ASAYİŞ - 06 Mart 2026 Cuma 12:22

Üçüncü kattan düşerek ölen 18 yaşındaki Funda’nın ağabeyi beraat etti

A
A
A
Üçüncü kattan düşerek ölen 18 yaşındaki Funda’nın ağabeyi beraat etti

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde üçüncü kattaki balkondan düşmesi sonucu hayatını kaybeden 18 yaşındaki Funda’nın ölümüyle ilgili şüpheli bulunarak yargılanan ağabeyi beraat etti.


Olay, 22 Eylül 2023 tarihinde Tosya ilçesi İbni Selim Mahallesi Fazıl Boyner Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 4 katlı binanın üçüncü katında yaşayan 18 yaşındaki Funda Coşkun, evinin balkonundan aşağı düştü. Ağır yaralanan Coşkun, Tosya Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalesinin ardından sevk edildiği Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Funda Coşkun’un, balkondan düşmeden hemen önce 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak ‘yardım edin’ şeklinde ihbarda bulunduğu ve ihbarın hemen akabinde de balkondan düşerek hayatını kaybettiği tespit edildi. Tosya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde Funda Coşkun’un ağabeyi F.C. hakkında Kastamonu 1. Ağır Ceza Mahkemesince dava açıldı.


Davanın karar duruşmasında sanık ve avukatı hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan F.C., suçsuz olduğunu belirterek beraatını talep etti.


Mahkeme heyeti, sanık F.C.’nin delil yetersizliğinden dolayı oy çokluğuyla beraatına karar verdi.



Üçüncü kattan düşerek ölen 18 yaşındaki Funda’nın ağabeyi beraat etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş Ovası’nda çiğdemler yeniden yüzünü gösterdi Muş Ovası’nda baharın ilk habercisi olan çiğdem çiçekleri, etkili olan kar yağışı nedeniyle bir süre kar altında kaldı. Havaların düzelmesi ve karların erimesiyle birlikte çiğdemler geniş tarlalarda yeniden ortaya çıktı. Muş Ovası’nda baharın habercisi olarak bilinen çiğdem çiçekleri, etkili olan kar yağışının ardından kar altında kalmıştı. Son günlerde hava sıcaklıklarının artması ve karların erimesiyle birlikte çiğdemler tekrar gün yüzüne çıktı. Ovada yeniden görülmeye başlayan çiğdem çiçekleri, beyaz kar örtüsünün ardından doğada görsel bir şölen oluşturdu. Baharın gelişini simgeleyen çiğdemler, ovada kartpostallık manzaralar ortaya çıkarırken doğaseverlerin de ilgisini çekti. Muş Ovası’nda her yıl erken açan bu çiçekler, zaman zaman etkili olan kar yağışı nedeniyle kar altında kalsa da hava sıcaklıklarının yükselmesiyle yeniden açmaya devam ediyor. Çiğdem çiçeklerinin fotoğraflarını çekerek güzel vakit geçirdiğini söyleyen Özlem Davran, karların erimesiyle birlikte çiçeklerinin yeniden ortaya çıktığını ifade ederek, "Muş Ovası’nda baharın müjdesi olan çiğdem çiçekleri açmış durumda. Daha önce karla kaplı olan bu bölge, karların erimesiyle birlikte çiğdem çiçeklerinin yeniden ortaya çıkmasıyla adeta renklenmiş. Biz de bu güzellikleri görmek ve fotoğraflamak için buradayız. İftar saatinden önce geldik. Burası gerçekten çok güzel" dedi. Doğa fotoğrafçısı Muzaffer Göç, birkaç gün önce bölgeye geldiklerinde her yer karla kaplı olduğu için çiçekleri göremediklerini belirterek, "Birkaç gün önce buraya geldiğimizde her yer karla kaplı olduğu için çiçekleri görememiştik. Bugün ise karların erimesiyle adeta bir doğa güzelliğiyle karşılaştık. Bol bol fotoğraf ve video çektik. Herkesin de buraya gelip bu güzelliği görmesini tavsiye ederim" ifadelerini kullandı.
İzmir Başkan Tugay: "Gemilerin atıklarını 24 saat takip eden sistemi kuracağız" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Körfezi’ne atık deşarj eden işletmelerin denetlenmesi ve gemilerin neden olduğu kirliliğin önlenmesi amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan yeniden yetki devri talebinde bulunulacağını belirtti. Tugay, "Yaza kadar gemilerin atıklarını 24 saat takip eden sensörlü bir kamera sistemi kuracağız" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir İtfaiyesi Korusu’ndaki ağaç dikim etkinliğinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Başkan Tugay, İzmir Körfezi’nin gemiler tarafından kirletilmesi, İZBAN’ın devri ve Büyükşehir mülkiyetindeki taşınmazlara Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulması konularında önemli açıklamalarda bulundu. "Yakalayamadığımız kim bilir kaç tane var" İzmir Körfezi’nin kirletilmesiyle ilgili soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, yetki devrinin önünde iki engel olduğunu, bunun tersane ve liman kaynaklı olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bakanlığa kesinlikle yetki devri talebimiz olacak. Daha önce talep ettik ama ret geldi. Yaza kadar gemilerin atıklarını 24 saat takip edecek sensörlü bir kamera sistemi kuracağız. Bundan sonra denetim talebimizi tekrar ileteceğiz. Tersane ve liman, Körfez’i özgürce kirletebilsin diye bizim denetim yapmamızı istemiyor; öyle görüyorum. Şu ana kadar Körfez’i kirletenlerin yedisini yakaladık, ancak 24 saat gözlemediğimiz için yakalayamadığımız daha birçok gemi olabilir. Bu görüntüler, günlük dron kontrolleri sırasında elde ediliyor, ama muhtemelen kirleten pek çok kaçak gemi daha var. İzmir Körfezi’nin sirkülasyonu yok, kendini temizlemesi çok zor; bu nedenle kirletmelerin durması gerekiyor. Kirletenleri tahmin ediyoruz, ancak yetkimiz ve hukuki engeller nedeniyle ifşa edemiyoruz. Yine de İzmir halkının bu konuda bilinçli olmasını ve duruma doğru bakmasını istiyoruz." "Beceremiyorsanız verin, biz işletelim" Başkan Tugay, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 50 ortak olduğu İZBAN’ın işletmesiyle ilgili yeniden çağrıda bulunarak şunları söyledi: "Geçenlerde Halkapınar’da İZBAN’ın yürüyen merdivenleri iki aydan uzun süre çalışmadı. İZBAN’ın genel müdürlüğü Devlet Demiryolları’nda Oradaki kararların yavaşlığı ve süreçlerin yeterince hızlı takip edilmemesi nedeniyle bu durum yaşandı. İZBAN’daki tüm hizmet aksaklıklarından Devlet Demiryolları sorumludur; buna eminim. Rayların şehrin içinden geçiş şekli yanlış. Yük trenleri ve yolcu trenleri, İZBAN’ın yoğun saatlerinde bekletiliyor; bu doğru değil. Ray bakımı ve sinyalizasyonun güncellenmesi gibi sorumluluklar da Devlet Demiryolları’na ait, ancak yerine getirilmiyor. Bunu açıkça söylüyorum: Beceremiyorsanız verin, biz işletelim. Ama bizden yüksek hat bedeli veya ray kirası talep edemezsiniz. İzmir halkına hizmet için bunu yapmaya çalışıyorsanız, bırakın biz yapalım. Düzgün yapamazsak o zaman konuşalım. Bize vermiyorsunuz, kendiniz de almıyorsunuz; olay ortada ve kötü yönetiliyor." "İzmir’i cezalandırır gibi bunu niye yapıyorsunuz?" İZBAN’daki kararların ağırlıklı olarak TCDD’ye ait olduğunu belirten Başkan Tugay, "Biz orada ikinci pozisyondayız. İZBAN’ın modeli Türkiye’de yok. Marmaray gibi hatlar Devlet Demiryolları tarafından işletiliyor. Gaziray örneğinde ise belediye işletmeye çalıştı, başarısız olunca Devlet Demiryolları devreye girdi. Biz yüzde 50 ortaklıkla üzerimize düşeni yapmaya hazırız, fakat bize yüksek ray kiraları ödetiliyor. İzmir’i cezalandırır gibi bunu niye yapıyorsunuz? Biz İZBAN’ın sorumluluğunu almaya, gerekeni yapmaya hazırız; yeter ki ödenemeyecek yükler ve ek masraflar çıkarılmasın. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuda deneyimi başka hiçbir yerel yönetimle kıyaslanamaz. Çözümsüzlüğün kimin işine geldiğini anlamıyorum" dedi. "Dertleri, belediyenin elinden malını mülkünü almak, hizmet değil" İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki bazı taşınmazlara Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulmak istenmesine ilişkin hukuki mücadelenin sürdüğünü belirten Başkan Tugay, "Belgesi ve ispatıyla bu binalar Vakıflar tarafından yapılmamış. Ücreti ödenmiş, kamulaştırmalar yapılmış, altında Atatürk ve İsmet İnönü’nün imzaları bulunan belgeler ortaya çıktı. Yeni belgeler de mevcut. Binalar kamu hizmetinde kullanılıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü internet sitesinde birçok yeri kiraya çıkarıyor; hizmet için ihtiyacınız varsa oraları kullanabilirsiniz. Muhtarımız da isyan etti, ‘Gasilhane binası yanında 30 bin kişilik aşevi var, aşevi ihtiyacı yok’ dedi. Sorun, belediyenin hizmet üretmesi değil, malını mülkünü elinden almak. Bu İzmir’e büyük haksızlık ve saygısızlıktır. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne de yapılmaması gereken büyük bir yanlış. İzmir halkının vicdanında yara açan bu tavırdan en kısa sürede geri adım atmalarını bekliyoruz" dedi.
Samsun Samsun’da bar müdürünün öldürülmesiyle ilgili 3 kişiye ağırlaştırılmış müebbet Samsun’da bir barda Ramazan Başaran’ın pompalı tüfekle öldürülmesine ilişkin davada 3 kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis, 2 kişi 18’er yıl ve 1 kişi de 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 18 Ağustos 2024 tarihinde İlkadım ilçesi Liman Mahallesi Mudanya Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir hafta önce bir barda hesap ödeme yüzünden çıkan tartışmada Furkan G.’yi tabancayla yaraladığı iddiasıyla mahkemeye çıkarılan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan bar müdürü Ramazan Başaran (54), pompalı tüfekle saldırıya uğradı. Ağır yaralanan Başaran, ambulansla kaldırıldığı özel hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Samsun 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanıklar Hasan İ., Oğuz K. ile Cihat K. bulundukları cezaevlerinden SEGBİS ile katıldı. Yahya K. ise duruşmada hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan Furkan G. ve Cengiz A., duruşmaya katılmadılar. Mahkeme heyeti, sanıklardan Hasan İ. ve Yahya K.’yi "kasten öldürmek" suçundan indirim uygulamadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Furkan G. de "öldürmeyi azmettirmek" suçundan indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken, hakkında tutuklanmasına yönelik yakalama kararı çıkartıldı. Oğuz K. ve Cihat K. "katillere yardım etmek" suçundan indirimsiz şekilde 18’er yıl hapis cezasına çarptırılarak tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Cengiz A. ise "suçluyu kayırma ve ruhsatsız silah" suçundan toplam 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Kocaeli Selçuk İnan: "Sakatlıklar var ve çok geniş bir kadroya sahip olduğumuz da söylenemez" Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Eyüpspor ile oynayacakları maç öncesi yaptığı açıklamada, "Sakatlıklar var ve çok geniş bir kadroya sahip olduğumuz da söylenemez" dedi. Kocaelispor ile Eyüpspor arasında oynanacak Trendyol Süper Lig 25. hafta karşılaşması, 9 Mart Pazartesi günü saat 16.00’da Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu’nda başlayacak. Karşılaşmanın hazırlıklarına başlayan yeşil-siyahlı ekip, bir günlük iznin ardından çalışmalarına yeniden başladı. Körfez Brunga Tesisleri’ndeki antrenman öncesinde Selçuk İnan, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "Lig çok uzun bir maraton. İlk yarıda ilk 7 haftada 2 puan almıştık. Şu an 7 puan aldık. Aslında bu bir düşüş değil, çıkış gibi gözüküyor. Oynadığımız maçlar çok da kolay değildi. Beşiktaş maçında şanssız, belki bir korner golü ile yenilmiş olmak bile bizim canımızı çok acıtıyor. Çünkü oyuncular iyi bir oyun ortaya koyuyorlar. Dolayısıyla takım fark etmeksizin kaybettiğimiz her maça üzülüyoruz. Kadrosu bizden çok değerli olan takımlar bile fazlası ile hayal kırıklığı yaşıyoruz. Bunlar da normal, demek ki bunu biz sağladık. Uzun inişler çıkışlar yaşadık. 7 maç kazanamadık. Akabinde önemli maçlar kazandık. Şimdi de ligde 2 maç kazanamıyoruz. Amacımız bu maçla birlikte o kötü seriyi sonlandırmak. Çalışıyoruz, bugün itibarıyla başlıyoruz. İnşallah iyi bir sonuç alacağız" şeklinde konuştu. "Lige genel olarak baktığımızda ise bence çok iyi durumdayız" Eleştirilerin olmasının normal olduğunu söyleyen İnan, "Dışarıdan oyunu izlemekle saha içinde oyuncularla birlikte olmak farklı şeyler. İstediğiniz oyunu sahaya yansıtamadığınızda bazen kazandığınız maçlar da oluyor. Ancak son iki maça baktığımızda, Beşiktaş maçında rakibimizden daha fazla topa sahip olduk. Bence daha fazla pozisyonumuz da vardı. Pozisyonu sonuca çeviremediğimiz çok an oldu. Bu kötü bir oyun değil. Dediğim gibi Beşiktaş ligin formda takımlarından biriydi. O yüzden o maç için kötü oynadık demek doğru olmaz. Ama Beyoğlu Çarşı maçı için kötü bir oyun diyebiliriz. Bize yakışmayan bir sonuç oldu. Lige genel olarak baktığımızda ise bence çok iyi durumdayız. Birbirimize karşı gerçekçi olalım. Oyuncular bu mücadelenin karşılığında alkışı ve desteği fazlasıyla hak ediyor. Şu an ligde bulunduğumuz konum bizim için çok değerli olmalı. Hiçbir maçın kolay olmadığını her zaman söylüyorum. Eyüpspor son dönemde çıkışta olan bir takım. Galibiyetler alıyorlar ve birlikte oynamaya çalışıyorlar. Bunun farkındayız. Ama biz de iyi ve güçlü bir takımız, stratejimiz var. İnşallah buradan alnımızın akıyla çıkacağız" ifadelerini kullandı. "Sakatlıklar var ve çok geniş bir kadroya sahip olduğumuz da söylenemez" "Takımı kurarken çok umut bağladığımız oyuncuların eksikliği bizi fazlasıyla etkiliyor ve bundan sonraki süreci de etkileyecek" diyen İnan, "Çünkü uzun süre aramızda olmuyorlar. Jovanovic sezonu kapattı. Hem seyirci hem karakter olarak bizim için önemli bir figürdü. Torekov için 3-4 maç daha aramızda olmayacak ve şu an belirsizlik de var. Jo’nun sakatlığı vardı, bu maçta oynayamadı ve muhtemelen önümüzdeki maçta da bizimle olmayacak. Susoho ise devre arasında çok umut bağladığım oyunculardan biriydi, genç olmasına rağmen. Ancak ondan faydalanamıyoruz. Sakatlıklar var ve çok geniş bir kadroya sahip olduğumuz da söylenemez. Bu eksikler yaşanacaktır ama sadece biz değil, diğer takımlar da benzer durumları yaşıyor. Biz bunun üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Bazen sakatlık riski olan oyuncuları dinlendiriyoruz ve test sonuçlarına göre oyuncuları korumaya çalışıyoruz. Nihayetinde ligi sağlam bir şekilde tamamlamayı amaçlıyoruz" diye konuştu. "Önümüzde çok önemli maçlar var" Ziraat Türkiye Kupası’nda statü değişliğiyle ilgili de düşüncelerini açıklayan Selçuk İnan, "Bir fikrimi sorarsanız statü değişikliği bence daha güzel olmuş. Zamanla değişebilir ama bu seferki karar daha uygun olmuş. Bunlar normal şeyler. Kariyerimde de çok yaşadım. Bu tür maçları kaybetmek camiada hayal kırıklığı oluşturabilir. Ama işimiz kolay değil. Çünkü 4 gol atmamız gerekiyordu. Karşımızdaki takım Göztepe’yi eledi. Fenerbahçe son dakikada kazanmıştı. Bunlar bahane değil ama küçümsenecek bir takım da değil. 4 gol atmak kolay değildi. Bazen rakibin oyun planı da zorlayıcı olabiliyor. 10 kişi bekleyen bir takıma karşı boşluk bulmak zorlaşabiliyor. Böyle kaybetmek bahanelere sığınmak değildir. Kötü bir maç oynadık ve sorumluluğu oyuncularımla birlikte alıyoruz. Ama böyle maçlar var. Buna takılıp kalmamak lazım. Önümüzde çok önemli maçlar var. Çok güzel bir sezon geçiriyoruz. Takımı diğerlerinden ayıran en önemli özellik taraftarıyla, futbolcusuyla, basınıyla ve şehriyle birlikte durabilmemiz. Ligin en renkli takımlarından biri olduk. Yeniden döndük ama bu geri dönüş hikayesinin güzel yazılması gerekiyor. Taraftara ihtiyacımız var. Sevdiğiniz sporcular gidebilir, üzülürsünüz, eleştirirsiniz ama lütfen desteğinizi kesmeyin, takımın yanında olmaya devam edin" şeklinde konuştu.