ASAYİŞ - 06 Şubat 2026 Cuma 15:19

Kastamonu’da bir kişinin öldüğü bıçaklı kavgayla ilgili yargılama başladı

A
A
A
Kastamonu’da bir kişinin öldüğü bıçaklı kavgayla ilgili yargılama başladı

Kastamonu’da iki aile arasında çıkan ve bir kişinin bıçaklanarak öldüğü bıçaklı kavgayla ilgili sanığın yargılanmasına başlandı.


Olay, 14 Ağustos 2024 tarihinde Cide ilçesine bağlı Cumhuriyet Mahallesi Muzaffer Güzelant Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aynı binada yaşayan ve daha önce aralarında husumet bulunan iki aile arasında kavga çıktı. Kavga sırasında Yılmaz Fayiz bıçaklanarak öldü. Olayın ardından gözaltına alınan 62 yaşındaki Şaban K. tutuklandı.


Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde Şaban K. hakkında "kasten öldürme" suçundan dava açılan dava görülmeye başlandı. Duruşmada sanık, tanıklar, müştekiler ve avukatlar hazır bulundu.



"Ben kimseyi öldürmedim, ben bıçaklamadım"


Duruşmada kendisini savunan sanık Ş.K., "Yılmaz, çocukluk arkadaşımın oğlu oluyor. Aramızda da herhangi bir şekilde husumet yoktu. Ben kimseyi öldürmedim. Ben bıçaklamadım. Nasıl bıçaklandığını, nasıl öldüğünü bilmiyorum. Olayın sabahında Yılmaz, kızımı darp etmiş. Olayın olduğu gece kızım ile birlikte apartmana kamera takıyorduk. Bu sırada telefon geldi. Biz de aşağıya indik. Ben kızımın yanında kalıyordum. Yılmaz’ın kızım ile arasında ilişki olduğunu zannedip, eşi Ş.F. kıskançlık krizine girmiş. Sabahki olay bundan kaynaklanmış. Yılmaz ile konuşurken bir anda kavga çıktı. Ellerinde beyzbol sopası, demir çubuk vardı. Hatta daha önce yapılan şikayetler nedeniyle uzaklaştırma kararı vardı. Onu da dinlemediler. Benim öldürme amaçlı hiç kimseye karşı art niyetim yok. Kavga çıkınca, kızımı koruma amaçlı, korkutmak için yerden aldığım bıçağı salladım. Bıçağın kime ait olduğunu bilmiyorum" dedi.



"Şikayetçi olduğum için korktuklarından ifadelerini değiştirdiler"


Maktul Yılmaz’ın eşi Ş.F. ise, "Sanığın kızı B.K. ve Yılmaz’ın ilişkileri ortaya çıktı. B., ben yokken eve geliyormuş. B. arkadaşım, daha önce de geliyordu ama ben eşime güveniyordum. B.K., Yılmaz’ın mesajlarını da bana yolluyordu. Olayın olduğu günün sabahı benim hiçbir bilgim yoktu. Çocuğum gelip söyledi, sesleri de duymadım. Yılmaz ve B. arasında kavga olmuş, ben yoktum. E.Ç., eşimden sonra bana saplantılı olduğu için şikayetlerde bulundum. Benimle ilişkisi olduğunu söylüyor, telefon mesajlaşmalarından bahsediyorlar. Başından neden söylememişler. Şu anda söylemeyecektiler. Burada farklı konuşmayacaklardı. Ben bunlardan şikayetçi olduğum için ifadelerini değiştirdiler. Hiçbir şeklide ifadeleri kabul etmiyorum. Şikayetçiyim" diye konuştu.



"Ben, bıçak vururken babamı görmedim"


Sanık Ş.K.’nin kızı B.K. de, "Ş.F. ile arkadaştık. Ş.F. ile E.Ç. arasında ilişki vardı. 2024 yılında aramızda sorunlar başladı. Ş.F., beni E.Ç.’den kıskanmaya başladı. Yılmaz da bana takılıyordu. Ş.F. kıskançlığı başlayınca ben uzaklaştım. Ama Ş.F. bana kafayı taktı ve olaylar daha da büyüdü. Ben, kimseyle bir ilişki yaşamadım. ’Ses kayıtları var’ dediler, ben de yanlarına konuşmaya gittim. Sürekli beni takip ediyorlardı. Ses kaydı alıp Ş.F.’ye söyleyeceklerdi. 8 ay boyunca sorunlar yaşadık. Yılmaz, olay gününün sabahı köpekleri beslemek için dışarı çıkıp beni bekliyormuş. Ben dışarı çıkınca üzerime çullandı. Hakaretler etti, beni taciz etti. Tekme atıp, yumruk vurdu. Beni daha önce de dövdüler. Sonra hastaneye gittim, ardından karakola gidip şikayette bulundum. Yılmaz’ın öldüğü gece herkes evdeydi. Eşim, sabahki olay için E.Ç.’yi aradı. E.Ç., ’ben geliyorum, sen de aşağıya in, yüzleşsinler, bu iş de bitsin’ demiş. Babam aşağıya inince Ş.F. küfürler etmeye başladı. Beni de görünce çılgına döndü. Ş.F. hem eşime hem de bana hakaretler ediyordu. Ben, babamın elinde bıçak görmedim. Beni darp ediyorlardı, ellerinden kurtulmaya çalışıyordum. Ben, boğuşma esnasında kafamı kaldırdım ve Yılmaz’ın elindeki demir sopayı gördüm. Babamın elinde de bir süre sonra bıçak gördüm. Babam, ’karakolda ben yaptım’ dedi. Ben, bıçak vururken babamı görmedim. Babam, elini başına koymuş şok içerisindeydi. Ben, Yılmaz’ın öldüğünü karakolda öğrendim, bilmiyordum. Şu anda korkumdan dışarı çıkamıyorum, sürekli panik halindeyim" şeklinde konuştu.



"Şaban’ın bıçağı sallayıp Yılmaz’ın koluna doğru vurduğunu gördüm"


Tanık E.Ç.’nin eşi S.Ç. ise, "Bir olay olduğunda sürekli eşim E.Ç.’den yardım isteniyordu. Yılmaz, olay günü yine eşimi aradı. ’B.K.’yi dövdük, yardım et, karakoldayız’ dedi. Hastaydım, B.K. bana çay getirdi. Ş.F.’nin B.K. ile arası bozuktu. Benim de aramı bozmaya çalışıyordu. Ş.F.’nin eşi Yılmaz, B.K.’yi aradı ve karısıyla boşanacağını söyleyip, ’seni alacağım’ diyordu. B.K., sesi hoparlöre vermişti. Biz şoke olmuştuk. B.K., ’ben bu adamdan bıktım’ dedi. Ş.F., sürekli Yılmaz’ı darlıyor, dolduruyordu. Yılmaz da sürekli B.K.’yi dövüyordu. Kendi başını da bizim başımızı da yedi. Olay günü yine B.K.’yi dövmüştü. Ben de ’bu olay böyle gitmez, sonunda bir şey olacak’ dedim. E.K.’ye gitmeyelim, başımız belaya girer dedim. E.Ç. de ’bir şey olmaz, gidelim’ dedi. B.K. korkuyordu, Yılmaz kontrolden çıkmıştı. Kavgada bıçağı sanığa bıçağı R.K.’nin verdiğini gördüm. Şaban’ın bir kere bıçağı sallayıp Yılmaz’ın koluna doğru vurduğunu gördüm. B.K.’yi sıkıştırıp dövüyordu. Ben, B.K.’yi kurtarmaya çalıştım. Saçı ellerinde kalmıştı" ifadelerini kullandı.



"Suçu bana yıkmaya çalıştılar"


Tanık E.Ç. de Ş.F. ile aralarında 10 yıldır ilişki olduğunu iddia ederek, "Sanığın elinde bıçak yoktu. R.K.’nin elinde bıçak vardı. Şaban’a bıçağı R.K. verdi. Ben de baldırımdan yaralandım. Herkes birbirine vurmaya başladı. R.K. elinde bıçak vardı. Ben, Yılmaz’ı kurtarmaya çalıştım ama herkes birbirine vurmaya başlayınca ortalık karıştı. Benim elimde bıçak yoktu. Suçtan herkes kendisini kurtarmak istediği için suçu bana yıkmaya çalıştılar" dedi.



"Yılmaz’ın nasıl bıçaklandığını görmedim"


Tanık R.K. de, "Eşimin saçlarını yoldular. Bize saldırdılar. Bu sırada Yılmaz’ın nasıl bıçaklandığını görmedim. Kavgayı ayırınca hastaneye tedavi olmaya gittik. Ben, Şaban’ın elinde bıçak da görmedim. E.Ç.’nin elinde küçük çakı şeklinde bir bıçak vardı" dedi.


Sanık Ş.K.’nin eşi F.K. ise, Yılmaz Fayiz’in kızını darp ettiği için defalarca şikayetçi olduklarını belirterek, "Olay günü Yılmaz, yine kızımı darp etmiş. Biz de şikayetçi olduk. Kızım, ’anne sürekli beni dövüyor, bir gün beni öldürecek’ dedi. Ş.F., sürekli Yılmaz’ı dolduruyordu, hakaretler ediyordu. Aşağıya indiğimde kavga başlamıştı. Hikmet’in başında kan vardı. Benim de başım kanadı. Eşimin elinde bıçak görmedim. Yılmaz’ın nasıl öldüğünü bilmiyorum" diye konuştu.


Müşteki M.F., Y.T., H.K. ve H.A., sanıktan şikayetçi olduklarını belirterek, bıçağı verdiği iddia edilen R.K. hakkında da dava açılmasını talep etti.


Savunmaların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti vücudunda 3 bıçak yarası bulunan Yılmaz Fayiz’in adli emanette bulunan bıçakların hangisinin ölümüne sebebiyet verdiğinin araştırılması için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasını kararlaştırdı. Sanığın tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme heyeti duruşmayı ileri bir tarihe ertelendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Konya Büyükşehir’in şehre kazandıracağı Mevlevi Dergahı’nın temeli atıldı Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Karatay Belediyesi ile birlikte yürüttüğü "Mevlana Türbesi Arkası Kentsel Yenileme Projesi" kapsamında, Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilecek Mevlevi Dergahı’nın temeli düzenlenen törenle atıldı. Mevlana Türbesi arkasında düzenlenen temel atma programında konuşan Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Mevlana’nın hemen doğusunda bulunan alanda kentsel dönüşüm çalışmalarının bir parçasının daha bugün temel atma töreni ile hayata geçmiş olacağını dile getirdi. "İleride belki kitaplara geçecek bir dönüşüme imza atıyoruz" Konya Modeli Belediyecilik anlayışına şahitlik ettiklerini kaydeden Başkan Kılca, 100 bin metrekarelik alanda birçok tarihi dönüşüm yaşandığına dikkat çekerek, "Konya’nın eskiyen bölgelerinin turizme kazandırılması noktasında ciddi adımlar atılıyor. Mevlana bölgesini bir nokta olarak kabul edersek etrafındaki yenileşme, kentsel dönüşüm çalışmaları hakikaten gıpta ile izlenecek ve ileride tarihi olarak belki kitaplara geçecek bir dönüşüme imza atıyoruz burada. Ben bu yatırımda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Büyükşehir Belediye Başkanımıza, ekibine, bakanlarımıza, teşkilatlarımıza teşekkür ediyorum. Bu birlik ve beraberlik içerisinde Konya’mıza ne kadar hizmet etsek azdır. Bu hizmetlerimizin Konya’mıza, ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum" diye konuştu. "Konya’mızın darülmülklüğüne vurgu yapacak işleri birlikte gerçekleştiriyoruz" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, tarihi bir ana hep birlikte şahitlik ettiklerini belirterek, "Bu kapsamda yürüttüğümüz çalışmaların ismini darülmülk olarak koymuştuk. Selçuklular başkentlerini darülmülk olarak ifade ediyormuş. Biz de Konya’mızın darülmülklüğüne vurgu yapacak işleri Karatay, Meram ve Selçuklu Belediyemizle birlikte gerçekleştiriyoruz. 20 farklı noktada yapmış olduğumuz ihya projeleriyle adeta şehrimizi, yeniden geçmişinde olduğu kadar güçlü bir şekilde geleceğe taşımak için adımlar atıyoruz. Bu yaptığımız işlerin son halkası" ifadelerini kullandı. Darülmülk Projesi ile hayata geçen ve devam eden projelerden bahsetti Darülmülk Projesi’ne Türbeönü Çarşıları ile başladıklarını, sonrasında Taş Bina, Depo No: 4’le devam ettiklerini hatırlatan Başkan Altay, şöyle devam etti: "Şehir Kütüphanemiz şu anda devam ediyor. İnşallah tamamlandığında Türkiye’nin en güzel kütüphanelerinden birisi olacak. Meydan Evleri’nde yapmış olduğumuz düzenlemeler var. Bu işe son halka olarak eklenen, artık 21, 22, 23. projeleri görüşüyoruz. Vali Konağı’nın Büyükşehir Belediyemize, Bakanımız Ali Yerlikaya’nın Konya’mıza hediyesi olarak devredilmesiyle orada bir çalışma yürütüyoruz. Hemen Balıkçılar Oteli’nin bulunduğu alanda Büyükşehir Belediyesi olarak bir çalışmaya başladık; projeleri inşallah tamamlanıyor. Yıl sonu itibariyle orada da bir çalışma yapmayı planlıyoruz. Eski Buğday Pazarı ve Kadınlar Pazarı arasında bulunan Peynir Pazarı’nda artık 1 Nisan itibariyle dükkanlar boşalacak, yıkım çalışmalarına başlayacağız. Kuruldan projelerimiz tamamlandı. O bölge de yine Mevlana Çarşısı, Altın Çarşı, Türbeönü Çarşılarına benzer bir nitelik kazanmış olacak." Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un talimatlarıyla; Çevre Şehircilik Bakanlığı, Emlak Konut, Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesi ile birlikte Akçeşme bölgesiyle ilgili bir proje yürüttüklerini kaydeden Başkan Altay, çarşılarıyla, konutlarıyla, kültür merkezleriyle çok güzel bir iş olduğunu, onun da inşasına da bu yıl itibariyle başlamayı arzu ettiklerini söyledi. Larende sur duvarları; Konya tarihinin en önemli projelerinden Larende Caddesi’ndeki sur kazılarından da bahseden Başkan Altay, "Belki de Konya tarihinin en önemli işlerinden birisi; sur duvarları artık açığa çıktı, önündeki hendekle ilgili buluntular ortaya çıktı. Elhamdülillah ki düşündüğümüzden çok daha ileri, kalıntıların temiz bir şekilde yerinde bugüne kadar korunduğuna şahitlik etmiş olduk. Bir rekonstrüksiyon ve restorasyon projesi de hazırlıyor arkadaşlarımız. İnşallah o bölgede de çalışmalarımızı yapmayı, Sırçalı etrafında Meram Belediyemizle yapmış olduğumuz çalışmaları da neticelendirmeyi arzu ediyoruz" açıklamasını yaptı. Konya’ya gelenlere Hazreti Mevlana’nın, Selçuklu Darülmülkünün anlatabileceği yeni mekanlar oluşturulacak Başkan Altay söz konusu projelerin tamamlanmasıyla Mevlana Türbesi merkeze aldığında bölgedeki bütün riskli binaların ortadan kaldırıldığı, tescilli olmayan yapıların yıkıldığı, tescilli olanların yeniden ihya edildiği ve ilave kültür-sanat alanları, müzeler, oteller, alışveriş alanlarıyla birlikte Konya’ya gelenlere Hazreti Mevlana’yı, Selçuklu’nun Darülmülkünü anlatabileceği yeni mekanlar oluşturulacağını vurguladı. Şu anda Türbe Arkası’nda çalışmalara devam ettiklerine değinen Başkan Altay şunları kaydetti: "Bugün de bir temel atmayı birlikte gerçekleştireceğiz. Hemen arkanızda Mevlevi Dergâhı’mızın inşaatı devam ediyor; inşallah en kısa sürede tamamlanarak hizmete açılır. Onun sağ tarafında tescilli yapıların taşınmasıyla ilgili süreci Karatay Belediyemiz devam ettiriyor. Yine sağ tarafta Arasta Çarşısı tamamlandı, artık içinde esnafı almakla ilgili süreç yürütülüyor. Müze ile ilgili dün Strateji Bütçe Başkanımızla görüştük, inşallah onunla ilgili süreci Kültür Bakanlığımızla birlikte yürütüyoruz. Yine Darü’z-Ziyafe başta olmak üzere projemizde olan alanların ihyasıyla ilgili çalışmalar yürütüyoruz." "Konya’nın hayallerini bir bir gerçekleştiriyoruz" Bütün bunların "Konya Modeli Belediyecilik" diye ifade ettikleri yapının en güzel göstergeleri olduğunu belirten Başkan Altay, "Burada kamulaştırma çalışmalarını Karatay Belediyemiz yürüttü. Binaların yapımını Karatay Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi olarak birlikte yürütüyoruz. Yine Kültür ve Turizm Bakanlığımızın müze yapımı ve diğer işlerle ilgili desteği, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımızın desteğiyle birlikte; merkezi hükümet, yerel idare el ele verdik, Konya’nın hayallerini bir bir gerçekleştiriyoruz. İnşallah bu temel atma töreni de şehrimiz için tarihi anlardan birisi olacak. Binamızın bir an önce tamamlanmasını, hizmete açılmasını ve bölgedeki çalışmalarımızın tamamlanmasını temenni ediyorum" dedi. "Türbenin yanı başında böyle güzel işleri yapmak herkese nasip olmaz" Emeği geçen başta Karatay Belediye Başkanı Kılca olmak üzere herkese teşekkür eden Başkan Altay, "Projenin mimarından mühendisine, işçisinden müteahhidine kadar herkese şunu tekrar ifade ediyorum: Konya’ya hizmet etmek herkese nasip olmaz. Hele hemen türbenin yanı başında böyle güzel işleri yapmak herkese nasip olmaz. Bu işler bize nasip olduğu için ne kadar şükretsek, ne kadar hamdetsek azdır. Çalışmalarımızdan inşallah bu titizlikle yürüterek süreci tamamlayacağız" dedi. Mevlana Caddesi’nde yeni bir düzenleme hayata geçecek Mevlana Caddesi’nde hayata geçirecekleri yeni düzenlemeden de bahseden Başkan Altay, "İnşallah gidiş-geliş tek şerit olmak üzere; özellikle yayaların daha aktif kullanabileceği, toplu ulaşım araçlarının daha aktif kullanabileceği; aydınlatmasıyla, çevre düzenlemesiyle Alaaddin Tepesi’nden başlayıp Mevlana’ya kadar yeni bir yürüyüş aksı oluşturacağımız işle ilgili işlemleri de yıl sonuna kadar tamamlamayı arzu ediyoruz. Bunlar tamamlandığında Konya adeta sokaklarında 13. yüzyıl esintilerinin olduğu bir şehre dönüşmüş olacak" değerlendirmesini yaptı. "İnşallah şehrimiz çok daha güzel olacak" Başkan Altay son olarak bu işleri yaparken Konyalıların çok büyük destek verdiğine vurgu yaparak, "Tüm Konyalı hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Kamulaştırma çalışmalarından proje çalışmalarına kadar kimin kapısını çalsak, elhamdülillah yerel yönetimlerimize büyük bir güven var. Biz de onların güvenini boşa çıkarmamak adına elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İnşallah tamamlandığında şehrimiz çok daha güzel olacak. Mevlevi Dergahı’mızın hayırlı olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. AK Parti Konya Milletvekilleri Latif Selvi ve Mehmet Baykan da, AK Parti iktidarları döneminde tarihi eserlerin ihyası, tarihi eserlerinin etrafının açılmasıyla alakalı büyük bir bayındırlık ve imar faaliyetinin yürütülmeye başlandığını belirterek, projede emeği geçenlere teşekkür etti. Vali Yardımcısı Mustafa Sait Arcaklıoğlu, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Tatlısu Belediye Başkanı Ahmet Hayri Orçan’ın da katıldığı programda konuşmaların ardından "Mevlana Türbesi Arkası Kentsel Yenileme Projesi" kapsamında, Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılacak Mevlevi Dergahı’nın temeli İl Müfütüsü Ali Öge’nin yaptığı duayla atıldı. Mevlevi Dergahı Toplam 3 bin 158 metrekare inşaat alanı ve 5 bin 950 metrekare peyzaj düzenlemesi ile Konya’ya yakışan bir bütünlükte planlanan yapının içerisinde bin 680 metrekare bodrum, bin 375 metrekare zemin kat ve semahane bölümünde 103 metrekare asma kat bulunuyor. Radye temel üzerine, betonarme çerçeve taşıyıcı sistemle inşa edilecek yapı geleneksel üslubun incelikleriyle inşa edilecek. Mukarnas işlemeli havuzlardan kündekari kapılara, revzen uygulamalarından ahşap kemerlere, işlemeli tavanlardan lokmalı demir parmaklıklar yer alacak projede geniş yeşil alanlar, süs havuzları, suyolu ve bahçe köşkü bulunuyor.
Sakarya Uyuşturucu çetesine darbe: 1’i avukat 3 kişi tutuklandı Sakarya’da polis ekiplerince uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilerek takibe alınan ve aralarında bir avukatın olduğu 4 şüpheliden 3’ü tutuklandı, biri adli kontrolle serbest bırakıldı. Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, avukat Y.T. (47) ile S.Y. (38), B.Ö. (26) ve B.Ö. (22) isimli şahısların iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti yaptıkları bilgisi üzerine harekete geçti. Ekipler devam eden soruşturmalarda 15 şahsa uyuşturucu madde sattıkları tespit etti. Delillendirilmesi yapılan 15 ayrı yakalamada, 2 kilogram metamfetamin maddesi, 3 parça halinde toplamda 1.32 gram metamfetamin maddesi, 1.10 gram metamfetamin maddesi, 1.10 gram metamfetamin maddesi, 0.98 gram metamfetamin maddesi, 0.98 gram metamfetamin maddesi, 0.90 gram metamfetamin maddesi, 0.70 gram metamfetamin maddesi, 0.65 gram metamfetamin maddesi, 0.45 gram metamfetamin maddesi, 2 parça halinde 1.26 gram sentetik cannabinoid maddesi 1.13 gram sentetik cannabinoid maddesi ele geçirildi. Yürütülen soruşturma çerçevesinde 4 şüpheli yakalanırken, uyuşturucu madde ticareti yaptıkları 5 adresteki aramada, 1 adet ruhsatsız tabanca, 7 adet fişek, 77 adet sentetik ecza ilacı, 43 gram metamfetamin maddesi, 12 gram metamfetamin maddesi, 9.80 gram toz halinde ekstazi maddesi, 8.46 gram metamfetamin maddesi, 1.90 gram metamfetamin maddesi, 1.55 gram metamfetamin maddesi, 0.20 gram metamfetamin maddesi, 1 adet uyuşturucu madde paketlemede kullanılan rola, 1 adet hassas terazi, uyuşturucu madde ticaretinden elde edilen 32 bin 700 TL ile 110 Euro nakit para ele geçirildi. Emniyetteki işlemleri sonrasında adliyeye sevk edilen şüphelilerden avukat Y.T. ile S.Y., B.Ö. (26) tutuklanırken B.Ö (22) isimli şahıs adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.