- 24 Mart 2022 Perşembe 12:47

AEROEX 2022 Havacılık ve Uzay Teknolojileri Sempozyumu başladı

A
A
A
AEROEX 2022 Havacılık ve Uzay Teknolojileri Sempozyumu başladı

Erciyes Teknopark ev sahipliğinde gerçekleşen AEROEX 2022 Uluslararası Havacılık ve Uzay Teknolojileri Sempozyumu ve İkili İş Görüşmeleri Kayseri’de başladı.

Erciyes Teknopark ev sahipliğinde gerçekleşen AEROEX 2022 Uluslararası Havacılık ve Uzay Teknolojileri Sempozyumu ve İkili İş Görüşmeleri Kayseri’de başladı.


Erciyes Kültür Merkezi’nde (EKM) gerçekleşen sempozyuma Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çalış, Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) Rektörü Kurtuluş Karamustafa, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) Akademi Başkanı Ahmet Pınarbaşı, Erciyes Teknopark Teknoloji Transfer Ofisi Genel Müdürü Serhat Dalkılıç, protokol üyeleri, sanayiciler ve öğrenciler katıldı.


Kayseri’nin havacılıkta geçmişten gelen bir tecrübeye sahip olduğunu söyleyen Başkan Büyükkılıç, “Bugün şehrimizin geçmişinde önemli bir yer tutan havacılık sektörünü konu alan Aeroex 2022 Havacılık ve Uzay Teknoloji Sempozyumunda bulunmaktan dolayı büyük memnuniyet duyuyorum. Şehrimizin ilk havacılık sektörü ile tanışması bundan yaklaşık 96 yıl öncesine dayanmaktadır. 6 Ekim 1926 tarihinde şehrimizde açılan Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi (TOMTAŞ) ve sonrasındaki ismi ile Kayseri Tayyare Fabrikası (KTF) geçmişte onlarca uçağı imal ederek Türk Hava Kuvvetlerine teslim etmiştir. Geçmişten gelen tecrübesi ile bugün faaliyetlerine İkinci Hava İkmal Bakım Merkez komutanlığı olarak devam eden tesislerimiz geçmişte olduğu gibi bugünde Türk Hava Kuvvetlerimize hizmet vermeye devam ediyor. Sivil hava araçlarının kullanımı ve yaygınlığı her geçen gün artıyor. Covid-19 pandemisi süresince sivil havacılık sektördeki daralmalara rağmen sektörün hızlıca toparlandığını görüyoruz. Askeri havacılık alanında ise ülkelerin eskiyen konvansiyonel filolarının yeni nesil savaş uçakları ve İnsansız hava araçları ile güncellendiğini görüyoruz. Ülkemizin önde gelen havacılık şirketlerinden TUSAŞ ve Baykar gibi şirketlerimiz bugün yalnızca ülkemize değil global olarak havacılık sektörüne hizmet verdiğini görmekten gurur duyuyoruz. Her iki firmamızca geliştirilen insansız hava araçlarının dost ve kardeş ülkemiz Azerbaycan’ın haklı davasına yaptığı katkıları hep birlikte yakından takip ettik. Bugün sadece ekonomik anlamda değil bir ülkenin kaderini değiştirme potansiyeline sahip olan havacılık sektörüne yapılacak her bir yatırım ülkemiz açısında büyük önem arz ediyor. Bugün havacılık sektöründe insansız hava araçları, uçan arabalar ve hibrit elektrikli motor sistemleri gibi sektörün kurallarını değiştiren yeni bir çok teknoloji gelişmekte olgunlaşmakta. Ülkemizde büyüyen havacılık sektörünün ve ulusal şirketlerimizin kapasite olarak büyürken kuralları değiştiren bu gibi teknolojileri de yakından takip etmesini oldukça önemli buluyorum. Bir diğer taraftan geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan tarafından açıklanan Milli Uzay Programımız yarınlarımız açısından oldukça önemli adımları içeriyor. 2023 yılında Ay’a sert iniş yapılması, 2028 yılında ise aya yumuşak iniş yapılması hedeflerini ve çalışmalarını, kolay olduğu için değil, ulusumuza önemli tecrübe ve bilgi birikimleri sağlayacağı için destekliyoruz. Bu salonu dolduran değerli sanayicilerimiz, değerli akademisyenlerimiz ve siz değerli gençler, havacılık konusunda yapacağımız her çalışma hem şehrimize hem de ülkemizin yarınlarına yapılacak önemli bir yatırım. Bu yatırımların meyvesini orta ve uzun vadede görecek olsak da ülkemizin ve tüm dünyadaki mazlumların bu gayretlere ihtiyacı var. Kayseri Büyükşehir Belediyesi olarak havacılık alanında 100 yıllık bir geçmişi olan şehrimizde havacılık ve uzay alanında yapılacak yatırımları ve çalışmaları desteklediğimizi bildirir, Aeroex organizasyonumuzun şehrimiz ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ederim” dedi.



TUSAŞ Akademi Başkanı Ahmet Pınarbaşı da üretilen ürünleri gerçekleştirdiği sunumla tanıttı. Pınarbaşı yaptığı konuşmasında, “TUSAŞ olarak şu anda 12 bin personelimiz var ve bunların yaklaşık 5 bini mühendis, 5 bini de teknisyen. Çok değişik ürünler üretiyoruz o yüzden üretim faaliyetlerimiz için teknisyene ihtiyacımız var. Bu yüzden de çalışanlarımızın yarısı teknisyen ve mühendisler. Burada öğrenci arkadaşlarımız var. Aklınıza havacılık deyince sadece havacılık mühendisleri gelmesin. Bizim çalışanlarımızın büyük çoğunluğu makine mühendisi. Mühendislik dallarının hemen hemen hepsi bizim şirketimizde çalışan değerli arkadaşlarımız. Birçok değişik alandaki arkadaşlarımız TUSAŞ’ta istihdam ediliyor çünkü çok fazla ürün yelpazemiz var. TUSAŞ olarak bizim hedefimiz tamamen yerli ve milli ürünler üretip, dışarıya satışları gerçekleştirmek. Büyük bir ekosistem oluşturmaya çalışıyoruz. Yıldan yıla çok daha iyiye gidiyoruz ve yerlilik ve millilik oranımız da gittikçe artıyor. Kayseri’de bir firma ile alt sistemler üzerine 3-4 milyon Dolar civarında bir sözleşme imzaladık. Kayseri’de böyle bir şirketimiz var ve 6-7 tane parçamızı burada üretecek. İnşallah bu sayının artmasını umuyoruz” dedi.


Konuşmaların ardından ERÜ Rektörü Mustafa Çalış tarafından TUSAŞ Akademi Başkanı Ahmet Pınarbaşı’na teşekkür plaketi takdim edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Hatay’daki heyelanda evlatlarını kaybeden acılı anne, çocuklarını daha güvenli olduğu için kızının evine göndermiş Hatay’da aşırı yağışla birlikte yaşanan heyelanda 15 yaşındaki oğlu Abdulhanan Elmuhammed’i kaybeden ve 10 yaşındaki oğlu yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, olay gecesi evlatlarını yeni evli olan kızının evine gönderdiğini ifade ederek "Ölen oğlumu kepçeyle buldular, birinin de çamurun içinden ayakları sadece görünüyormuş" dedi. Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da dün akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili oldu. Kentte caddeler göle dönerken, sel ve heyelan afeti yaşandı. Aşırı yağışların etkili olduğu Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde yaşanan heyelanda çöken evdeki 4 kişi yaralandı. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralandı. Ağır yaralanan çocuğun yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Olayda bir evladını kaybeden, bir evladı da yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, olay gecesi 2 evladını daha güvenli olduğunu düşündüğü yeni evli kızının evine gönderdiğini ve sonrasında olayın yaşandığını söyledi. Göz yaşları içerisinde evlatlarını bulunduğu anı anlatan anne, "Ölen oğlumu kepçeyle buldular, birinin de çamurun içinden ayakları sadece görünüyormuş" dedi. "Benim evli kızım, ‘Anne ev yıkıldı, kardeşlerimi bulamıyoruz çamurun içinde ve dağ üstümüze yıkıldı’ dedi" Evlatlarını daha güvenli olduğu düşüncesiyle yeni evli kızının yanına gönderdiğini anlatan anne Güner Elmuhammed, evlatlarının çamur içerisinden çıkarıldığını ifade ederek, "Olayın yaşandığı gece ben evimdeydim. Yağmur dolayısıyla, benim evim akıyor diye yeni evli olan kızıma kardeşlerini alıp kendi evine gitmesini söyledim. Benim bir genç kızım var, bir de en küçük oğlumla beraber evimde kaldı. Olay saat üçte olmuş. Bana dörde yakın telefon geldi, kayıtsız bir numaraydı İki kere aradı, açmadım. Israr etti, açtım. Benim evli kızım, ‘anne ev yıkıldı, kardeşlerimi bulamıyoruz çamurun içinde ve dağ üstümüze yıkıldı’ dedi. O andan kaçmamla gidip oğlanlarımı, çocuklarımı aramam bir oldu. Oğullarımı bulamadım, çamurun içinde de aradım. Dağda da aradım, bulamadım. Ölen oğlumu kepçeyle buldular. Birinin de çamurun içinden sadece ayakları görünüyormuş. Çıkarttılar, şimdi komada beyin kanaması geçiriyor" dedi. "Bir cenazem var, bir de yaşamla mücadele eden bir oğlum var" Yaşanan heyelanın haberini alır almaz bölgeye gittiğini ifade eden acılı anne, "O gece yağmur yağıyordu, sel ve fırtına vardı. Yani orada daha emin ellerde sandım ben çocuklarımı. Onlar gittikten sonra cenazesini yarın kaldıracağım. Oğlum geldi yağmurda, çamurda. Anne dedi, ben sana sürpriz yapacağım dedi. Üstünü değiştirdi, öptü beni. Dedim oğlum gel seni yatırayım buraya. Yok anne dedi ben gidip kardeşlerimi göreceğim. Onlarla takılacağım biraz. Tamam dedi, gitti. Şimşek sesinden, yani gürültü sesinden çıktım iki kere dışarı. Yağmur yağıyor, sel götürüyor ortalığı. Ben nereden bileyim evin aniden yıkılıp çocuklarımı, beş kişiyi sürükleyerek yola atlayacağını, bilmiyordum ki. Bilseydim ben kapıyı kilitlerdim. Göndermezdim bile. Şimdi bir oğlumu gömeceğim, birisi ise komada. Bir cenazem var, bir de yaşamla mücadele eden bir oğlum var. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın yarabbim" dedi.