GENEL - 10 Eylül 2020 Perşembe 16:06

Kayseri Şeker Ar-Ge Merkezi’nin ortak olduğu uluslararası projeye Avrupa Komisyonu’ndan tam destek

A
A
A
Kayseri Şeker Ar-Ge Merkezi’nin ortak olduğu uluslararası projeye Avrupa Komisyonu’ndan tam destek

TÜBİTAK tarafından organize edilen ve Avrupa Komisyonu’nca finanse edilen ’Ufuk2020 MSCA’ proje çağrısına, ’Şeker ve Şekerleme Endüstrisinde Alternatif Kalite ve Güvenilirlik Yöntemlerinin Geliştirilmesi’ isimli proje ile katılan Kayseri Şeker Ar-Ge Merkezi, komisyondan mükemmele yakın not alarak, büyük bir başarıya imza attı.

TÜBİTAK tarafından organize edilen ve Avrupa Komisyonu’nca finanse edilen ’Ufuk2020 MSCA’ proje çağrısına, ’Şeker ve Şekerleme Endüstrisinde Alternatif Kalite ve Güvenilirlik Yöntemlerinin Geliştirilmesi’ isimli proje ile katılan Kayseri Şeker Ar-Ge Merkezi, komisyondan mükemmele yakın not alarak, büyük bir başarıya imza attı.


Kayseri Şeker Ar-ge Merkezi ortaklığında, TÜBİTAK ’Ufuk2020’ Programı’nın Bilimsel Mükemmeliyet bileşeni altında yer alan ’Marie Sklodowska-Curie Burs ve Dolaşım Destekleri’ alanı ve Araştırma ile Yenilikçilik Değişim Programı (RISE) kapsamında sunulan proje, Ufuk2020 desteklerinden ve eğitimlerinden faydalanmaya hak kazandı. Uluslararası ismi ’Akronimi SuChAQuality’ olan (Sugar, Chocolate, Confectionery Authetiticity and Quality) proje, Avrupa Komisyonu tarafından yapılan değerlendirmelerde tam puana yakın bir not alıp listenin başlarında fonlanarak, büyük bir başarıya imza attı. Proje kapsamında şeker ve şekerleme endüstrisinde alternatif kalite ve güvenilirlik yöntemlerinin geliştirilmesi planlanıyor. Koordinatörlüğünü ODTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Mecit Öztop’un yapacağı projede, 9 farklı ülkeden 12 ortak bulunuyor. Kayseri Şeker’in ortak olarak yer aldığı projenin toplam bütçesi ise yaklaşık 1.6 milyon Avro. Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, sektörün Lokomotifi olan Kayseri Şeker’in, Ar-Ge Merkezi projeleri ile sektörün ve tarımın geleceği noktasında önemli çalışmalara imza attığını belirterek, adı Akronimi SuChAQuality olan ’Şeker ve Şekerleme Endüstrisinde Alternatif Kalite ve Güvenilirlik Yöntemlerinin Geliştirilmesi’ isimli projenin, şekerde ve şekerli gıda üretiminde içerik menşeinin tespit edilmesinde çok önemli bir adım olacağını kaydetti. Akay, Kayseri Şeker’in Ar-ge’de geldiği noktanın, Türkiye’deki birçok firmaya örnek teşkil ettiğini de belirterek, “Kat ettiğimiz mesafe itibariyle yerli ve milli hedefleri yakalamak, tarım sektörünün eksiklerini tamamlamak, sorunlarına köklü ve bilimsel dayanağı olan çözümler üretmek, şeker ve şekerpancarı üretiminde sürdürülebilir kaliteyi yakalamak ve sağlıklı gıda üretimi noktasında, bilimsel veriler ışığında geleceğe hazırlanmak adına çok önemli gelişme gösterdiğimizi söyleyebiliriz. Şekerli gıdalar içerisinde kullanılan şekerin menşeinin tespit edilmesi hususunda büyük önem arz eden bu çalışmamızın, Ülkemize ve insan sağlığı adına tüm dünyaya önemli katkılar sunmasını dilerim” şeklinde konuştu.


Ufuk2020, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen 80 Milyar Avro bütçeli bir araştırma ve inovasyon programı. Ufuk2020 kapsamında çeşitli sektörlerde Avrupa Komisyonu’nun hibe desteği sağladığı projeler destekleniyor. Avrupa Birliği’nin Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerine hibe destek sağlayan Ufuk2020 Programı’nın Türkiye’deki koordinasyonu ise TÜBİTAK tarafından sağlanıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Şimşek: "Ekonomimiz 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdü" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "TÜİK tarafından bugün açıklanan GSYH verilerine göre ekonomimiz 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdü" dedi. Bakan Şimşek, 2025 Yılı IV. Çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, TÜİK tarafından açıklanan GSYH verilerine göre Türkiye ekonomisinin 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdüğünü bildirdi. Aynı zamanda Şimşek, milli gelirin 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelirin ise 18 bin 40 dolara yükseldiğini söyledi. "Ekonomimiz 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdü" Bakan Şimşek, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "TÜİK tarafından bugün açıklanan GSYH verilerine göre ekonomimiz 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdü. 2025 yıl geneli büyümesi yüzde 3,6 gerçekleşti. Milli gelir 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelir 18 bin 40 dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz için kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dâhil olduğumuzu öngörüyoruz. Tarımda don ve kuraklığın etkileri yılın son çeyreğinde de devam ederken diğer sektörlerde üretim artışı sürdü. 2025 yılında sanayi katma değeri yüzde 2,9 ile son dört yılın en yüksek artışını kaydetti. Deprem bölgesinde konut teslimine hız vermemizin de etkisiyle inşaat sektöründe katma değer artışı güçlü seyrini korudu. Tüketim ve yatırım arasındaki dengeli görünüm devam etti. Yatırımlar yıl genelinde yüzde 7 arttı. Makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 5’lik artış, üretim kapasitemizi güçlendiriyor. Küresel ticarette belirsizliklerin ve korumacılığın arttığı 2025 yılında net dış talep büyümeye negatif katkı verdi. Ancak cari açığın GSYH’ye oranı yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyelerde kaldı." "Vergide adalet ve etkinliği esas alarak kayıt dışılıkla mücadeleyi sürdürüyoruz" Kamuda tasarruf ve verimliliği artırarak harcama disiplinini güçlendirdiklerini belirten Şimşek, "Vergide adalet ve etkinliği esas alarak kayıt dışılıkla mücadeleyi sürdürüyoruz. 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 2,9 ile OVP tahmininin altında gerçekleşirken faiz dışı fazla verdik. Maliye politikasındaki disiplinli duruşumuz sayesinde deprem harcamaları hariç faiz dışı fazla yüzde 1,2 gerçekleşti. Jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan risklerin geçici olacağı ve küresel ticaretteki belirsizliklerin azalacağı varsayımıyla, 2026 yılında ticaret ortaklarımızdaki talep artışı ile finansal şartlardaki iyileşmenin büyümeye katkı sağlamasını bekliyoruz. Kazanımlarımızı kalıcı hale getirmek için politikalarımızı yapısal ve arz yönlü adımlarla destekleyeceğiz. Sürdürülebilir yüksek büyüme ve daha adil gelir dağılımını sağlayacak fiyat istikrarı için programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Aydın Vali Canbolat: "Toplumsal dayanışma içinde hareket etmek hayati önem taşımaktadır" Deprem anında panik yapılmaması gerektiğini belirten Aydın Valisi Yakup Canbolat; "Bilinçli ve toplumsal dayanışma içinde hareket etmek hayati önem taşımaktadır" dedi. Aydın Valisi Yakup Canbolat, Deprem Haftası dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Türkiye’nin deprem kuşağında olduğunu hatırlatan Vali Canbolat mesajında "Toplumumuzda deprem bilincinin güçlendirilmesi ve afetlere karşı hazırlıklı olma anlayışının yaygınlaştırılması amacıyla ülkemizde her yıl 1-7 Mart tarihleri ’Deprem Haftası’ olarak belirlenmiş olup, bu kapsamda çeşitli bilinçlendirme ve eğitim faaliyetleri yürütülmektedir. Depremler önlenemeyen doğal olaylardır, ancak ülkemizin deprem kuşağında yer alması, afetlere karşı her an hazırlıklı olmamızı zorunlu kılmaktadır. Güvenli yapılaşma, eğitim ve tatbikatların yaygınlaştırılması ile bireysel tedbirlerin alınması sayesinde can ve mal kayıplarını en aza indirmek mümkündür. Deprem anında ise panik yerine bilinçle ve toplumsal dayanışma içinde hareket etmek hayati önem taşımaktadır. İlimizde de afet risklerinin azaltılması, müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızın iş birliği içerisinde planlama ve hazırlık çalışmaları titizlikle sürdürülmektedir. Doğal afetler engellenemese de, şehir planlaması, yapı denetimi, afet eğitimi ve kişisel hazırlıkların etkin şekilde uygulanması, muhtemel zararları önemli ölçüde azaltmaktadır. Bu süreçte hem kamu otoriteleri hem de vatandaşlarımız üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirmelidir. Unutmamalıyız ki deprem değil, standartlara, usul ve mühendislik kurallarına uygun inşa edilmemiş yapılar zarar vermektedir. Bu bilinçle hem kamu otoriteleri hem de vatandaşlarımız üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Deprem Haftası’nın toplumumuzda kalıcı bir farkındalık oluşturmasını temenni ediyor, tüm vatandaşlarımıza sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir gelecek diliyorum" ifadeleri yer aldı.