ASAYİŞ - 28 Haziran 2024 Cuma 20:45

Kapatılan kolejin yöneticileri görüşmek için çağırdıkları öğretmenleri darp etti

A
A
A

Kastamonu’da kapatılan Özel Tema Koleji yöneticileri ile okulda çalışan öğretmenler arasında, arabulucu görüşmesi sırasında arbede çıktı. Okul yöneticileri tarafından darp edilen 3 öğretmen ile bir öğretmenin nişanlısı yaralandı.

Edinilen bilgiye göre, Kastamonu’daki kampüsünü kapatma kararı alan Özel Tema Koleji yöneticileri, mali hakları ile ilgili görüşme yapmak amacıyla öğretmenlerle Doğa Köyü Öğretmenevi’nde okulda çalışan öğretmenler ile bir araya geldi. Görüşme sırasında kolej yöneticileri ile öğretmenler arasında tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartılma kavgaya dönüştü. Kavga sırasında 3 öğretmen darp edildi. Yöneticiler tarafından darp edilen öğretmenler, olayın planlı ve organize biçimde gerçekleştirildiğini, görüşmeye avukatlarıyla katılmalarının şüpheliler tarafından engellenmeye çalışıldığını söyledi. Darp raporu alan 3 öğretmen şahıslar hakkında suç duyurusunda bulundu.

“3-4 kişi saldırdı, beni darp etmeye başladı”

Olayda darp edilen sınıf öğretmeni Ali Özçağlı, “Çalıştığım TEMA Koleji bizlere hiç haber vermeden Mayıs ayında bir anda kapatılacağı bildirildi. Gelecek yıl için anlaşmalarımızı yapmıştık, öğrencilerimiz kayıtlarını yaptırmıştı. Buna rağmen okulun kapatılacağı bizlere açıklandı. Ardından okulun öğretmenlerine bildiri geldi hem mesaj olarak hem de mail olarak. Tazminatlar için öğretmenlerle bir görüşme ayarlandığı yazıyordu. Önce 1 ila 10’u arasında, sonra 14’üne sarkıtıldı. Son alarak 25’inden itibaren diye ertelendi. Önce görüşmelerin TEMA Koleji binasında olacağı söylendi, sonrasında Doğa Kültür Köyü Öğretmenevine alındı. Bugün benim ve diğer öğretmenlerimizin görüşmeleri vardı. Birlikte değil, öğretmenlerimizle ayrı ayrı görüşüldü. İçeride görüşen öğretmenimiz görüşmesini bitirip çıkıp gidiyordu. Ben görüşmek için gittiğimde okul sahibinin oğlu, ‘hocam sana bir sarılayım’ dedi, sonra ben anlamadan beni itip bana vurmaya başladı. Sonra beni yere düşürdüler. 3-4 kişi saldırdı, beni darp etmeye başladı. Görüşmek için bekleyen öğretmenlerimiz vardı. Onlar da ‘ne yapıyorsunuz’ diye ayırmak için bana yaklaşmaya çalıştı. Bizleri ayırmak için gelen öğretmenlerimizi de bu sırada saldırıp yere düşürdüler. Olayı kameraya çekmek isteyen öğretmenimizi iterek engellemeye çalıştılar. Ağıza alınmayacak küfürler ettiler. Sonra da bizleri oradan kovdular, bizler arabaya binip gitmek isterken yine küfür etmeye devam ettiler. Jandarmayı arayıp çağırdık. Bir öğretmen ile tazminat görüşmesi yapılacak yerin jandarmanın baktığı bir yerde bulunan öğretmenevinde yapılması düşündürücü. Avukatlarımız ile görüşmek istedik, asla kabul etmediler. Arabulucu olarak çağırdıkları kişiler binada yok. Sağlıklı ve hukuki açıdan hiç etik olmayan bir görüşme oldu. Zaten konuşmama dahi izin vermeden bizleri darp etmeye başladılar. Hocalarımızda bizleri ayırmaya geldiğinde onları da darp etmeye başladılar. Hepimize ağıza alınmayacak küfürler ettiler. Jandarmayı çağırdığımızı görünce okul sahipleri, hemen eşyalarını alıp araçlarına binip kaçmaya çalıştı. Jandarma önlerini kesip, araçları durdurdu. O sırada da hakaretler devam etti. Sonra da okul sahiplerini gören olmadı. Diğer öğretmen arkadaşlarımız, velilerimiz, haberi alınca hemen Doğa Kültür Köyü Öğretmenevine geldiler. Jandarma, güvenlik kaydını izledi. Net bir şekilde olayın anlattığım gibi olduğunu kamera kayıtlarından görebilirsiniz” dedi.

“Çok üzgünüz”

Tema Koleji'nde 2 yıldır psikolog olarak görev yapan Ece Bahar da, “Bugün arabuluculuk görüşmem için Doğa Kültür Köyü Öğretmenevine çağrıldım. Normalde saat 17.00’de olan görüşmemim 11.30’da olacağını söylemek için aradılar. Ben de onları kırmayayım diye görüşmeye geldim. Nişanlım Ahmet Er ile birlikte geldim. Görüşmeyi yaptıktan sonra üst kata çıktım, okulun arabulucusuyla görüşmek için. Ardından sesler duydum, ardından camdan baktığımda okul sahipleri öğretmenlerimize saldırdı. Yarın bizim düğünümüz var ama biz şu anda hastanedeyiz, darp raporu alıyoruz, bu işlerle uğraşıyoruz. Gerçekten çok üzgünüz” diye konuştu.

“Saldırı planlanmış, kasıtlı olarak yapılmış”

Kolejin matematik öğretmeni Onur Yalçın ise, “Okul sahipleriyle görüşmeye gittiğimizde öğretmen arkadaşlarımla karşılaştım. Ali Hocam görüşmeye gittiğinde, ‘gel görüşelim’ dediklerinde bir anda kalabalıklaştılar. Olay kendi kendine gelişmiş bir şey değil. Bizler farklı bir yerde oturuyorduk. Bir anda birkaç kişi daha Ali Hocamızın yanına doğru geldi. Biz ne oluyor demeden, arkamızı döndüğümüzde Ali Hocam yerdeydi. Yani bu saldırı planlanmış, kasıtlı olarak yapılmış ve bizlerinde Ali Hocamın yanına gitmemizi engellediler. Bizler kavgayı ayırmak için Ali Hocamızın yanına doğru gitmek isterken bizlerin üzerine doğru geldiler. Ali Hocamı da yerde tuttular, yerden kalkmasını engellediler” diye konuştu.

5580 Sayılı Özel Öğretim Kanunundan bahseden Yalçın, “Bu kanun okul açacak kişilerin niteliklerini belirler. Bu açık bir şekilde öğretmene yönelik yapılan şiddet olayı bu niteliklerin olmadığını gösteriyor. Hastane önüne gelen velilerimiz, öğretmenlerimiz, hepsinden Allah razı olsun, bize destek oldular, telefonla arıyorlar. Adı öğretmenevi olan bir yerde bu şekilde öğretmene yönelik saldırı olması bizleri ayrıca üzmüştür. Çünkü bizleri darp eden okul sahiplerinin hiçbirinin mesleği öğretmenlik değil” şekline konuştu.

“Mücadelemizi sürdüreceğiz”

Yaşanan olayı anlatan Ahmet Er, “Nişanlımın bugün Doğa Kültür Köyü Öğretmenevinde TEMA Koleji’nin sahipleriyle görüşmesi vardı. Tazminat görüşmesi için bize verilen saatte istedikleri yerde bulunduk. Orada nişanlım görüşmesini yaptı. Nişanlım binadan çıktıktan sonra Ali Bey görüşmeye gidiyordu. Bir baktım ortalık karışmış, Ali Hocamız yerde yatıyor, darp ediliyor. Bizler de panikle ‘ne oluyor’ diye gidip, kavgayı ayırmaya çalıştık. Kavgayı ayırmaya giderken okul sahiplerinin anlamsız bir şekilde bana saldırdıklarını deneyimledim. Geldiler bana saldırdılar. Okul müdürü başıma gelip bana bir şeyler söyledi, beni yere yıktı. Kulağımın arkasına aldığım darbeden ötürü baş dönmem var, o yüzden kendimi ifade etmekte zorlanıyorum. Olayın şokuyla birlikte hastaneye geldik ve darp raporu alıyoruz. Öncelikle nişanlımın ve öğretmenlerimizin yaptıkları mücadeleleri yakından biliyorum. Umarım yaşadığımız bu mağduriyetin giderilmesini umuyoruz. Bunun için de mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Kapatılan kolejin yöneticileri görüşmek için çağırdıkları öğretmenleri darp ettiVedat Yunus İkizoğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Bilişim uzmanı uyardı: E-Devlet’in kopyalarıyla dolandırıcılığa dikkat Van’da bilişim uzmanı Bilgin Berge, dolandırıcıların e-Devlet’in birebir kopyalarını oluşturarak vatandaşları tuzağa düşürdüğünü belirterek uyarılarda bulundu. Dolandırıcıların özellikle sosyal medya üzerinden güvenilir ya da onaylı görünen sayfalar aracılığıyla link paylaştığını ifade eden bilişim uzmanları, vatandaşların bu tür bağlantılara doğrudan tıklamaması gerektiği konusunda uyarıyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile emin olunmadan işlem yapılmaması gerektiğini belirten uzmanlar, güvenli yöntemin arama motoru üzerinden e-Devlet yazarak ya da doğrudan "turkiye.gov.tr" adresine girerek işlem yapmak olduğunu dile getiriyor. "Kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz" İHA muhabirine konuşan bilişim uzmanı Bilgin Berge, bu tür girişimlerin ilk kez yaşanmadığını ve benzer dolandırıcılık yöntemlerinin devam edeceğini belirtti. Dolandırıcıların genellikle insanların zaaflarını hedef aldığını ifade eden uzman Berge, "Bu nedenle öncelikle halkımızın bilinçli olması gerekiyor. Sosyal medyada güvenilir görünen, hatta onaylı bir sayfa dahi bir paylaşım yapıyorsa, doğrudan tıklamamak gerekiyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile bundan emin olmadan işlem yapılmamalı. Zaten basit ve güvenli yöntemler var. Arama motoruna "e-Devlet" yazarak ya da doğrudan turkiye.gov.tr adresine girip ilgili başlığı aratarak o başvuru formuna ulaşabiliriz. Dolandırıcılar genellikle insanların zaaflarından faydalanır. Örneğin, ‘Daha önce kredi mi çektiniz? Kredinizin iadesi için tıklayın’ gibi ifadeler kullanırlar. Oysa yapılması gereken şey basittir: e-Devlet’e giriş yapar, ‘kredi iadesi’ diye aratırsınız. Eğer böyle bir hizmet varsa zaten resmi olarak karşınıza çıkar. Aynı şekilde para iadesi, sigorta iadesi ya da devletin ücretsiz bir şey dağıttığı yönündeki paylaşımlar da sıkça kullanılır. Açıkça söylemek gerekir ki, kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz. Eğer bir yerde paranın ya da iadenin reklamı yapılıyorsa, orada büyük ihtimalle bir dolandırıcılık vardır. Tıklamamak gerekir" dedi. "tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir" İnternette veya sosyal medyada gezinirken dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın ‘alan adı’ olduğunu dile getiren Berge, "Önce site ismine, ardından uzantısına bakılmalıdır. Resmi kurumlar genellikle ‘gov’ uzantısını kullanır diye bir algı var. Ancak asıl önemli olan ‘gov’dan sonra gelen uzantıdır. Bu uzantı ‘.tr’ midir, yoksa başka bir ülkeye mi aittir? Dolandırıcılar farklı ülkelerden alan adı alarak bu güven algısını bilinçli şekilde oluşturur. Örneğin ‘.tc’ uzantısı sıkça kullanılır. Oysa ‘.tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir. Ancak birçok kişi bunu Türkiye’ye ait sanır. Dolandırıcının amacı da zaten bu güveni sağlamaktır. Vatandaş bu siteye tıkladığında ‘Bu güvenli bir site’ düşüncesiyle devlet bilgilerini girer ve bu bilgiler doğrudan dolandırıcının eline geçer" diye konuştu. "Bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır" Müfredatta bilgisayar operatörlüğünün olduğunu, ancak bilgisayar okuryazarlığının olmadığını ifade eden Berge, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa bilgisayar okuryazarlığı, teknik detaylara boğulmadan herkesin anlayabileceği temel bilgileri kapsar. Operatörlük kadar kapsamlı değildir; 7’den 70’e herkesin anlayabileceği bir içerik sunar. Bu nedenle okullarda en az haftada bir saat bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır. Bunun yanında web okuryazarlığı ve temel siber güvenlik dersleri de müfredata eklenmelidir. Ayrıca bu eğitimler sadece okullarla sınırlı kalmamalıdır. Örneğin bir vatandaş telefon almadan önce kısa bir bilgilendirme eğitiminden geçebilir. Ya da evine internet bağlatmadan önce temel siber güvenlik konusunda zorunlu bir eğitim alması sağlanabilir. Belki 60 saatlik bir temel siber güvenlik eğitimi gibi uygulamalarla bu sorunların önüne geçilebilir. Bu tür önlemlerle hem bireysel farkındalık artar hem de dolandırıcılık girişimlerinin etkisi ciddi şekilde azaltılabilir."
Aydın Bozdoğan’da 2025 yılında 161 çift "Evet" dedi Bozdoğan Belediyesi Evlendirme Memurluğu 2025 yılı boyunca toplam 161 çiftin nikah akdini gerçekleştirdi. İlçede aile kurma heyecanı yaşayan çiftlerin en mutlu anlarının büyük bölümü Bozdoğan Belediyesi Nikah Salonu’nda gerçekleştirildi. Bozdoğan’da, 2025 yılı birlikteliklerin yılı olurken Belediye bünyesinde hizmet veren Evlendirme Memurluğu, yıl boyunca başvuruda bulunan 161 çiftin işlemlerini titizlikle tamamlayarak nikahlarını kıydı. Başkan Mustafa Galip Özel: "En büyük yatırım mutlu ailelerdir" Nikah istatistiklerini değerlendiren Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, sağlıklı bir toplumun temelinin güçlü aile bağlarından geçtiğini vurgulayayıp "Vatandaşlarımızın en özel, en anlamlı günlerinde de yanlarında olarak, 2025 yılında 161 çiftimizin yeni bir hayata adım atmasına vesile olmanın gururunu yaşıyoruz. Gençlerimizin kurduğu bu yuvalar, ilçemizin geleceğine atılan en kıymetli imzalardır. Her bir çiftimize ömür boyu huzur ve mutluluk diliyorum" dedi. Başkan Özel, belediye olarak nikah işlemlerinde sürecin hızlı işlendiğini belirterek, "Çiftlerimizin bu tatlı telaşlarında yanlarında olmaya, işlemlerini en hızlı ve düzenli şekilde sonuçlandırmaya özen gösteriyoruz. Bozdoğan Belediyesi olarak aile kurumuna değer vermeye ve vatandaşlarımızın mutluluğu için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.