ÇEVRE - 07 Kasım 2025 Cuma 14:38

Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı için resmi başvuru yapıldı

A
A
A
Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı için resmi başvuru yapıldı

Kastamonu’nun 11 ilçesini kapsayan Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı’nın "UNESCO Küresel Jeoparklar Ağı"na dahil edilmesi için hazırlanan resmi başvuru dosyası, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’na teslim edildi.


Kastamonu İl Genel Meclisi kararıyla 2021 yılında 11 ilçeyi kapsayan Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı’nın ilan edilmesinin ardından KASTAB çatısı altında yürütülen çalışmalarda önemli bir aşamaya gelindi. Yaklaşık 4 yılın sonunda, Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı’nın resmi başvuru dosyasının UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’na sunulması ile süreçte kritik bir adım atılmış oldu.


Geçtiğimiz Ekim ayı sonunda UNESCO Türkiye Mill, Komisyonu’na teslim edilen başvuru dosyası, UNESCO’nun belirlediği tematik ve teknik kriterleri kapsayacak şekilde, bilimsel, kültürel ve yönetsel açıdan kapsamlı bir çerçevede hazırlandı. Başvurunun kabul edilmesi halinde Kastamonu’da Abana, Ağlı, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Doğanyurt, İnebolu, Küre, Pınarbaşı ve Şenpazar’ın yer aldığı 11 ilçeyi kapsayan bölge ilk etapta ulusal jeopark olarak ilan edilecek.


Bölgenin küresel jeopark ağına dahil olması halinde ise 11 ilçede kırsal kalkınmayı destekleyecek şekilde turizm hareketliliğinin artması, turizmin mekansal olarak yayılması ve UNESCO miras listelerinden biri olan "UNESCO Küresel Jeoparklarına" dahil olması bekleniyor.


Kastamonu’nun kuzeyinde, Karadeniz kıyı şeridinde ağırlıklı olarak yaklaşık 4.400 km2 alan; jeolojik oluşumları, kanyonları, denizel ekosistemleri ve kültürel mirasıyla Türkiye’nin doğa-kültür etkileşiminin en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Jeopark, Tethys Okyanusu’nun kalıntılarından Karadeniz’in bugünkü biçimine kadar uzanan jeolojik geçmişi, kültürel mimari ve doğal yaşama biçimleriyle ziyaretçilere zengin kültürel deneyim vadediyor.


Jeopark çalışmaları, KASTAB koordinasyonunda paydaş kurumların desteğiyle yürütülüyor. Bugüne kadar da oldukça disiplinli bir süreç yürütüldü. Kastamonu Jeoparkı’nın kurumsal kimliği, alan sınırları, haritası, web sitesi, sosyal medya hesapları ile jeositlere ilişkin ön inceleme raporu yapıldı. Ayrıca Jeoparkın tanıtım materyalleri, sosyal medya hesapları, bisiklet ve trekking haritaları, hediyelik eşya çalışmaları, gezici ziyaretçi merkezi, kurumsal yapısı, jeolojik unsurlarının tespiti, çeşitli etkinlikler hayata geçirildi. Birlik, bölgedeki jeolojik mirasın korunması, eğitsel ve turistik faaliyetlerin geliştirilmesi, yerel kalkınmanın desteklenmesi ve sürdürülebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi yönünde çalışmalarını sürdürüyor.



Aday ulusal jeoparka KUZKA desteği


Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı’nın ana teması olan Karadeniz’in ve eşsiz doğal, jeolojik ve kültürel zenginliklerinin görünür kılınmasına yönelik "Ana Ziyaretçi Merkezi ve Müzesi"nin hayata geçirilmesi planlanıyor. Bu amaçla Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (KUZKA) 2025 Yılı Destinasyon Geliştirme Teknik Destek Programı kapsamında "Ziyaretçi Merkezi ve Müze Konsepti Tasarım Danışmanlığı Projesi’ne destek sağlanacak.


Kastamonu il merkezindeki ziyaretçi merkezi, jeoparkın tanıtım, eğitim ve sergileme işlevlerini birleştirerek, bölgenin jeolojik ve kültürel mirasını çağdaş yöntemlerle ziyaretçilere sunacak. Merkez, sadece UNESCO Küresel Jeopark Ağı kriterlerini karşılamakla kalmayacak, aynı zamanda Kastamonu’nun marka değerini ve doğa temelli turizmi güçlendirecek önemli bir adım olarak da görülüyor.


UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun değerlendirmesi sonucunda başvurunun uygun bulunması halinde, Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı "Ulusal Jeopark" unvanını almaya hak kazanacak. Bu adım, Kastamonu’nun gelecekte UNESCO Küresel Jeopark Ağı’na dahil olma süreci için önemli bir temel oluşturacak.




Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı için resmi başvuru yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Aralarındaki korna anlaşmazlığı yüzünden karakolluk oldular Antalya’nın Serik ilçesinde sanayide çalışan iki genç aralarındaki korna satışı yüzünden anlaşmazlığa düşerek karakolluk oldu. Her iki taraf da kornaların sahibi olduklarını iddia ederek birbirlerini hırsızlıkla suçladı. Serik sanayisinde çalışan iki arkadaş daha önce iş karşılığında korna satışı yaptılar. İki arkadaş yaşadıkları ödeme sorunu yüzünden anlaşmazlığa düştü. Daha önce kornaların otomobilinden çalındığını iddia eden D.M.’nin kendisini hırsızlıkla suçladığı haberleri gördü. Haberler sonrası çok zor durumda kaldığını anlatan oto elektrik çalışanı Süleyman Koç, "Kornalar bana ait ama herkesin gözünde ben kötü duruma düştüm. Her şeyin açığa çıkmasını istiyorum" dedi. "Elemanları tembihlemiş" Otomobilden kornaları geri alacağını D.M.’ye söylediğini ve durumdan bilgisinin olduğunu söyleyen Süleyman Koç, "2 bin 500 lira para aldım. Sonra dinamosunu sökmüştüm, ’ona sayarız’ dedi. Birkaç gün sonra ben yokken çalıştığım iş yerine gelmiş. Benim kornayı almış ve ’aldığımı söylemeyin’ diye elemanlara tembih etmiş. Daha sonra kornaları takacaktım, baktım ortada yok. D.M. isimli şahsın gelip aldığını öğrendim. İki gün sonra evine gittim. Kendisini aradım, kornaları vermesini söyledim. O da tamam diyerek, ’malzemeleri sök al’ dedi" ifadelerini kullandı "Kamera görüntüleri var" Bir süre sonra D.M.’nin de geldiğini belirten Koç, "Yaklaşık 10 dakika sonra eve kendileri de geldi. D.M.’nin kendisinin bir araçtan teyp alırken güvenlik kamera kaydını anne ve babasına izlettirdim. Kendisi de araçtan kornayı söktüğümü biliyordu. Kornalar benim olduğu için hiç bir şey diyemedi. Konsol bezimi de aldım. Benim teybi aldığımı söylemiş ama ben almadım. Arabayı aldığı günden beri üstünde. Kendisi bir araçtan teyp sökerken güvenlik kamera görüntüleri var. Ben bunları öğrenince kötü oldum" dedi. "Gerçek ortaya çıksın" Kendisiyle alakalı haberleri görünce çok kötü duruma düştüğünü anlatan Süleyman Koç, "Arkadaşlarım aradı, hakaret edenler oldu. Milletin gözünde kötü duruma düştüm. İş yerinde müşterilerde azalma oldu. İşyerime gelen kişilere gerçekleri anlatıyordum. Çünkü herkesin gözünde suçlu duruma düştüm. Olay sonrası emniyete giderek ifade verdik. D.M. isimli şahıs kornayı kendisinin aldığını itiraf etti. Ben herkesin gözünde kötü duruma düştüm. Her şeyin açığa çıkmasını istiyorum, kendi evindeki kamera kayıtlarının alınıp incelenmesini istiyorum" şeklinde konuştu.
Manisa Manisa’da ‘atık yağını getir, suyunu kurtar’ kampanyası Yunusemre Belediyesi bünyesinde, Manisa Büyükşehir Belediyesi koordinesinde hayata geçirilen "Atık Yağını Getir, Suyunu Kurtar" kampanyası ile şehirde önemli bir çevre hareketi başlıyor. Gelecek nesillere daha temiz bir doğa bırakmayı hedefleyen Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi anlamlı bir proje ile evsel bitkisel atık yağlar çevre kirliliği olmaktan çıkarılarak ekonomiye geri kazandırmayı amaçlıyor. ‘Sıfır Atık’ vizyonu doğrultusunda hazırlanan kampanya çerçevesinde, atık yağını getiren vatandaşlar hem doğayı korumuş olacak hem de yeni bitkisel yağ ve canlı çiçek hediyeleriyle ödüllendirilecek. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’ın öncülüğünde gerçekleştirilen bu iş birliği, su kaynaklarımızı tehdit eden atık yağ kirliliğine karşı güçlü bir set çekmeyi hedefliyor. Kampanya kapsamında 3 litre atık yağ getiren vatandaşlara 1 litre yeni bitkisel yağ ve canlı çiçek, 10 litre getirenlere 2 litre yeni yağ ve çiçek, 20 litre ve üzeri atık yağ getirenlere ise 3 litre yeni yağ ve çiçek hediye edilecek. Kontenjanla sınırlı olan bu teşvik edici uygulamada, bir kişi en fazla 3 litre yeni yağ teslim alabilecek. Doğa dostu bu etkinlik, 31 Mart 2026 Salı günü Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda kurulacak toplama noktasında gerçekleştirilecek. Sabah saat 09.00’da başlayacak olan atık yağ toplama süreci, akşam 17.00’ye kadar devam edecek. Manisa halkının çevre bilincini pekiştirmeyi hedefleyen Büyükşehir ve Yunusemre belediye yetkilileri, sadece 1 litre atık yağın 1 milyon litre temiz suyu kirletebileceğine dikkat çekerek, tüm Manisalıları bu anlamlı günde Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’na davet ediyor.