KÜLTÜR SANAT - 10 Temmuz 2025 Perşembe 17:39

Kastamonu, Sinop ve Çankırı, turizm master planıyla turizmde çağ atlayacak

A
A
A
Kastamonu, Sinop ve Çankırı, turizm master planıyla turizmde çağ atlayacak

Çalışmaları 10 yılı aşkın süren TR82 Bölgesi Turizm Master Planı ile Batı Karadeniz Bölgesinin tanıtımı yapılarak, turizm gelirlerinin arttırılması hedefleniyor.


Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti finansmanıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından yürütülen proje ile hazırlanan ve 10 yılı aşkın hazırlıkları süren "TR82 Bölgesi Turizm Master Planı"nın tanıtım toplantısı yapıldı. Toplantıda TR82 Bölgesinde yer alan Çankırı, Sinop ve Kastamonu’nun turizm ile ilgili hedefleri dile getirildi.



"Türkiye yüzyılı kalkınma hamlesi programını başlattık"


KUZKA’da gerçekleştirilen tanıtım toplantısında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye yüzyılı kalkınma hamlesi programını başlattık. Mayıs’ın sonu itibariyle yeni teşvik sistemimiz yayınlandı. Yeni teşvik sisteminin 2 önemli ayağı bulunuyor. Birisi taşınma teşvikleri, diğeri de yerel kalkınma hamlesi. Yerel kalkınma hamlesi bizim bütün yaptığımız hem ülkemizi yüksek teknolojiye geçirme hamlelerinde hem de bu kalkınma hamlesini tabana ve bölgeler arası eşitsizliği giderecek şekilde yaygınlaştırma amaçlarımız için çok kritik. Eğer birinci bölgeden dördüncü ya da beşinci bölgelere bir yatırım taşınırsa bunu bir sıfırdan yatırım yapılmış gibi kabul ve teşvik edeceğiz. Dolayısıyla ikinci el de olsa birinci bölgeden taşınacak makineler, bu bölgelere gelecek yatırımları sıfırdan yapılmış yatırım gibi teşvik edeceğiz. Türkiye yüzyıllık kalkınma hamlesi programında bölgeler arası eşitsizliği giderecek önemli bir çağ başlatacağı kanaatindeyiz. İkincisi yerel kalkınma hamlesinde de her il için her sene 4 tane o ilin potansiyelini açığa çıkaracak ve o ile yapılacak dokunuşla o illerde büyük etki uyandıracak sektörleri tespit edip bu yatırımlara altıncı bölge teşvikleri vermeyi planlıyoruz. Bunu da ilk programı dün açıklandı. 81 il için 324 başlık açıklandı, inşallah bu başlıklarda da bölgemizde yapılacak illerimizdeki yatırımlarla kalkınmayı tabana yaymayı hedefliyoruz" dedi.



"Çok yakın gelecekte 100 milyar dolar turizm geliri hedefliyoruz"


Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ise, "Dünya Turizm örgütü geçtiğimiz günlerde açıkladı, Türkiye artık dünyada en fazla turist ağırlayan 4’üncü ülke konumuna geldi. Türkiye turizmde artık dünyanın en önde gelen ülkelerinden birisi konumda. Türkiye’nin geldiği bu aşama ülkemizin ekonomik ve gelişimi ile cari açığın kapatılması açısından son derece kritik. Türkiye barındırdığı fırsatlar, cennet ülke olması her türlü turizm ürününe sahip olması büyük bir potansiyele, zengin bir imkana sahip olması nedeniyle bu 61 milyar dolar bizim için asla yeterli değil. Bizim çok çok daha büyük hedeflerimiz var. Türkiye içinde barındırdığı bu potansiyelle çok yakın gelecekte 100 milyar dolar turizm geliri hedefliyoruz. Biz de bu anlayıştan bu gerçekten yola çıkarak Bakanlık olarak sektörümüzle, bölgelerimizle çok güçlü işbirliği içerisinde 100 milyar ve daha üst taraflara ulaşmak için çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürmekteyiz. Belirlenen hedeflere ulaşmak için Türkiye’nin tüm imkanlarını 81 ile yayıyoruz. Turizm ürününün her birinin pazarlamasını, tanıtımını yaparak ülkemize daha fazla insan çekebiliriz. Özellikle son yıllarda kültür, inanç, gastronomi, doğal güzellikler gibi saiklerle seyahat etme, 21 yıl önce tüm dünyada yüzde 7’ydi. Bugün bu oran yüzde 40’lara gelmiş durumda. Bu büyük bir pasta demek. Bugün dünyada 1,5 milyar insan seyahat ediyor, 500 milyonun üzerinde insanın artık kültür, gastronomi, inanç, doğal güzellikler gibi yerleri seyahat ettiği anlamına geliyor. Bu çerçevede Batı Karadeniz Bölgemiz, Türkiye’nin gastronomi kültür, inanç, gastronomi, doğal güzellikler açısından çok büyük potansiyele ve imkana sahip bölgelerimizin başında geliyor. Sinop, Kastamonu, Çankırı, Zonguldak, Karabük, Bolu, Düzce, kültürel zenginlik olarak baktığımızda büyük ürünler ve eserler bulunuyor. İnanç merkezi açısından özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait çok ciddi inanç merkezleri bulunuyor. Doğal güzelliğini söylememe gerek dahi yok. Dünyanın cennet köşelerinden bir tanesi bu bölge, Ilgaz gibi kış turizm merkezimiz var. Gastronomisini, mutfağını söylememize gerek yok. Olağanüstü zengin, lezzetli bir mutfağı var. Dolayısıyla elimizde müthiş bir potansiyel var. Biz bu potansiyeli inşallah nitelikli turizm ürünlerine dönüştürerek, bu anlamda dünyanın kültür, inanç, gastronomi, doğal güzellikler açısından dünyanın en gözde turizm merkezlerinden birisi yaparız" diye konuştu.



"İş adamlarımızdan yatırım yapmalarını istiyoruz"


Kastamonu’nun sahip olduğu turizm potansiyeline dikkat çeken Kastamonu Valisi Meftun Dallı da, "Denizi, kayak turizmi, doğa, inanç ve gastronomi turizmiyle dört mevsim turizm yapılabilir bir ilimiz. Bu potansiyeli inşallah diğer Çankırı ve Sinop illerimizle birlikte bir bütüncül bakış açısıyla bu master planının yardımcı olacağını umuyor ve diliyoruz. İş adamlarımızdan Kastamonu’ya ve diğer illerimize yatırım yapmalarını istiyoruz. Turizmde en önemli ayak tesisler, istediğiniz kadar tanıtım yapın ama insanlar geldiğinde rahatça konaklayabilecekleri, yiyip içebilecekleri, istirahat edebilecekleri tesisler yoksa maalesef söylediğiniz havada kalıyor. İlimizden memnun ayırılan herkes bir sonraki yıla yanında 10 kişiyle gelecek iken tersi olduğunda yani mutsuz bir şekilde ayrıldığında gelenlerin de bir şekilde önüne geçiyor. Onun için en başta turizm yatırımlarına ihtiyacımız var. 3 ilimizde de aynı sorunun var olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.



"Turizm Master Planı, 10 yılı aşkın disiplinli çalışmayla bir üst aşamaya geçişin somut göstergesi"


KUZKA Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç ise, TR82 Bölgesi Turizm Master Planı ile ilgili bilgi vererek, "10 yılı aşkın disiplinli bir müdahalenin doğal bir sonucu, bir üst aşamaya geçişin somut göstergesidir. 2015 yılında hayata geçirdiğimiz Bütünleşik Turizm Projesi, bölge turizmine yönelik sistematik ilk müdahalemiz oldu. Tanıtımda parçalı yapıyı ortadan kaldırarak tek elden pazarlama anlayışını benimsedik. Şehirlerimizin kurumsal kimliğini oluşturduk, destinasyonlarımızı dijital ve geleneksel araçlarla görünür kıldık. Bu adım, bölgesel turizmin dağınık yapıdan çıkıp stratejik bir çerçeveye oturtulmasında önemli bir eşikti. Kurumsal altyapının ardından odağımızı sahadaki dönüşüme yönelttik. Turistik içerik üretimini destekledik, bölgemizin potansiyelini değere dönüştürerek tanıtımdan yönetime geçtik. Bu dönemde, turizm eylem planlarını uygulamaya koyduk. 30’un üzerinde saha araştırması, analiz ve fizibilite çalışmasıyla veri temelli politika üretimi sağladık. Türkiye’de bir ilk olan Destinasyon Odaklı Mali Destek Programlarımız ile birçok önemli projeyi hayata geçirdik. Sadece altyapı yatırımı değil, hikayesi olan mekanlar ve deneyime dayalı turistik alanlar oluşturduk. Bölgenin turizmde değer üretici bir konuma gelmesiyle birlikte, bu değeri tescillemek ve görünür kılmak üçüncü evremizi oluşturdu. UNESCO adaylık süreçlerinden, Cittaslow üyeliğine, coğrafi işaretlerden AB tescil başvurularına, kültürel festivallerden güçlü aktörlerle iş birliklerine kadar çok sayıda çalışma yürüttük. Bu dönemde TR82 Bölgesi’nin, yalnızca bir potansiyel değil, tanınan ve tercih edilen bir destinasyon haline gelmesini hedefledik. Türkiye’nin şu anda açık tek turizm teşvik programı olan "Batı Karadeniz’i Keşfet" ile seyahat acenteleri üzerinden konaklamalı tur paketlerini teşvik ediyoruz. 10 yılı aşkın bu süreci geride bırakırken artık daha yüksek bir vizyona, daha bütüncül bir bakışa ihtiyacımız vardı. Tamamlamış olmaktan gurur duyduğumuz TR82 Bölgesi Turizm Master Planı, tam bu ihtiyaçtan doğmuştur. Bu plan; geçmişteki tüm müdahalelerin sentezidir, bölgesel potansiyelin stratejik yönetime dönüşmesidir, yerelin sesiyle şekillenmiş, küresel eğilimleri gözeten bir yol haritasıdır. Bugün geldiğimiz noktada, artık tanıtım yapan değil yön veren, yatırım bekleyen değil yatırımı planlayan, takip eden değil trend oluşturan bir turizm bölgesi olma yolundayız. Bu çıtayı daha da yukarı taşımak için master planı sadece bir belge değil; birlikte hayata geçireceğimiz bir vizyon olarak değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.



Planda, kısa, orta ve uzun vadede 48 proje önerisi sunuluyor


Turizm Master Planı katılımcılık ilkesine dayalı, iş birliğini esas alan ve yerel ihtiyaçlara duyarlı bir anlayışla ile çok yönlü analiz süreci sonunda, kamu kurumları, yerel yönetimler, sektör temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve akademik çevrelerin katkılarıyla hazırlandı. Plan, TR82 Bölgesi’ni yıl boyu tercih edilen bir destinasyona dönüştürmeye ve bölgenin sosyo-ekonomik kalkınmasına katkı sağlamaya yönelik somut proje önerileri içeriyor. Ulusal politika belgeleriyle uyumlu olarak şekillendirilen planlama sürecinde, bölgenin doğal, kültürel ve ekonomik potansiyeli ile altyapı, alt destinasyonlar arası iş birliği, bölgesel kimlik bütünlüğü ve mevsimsellik konuları göz önünde bulundurularak toplamda öncelikli 48 proje önerisi geliştirildi. Söz konusu projelerin bir kısmı kısa vadede hızla uygulamaya geçirilebilecek somut adımları içerirken, bazıları ise TR82 Bölgesi’nin turizmde sürdürülebilir dönüşümünü hedefleyen orta ve uzun vadeli stratejilere temel oluşturuyor.



Kastamonu, Sinop ve Çankırı, turizm master planıyla turizmde çağ atlayacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla ‘Kadıncıklar’ oyunu büyük ilgi gördü Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü tarafından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen ‘Kadıncıklar’ adlı tiyatro oyunu sanatseverlerle buluştu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezinde sahnelenen oyun, farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden kadınların toplumsal hayatta karşılaştığı sorunları ve erkek egemen toplum yapısının oluşturduğu eşitsizlikleri sahneye taşıdı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği ‘Kadıncıklar’, izleyicilere hem düşündüren hem de duygulandıran güçlü bir anlatı sundu. 1983 yılında Tuncer Cücenoğlu tarafından kaleme alınan ve ‘coşku kıpırtılarıyla dolu bir oyun’ olarak nitelendirilen ‘Kadıncıklar’, oyununda imam nikâhı, berdel, töre ve namus cinayetleri, genel kadın, evlilik dışı birliktelik gibi kavramlar; farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden ele alınıyor. Eser, farklı zihniyetler nedeniyle hayatını kaybeden kadınlara adanmış güçlü bir anlatı sunuyor. Oyunun yönetmenliğini Utkan Özüpak üstlenirken, dramaturgluğunu Nazan Kıdıl yaptı. Sahne amirliğini Mehmet Telli’nin yürüttüğü oyunun ses ve ışık tasarımı ise Muzaffer Makas tarafından gerçekleştirildi. ‘Kadıncıklar’ oyunu ilk olarak Levent Kırca tarafından Ankara Devlet Tiyatrosunda sahnelenmiş olup, Türkiye’nin birçok ilinde ve yurt dışında tiyatroseverlerle buluştu. Erkek egemen toplumda kadının metalaştırılmasını konu alan eser, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra Sadri Alışık Kültür Merkezi tarafından da sahnelendi. Muğlalı sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği oyun sonunda oyuncular uzun süre ayakta alkışlandı. Başkan Aras: "Bu oyun kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen oyunun kadınların yaşadığı toplumsal sorunlara dikkat çektiğini belirterek şunları söyledi: "Sanat, toplumun aynasıdır. Kadınların yaşadığı eşitsizlikleri, acıları ve mücadeleyi anlatan bu tür eserler toplumsal farkındalığın artmasına büyük katkı sağlıyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde sahnelenen ‘Kadıncıklar’ oyunu da kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor. Kadınların yaşamın her alanında eşit, özgür ve güçlü olduğu bir toplum için çalışmaya devam edeceğiz"
Siirt Siirt’te 4 çocuk annesinden 2 yıldır haber alınamıyor Siirt’te 2 yıldır kayıp 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ait henüz bir ize rastlanmazken, olaya ilişkin yürütülen soruşturmada eşi, kayınbiraderi ve kayınbabasının tutukluluk hali devam ediyor. Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan 30 yaşındaki 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Akyel’den kaybolduktan bugüne kadar haber alınamadı. Yürütülen soruşturma kapsamında Akyel’in eşi İ.G. kayınbirader H.G. ve şüphelilerin babası İ.G. gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir, katıldığı bir televizyon programında kardeşinin tandırda yakıldığını ileri sürmüş, gizli tanıklar olduğunu, yeğenlerinin aileden alınmasını istediklerini söylemişti. Avukat Gurbet Bilbay ise Mekiye Akyel için Siirt’te olduklarını belirterek, olayın iki gün sonra unutulmasını istemediklerini, sıradan bir cinayet olmadığını söyledi. Avukat Bilbay, "Genelde de müvekkilim bununla ilgili mesajlar alıyor tandırda yakıldığına dair. Hep buna yönelik iddialar var. İnsanlar konuşmaya korkuyor bununla ilgili gizli tanık dinlettireceğiz. Çocukların onlardan alınmasını için elimizden geleni yapacağız. Lütfen buradan sesleniyorum bu cinayet unutulmasın Mekiye Akyel için elimizden geleni yapalım" dedi. Avukat Sevginur Uzunhasan ise 4 çocuk annesi Mekiye Akyel için Siirt’te olduklarını dile getirdi. Uzunhasan, "Halime hanımın bu dosyanın buralara gelmesinde büyük cabası vardır. Savcılık makamı şüphelileri tutuklamış durumdadır. Bugün çocuklarını görmeye gittik. Durumun unutulmasını istemiyoruz’’ diye konuştu. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir de savcıyla görüşüp ifade verdiklerini belirterek, "Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Avukatlarımla birlikte buradaydık. Çocukları görmek istiyorum. Oradan alınmalarını istiyorum. Gizli tanıklar var, bana mesajlar geliyor. Gizli tanık olarak dosyaya alınmasını istiyorum. Bu davanın peşini bırakmayacağım" şeklinde konuştu.
Ankara Memur-Sen Başkanı Yalçın: "Ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" Eğitim Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Uluslararası eğilimlere uyumlu olması nedeniyle ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" dedi. Memur-Sen Konfederasyonu ve Eğitim Bir-Sen Sendikası Genel Başkanı Ali Yalçın, 81 ilde 120 bin okul yöneticisi, öğretmen veli ile yaptıkları ara tatillere yönelik saha araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yalçın, İstanbul’da öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’e baş sağlığı diledi. Eğitimde çözüm odaklı araştırmalarla ve raporlarla çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yalçın, ara tatil modeline ilişkin de öğretmenlerin, öğrenciler ve velilerin görüşlerini almak amacıyla da saha çalışması yaptıklarını ifade etti. Yalçın, "Toplamda 119 bin 709 okul yöneticisi, öğretmen, öğrenci ve velinin katılımıyla araştırmayı gerçekleştirdik. Araştırma sadece devlet okullarında görev yapan öğretmen ve okul yöneticilerini ortaokul ve orta öğretim öğrencilerini ve temel eğitim ile ortaöğretimde çocuğu olan velileri kapsamaktadır. Araştırmaya 55 bin 126 öğretmen, 7 bin 792 yönetici, 20 bin 675 öğrenci, 36 bin 116 veli katılmıştır" diye konuştu. "Öğretmen, yönetici, veli mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir şekle kavuşturduğu yönündedir" Yapılan saha çalışmalarının sonuçlarını paylaşan Yalçın, sözlerine şöyle devam etti: "Olası bir kaldırma kararına yönelik katılmama oranı açısından öğretmenlerin yüzde 88,2’si, okul yöneticilerinin yüzde 72,1’i ve velilerin 70,5’i bu kaldırma kararına katılmamaktadır. Özellikle öğrencilerin lisede yüzde 85,7 ortaokulda yüzde 78,4 uygulamayı devam ettirme yönünde bir iradesi ve isteği vardır. Bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklerim diyen velilerde oran erkek velilerde yüzde 18,3 kadın velilerde yüzde 23,6. İkimiz de çalışıyoruz diyen velilerin yüzde 76,2’si, sadece ben çalışıyorum diyen velilerin yüzde 71,2’si, ikimiz de çalışmıyoruz diyen velilerin yüzde 67,9’u sadece eşim çalışıyor diyen velilerin de yüzde 64,3’ü bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklememektedir. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu öğretmen, yönetici, veli mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir şekle kavuşturduğu yönündedir." Velilerin genel olarak ara tatillerin çocuğun kişisel gelişiminde önemli rol oynadığına dikkati çektiklerini söyleyen Yalçın, öğretmenlerin de bu dönemlerin bilişsel ve duygusal tazelenme sağladığını söylediklerini ifade etti. "Ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" Yalçın, yapılan araştırmalarda ara tatilin kaldırılmasına karşı olunduğunu aktaran, "Ara tatil uygulamasının bir defa devamlılığı sağlanmalıdır. Saha araştırması; öğretmenlerin, yöneticilerin, velilerin ve öğrencilerin büyük bir çoğunluğu ara tatillerin kaldırılmasına karşı olduklarını ifade etmişlerdir. Bu güçlü toplumsal destek ve uygulamanın OECD standartları ve uluslararası eğilimlere uyumlu olması nedeniyle ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" açıklamasında bulundu. Ödev ve proje yükünün dengelenmesi gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Ara tatillerde öğrencilere akademik ağırlıklı yoğun ödevler vermek yerine kitap okuma, hobilerle ilgilenme ve sosyal etkinliklere yönlendirmek gibi bu anlamda çeşitli önermeler yapılabilir ve strese sokmayacak teşvik bu anlamda devreye alınabilir" diye konuştu. "Bölgesel okul bazı, esnek takvim modelleri üzerinde durulabilir" Ara tatillerin takvimi belirlenirken de pedagojik dengeyi bozmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine de değinen Yalçın, "Bölgelerin iklim şartları ve ihtiyaçları ile dini bayramlar tatillerini ile dikkate alınarak iki ara tatilden birinin geçici süre kaldırılarak yarı yıl tatilinin üç haftaya çıkarılması veya bu sürenin yaz tatili başlangıcına eklenmesi gibi genel bölgesel okul bazı, esnek takvim modelleri üzerinde durulabilir. Bu çok uzun bir süre olacak bir şey değil. Birkaç yıllık süre içerisinde bu söz konusu olabilir" ifadelerine yer verdi. Yalçın, Eğitim-Bir-Sen olarak çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.
Antalya Kepez’de her gün iftar, her gün bereket Kepez’de Ramazan ayının manevi iklimi, her gün kurulan iftar sofralarıyla yaşanıyor. Ramazan’ın on dokuzuncu gününde Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinleri, aynı sofrada oruçlarını açmanın mutluluğunu paylaştı. Kepez Belediyesi’nin Ramazan ayının on dokuzuncu gününde kurulan iftar sofraları Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinlerini bir araya getirdi. Duraliler Mahallesi kapalı pazar alanında düzenlenen ve yoğun katılımın olduğu iftar programında vatandaşlar aynı sofrada oruçlarını açmanın heyecanını yaşadı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, iftar yemeğinde mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Başkan Kocagöz, iftar öncesinde kurulan masaları tek tek dolaşarak vatandaşlarla sohbet etti. Vatandaşların Ramazan ayını tebrik ederek, hayırlı iftar dileklerini iletti. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çeken Başkan Kocagöz, aynı sofrada buluşmanın önemine vurgu yaparak Ramazan’ın toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Ramazan ayının sadece oruç tutmak olmadığını belirten Başkan Kocagöz, "Ramazan ayı sabırlı, adaletli olmak, paylaşmak, dayanışmak, birlik ve beraberlik içinde olmak demektir. İşte bizde tamda burada Kepez Belediyesi olarak sadece hizmet üretmiyoruz. Birlik ve beraberliği sağlıyoruz. Çocuklarımızın umutları, gençlerimizin hayalleri, büyüklerimizin huzur içerisinde yaşayabilecekleri bir ilçe için gecemizi gündüzümüze katıyoruz ve sizlere layık olmaya çalışıyoruz" dedi. "Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız" Kepez yolculuğuna çıkarken, "Kepez’de hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek" sözlerine değinen Başkan Kocagöz, " Bizim olduğumuz yerde bir çocuğumuz üşümeyecek, bir insanımız yatağa aç girmeyecek. Belediyecilik demek budur. Yol yapmak, park yapmak bizim asli görevimizdir. Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. Etrafımızda yoksul insan, çaresiz insan olmamalı Bunu hep beraber sağlayacağız" diye konuştu. Dünya’daki sıcak gelişmelere de değinerek, "Elbet bir gün bu ateşi yakanlar, o ateşte yanacaklardır" diyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ sözlerine değindi. Seçim döneminde vaat edilen 105 projenin 50’sini tamamladıklarını ve 98 projenin ise ilçede işler halde olduğunu söyledi. Duraliler ve Avni Tolunay muhtarlarına da çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Kocagöz, "Onlar bizim hizmet elçimiz Biz hizmet elçilerimiz, muhtarlarımız sayesinde mahallelerimizin ihtiyaçlarını çok daha rahat gözlemliyoruz. Elimizden geleni mahallelerimiz ve vatandaşlarımız için yapmaya çalışıyoruz" dedi. Başkan Kocagöz, Ramazan ayında Kepez’de her gün iftar sofralarının kurulduğunu, Dokumapark ve Kent Meydanı’nda da Ramazan etkinliklerinin düzenlendiğini söyledi. Kepez’in ortak gelecekleri olduğunu belirten Başkan Kocagöz, "Çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız ve engellilerimiz Kepez’de bizim baş tacımız" ifadelerini kullandı.