SAĞLIK - 18 Ekim 2022 Salı 12:33

Dr. Ayşe Dişli Gürler: “Menopoz bir hastalık değildir”

A
A
A
Dr. Ayşe Dişli Gürler: “Menopoz bir hastalık değildir”

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ayşe Dişli Gürler, menopoz dönemindeki düzensiz kanamaların “biraz bekleyeyim” diyerek geçiştirilmemesi gerektiğini söyledi. Dr. Gürler pek çok jinekolojik hastalığın bu dönemde ortaya çıktığına dikkat çekerek menopoz sonrasında da yıllık jinekolojik ve meme muayenelerinin düzenli yapılmasını tavsiye etti.


Acıbadem Kayseri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ayşe Dişli Gürler, 18 Ekim Menopoz Günü vesilesiyle menopoz döneminde de kadınların jinekolojik ve meme muayenelerini yaptırmaları gerektiğinin altını çizdi. Dr. Gürler menopozun, üretkenlik çağındaki bir kadının yumurtalıklarından hormon salgılanmasının sonlanması ve üretkenliğinin bitmesi anlamına gelen bir dönem olduğunu belirterek menopozun bebeklik, çocukluk ve ergenlik gibi insan hayatında bir dönem olduğunu ifade etti.



“Menopozu rahat geçirmek için beslenme ve spor şart”


Menopozun başlangıç dönemlerinde adet düzensizlikleri, stres ve ruhsal çöküntü gibi bir takım şikayetlerin görülebildiğini aktaran Dr. Gürler, “Yine menopozun devam ettiği dönemde


de kadınlarımızda adet kanamasının kesilmesi, bazen vücutta ödem, uyku sıkıntıları, şişkinlik halleri, gerginlik ve sinirlilik görülebilecek bulgulardır. Menopoz dönemi aslında bir kadının farkındalıkla geçirdiğinde çok keyifli geçireceği bir dönem” dedi. Menopoza giren kadınların genellikle “aşırı terleme, üşüme ve ani sıcak basmaları” gibi bulgularla hekime başvurduğuna değinen Dr. Gürler “Menopoz, istendiğinde çok da rahat ve keyifli geçirilebilir. Bu dönemi daha rahat geçirmek için beslenmeye dikkat etmek, kalsiyumdan zengin, sıvıdan zengin beslenmek ve yine spor aktivitelerine dikkat etmek, azalmakta olan kas yoğunluğunu korumak adına önemli bir takım kriterlerdir” diye konuştu.


Dünyada 45 ila 55 yaş aralığında görülen menopozun Türkiye’de 47 yaş ortalamasında başladığını ifade eden Dr. Gürler “Bu dönemde kemik ve kas yoğunluğunda azalma gibi bir takım bulgular, yine kalp rahatsızlıklarında artış gibi bir takım bulgular görülebilir. Bunlardan korunmak için beslenmeyi düzenlemek en önemli faktörlerden biridir” dedi.



“Menopoz hastalık değil, insan hayatında bir dönemdir”


Dr. Gürler, menopozun bir hastalık değil insan hayatında bir dönem olduğunu dile getirerek,


sözlerine şu şekilde devam etti:


“Bize gelenler bazen ‘Bu yaş olağan mı? Menopoza giriyor gibiyim ama normal yaşta mı giriyorum?’ gibi sorularla geliyorlar. Genelde menopoz yaşı kişiler için en büyük ihtimalle genetik faktörlere bağlıdır. Tabi ki fiziksel etkenler, beslenmede diğer etkili faktörlerdendir. Fakat ortalama olarak 47 yaş desek de genetik anlamda birkaç yaş önce ya da sonra yaşanabilir. Özellikle menopoz sonrasında anormal kanamaların kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Gürler “Tüm yaş dönemindeki kadınlarda olduğu gibi yine menopoz döneminde de hastalarımız mutlaka jinekolojik ve meme muayeneleri açısından yıllık kontrollerini yaptırmalılar. Çünkü birçok jinekolojik hastalığı gördüğümüz dönemlerden biri yine menopozdur. O ‘acaba menopoza girdiğim için mi böyle düzensiz? Ben menopoza girmiştim ama neden kanamalarım var? Neyse bir bekleyeyim’ şeklinde oyalanmalar, gecikmeler çok sık gördüğümüz ve rastladığımız durumlar. Bu tarz şikayetlerimizi geçiştirmeden menopoz döneminde de düzenli olarak, kontrollerimizi yaptırmaya çalışalım. Menopoz bir hastalık değildir. Menopoz sağlıklı bir kadının hayatında üretkenlik çağından sonraki hormonların vücuttan çekilmesi ile beraber yaşayacağı bir dönemdir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da bir ayda 111 milyon dolar ihracat yapıldı Önemli ihracat ürünleriyle Türkiye ekonomisine katkı sağlayan Aydın’da Kasım ayında 111 milyon 702 bin dolar ihracat, 27 milyon 164 bin dolar ithalat gerçekleştirildi. Aydın’ın 2025 yılı Ekim ayı ithalat ve ihracat rakamları belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret İstatistikleri verilerine göre Aydın’da 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre ihracat rakamları yüzde 12’lik düşüşle 111 milyon 702 bin dolar olurken, ithalat rakamları ise yüzde 3’lük azalışla 27 milyon 164 bin dolar oldu. 2025 yılı Ocak-Kasım aylarında da toplam 353 milyon 317 bin dolar ithalat, 1 milyar 120 milyon 855 bin dolar ihracat gerçekleştirildi. En fazla ithalat Temmuz ayında yapıldı Aydın’da 2025 Ocak-Kasım dönemlerinde en çok ithalat 45 milyon 647 bin dolar ile Temmuz ayında gerçekleştirilirken, en düşük ithalatın yapıldığı ay ise 26 milyon 146 bin dolar ile Ocak ayı oldu. En düşük ihracat Haziran ayında yapıldı Aydın’da 2025 Ocak-Kasım dönemlerinde en çok ihracat 127 milyon 441 bin dolar ile Ekim ayında gerçekleştirilirken, en düşük ihracatın yapıldığı ay ise 85 milyon 721 bin dolar ile Haziran ayı oldu. Öte yandan son 10 yıldaki değişime bakıldığında ise 2015 yılı Kasım ayında 57 milyon 459 bin dolar olan ihracat rakamı 2025 Kasım ayında yüzde 94’lük artışla 111 milyon 702 bin dolar oldu. 2015 yılı Ocak-Kasım aylarında 569 milyon 828 bin dolar olan ihracat rakamı da 2025’in aynı dönemlerinde yüzde 96 artarak 1 milyar doları aştı. Son 10 yıldaki ithalat rakamlarına da bakıldığında 2015 Kasım ayında 13 milyon 563 bin dolar olan ithalat, 2025 Kasım ayında 27 milyon 164 bin dolar oldu. 2015 Ocak-Kasım aylarında 237 milyon 564 bin dolar olan ithalat ise 2025’in aynı dönemlerinde 353 milyon 317 bin dolar olarak gerçekleşti.
Ankara Bakan Uraloğlu: "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel ve kent içi hatlarda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel ve kent içi hatlarda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık. 85,6 milyon olan Türkiye nüfusunun üç katından fazla yolcumuza hizmet verdik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 1 Ocak 2017 tarihinde faaliyetlerine başlayan TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin 9. yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, demiryolu taşımacılığı açısından 2025 yılını tüm yönleriyle değerlendirerek hem yolcu hem de yük taşımalarında kaydedilen ilerlemeye dikkati çekti. 1 yılda 283 milyon yolcu Bakan Uraloğlu, son 23 yılda yapılan yatırımlarla daha görünür hâle gelen demiryolu taşımacılığının, 2025 yılında da etkin ve verimli bir yıl geçirdiğini ifade etti. Bakan Uraloğlu, "2025 yılında yüksek hızlı, anahat, bölgesel trenler ve kent içi hatlarımızda yaklaşık 283 milyon yolcumuza konforlu ve güvenli ulaşım imkânı sağladık. 85,6 milyon olan Türkiye nüfusunun üç katından fazla yolcumuza hizmet verdik. Yolcu taşımacılığında 2026 yılında yüzde 7 oranında büyüme öngörüyoruz." Uraloğlu ayrıca, 2025 yılında yaklaşık 25 milyon ton yük taşımacılığı gerçekleştirildiğini kaydetti. YHT’ler 12 milyonu taşıdı Bakan Uraloğlu, 2009 yılında Ankara-Eskişehir Hattı ile başlayan yüksek hızlı demiryolu işletmeciliğinin bugün 2 bin 251 kilometrelik hatta sürdürüldüğünü dile getirerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "2025 yılı boyunca 12 milyondan fazla yolcu yüksek hızlı trenlerimizi tercih etti. En yoğun kullanılan hattımız, yaklaşık 6 milyon yolcu ile Ankara-İstanbul hattı olurken bunu 2 milyon yolcu ile İstanbul-Konya-Karaman hattı ve 1 milyon 750 bin yolcu ile Ankara-Konya-Karaman hattı izledi." "Kent içi demiryolu taşımacılığı kapsamında toplam 262 milyon yolcuya hizmet verdik" Bakan Uraloğlu, TCDD Taşımacılık tarafından işletilen hatlardaki yolcu hareketliliği hakkında açıklamada bulunduBakan Uraloğlu, "Söz konusu dönemde Marmaray hattında 220 milyondan fazla, Başkentray hattında 25 milyondan fazla, İstanbul Havalimanı-Gayrettepe Metro Hattı’nda 12 milyon ve Kazlıçeşme-Sirkeci Hattı’nda 4 milyondan fazla yolcumuza hizmet sunduk. Böylece kent içi demiryolu taşımacılığı kapsamında toplam 262 milyon yolcuya hizmet verdik." bilgisini paylaştı. Demiryolunda dijitalleşme vizyonu Dijitalleşme vizyonu doğrultusunda, Yolcu Taşıma Platformu’nu (YTP Projesi) 2024 yılı sonunda yurt içi, 2025 yılı sonunda ise uluslararası bilet satışlarında devreye aldıklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu sayede dijital biletleme ve müşteri hizmetleri süreçlerini tek bir entegre yapı altında topladık. YTP projemiz, 2025 Yılı Türkiye Bilişim Ödülleri’nde birincilik elde ederek başarısını taçlandırdı. Platform sayesinde bilet satışları, rezervasyon işlemleri ve müşteri talepleri tek merkezden yürütülmeye başlandı. Dijital bilet ve QR kodlu kontrol sistemleri uygulamaya alındı. Ayrıca T.C. Kimlik Kartı okuma sistemi ile trene kabul süreçleri hızlandırıldı. Bu yeniliklerle yolcu deneyimi önemli ölçüde iyileştirildi. 2025 yılında toplam bilet satışlarımızın yüzde 45’i mobil uygulama, yüzde 24’ü web sitesi üzerinden gerçekleştirildi. Yüksek hızlı trenlerde ise bilet satışlarının yüzde 89,7’si dijital kanallar aracılığıyla yapıldı.
Bursa "Altın yatırımcısının yüzü 2026’da da gülecek" Yatırım araçları arasında 2025 yılında altının yüz güldürdüğünü belirten Bursalı kuyumcu Emir Yasin Kılıç, "Altın yatırımcısının yüzü 2026 yılında da gülecek" dedi. Altının son yıllarda güvenli bir yatırım amacı olma özelliğini koruduğunu vurgulayan Bursa Kuyumcular Odası üyesi Emir Yasin Kılıç, eskiden kadınların gram, çeyrek ve Cumhuriyet altını yatırımı yaptığını ancak son birkaç yılda işçilik oranları çok düşük olduğu için Ajda bileziklerin tercih edildiğini ifade etti. Yüzde 72 kazandırdı Altının 2025 yılında yüzde 72 oranında prim yaptığını anlatan Emir Yasin Kılıç, son dönemde kadınların Ajda bileziklerine ilgisinin arttığını kaydederek, "2025 yılı da Ajda yılı oldu. Talep de olunca farklı modelleri üretilmeye başlandı. En çok 10 gramlık Ajda bilezikleri geçtiğimiz sezon sattık. Çünkü hem şık ve gösterişli, hem de yatırım aracı. İşçilik çok düşük olduğu için alırken de satarken de yatırımcılar zarar etmiyor" dedi. 2026 yılında da altın konusunda benzer durumun yaşanmasının beklendiğini ifade eden Emir Yasin Kılıç, "Küresel krizler ve ekonomik riskler olduğu sürece altın yatırımcısının yüzü her zaman gülmeye devam edecektir. Son yıllara bakıldığında altın güvenli limana olarak yatırımcısının yüzünü güldürmüştür. Biz müşterilerimize uluslararası gündemi takip etmelerini tavsiye ediyoruz. Zaman zaman geri çekilmelerle alım için fırsatlar sunduğunda yapılan işlemlerin müşterilerimize daha fazla kazanç sağladığını anlatıyoruz. Daha fazla kar edebilmek için yatırımcılarımız bilinçli ve planlı hareket etmeli" dedi. Fiyatlardaki birkaç günlük geri çekilmenin alım bölgesine girilmesi sonrası sert bir teknik düzeltme olduğunu vurgulayan Emir Yasin Kılıç, "2026 yılının ilk üç ayı için gram altında özellikle 6 bin 200-6 bin 300 TL bandına doğru hareketler görebiliriz. Ons altında ise 5 bin 10 dolar bandı 6 ayda beklenebilir. TL bazında gümüşte farklılıklar söz konusu olabilir ama daha çok yatırımcının tercihini altından yana kullanması orta vade için biraz daha doğru strateji olacaktır." ifadelerini kullandı