ÇEVRE - 02 Ocak 2026 Cuma 11:25

Kastamonu’da en düşük sıcaklık eksi 24 derece ile Seydiler’de ölçüldü

A
A
A
Kastamonu’da en düşük sıcaklık eksi 24 derece ile Seydiler’de ölçüldü

Kastamonu’da kar yağışının ardından bugün en düşük sıcaklık sıfırın altında 24 dereceyle Seydiler ilçesinde ölçüldü.


Kastamonu’da kar yağışının durmasının ardından dondurucu soğuklar başladı. En düşük hava sıcaklığı sıfırın altında 24 dereceyle Seydiler ilçesinde ölçülürken bunu eksi 23,1 dereceyle Pınarbaşı ilçesi eksi 22,4 dereceyle Devrekani ilçesi takip etti.


Kent merkezinde ise termometreler sıfırın altında 15,6 dereceyi gösterdi. Ilgaz Dağı’nda ise sıcaklık sıfırın altında 14,8 dereceye kadar düştü.


En yüksek hava sıcaklığı eksi 0,2 ile Cide ilçesinde ölçüldü.


Kent genelinde ise 328 köy yoluna ulaşım sağlanamıyor. İl Özel idaresi ekipleri, 3 bin 152 kilometrelik kapalı köy yolu ağında kar küreme çalışmalarını sürdürüyor. 12 köye ie enerji verilemezken, 10 köyde de haberleşme bulunmuyor.


Öte yandan, yarın akşam saatlerinde yağış beklenirken yetkililer, 4 Ocak sabah saatlerinde yaşanması beklenen ‘tavuk kaydıran’ buzlanmasına karşı vatandaşları uyardı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uzmandan ebeveynlere sömestr tatili uyarısı Uzmanlar, yaklaşan sömestr tatili öncesinde velileri denge konusunda uyardı. Tatilin, eğitimden tamamen kopulan bir rehavet sürecine ya da yoğun bir ders kampına dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan eğitimciler, özellikle ebeveynlere önemli bilgiler verdi. Düşünür Kolejleri Rehberlik Koordinatörü Pınar Kalaycı Zehir, sömestr tatili öncesinde ailelere ve öğrencilere uyarılarda bulundu. Sömestr tatilinin yalnızca öğrenciler için bir dinlenme arası olarak görülmemesi gerektiğini belirten Pınar Kalaycı Zehir, bu dönemin doğru yönetildiğinde çocukların hem akademik hem de psikolojik olarak ikinci döneme güçlü başlaması için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Velilere seslenen Zehir, tatil sürecinde en sık yapılan hatanın çocukları ya tamamen serbest bırakmak ya da yoğun akademik programlara zorlamak olduğunu ifade ederek, "Tatil, öğrenmeden kopmak anlamına gelmediği gibi, ikinci bir dönem stresine de dönüştürülmemelidir" dedi. "Uzun süreli ve sınırsız ekran kullanımı dikkat süresini azaltıyor" İlk dönemde derslerinde zorlanan öğrenciler için sömestr tatilinin bir telafi yarışına dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Zehir, ailelerin öncelikle çocuklarının neden zorlandığını anlamaya çalışması gerektiğini belirtti. Zehir, zorlanmanın yalnızca akademik bilgi eksikliğinden değil; dikkat, planlama, motivasyon kaybı ya da kaygıdan kaynaklanabileceğine dikkati çekti. Tatil dönemlerinde artan ekran süresi ve bozulan uyku düzeninin çocuklar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini vurgulayan Zehir, "Uzun süreli ve sınırsız ekran kullanımı dikkat süresini azaltıyor, motivasyonu düşürüyor ve uyku problemlerine yol açıyor. Uyku düzeninin tamamen bozulması ikinci döneme uyumu zorlaştırıyor" diye konuştu. "Önemli bir fırsat" Düşünür Kolejleri Rehberlik Koordinatörü Pınar Kalaycı Zehir, ebeveynlere ekranı yasaklamak yerine net sınırlar koymalarını ve çocuklara ekran dışı alternatifler sunmalarını önerdi. Sosyal, sportif ve sanatsal faaliyetlerin çocukların ruh sağlığı açısından kritik bir rol oynadığını vurgulayan Zehir, "Kendini yalnızca akademik başarıyla tanımlamayan çocuklar, başarısızlıkla karşılaştıklarında çok daha dayanıklı oluyor" şeklinde konuştu. Tatil dönemlerinin bu alanlara zaman ayırmak için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Zehir, bu faaliyetlerde temel amacın mükemmeliyet değil, çocuğun keyif alması ve kendini yeterli hissetmesi olduğunu dile getirdi. Velilere yönelik değerlendirmesinde, tatilin çocukların kendileriyle temas kurabildiği bir dönem olması gerektiğini ifade eden Zehir, ikinci döneme sağlıklı bir başlangıç için düzenli uyku, sınırlı ama sürdürülebilir çalışma alışkanlığı, aileyle kaliteli zaman ve gerçekçi hedefler belirlemenin önemine dikkati çekti. Zehir, "Çocuğun yeni döneme ’daha çok çalışmalıyım’ baskısıyla değil, ’daha bilinçli ve dengeli ilerleyebilirim’ düşüncesiyle başlaması hem başarı hem ruh sağlığı açısından belirleyicidir" ifadelerini kullandı.
İstanbul Eminönü’nde fren yerine gaza basan sürücü vatandaşların arasına daldı Fatih Eminönü’nde fren yerine gaza basan otomobil sürücüsü, önce valizlere ardından vatandaşların arasına daldı. Kazada 1’i motosiklet sürücüsü 4 kişi hafif şekilde yaralanırken, kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza saat 09.30’da Fatih Eminönü Sultan Hamamı Meydanı’nda meydana geldi. İddiaya göre seyir halindeki sürücü, fren yerine gaza basınca önce bir dükkan önündeki valizlere çarptı ardından vatandaşların arasına daldı. Sürücü, 1’i motosiklet sürücüsü 4 kişiye çarptı. Kazayı görenler, çarpmanın etkisiyle yere düşen vatandaşların yardımına koştu. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hafif şekilde yaralanan 4 kişi, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Araç sürücüsü ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Öte yandan kaza anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde otomobil sürücüsünün önce valizlere ardından motosiklet sürücüsüne ve diğer vatandaşlara çarptığı görülüyor. "Gaza bastığı zaman önündeki çantalara vurdu" Kazadan son anda kurtulduğunu söyleyen Murat Eser, "Ben tam mısır tezgahının yanındaydım. Şu aradan motor geldi. Ondan sonra bu sokaktan araba geldi. Arabayı fark etmedik. Motor geçerken ben mısırcının yanındaydım. Hamal malı yüklerken benim abim gitti. Ardından sürücü heyecanlandı. Nasıl olduysa gaza bastı. Gaza bastığı zaman motora çarptı önündeki çantalara vurdu. Aşağı doğru gitti. Oradakilere de vurdu" dedi. "Motorcuya vurdu anlık panikle fren yerine gaza bastı" Kazayı gördüğünü söyleyen Mevlan Çakmaklı, "Sabah 10.00 sıralarıydı, burası trafiğe kapanıyor. Saat 10.00 önce araçların çıkması lazım. Saat 09.30 sıraları şuraya bir araç geldi. Burası biraz kör nokta kalıyor. Buradan motorcu gelirken fark etmedi. Motorcuya vurdu anlık panikle fren yerine gaza bastı. İnsanlar gelip geçiyordu. 4 ya da 5 kişi yaralanmıştı. Yaralılar vardı. İnsanların malı da zarar gördü" şeklinde konuştu.