ASAYİŞ - 13 Şubat 2026 Cuma 10:41

Üç yıl önce kaybolan babalarından gelecek umutlu haberi bekliyorlar

A
A
A

Kastamonu’da Demir ailesi, 3 yıl önce evden ayrıldıktan sonra kaybolan babalarından gelecek umutlu haberi bekliyor.

Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesi, Yamanlar köyü Gamana Mahallesi’nde yaşayan 82 yaşındaki Şeref Demir, 23 Ocak 2023 tarihinde ormanlık alanda odun kesmek için evden ayrıldı. Bir daha eve dönmeyen Şeref Demir, ailenin kayıp ihbarı üzerine İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Pınarbaşı İlçe Jandarma Komutanlığı, Jandarma Komando Timi, Jandarma Arama Kurtarma Timi ile Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tarafından arama çalışması başlatıldı. Olay tarihinde yapılan arama çalışmalarına rağmen Şeref Demir’e ait bir ize rastlanılamadı. Bunun üzerine ekipler, bölgedeki arama çalışmalarını sonlandırdı. Demir’in ailesi ise 3 yıldır kendisinden gelecek bir umutlu haberi bekliyor. Aile Demir’in öldüyse bir mezarı olmasını istediklerini ifade ederek yardım istedi.

Üç yıl önce kaybolan babalarından gelecek umutlu haberi bekliyorlar

"Babamızın en azından bir mezarı olsun istiyoruz"

Babasının eşyalarının farklı bölgelerde bulunduğunu ama kendisine ait herhangi bir ize rastlanamadığını ifade eden Demir’in kızı Ayşe Çağlar, "Arandı, kar yağdı, tekrar arandı, bazı eşyaları bulundu ama biz babama ait hiç bir iz bulamadık. Tüm yetkililerden yardım istiyoruz. Annemiz 83 yaşında. Biz babamızın bir mezarı olsun, en azından bir kemiği olsun, gidip başında dua edebilelim istiyoruz. Bizleri yalnız bırakmayın. Kaybımızı el birliğiyle bulalım. Babamızın Alzheimer hastası olduğu için hep kayıp olduğunu düşünüyorduk ama eşyaları farklı yerlerde bulundu. Bir iz yok, bir kemik, hiçbir şey yok. Biz, babamızın biri veya birileri tarafından kaybedildiğini düşünüyoruz. Köylerimizden de destek istiyoruz. Bunun için herkes bir şeyler konuşuyor, herkes bize bir şeyler söylüyor ama kimse arkasında durmuyor. Anneme gittiğimde bir saat durabiliyorum, sonra hastanelik oluyorum. Babamızın bir kemiği bulunsun bize yeter" dedi. Arama çalışmalarının tekrar başlatılmasını istediklerini ifade eden ailenin yakını Kadir Demir ise, "3 seneyi aştık ama daha bir çözüme, bir ipucuna ulaşamadık. O yüzden burada ailenin acısını bizler de aynı şekilde yaşıyoruz. Bizler aileye yardımcı olma adına buradayız ve Şeref amca nerede diyoruz? 3 senedir bir acı var, 3 senedir bir kayıp var. 82 yaşında Alzheimer hastası Şeref amcamızdan daha bir iz yok. Ortada hiçbir çözüm yok. Jandarma, UMKE, AFAD, herkes aradı, köyde aramalar yapıldı. Kadavra köpekleriyle aramalar yapıldı, dronlarla aramalar yapıldı. Ama hiçbir sonuç alınamadı" diye konuştu.

Üç yıl önce kaybolan babalarından gelecek umutlu haberi bekliyorlar

Çağlar Karaset - Vedat Yunus İkizoğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Kaplıca sular altında, vatandaşlar şifa peşinde Muğla’da bir haftadır aralıklarla etkisini sürdüren sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Muğla genelinde birçok noktada su baskınları ve taşkınlar yaşanırken, derelerden taşınan yağmur suları nedeniyle Köyceğiz Gölü’nün su seviyesi yükseldi. Artan su seviyesi sonucu Köyceğiz kıyı şeridi kısmen sular altında kaldı. İlçenin hemen karşısında bulunan Sultaniye Kaplıcaları da taşkından etkilenen bölgeler arasında yer aldı. Açık alandaki kükürtlü su havuzlarının tamamen su altında kaldı. Kapalı havuz bölümünde ise faaliyetlerin sürdürürken, taşkına rağmen kaplıcada şifa arayan vatandaşların yoğunluk oluşturduğu görüldü. Kaplıcada şifa arayan yerli ve yabancı vatandaşlar, su altında kalan kaplıcanın kapalı bölümüne bellerinin yarısına kadar gelen suda yürüyerek tehlikeyi aldırış etmeden ulaşıyor. Yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgi gösterdiği kaplıcaya karadan ulaşımın yanında, Köyceğiz ve Dalyan’dan tekne turları ile de kaplıcaya ulaşan vatandaşlar açık ve kapalı havuzlarda kükürtlü suya girerek şifa arıyor. Alanya’dan geldi, kaplıcaya giremedi Kaplıcaya tedavi amacıyla Antalya Alanya ilçesinden gelen Yaşar Yıldız, "Alanya’dan buraya Sultaniye kaplıcalarını görmek için geldim ama sel baskınlarından dolayı da göremiyoruz. İnşallah bir-iki gün içerisinde balık kapağı açılır, su çekilir, biz de görebiliriz belki" dedi. Alman vatandaş romatizma tedavisi için geldi Sırtında ağrılar olduğunu ve romatizması bulunduğunu belirten Alman vatandaşı Oliver, "Evet, gerçekten çok güzeldi. Kaynak çok sıcak ve gerçekten harika. Frankfurt’un yakınlarından geliyorum. Karavanla seyahat ediyoruz ve uzun süredir yoldayız. Bir yıldan uzun süredir. Buradan Kazakistan’a doğru seyahat ediyoruz. Almanya’dan İtalya’ya feribotla gittik, sonra Yunanistan’a, Yunanistan’dan da Türkiye’ye geldik. Şimdi Türkiye’de iki ay kalacağız. Ondan sonra Gürcistan, Ermenistan, Rusya ve Kazakistan’a gideceğiz. Her şey yolunda giderse belki Moğolistan’a da gideceğiz. Termal su bana iyi geliyor. Sıcaklık iyi geliyor. Sırtımda ağrılarım var ve romatizmam var, bu da bana yardımcı oluyor" dedi.
Muğla Sevgililer gününde 112 Çağrı Merkezinden pasta istedi, 1882 TL ceza yedi 14 Şubat Sevgililer Gününde Muğla 112 Acil Çağrı Merkezini arayan bir vatandaş sevgilisi ile çok mutlu olduğunu belirterek, 112 Acil Çağrı Merkezinin bu mutluluğa ortak olmasını istedi. 112 Acil Çağrı Merkezi operatörünün ‘Nasıl yardımcı olabilirim’ sorusuna, ‘Ne bileyim bir pasta getirir" demesi üzerine operatör tarafından hattın meşgul edilmemesi için çağrı sonlandırıldı. 112 Acil Çağrı Merkezi yetkilileri, "Sevgililer Gününde Hatırlatma" uyarısı yaparak, "Aşk güzel, 112 Acil Çağrı ciddi bir iştir. Bazı kalp çarpıntıları için 112 aranmaz" notu düştü. 112 Acil Çağrı Merkezini gereksiz yere meşgul eden vatandaşa Kabahatlar Kanunu gereğince bin 882 TL para cezası kesildi. Yetkililer, 112 Acil Çağrı Merkezlerinin sağlık, güvenlik ve itfaiye gibi hayati öneme sahip hizmetler için arandığını vurgulayarak, asılsız ve gereksiz çağrıların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşımı geciktirebileceğine dikkat çekerek bu tür asılsız ihbarların, gerçek ihbarda kurtarılması muhtemel bir cana neden olabileceğini söylediler. Vatandaş ile 112 operatörü arasında telefonda yaşanan o diyalog: -Acil Çağrı Merkezi. -İyi akşamlar, kolay gelsin. -Sağ olun. Acil durumunuz nedir? -Muğla 112 ile görüşüyorum değil mi? -Doğrudur beyefendi. Dinliyorum sizi. -Biz sevgilimle şu an çok mutluyuz. -Evet. -112 bize yardımcı olabilir mi? Ya da mutluluğumuza bir katkısı olabilir mi? -112’nin sizin mutluluğunuza nasıl bir katkısı olmasını bekliyorsunuz beyefendi? -Ne bileyim, bir pasta getirir, bir şeyler getirir. Yani bilmiyorum. -Sizin acil durumunuz var mı beyefendi? -Yok. -112 acil çağrı hattını gereksiz yere meşgul etmeyin lütfen. Acil durumunuz olmadığı için çağrıyı sonlandırıyorum.
Erzurum Belçikalı turistler Erzurum’da karda gönüllerince eğlendi Anadolu turuna Van’dan başlayan Belçikalı turistler, yolculuklarının Erzurum durağında kışın ve karın keyfini doya doya yaşadı. Kartopu savaşı yapan turistler, yokuşta kalan araca da el atarak saplandığı yerden kurtardılar. Son yıllarda özellikle kış turizmi noktasında popüler olan ve yüzbinlerce insanın kayak yapmak için geldiği Palandöken Kayak Merkezi’ne sahip olan Erzurum; barındırdığı zengin gastronomisi, kadim kültürü ve tarihi değerleriyle yerli-yabancı turistleri kendine çekmeye devam ediyor. Bunlardan birisi de Belçikalı turist kafilesiydi. Çıktıkları Anadolu gezisinde Erzurum’da mola veren Belçikalı turistlerin, kentin tarihi ve kültürel dokusuyla birlikte yağan kara hayranlığı adeta coşkuya döndü. Çifte Minareli Medrese’yi ziyaret eden turistler burada kartopu savaşı yaptılar. Üçkümbetler’e doğru kar yağışı eşliğinde yürüyen yabancı turistler burada yokuşta kalan otomobile el atarak saplandığı yerden çıkardılar. Sürücü kendilerine teşekkür etti. Kristal karın keyfini kar içinde yuvarlanarak yaşayan Belçikalı turistler, Üçkümbetler’de Türklerden oluşan baika bir turist grubuyla kar topu savaşı yaptı. Kar topu savaşının sonunda dostluk mesajları verildi. Turistlere rehberlik yapan ve Erzurum’un güzelliklerini onlara anlatan turist rehberi Yusuf Bor, Belçikalı misafirlerin Erzurum’a hayran kaldıklarını dile getirerek, "Erzurum’u çok sevdiler. Bu yorgunluğun üzerine onlara sıcak bir çay ikram edeceğiz" dedi.