EĞİTİM - 10 Ocak 2026 Cumartesi 14:26

Kastamonu Üniversitesi’nde toz metalurjisiyle geliştirilen elektrik çeliği tescillendi

A
A
A
Kastamonu Üniversitesi’nde toz metalurjisiyle geliştirilen elektrik çeliği tescillendi

Kastamonu Üniversitesi’de toz metalurjisi yöntemiyle, Co, Ni, Cu ve Cr gibi farklı elementlerle üretilen elektrik çeliği, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.


Kastamonu Üniversitesi hak sahipliğinde başvurusu yapılan Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yücel Çetinceviz ve Doç. Dr. Mehmet Akkaş’ın buluşçusu olduğu "Toz Metalurjisi Yöntemi ile Farklı Alaşım Elementleri İlave Edilerek FeAlSiMn Elektrik Çeliği Üretimi" başlıklı çalışma, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi. Patent kapsamında, FeAlSiMn esaslı elektrik çeliği toz metalurjisi yöntemiyle üretilerek Co, Ni, Cu ve Cr gibi farklı elementleriyle modifiye edildi. Sıcak presleme yöntemiyle elde edilen numunelerin mekanik, elektriksel ve manyetik özellikleri ayrıntılı olarak incelendi. Yapılan analizler sonucunda, daha düşük histerezis kaybı ve daha yüksek manyetik akı yoğunluğu sergilediği belirlendi.


Elde edilen keşifler, geliştirilen malzemenin trafo, motor, jeneratör ve elektromanyetik nüve gibi birçok elektrik mühendisliği uygulamasında kullanılabileceğini ortaya koydu. Patent çalışmasının elektrik malzemeleri alanında dışa bağımlılığın azaltılmasına ve yüksek katma değerli yerli üretimin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Ayrıca daha uzun ömürlü ve düşük maliyetli elektrik çeliklerinin geliştirilmesiyle sanayiye önemli kazanımlar sunulması amaçlanıyor.


Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, üniversitelerde yürütülen bu tür çalışmaların stratejik önemine dikkat çekerek, "Üniversitemizde ortaya konulan her patent, akademik bilginin somut çıktılara dönüşmesinin bir göstergesidir. Doç. Dr. Yücel Çetinceviz ve Doç. Dr. Mehmet Akkaş’ın geliştirdiği bu çalışma, hem bilimsel niteliği hem de sanayiye yönelik uygulama potansiyeli bakımından son derece kıymetlidir. Yerli imkânlarla ortaya konulan bu tür yenilikçi çalışmalar, Üniversitemizin araştırma ve yenilik vizyonuna katkılar sunmaktadır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Adliyede kadın hakimi vuran savcı soruşturmasında sevk yazısı ortaya çıktı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi binasında kadın hakim Aslı K.’yı silahla vurarak yaralanan Savcı Muhammed Çağatay K.’nın soruşturmasında detaylar Savcılığın sevk yazısında ortaya çıktı. Sevk yazısında, şüpheli savcının daha önce mağdura tehdit içerikli mesaj ile görseller gönderdiğinin tespit edildiği ve savcının öldürme kastıyla ateş ederek araya engel hal girmesi nedeniyle eylemini tamamlayamadığı aktarıldı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi binasında 13 Ocak 2026’da kadın hakim Aslı K.’yı tartışma sırasında silahla kasık kısmından vurarak yaralayan Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay K.’ya yönelik yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında detaylar Savcılığın sevk yazısında ortaya çıktı. Duygusal birliktelik iddiası Sevk yazısında, şüpheli Savcı Muhammed Çağatay K. ile mağdur Hakim Aslı K.’nın 2023 Eylül’den beri duygusal birliktelik yaşamaya başladıkları, aralarındaki yaş farkı, sosyal durumları, hakimin önceki evliliğinden çocuğunun bulunması ve şüpheli K.’nın bu birlikteliğin evliliğe dönüşmek istememesi iddiasıyla tartışmalar yaşandığı, şüpheli K.’nın mesleki kariyerinin olumsuz etkileneceğini düşünerek bu birlikteliği sonlandırmak istediği ancak mağdurun buna yanaşmadığı, bunun için de şüphelinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi binasına mağdurun çalışma odasına gittiği aktarıldı. Çaycı odaya girdi ve Savcının elinden silahı aldı Yazıda, şüpheli Muhammed Çağatay K. ile mağdur Aslı K.’nın çalışma odasındayken tekrar tartıştıkları, şüphelinin ifadesine göre mağdurun K.’ya vurmaya başladığı, o sırada çay ocağında çalışan Yakup K.’nın odaya girdiği, mağdurun Yakup K.’dan yardım istediği, tanık Yakup K.’nın ifadesine göre ise yardım isteği üzerine Yakup K.’nın araya girdiği, bu sırada şüphelinin savcı olduğunu söyleyerek elini beline götürdüğü ifade edildi. Tanık ifadesine göre devamında, şüpheli Muhammed Çağatay K.’nın belinden silahını çıkarttıktan sonra koşmaya başladığı, bunun üzerine Yakup K.’nın hamle yaptığı, silahın birden fazla kez ateş aldığı, Yakup K.’nın şüphelinin elini zor kullanarak havaya kaldırdığı ve duvara yaslayarak silahı elinden aldığı, akabinde polislerin gelerek müdahale ettiği kaydedildi. Savcının öldürme kastıyla ateş ettiği ve araya engel hal girmesi nedeniyle tamamlayamadığı belirtildi Sevk yazısında, şüpheli Muhammed Çağatay K.’nın daha önceki günlerde mağdur Aslı K.’ya tehdit içerikli mesaj ve görseller gönderdiğinin tespit edildiği, mağdurun ifadesinin henüz alınamadığı, şüphelinin cep telefonu şifresini vermediği, ayrıca şüpheli savcının eylemini araya engel hal girmesi nedeniyle tamamlayamadığı ve mağduru öldürme kastıyla ateş ettiği aktarıldı.
Samsun Samsun’da iki askeri arazi "ticaret, turizm ve konut alanı"na dönüşüyor Samsun’da askeri amaçla kullanılan toplam 74 dönümlük iki alanın "ticaret, turizm ve konut alanı" olarak değerlendirilmesini öngören imar değişikliği teklifi, komisyonda oy çokluğuyla kabul edilerek meclis gündemine taşındı. Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi Ocak Ayı Komisyon Toplantısı, Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında gerçekleştirildi. Komisyon toplantısında, İlkadım ilçesinde bulunan iki askeri alanın imar kullanımının değiştirilmesine yönelik teklifler görüşüldü. Derecik Mahallesi’nde yer alan 47 dönümlük askeri kullanım alanı ile Kökçüoğlu Mahallesi’nde Gökberk Kışlası karşısında bulunan 27 dönümlük askeri alanın ticaret, turizm ve konut alanına dönüştürülmesini içeren maddeler, komisyondan geçti. Madde hakkında söz alan CHP Grup Başkanvekili Hasan İpek, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından askeri alanların farklı kullanımlara açılmasına yönelik toplumda oluşan hassasiyete dikkat çekerek teklife karşı olduklarını ifade etti. Eleştirilere cevap veren Meclis Başkanvekili Soğuk ise "Hiç merak etmeyin. İdaredeki arkadaşlarımız, askeriyemizin ihtiyaç duyması takdirinde alan konusunda yeni yerlerin üretilmesinde fevkalade hızlı hareket edecekler. Bir devletin askeri olmazsa, varlığı da mümkün değildir. Hassasiyetinizi takdir ile karşılıyoruz. Bu konuda bir eksiklik olmaması için gerekli ihtimamı göstereceğiz" dedi. CHP grubu, Kökçüoğlu Mahallesi’ndeki alanın heyelan bölgesinde yer aldığını ve 11 kat imar bulunan arazide yeterli fizibilite çalışması yapılmadan ticaret alanına dönüştürülmesinin doğru olmadığını savunarak olumsuz görüş bildirdi. Nihat Soğuk ise gelişen teknolojiyle birlikte gerekli jeolojik ve teknik incelemelerin yapılacağını, alanın en uygun şekilde değerlendirilerek kente kazandırılacağını açıkladı. Teklifler, CHP grubunun muhalefetine rağmen oy çokluğuyla kabul edildi. Komisyondan geçen maddeler, 16 Ocak Cuma günü yapılacak Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında ele alınacak.
Karabük KBÜ’den dekan görevlendirmeleriyle ilgili iddialara açıklama Karabük Üniversitesi (KBÜ), son günlerde bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında Tıp ve Diş Hekimliği Fakülteleri dekanlık görevlendirmeleriyle ilgili yer alan haberlerin eksik bilgiye dayalı ve hususundan koparılmış olduğunu bildirdi. Üniversiteden yapılan açıklamada, Diş Hekimliği Fakültesi Dekan görevlendirmesinin 2024 yılında gerçekleştirildiği belirtilerek, yaklaşık iki yıl önce tesis edilen yasal bir işlemin yeni bir gelişme gibi sunulmasının gerçeği yansıtmadığı ifade edildi. Açıklamada, üniversitedeki idari görevlendirmelerin ilgili alanlardaki idari tecrübe ve yetkinlik esas alınarak yapıldığı vurgulandı. Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı’nın, Tıp Fakültesinde 9 yıldır öğretim üyesi, 6 yıldır da profesör olarak görev yaptığı, tıp, diş hekimliği ve eczacılık eğitiminin ortak temeli olan tıbbi biyokimya alanında ulusal ve uluslararası yetkinliğe sahip olduğu kaydedildi. Söz konusu dekanın, Temel Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı ve Fakülte Yönetim Kurulu Üyeliği gibi görevlerle sağlık eğitimi yönetiminde tecrübe kazandığı bildirildi. Tıp Fakültesine görevlendirilen dekanın ise 6 yıldır Tıp Fakültesi bünyesinde profesör olarak görev yaptığı aktarılan açıklamada, mikrobiyoloji alanında çok sayıda ulusal ve uluslararası akademik eser verdiği, geçmişte çeşitli üniversitelerde rektör yardımcılığı, dekanlık ve enstitü müdürlüğü gibi üst düzey idari görevlerde bulunduğu ifade edildi. Açıklamada, dekanlığın akademik bir unvan değil idari bir görev olduğuna dikkat çekilerek, sağlık bilimleri eğitiminin disiplinler arası temel bilimler üzerine inşa edildiği, yapılan görevlendirmelerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na, akademik teamüllere ve liyakat esaslarına uygun olduğu belirtildi. Üniversitenin bilimsel kriterlerden ve liyakat esaslarından taviz vermeden çalışmalarını sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, kamuoyunun manipülatif içerikler yerine resmî kaynaklara itibar etmesi çağrısında bulunuldu.