyoruz. Bu amaçla sanat atölyelerini ilçelere ve köylere taşıyarak bütün çocuklarımızın sanat faaliyetlerine katılmasını sağlamayı hedefliyoruz" diye konuştu.


Konuşmaların ardından İl Müftü Yardımcısı Selim Demir dua etti. Daha sonra fotoğraf sergisinin açılış kurdelesi protokol üyeleri tarafından kesildi. Davetliler, Kastamonu’nun geçmişine dair karelerin yer aldığı sergiyi büyük ilgiyle gezdi.



Eski Kastamonu fotoğraflarından oluşan sergiye büyük ilgi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Memişoğlu: "Türkiye’miz, ateş çemberi içinde barış ve iyilik ülkesi olarak Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde çalışmaya devam ediyoruz" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Maalesef dünyada üzücü olaylarla da karşı karşıyayız. Ama Türkiye’miz, gördüğünüz gibi ateş çemberi içinde barış ve iyilik ülkesi olarak Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde çalışmaya devam ediyoruz" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ‘Külliyede Ramazan’ etkinlikleri çerçevesinde kurulan Sağlık Bakanlığı etkinlik alanını ziyaret etti. Bakan Memişoğlu, Aile Hekimliği İstasyonu, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi Birimi (UMKE) İstasyonu, 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ile Ağız ve Diş Sağlığı İstasyonu atölyelerinde incelemelerde bulunan Memişoğlu, burada görevlilerle ve çocuklarla sohbet etti, onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Ziyaretinin ardından açıklamada bulunan Memişoğlu, etkinlikte emeği geçenlere teşekkür etti. "13 günde tam 15 bin çocuğumuza sağlık elçileriyle beraber sağlık kültürünü aşılayacak eğitimler verdik" Memişoğlu, alanda çocuklara sağlık kültürünü ve bilincini aşılamaya çalıştıklarını aktararak, "Burada ’Sağlıklı Çocuk Sağlık Gelecek’ diye çocuklarımızı sağlık elçisi yapmaya çalışıyoruz. Onlara sağlık kültürünü ve sağlık bilincini aşılamaya çalışıyoruz. Çünkü bizim amacımız toplumun hastalanmadan sağlığını kazanması. ’Sağlıklı Çocuk Sağlık Gelecek programı’, şu ana kadar Milli Eğitim Bakanlığı ile protokol kapsamında okullardaki sağlıkla ilgili eğitimi vermek, bilinç oluşturmak için yapılan bir program. Yaklaşık şimdiye 500 bin çocuğumuzu bu programda sağlık elçisi yaptık. Burada da 13 günde tam 15 bin çocuğumuza sağlık elçileriyle beraber sağlık kültürünü aşılayacak eğitimler verdik. Pratik gösterilerde bulunduk" ifadelerini kullandı. "Türkiye’miz, gördüğünüz gibi ateş çemberi içinde" Ramazan ayının birlikteliğin ayı olduğunu dile getiren Memişoğlu, şunları kaydetti: "Gerçekten Ramazan, birlikteliğin, iradenin, nefsin, aynı zamanda sosyal yaşamın yaşandığı en önemli ay. Mübarek ayımız bizim. Herkese şimdiden hayırlı bayramlar diliyorum. Maalesef dünyada üzücü olaylarla da karşı karşıyayız. Ama Türkiye’miz, gördüğünüz gibi, ateş çemberi içinde barış ve iyilik ülkesi olarak Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde çalışmaya devam ediyoruz. İnşallah dünya daha iyi, daha huzurlu birçok ramazana ulaşır. Bizim temennimiz o, çabamız o, çalışmamız o. Herkese hayırlı günler diliyorum. İbadetlerimizin Allah tarafından kabul edilmesini diliyorum."
İstanbul ’Yolsuzluk’ soruşturması kapsamında tutuklanan Ekrem İmamoğlu, pazartesi hakim karşısına çıkacak İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında açılan davanın ilk duruşması 9 Mart Pazartesi günü görülecek. İddianamede hakkında 2 bin 430 yıla kadar hapsi talep edilen Ekrem İmamoğlu ile aralarında CHP’li belediye başkanlarının da bulunduğu 402 sanık Silivri’de ilk kez hakim karşısına çıkacak. Duruşma öncesi mahkeme, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere gönderdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ve Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yolsuzluk iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca iddianame düzenlenmiş ve 402 sanık hakkında dava açılmıştı. Hazırlanan iddianame, 25 Kasım 2025 tarihinde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. Sanıklar 9 Mart günü hakim karşısına çıkıyor Soruşturma kapsamında 402 sanık, 9 Mart Pazartesi günü ilk kez hakim karşısına çıkacak. Ekrem İmamoğlu ve tüm sanıklar, üzerlerine atılı suçlamalar yönünden ilk kez savunma yapacak. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde görülecek olan duruşmada, Cezaevinden sorumlu olan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla geniş güvenlik önlemleri alınacak. Duruşma öncesi mahkeme Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere gönderdi Yargılama öncesi İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Silivri kampüsünden sorumlu olan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılı müzekkere gönderdi. Müzekkerede, "Davanın sanık sayısı, dosya kapsamı, tutuklu sanıkların çokluğu gibi fiili nedenler ve güvenlik gerekçesiyle duruşmanın 9 Mart günü saat 10.00’da Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi Duruşma Salonları binasında bulunan1 Nolu salonda yapılmasına karar verilmiş olup, bu durumla mahkememizce gerekli hazırlıkların tamamlanması için müzekkere gönderilmiştir. Bunlara ek olarak, duruşma salonuna girişlerin öncelikle sıralamasının, tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar, sanık avukatları, müştekiler, müşteki avukatları, tutuklu sanık yakınları, basın mensupları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri" şeklinde olacağı aktarıldı. Öte yandan müzekkerede, "Duruşma salonunun fiziki kapasitesi nedeniyle salona alınamayan basın mensuplarının, duruşma kurum bünyesinde tahsis edilen basın odasından takip edebilmelerine, bu hususların herhangi bir aksaklığa sebebiyet vermeyecek şekilde güvenlik görevlileri ve ilglili birimlerce titizlikle yerine getirilmesine, gereği rica olunur" ifadelerine yer verildi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-şüpheli’ ve İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. 2 bin 430 yıla kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, şüpheliler Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanununa muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianamede "10 yıllık süreçte kamu zararı 160 milyar lira" denildi.