ASAYİŞ - 11 Eylül 2025 Perşembe 12:36

İç çamaşırına sakladığı uyuşturucuyla yakalandı, 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı

A
A
A
İç çamaşırına sakladığı uyuşturucuyla yakalandı, 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanık, hapis cezasına çarptırıldı. İç çamaşırına sakladığı uyuşturucuyla yakalanan sanığa ise 18 yıl 9 ay hapis cezası verildi.


Edinilen bilgiye göre, Kastamonu’nun Tosya ilçesinde 2023 yılında, Kastamonu Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Tosya İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu kullanıldığı ihbarı yapılan bir eve operasyon düzenledi. Operasyonda iki ikamet, bir araç ve 8 şansın üstünde arama yapıldı. Yapılan aramalarda 1 adet ruhsatsız tabanca, 220 mililitre uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen sıvı, 3 adet uyuşturucu içiminde kullanılan düzenek ile 5,75 gram metamfetamin, 5,46 gram kokain ve 2 adet ecstasy hap ele geçirildi.


Operasyonun devamında İstanbul’dan aldıkları uyuşturucu maddeyi Kastamonu’ya getirdikleri tespit edilen A.B. ile E.A.’nın aracında arama yapıldı. Aramada 28,08 gram karton bardak içerisinde alüminyum folyo kağıdına sarılı metamfetamin, 17,12 gram siyah pipet içerisinde dolu vaziyette metamfetamin, 97 adet sentetik ecza hapı, uyuşturucu alımında kullanılan aparatlar, 3 adet cep telefonu ve bin 560 TL nakit para ele geçirildi. Araçta bulunan E.A. isimli kadının üst aramasında da iç çamaşırına saklanmış 15,65 gram kubar, 10,53 gram kannabinoid ve 1 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi.


Gözaltına alınan 8 şüpheliden A.B., H.Ç., E.A. ve S.A., tutuklandı. Tutuklanan şüpheliler hakkında dava açıldı. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında sanıklar ve avukatlar hazır bulundu.



"Ben, uyuşturucu satmadım, yolda giderken içmek için uyuşturucuyu üzerime aldım"


Duruşmada son kez savunma yapan sanıklardan A.B., "Ben bulunan uyuşturucu maddeleri kullanmak için aldım. Satıcı değilim. Payp diye tabir edilen alet zaten uyuşturucu madde içmek için kullanılır. Ayrıca kanımda ve idrarımda da uyuşturucu madde tespit edilmiştir. Ben ticaretini yapmak amaçlı almadım. E.A.’nın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler de bana aittir. Yolda polis çevirmesini görünce panikle E.A.’ya verdim. Aranmaz diye uyuşturucu maddelerin bir kısmını ona verdim" dedi.


Cezaevine gireceğini bilemediğini söyleyen E.A. ise "Üzerime atılan suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Olay A.B.’nin anlattığı gibi olmuştur. Ben uyurken kendisi uyuşturucu madde almış, ben uyandıktan sonra öğrendim. Olay tarihinde uyuşturucu madde kullanmıyordum. Daha sonra A.B’nin uyuşturucu maddeleri kullanmak amacıyla aldığını öğrendim. Biz İstanbul’dan dönerken arkadaşının geldiğini ve araba ile Kastamonu’ya döneceğimizi söyledi. Yolda polis çevirmesi vardı. Yolda kadın polis görmediği için sigara paketini bana verdi, ben de bunu heyecandan göğüs kısmıma sakladım. Bu sigara paketinin içinde uyuşturucu varmış, daha sonra polis arama yaparken teslim ettim. Çanta içindeki çorap içinde bulunan uyuşturucu maddeden ve cüzdandaki haplardan haberim yoktu" diye konuştu.


Son sözü sorulan H.Ç. ise "Üzerime atılan uyuşturucu ticareti suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. Üzerime iftira atıldı. Ben kimseden bir gram uyuşturucu almadım da satmadım da kimseye de vermedim. Ben, E.A.’nın başka bir kişiyle görüştüğünü öğrendim. Bundan dolayı da cezaevine girdikten sonra bir kez bile olsun görüşüne gitmedim. Benimle irtibatı kestikten sonra bir daha görüşmedim. Ben kimseye bir gram bile olsa uyuşturucu vermedim. Ben, Tosya’ya giderken cebimde 10 bin 500 TL para vardı. Tutuklandıktan sonra cebimde 7 bin lira para olmadığını söylemiştim. Kimseden de bir kuruş para almadım" ifadelerini kullandı.


Yargılama esnasında tahliyesine karar verilen sanık S.A. da olayla ilgili bilgisinin ve ilgisinin olmadığını belirterek beraatini istedi.


Avukatların da savunmasını dinleyen mahkeme heyeti, sanık A.B. ile H.Ç.’yi ’uyuşturucu ticareti yapma’ suçundan 15 yıl hapis ve 30 bin TL adli para cezasına, E.A.’yı ise 18 yıl 9 ay hapis ve 37 bin 500 TL adli para cezasına çarptırdı. Sinan A.’nın ise beraatine karar verildi.



İç çamaşırına sakladığı uyuşturucuyla yakalandı, 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Veysel Bilen: "Tüm taraftarlarımızdan özür dilerim" Samsunspor Başkanvekili Veysel Bilen, sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirterek taraftarlardan özür diledi. Bir basın toplantısında kullandığı "Makyajlı Samsunsporlular" söylemi nedeniyle açıklamalarda bulunan Veysel Bilen, bu açıklamayı yapmak için doğru zamanı beklediğini belirterek açıklamalarda bulundu. "Geçmişte kullandığım bir ifadenin bazı taraftarlarımızı kırdığını ve bu sözlerin camiamızda üzüntü oluşturduğunu uzun zamandır büyük bir dikkatle takip ediyorum. Sessizliğim asla konuya duyarsız kaldığımdan değil; aksine bu kırgınlığın büyüklüğünü anlayarak en doğru ve samimi adımı atmak için doğru zamanı beklememdendi" diyerek sözlerine başlayan Bilen, ayrıca şunları söyledi: "Başkanımız Yüksel Yıldırım’ın yaptığı kapsayıcı açıklamalar ve kulübümüz için ortaya koyduğu güçlü vizyon doğrultusunda, artık tüm kırgınlıkları geride bırakıp yeniden kenetlenme zamanıdır. Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki; o gün kullandığım sözlerin hedefi hiçbir zaman yağmurda, çamurda, karda takımının peşinden koşan, Atatürk’lü armaya gönülden bağlı gerçek Samsunspor sevdalıları olmamıştır. Ancak niyetim ne olursa olsun sözlerimin farklı algılanarak sizleri üzmüş olması beni de derinden üzmüştür. Bu nedenle kırılan, üzülen tüm taraftarlarımızdan samimiyetle özür diliyorum. Herkes bilmelidir ki; bu can bu bedende olduğu sürece ben de kırmızı-beyaz-siyah renklere gönül vermiş bir Samsunspor sevdalısıyım. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm enerjimi ve emeğimi bu büyük camianın ve şanlı armamızın hizmetine sunmaya devam edeceğim. Bugün ihtiyacımız olan şey; geçmişte yaşanan kırgınlıklara takılıp kalmak değil, Sayın Başkanımızın liderliğinde tek yürek olarak Samsunsporumuzun hedefleri doğrultusunda omuz omuza yürümektir. Çünkü biliyoruz ki; biz bize yeteriz. Tek sevdamız Samsunspor’dur."
Muğla Ula’nın içme suyu hatları yenileniyor Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü tarafından Ula ilçesinde şahıs arazileri içinden geçen içme suyu hatları hem mülkiyet dışına taşınıyor, hem de su isale hatları yenileniyor. İçme suyu isale ve şebeke hatlarının mülkiyet dışına taşınmasını, yenilenmesinin yanında alt depodan üst depoya iletimi sağlayan tüp terfi istasyonu yapıldığı açıklandı. MUSKİ Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "Ula ilçemizin merkez mahallelerinde içme suyu altyapısını daha modern, güçlü ve verimli bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, Köprübaşı Mahallesi Kökcüler Sokak’ta mülkiyetlerin içerisinden geçtiği için müdahalesi zor olan içme suyu şebeke ve terfi hatlarını mülkiyet dışına, yol güzergâhlarına taşıyarak yeniledik. Aynı zamanda hatların çaplarını büyüterek yenileme çalışması gerçekleştirdik. Karadere kaynaklarından gelen suyu daha etkin kullanabilmek amacıyla alt depodan üst depoya iletim sağlayan modern bir tüp terfi istasyonu da inşa ettik. Çalışmalar kapsamında içme suyu deposu çevresinde çevre düzenlemeleri de yaparak alanı daha düzenli ve kullanışlı hale getirdik. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz bu yatırımlarla su kayıplarını önlüyor, Ula’da yaşayan vatandaşlarımıza daha sağlıklı, kaliteli ve kesintisiz içme suyu ulaştırmaya devam ediyoruz" denildi.
Ankara Hacettepe Üniversitesi Rektörü Güran: "Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var" Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, "Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var. 4’üncü nesil üniversiteyi, 3’üncü nesil üniversitelerden ayıran en temel fark, bilgi üretmek ve bunu eğitim vasıtasıyla bireylere aktarmak" dedi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Hacettepe Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen ’Bilim Kafe’ etkinliğinde, 1’inci sınıf emniyet müdürü ve ressam Ahmet Sula, bağımlılıkla mücadele konusunda konferans verdi. ’1-7 Mart Yeşilay Haftası’ nedeniyle düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulunan Sula, toplum sağlığını tehdit eden tütün, alkol, uyuşturucu, teknoloji, kumar bağımlılığı gibi önemli sorunlara dikkat çekti. Bugüne kadar terörle mücadele, istihbarat birimleri, adli ve idari birçok birimde çalışan Ahmet Sula, yaptığı konferanslarla birlikte yaklaşık 300 bin öğrenciye ulaştığını belirtti. Hacettepe Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran ise, YÖK’ün başlattığı projeyi manidar bulduklarını ve bu proje ile Türkiye’deki 208 üniversitede Bilim Kafe etkinliği düzenleneceğini vurguladı. "YÖK, çok güzel bir proje başlattı" Etkinlikte gençlere seslenen Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, bilgi üretmenin ve bu bilgiyi bireylere aktarmanın kendilerine ışık olacağını ifade ederek, "YÖK, çok güzel bir proje başlattı. Bu proje Bilim Kafe etkinliği. Türkiye’deki 208 üniversite bünyesinde koordinatörlükler kuruldu ve bu koordinatörlükler Bilim Kafe vasıtasıyla üniversitelerin topluma katkı misyonunun daha görünür, daha etkili hale gelmesi için bir süreç başlattı. Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var. 4’üncü nesil üniversiteyi, 3’üncü nesil üniversitelerden ayıran en temel fark, bilgi üretmek ve bunu eğitim vasıtasıyla bireylere aktarmak. Bunun dışında aynı zamanda içinde bulunduğu toplumun, coğrafyanın, bölgenin, şehrin problemlerine ışık tutan problemleri çözmek için çözümler üretmeye çalışan bir misyonu da hayata geçirilmesi" diye konuştu.