GÜNDEM - 07 Ağustos 2025 Perşembe 10:32

Norveç’in yapamadığını Türk akademisyenler yaptı: Enfeksiyondan alabalık ölümleri tarihe karışacak

A
A
A
Norveç’in yapamadığını Türk akademisyenler yaptı: Enfeksiyondan alabalık ölümleri tarihe karışacak

Kastamonu Üniversitesi akademisyenleri tarafından, alabalık ölümlerinin önüne geçecek ilaç geliştirildi. Geliştirilen ilaç sayesinde alabalık ölümleri önlenerek yılda milyonlarca dolar zararında önüne geçilmiş olacak.

Kastamonu Üniversitesinin öncülüğünde Kastamonu Teknokent A.Ş. ile Oknas Biyoteknoloji A.Ş. iş birliğinde, özellikle alabalık (somon) tesislerinde enfeksiyona bağlı yaşanan ölümlerin önüne geçecek immunostimulant (tıbbi bitkilerden elde edilen bağışıklık uyarıcı) geliştirildi. Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Soner Bilen'in 2 yıllık bir çalışmanın ardından alabalık üretim tesislerinde her yıl binlerce yavrunun ölmesi nedeniyle milyonlarca lira zarara sebep olan enfeksiyonlara bağlı ölümlerin önüne geçilecek. Norveç, Danimarka gibi ülkelerin henüz balıklardaki enfeksiyon hastalıklarına bir çözüm bulamamışken, tamamen yerli imkanlarla geliştirilen ilacın ruhsatlandırılma çalışmasının devam ettiği, izinleri alındıktan sonra piyasaya sürüleceği belirtildi.

"Hastalıklardan kaynaklanan ölümleri ortadan kaldırmayı planlıyoruz"

Yapılan çalışmayla ilgili bilgi veren Doç. Dr. Soner Bilen, "Kurduğumuz laboratuvarda özellikle su ürünleri alanında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bilindiği üzere 2023 yılının resmi verilerine göre su ürünleri yetiştiriciliği yaklaşık 554 bin tona ulaştı. Bunun 154 bin tonunu da alabalık üretimi karşılamakta. Çok ciddi bir üretim miktarı. Cumhurbaşkanımızın da bir ifadesi var. Su ürünleri ihracatını 2 milyar dolara çıkartacağız dedi. Bu amaç doğrultusunda çok ciddi çalışmalar devam etmekte. Bu hedefe yaklaşıldı. Su ürünleri üretimi içerisinde özellikle alabalık yetiştiriciliğinde bizim karşılaştığımız birtakım problemler var. Çok başımızı ağrıtıyor. Hastalıklardan dolayı balık ölümleri gerçekleşiyor. Bunların önüne geçebilmek için tedavi uygulamalarımız var ama bilindiği üzere en önemli uygulama koruma amaçlı yapılan uygulamalar. Bu kapsamda özellikle alabalık üretiminde çok ciddi bize problemler oluşturan, bir takım hastalıklara karşı başımızı çok ağrıtan, üretimimizi ciddi sekteye uğratan Türk somonunun daha iyi yerlere gelmesini engelleyen bazı hastalıklara karşı, Kastamonu Üniversitesi ile Oknas Biyoteknoloji Anonim Şirketi olarak özel bir immunostimulant (tıbbi bitkilerden elde edilen bağışıklık uyarıcı) geliştirdik. Yaklaşık 2 yıldır bu konu üzerinde çalışıyoruz ve çalışmalarımızın sonunda yüzde 100'e ulaşan bir başarıya ulaştık. Ulaşmış olduğumuz yüzde 100'lük verim hasebiyle de bu hastalıklardan kaynaklanan problemlerin ve ölümlerin tamamını ortadan kaldırmayı planlıyoruz. İnşallah memleketimize de bunun bir faydası olur. En kısa zamanda gerekli bütün işlemler tamamlanıp piyasaya sürmeyi arzuluyoruz" dedi.

"Milyonlarca dolar kayba sebep olan hastalıkların önlenmesinde gelişme sağladık"

Alabalıklarda bakteriyel hastalıkların ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyleyen Doç. Dr. Bilen, "Bununla birlikte viral enfeksiyonlar da çok ciddi problemler oluşturabiliyor ama viral enfeksiyonlardan kaynaklanan hastalıkları tespit etmek ayrıca çok zor. Ciddi bir biyoteknolojik altyapıya ihtiyacınız olması gerekiyor. Üretim şartlarında her ne kadar üreticilerimizin bazıları çok ciddi laboratuvarlara sahip olsalar da bu viral enfeksiyonlarla ilgili olarak tespit veya tedavi etme gibi bir şansları yok. Dolayısıyla kayıpların nereden kaynaklandığını üreticilerimiz belirleyemiyor. Bizimki gibi çok teknolojik olarak yüksek seviyelere sahip laboratuvarlara gelmesi gerekiyor ürünlerin. Viral, bakteriyel, paraziter enfeksiyonlar, özellikle kuluçkahanelerimizde ciddi mantar enfeksiyonları var. Ülkemiz tıbbi bitkiler açısından son derece çeşitliliğe sahip, yaklaşık 6 bin tane sadece endemik türümüz var. Dolayısıyla böyle bir kaynağı da kullanarak, bu hastalıkların sebep olacağı kayıpları önceden önlemek adına bir takım ürünler geliştirdik çok şükür. Şu anda elimizde, inşallah bundan sonra gerekli ruhsat işlemleri tamamlandıktan ve izinleri alındıktan sonra piyasaya da sürülecek. Memleketimizin çok büyük bir sorununa çözüm bulduğumuzu düşünüyorum. Milyonlarca dolar kayba sebep olan bu hastalıkların önlenmesinde, balıkların korunmasında çok ciddi bir gelişme sağladık" diye konuştu.

"Onların yapamadığını, piyasaya sunamadığını biz üretmiş olduk"

Avrupalıların yapamadığını Türk akademisyenlerin yaptığını belirten Bilen, şöyle konuştu: Projenin yaklaşık 400 bin dolara mal olduğunu ifade eden Bilen, "İmkanlar sağlandığı taktirde neler yapabileceğimiz ortada. Teknokent olarak, özel müteşebbislerin korkunç yatırımları ve destekleri sayesinde biz, Türk akademisyenleri olarak bize imkan verilirse neler yapabileceğimizi göstermiş olduk. Onların yapamadığını, piyasaya sunamadığını biz üretmiş olduk, inşallah bundan sonra da karşılaştıkça sorunlarla, problemlerle, sahada onların da çözümlerini bulacağız. Bizim mutlaka akademisyenlerin özel sektörle, müteşebbislerle bir araya gelip bilgi verip ikna ettikten sonra bütçe almamız gerekiyor. Takribi mesela şu laboratuvarın kurulumu ve bu immunostimulantların geliştirilmesi hususunda biz minimum 400 bin dolara yakın para harcadık. Sonunu bilmediğimiz, ürün elde edebileceğimizi bilmediğimiz bir alanda çalıştık ama başarılı olduk. Demek ki bu olacak, çok ciddi rakamlarda bir Ar-Ge bütçe ayırmamız gerekiyor. Her şeyi devletten beklemek olmuyor. Birazda bizim girişkenlik yapmamız gerekiyor. Destek almamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
Bilen, ilaç sayesinde balık ölümlerinin önüne geçilmesi halinde Türkiye'nin su ürünleri ihracatı hedefine çok rahat bir şekilde olaşabileceğini ifade etti.

Vedat Yunus İkizoğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta "Medeniyetler beşiği" Ani’ye ziyaretçi akını Kars’ta bulunan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani Ören Yeri, 2025 ve 2026 verileriyle ziyaretçi sayısındaki artışı gözler önüne serdi. "Medeniyetler beşiği", "dünya kenti", "bin bir kilise" ve "40 kapılı şehir" olarak da anılan tarihi alan, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini görüyor. Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan ve geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Ani Ören Yeri’ni 2025 yılında 156 bin 625 kişi ziyaret etti. 2026 yılının ilk üç ayında ise 42 bin kişi bölgeyi gezerek tarihi atmosferi yerinde deneyimledi. Mart ayının sonlarına beyaza bürünen ören yeri, havadan görüntülendi. Özellikle bahar aylarının gelmesine rağmen karla kaplı beyaz örtüsünü koruyan Ani Ören Yeri’nde ziyaretçi sayısında gözle görülür artış yaşanırken, ören yerindeki tarihi yapılar turistlerin ilgisini çekiyor. Ani Katedrali, Ebu’l Menuçehr Camii ve sur kalıntıları başta olmak üzere birçok eser, ziyaretçilere adeta açık hava müzesi deneyimi sunuyor. Kars turizminin en önemli ayaklarından biri olan Ani Ören Yeri, sadece tarihi dokusuyla değil, eşsiz coğrafyasıyla da dikkat çekiyor. Arpaçay Nehri kıyısında yer alan bölge, ziyaretçilere hem kültürel hem de doğal güzellikleri bir arada sunuyor. Ani Ören Yeri’ne her geçen gün ilginin daha da arttığını belirten Kars Turizm Birliği Başkanı Halit Özer, "Koruma listesinde olan Ani Ören Yeri’ni 2025 yılında ziyaretçi sayısını artırdı. 2025 yılında 147 bin yerli, 9 bin 625 yabancı olmak üzere toplam 156 bin 625 yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapmıştır. Tabi bununla birlikte tarihi ve kültürün önemli bir rotasyonu olan Ani Ören Yeri’nde her geçen gün ziyaretçi sayısı fazlalaşmakta, ören yerinde geçmişten bu tarafa yapılan Ani kazı çalışmaları da halen sürdürülmekte, bu kazı çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte ilimizde yabancı ve yerli turist sayısının katlayarak gideceğini göreceğiz" dedi. Kars’ta turizm hareketliliğinin artmasıyla birlikte konaklama, yeme-içme ve ulaşım sektörlerinde de yoğunluk yaşanırken, esnafın yüzü gülüyor. Ani Ören Yeri’nin yılın 4 mevsimi ziyaret edilebilmesi ise Kars turizmini canlı tutuyor. Öte yandan, Ani Ören Yerini 2025 yılında 147 bin yerli, 9 bin 625 yabancı olmak üzere toplam 156 bin 625 kişi ziyaret etti. 2026 yılının ilk 3 ayında ise Ani Ören Yeri 42 bin kişiye kapılarını açtı.