EKONOMİ - 09 Eylül 2025 Salı 22:12

Kastamonu’da yangına hassas köylere 16 su söndürme tankeri dağıtıldı

A
A
A
Kastamonu’da yangına hassas köylere 16 su söndürme tankeri dağıtıldı

Kastamonu’da yangına hassas köylere 3 ton kapasiteli 16 çekilebilir yeni su tankeri dağıtıldı.


Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü, orman yangınlarına karşı alınan önlemleri güçlendirmeye devam ediyor. Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 2025 yılına kadar yangına hassas köylere toplam 263 su tankeri dağıtımı yapıldı. Bu kapsamda Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 3 ton kapasiteli 16 çekilebilir yeni su tankeri daha dağıtıldı. Son dağıtılan tankerlerle birlikte 279’a yükseldi. Toplam su taşıma ve müdahale kapasitesi ise 657 ton olarak açıklandı. Orman yangınlarına hassas 16 köye dağıtımı yapılan tankerler için toplamda 2 milyon 244 bin 480 TL ödeme yapıldı. Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü, 2025 yılı içerisinde 5 su tankerinin daha dağıtımını gerçekleştirerek, köylere dağıtımı yapılan tankerlerin toplam sayısını 284’e çıkartmayı aynı zamanda su taşıma ve müdahale kapasitesini de 710 tona ulaştırmayı hedefliyor.



"Büyük araçların giremediği yerlere özellikle traktörlere takıp bunları taşımak daha kolay"


Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü yerleşkesinde gerçekleştirilen törende konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, "Bir yangın çıktığı zaman müdahale açısından bunlar olmazsa olmaz. Bunlar ilk müdahalenin yapılması anlamında ve daha sonrasında yangının söndürülmesi aşamasında mutlaka son derece lazım. Çünkü büyük araçların giremediği yerlere özellikle traktörlere takıp bunları taşımak daha kolay pek çok noktada. O anlamda çok büyük katkısı olacağı kesin. Hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi.


İklim değişikliyle birlikte her geçen sene orman yangınları riskinin de arttığına işaret eden Vali Dallı, "Yangınlarla mücadele edecek araç gereç kapasitemizi en iyi seviyeye getireceğiz ama asıl yapmamız gereken bu yangınların çıkmaması için gerekli tedbirleri almak" diye konuştu.



"Yangına hassas köylerimizin muhtarlıklarına bu yıl itibarı ile 263 su tankeri dağıtımı yapıldı"


Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci de, "İklimde yaşanan değişiklikler ve insan kusurlarının sebep olduğu orman yangınlarının çıkmaması için önleyici tedbirleri almak, çıktığında en az zararla atlatmak, yeniden önceki haline dönüştürmek hem devletimizin hem de milletimizin ortak emeği ve iradesi ile mümkün. Ormanlarımızın sahibi olan milletimizin aynı zamanda ormanlarımızın en yakın ve 24 saat tetikte koruyucusu olduğunun bilincindeyiz. Yurdumuzun dört tarafında çıkan orman yangılarında köylülerimizin her aşamada devletimizin kurumlarına gösterdikleri büyük çabayı gördük ve her vatandaşımıza şükranlarımı sunuyorum. Yeşil vatanın savunmasında gedik vermemecesine sur ördük milletçe. Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğümüz, sorumluluk sahasında bulunan, ilk etapta yangına hassas köylerimizin muhtarlıklarına bu yıl itibarı ile 263 su tankeri dağıtımını yaptı. Orman yangınlarının söndürülmesi çalışmalarında kullanılan tankerlerin toplam su taşıma ve müdahale kapasitesi bugün teslimi yapılacak16 ve önümüzdeki günlerde ilave olacak 5 su tankeri ile birlikte 710 ton toplam su kapasitesine ulaşacak" dedi.



"Çekilebilir su tankerlerinin özellikle ulaşılması güç noktalarda yangınla mücadele çalışmalarında büyük katkıları var"


Kastamonu Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya ise orman yangınlarıyla mücadele su tankerlerinin hayati önem taşıdığını belirterek, çekilebilir su tankerlerinin özellikle ulaşılması güç noktalarda yangınla mücadele çalışmalarında büyük katkıları olduğunu kaydetti. Yaslıkaya, "Yangın söndürme çalışmalarında arazözler ve helikopterlerle birlikte özellikle ulaşımı zor olan bölgelerde ve yerleşim yerlerine yakın alanlarda çekilebilir su tankerleri bizlere büyük destek sağlamaktadır. Tankerler sayesinde yangına hızlı müdahale edilebilmekte, arazözlerin ve yangın havuzlarının su ikmali sağlanarak yangınla mücadelenin etkinliği artırılmaktadır" şeklinde konuştu.


Törende, su tankerlerinin özellikleri anlatıldı ve kullanım tatbikatı yapılarak su tankeri kullanan orman yangını gönüllerine sertifikaları verildi.



Kastamonu’da yangına hassas köylere 16 su söndürme tankeri dağıtıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Uğur Uçar: "Hedefimiz kupayı Çorum halkına armağan etmek" Çorum FK Teknik Direktörü Uğur Uçar, takımın kısa sürede önemli bir çıkış yakaladığını belirterek sezon sonunda kupayı Çorum halkına armağan etmeyi hedeflediklerini söyledi. Trendyol 1. Lig’de üst sıraları hedefleyen Çorum FK, ligin kritik haftalarından birinde karşılaşacağı Hatayspor maçı öncesinde çalışmalarına devam ediyor. Kırmızı-siyahlı ekip, Çorum FK Tesisleri’nde Teknik Direktör Uğur Uçar yönetiminde gerçekleştirilen antrenmana ısınma hareketleriyle başladı. Antrenman daha sonra taktiksel çalışmalarla sürdü. Teknik Direktör Uçar, kısa sürede oynanan üç maçtan da galibiyetle ayrıldıklarını belirterek takımın performansından memnun olduğunu söyledi. Uçar, "Gerçekten zorlu bir periyotla geldik. Kısa bir dönemde üç maç oynadık ve üç maçta da galip geldik. Bu bizim için sevindirici. Zaten takımın kalitesini buraya gelmeden önce de biliyorduk. Gerekli opsiyonları verdiğimiz zaman zaten takımın fark oluşturacağını biliyorduk. Çok fazla gol pozisyonuna giriyoruz. Sadece biraz sonuçlandırmada, son vuruşlarda sıkıntımız var. Onu da düzeltirsek daha rahat maçlar oynayacağımızı düşünüyorum" dedi. "Zaten önemli olan forma adaleti" Takım içinde saygı ve adaletin önemli olduğunu vurgulayan Uçar, "Futbolcudan saygı ve sevgi görmek istiyorsanız aynı sevgi ve saygıyı onlara göstermeniz gerekiyor. Zaten önemli olan forma adaleti. Formayı adaletli dağıttığınız sürece takım için mücadele eden oyuncularla beraber inşallah Çorumspor’a kupayı getiririz, Çorum halkına armağan ederiz" diye konuştu. Uçar, "Geldiğimizde altıncı sıradaydık, bugün dördüncü sıradayız. Yedi puan fark vardı, beş puana indi. Daha önümüzde on maç var. Ama bizim hedefimiz maç maç gidip her maçı kazanmak. Ama ben takım halinde sezon sonunda mutlu sona ulaşacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu. Fredy: "Üç maçın üçünü de kazandık" Fredy ise yeni teknik direktörle birlikte takımın güçlü bir mantalite kazandığını belirterek, "Üç maçın üçünü de kazandık. Ancak bireysel performanstan çok takım performansına odaklanmamız gerekiyor. Daha çok maç kazanıp üst sıralara çıkmak istiyoruz" ifadesini kullandı. Burak Çoban: "Takım içinde çok güzel bir atmosfer var" Takımın tecrübeli isimlerinden Burak Çoban da sezonun kalan bölümünde tüm maçları kazanmak istediklerini belirterek taraftara destek çağrısında bulundu. Çoban, "Önümüzde on maç var ve hepsini kazanmak istiyoruz. Takım içinde çok güzel bir atmosfer var. Taraftarlarımızın desteği bizim için çok önemli. Hatay maçında herkesi stada bekliyoruz" dedi.
Eskişehir 21 aylık İkra’nın acılı ailesi adli süreci başlattı Eskişehir’de yaşayan Umut ve Burcu Öter çifti, geçtiğimiz yıl diş çıkarmasından dolayı götürdükleri Eskişehir Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybeden 21 aylık kızları İkra Beliz Öter için adli süreç başlattı. Öter çifti, geçtiğimiz yıl kızlarını diş çıkarma döneminde Seyitgazi ilçesinde bulunan aile sağlık merkezine götürdü. Burada kendilerine bebeklerinin bir probleminin olmadığı söylenen Öter çifti, evlerine döndüklerinde İkra Beliz Öter’in kustuğunu gördü. Bunun üzerine çocuklarını Eskişehir Şehir Hastanesi’ne 18 Şubat 2025 tarihinde götüren ailenin bebekleri burada muayene edilip, tedavi altına alındı. Bir gece boyunca hastanede kalan bebek, 19 Şubat 2025 günü sabah, erken saatlerinde fenalaştı. Hemşirenin ‘Mavi kod’ uyarısıyla İkra Beliz Öter’e, müdahale edilmeye başlandı. Doktorların yaklaşık 50 dakikalık müdahalesinden sonra bebeğin hayatını kaybettiğini Burcu Öter’e bildirildi. Acılı anneye, minik İkra’nın bütün organlar iflas ettiği ve çoklu organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği bildirildi. Muhtemel ihmale karşı dava açan Öter çifti, hastanede kendileriyle yeterince ilgilenmediğini belirtti. Sorumlu var ise cezalandırılmasını isteyen aile, adli sürecin peşini bırakmayacaklarının altını çizdi. "Doktor, ’Kanda şüpheli bir durum görüyorum’ dedi" Konuyla alakalı konuşan anne Burcu Öter, "Kızım, İkra Beliz Öter 21 aylıktı. Basit bir ateş şikayetiyle, diş çıkartma dönemindeydi. Seyitgazi Sağlık Ocağı’na götürüldü. Ateşinin 37 derece olduğu ve hiçbir şeyinin olmadığı söylendi, eve gönderildi. İlk kusmasında Şehir Hastanesi’ne getirdim. Röntgeni çektirdik. Bana ’Burnu tıkalı çocuğunuzun, temizleyelim’ dediler. Öksürük vesaire hiçbir şeyi yoktu. ‘Boşuna getirmişsin, bu çocuğun bir şeyi yok, yapabileceğim bir şey de yok’ denince eve geldik. Çocuğum akşama doğru tekrar kustu. Kustuktan sonra morarma, böyle bembeyaz oldu, su gibi terlemeye başladı. Sonra ben hemen ambulans aradım. Hastanede doktor ‘Tamam, ben size bir serum yaptırayım’ dedi. Bizi sarı alana gönderdi. Serum takılması gerekiyormuş. Oradaki hemşireler, ‘Bizim sistemde serum gözükmüyor’ dedi. Çocuğum tekrar kustu, yine morardı. Tekrar ben hekimin yanına gittim ve ‘Doktor hanım çocuğun kusması durmuyor, tekrar morardı’ dedim. Görevli sağlık çalışanı, ‘serum yapılmadı mı?’ dedi. ‘Yazmamışsınız’ dedim, hemşireler sarı alana bizi geri gönderdi. O sıra benim çocuğum konuşuyor, gayet iyi. Kan testleri çıktı ama idrarı veremedik, çünkü hala çocuk idrar yapmıyordu. Doktor, ‘Kanda şüpheli bir durum görüyorum. İdrar çıkmadan ben çocuk doktoru arayamam’ dedi. O sıra zarfında çok güzel uyuyor diye çocuğumun resmini çektim" dedi. "’Bütün organlar iflas etmiş’ denildi" Çocuğunun ölümü anlatan acılı anne Burcu Öter şöyle devam etti: "Sabah işte 06.00 sıralarında tekrar kan alındı. Çocuğumun göz bebekleri birden büyüdü. ‘İkra’ diye seslendim, dişleri kitlendi, hemen ağzını açtım. Doktor, ‘Atak geçirmiş, nöbet geçiriyor’ dedi. ‘Mavi kod’ diye bağırmaya başladılar orada. Beni apar topar dışarı attılar. Bir yarım saat boyunca orada müdahale edildi ama hiçbir bilgi verilmedi. Sonra yoğun bakıma indirdiler benim çocuğumu. 50 dakika sonra bizi içeri aldılar, ‘Bize geldiğinde karaciğer enzimleri zaten yüksekti. Bütün organlar iflas etmiş, çoklu organ yetmezliğine gitmiş çocuğun’ dedi. Sonrası zaten bende yok. Bir gecede ne olduysa oldu." "Yine kızım oldu korkuyorum hastaneye götüremiyorum" Adaletin yerini bulması gerektiğini belirten anne Öter, "Hasta kayıt dosyaları yok şu an. İstanbul’dan gelecek sonucu bekliyoruz. Hala çıkmadı, hala bir sonuç yok. Duysun herkes duysun sesimizi. Sadece bir İkra değil, bir Ali, bir Veli değil. Bizim toprağa koyduklarımız bir isimden ibaret değil. Biz anneler onları ne şartlarda büyütüyoruz, ne şartlarda doğuruyoruz. Benim şu an tekrar bir kızım oldu. Ben onda da korkuyorum. Hastaneye götüremiyorum. En ufak bir kusması yani içtiği sütü kusuyor diyerekten korkuyorum ben artık. Başkalarının canı yanmasın yani ne yapılması gerekiyorsa yapılsın, Sağlık Bakanlığı duysun bizim sesimizi" dedi. "Sonuna kadar hakkımızı arayacağız" Adaletin yerini bulmasını isteyen baba Umut Öter ise, "Gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz yani. Çocuğumuzun hakkını arayacağız yani. Zaten çocuğumuz sağlam gitti hastaneye, bir şeyi yok dediler. Ondan sonra sabah kalkıp vefat etti dediler. Yani çocuğumuzun fotoğrafları filan her şey var yani gülerken oynarken. Yani sonuna kadar hakkımızı arayacağız. Ben yani başka da bir şey söylemek istemiyorum Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.